Logo Background RSS

» 2010 » Mart

  • Padişahlar – 3. Mehmet
    Yazar: | Tarih: 30 Mart 2010 | 3 Yorum var3 yorum Yorum var

    3. mehmet, 3. mehmed, 3. mehmet dönemi, 3. mehmet dönemi olayları, haçova zaferi, kanije kalesi fethi,

    Osmanli-nisani.svg III. Mehmed
    Mehmed III.jpg
    III. Mehmed
    Saltanatı 16 Ocak 1595- 21 Aralık 1603
    Padişah Sırası 13
    Doğum Tarihi 26 Mayıs 1566
    Ölüm Tarihi 21 Aralık 1603
    Önce III. Murat
    Sonra I. Ahmet
    Soyu Osmanlı Hanedanı
    Babası III. Murat
    Annesi Safiye Sultan
    Dini İslam

    III. Mehmed (Osmanlı Türkçesi: محمد ثالث Mehmed-i sālis) (d. 26 Mayıs 1566 – ö. 21 Aralık 1603) 13. Osmanlı padişahı. Tahta çıktığı 1595 yılından ölümüne kadar padişahlığını sürdürmüştür.

    Padişahlık Öncesi

    III. Murat ile Safiye Sultan ‘ın oğludur. İsmi, Fatih Sultan Mehmet’e benzemesi için, büyük dedesi Kanuni Sultan Süleyman tarafından konmuştur. Şehzadeliğinde İbrahim Cafer Efendi ve Pir Mehmed Azmi Efendi gibi devrin tanınmış alimlerinden tahsil ve terbiye görmüştür. 1583’te Manisa sancağı valiliğine tayin edilmiş, 1595’de babasının vefatı üzerine Osmanlı tahtına çıkmıştır.

    Saltanatı

    Tahta çıktığı gece 19 erkek kardeşini boğdurması, Osmanlı tarihinin en korkunç hadiselerinden biridir. Aynı zamanda 20 kızkardeşini de aynı gece öldürdüğü de bazı tarihçiler tarafından iddia edilmektedir. Yönetimde annesinin etkisinde kaldı hatta bu yüzden 16 yaşındaki oğlu Şehzade Mahmutu annesinin sözüyle öldürttü.

    Avusturya ve Eflak Seferleri

    Sultan III. Mehmed, babası Sultan III. Murat döneminde başlayan Osmanlı-Avusturya Savaşı devam ederken tahta geçmiştir . Sultan III. Mehmed tahta çıkar çıkmaz Avusturya ve Eflak sorunlarıyla ilgilenmiştir. 1595 yılında Avusturya kuvvetleri Estergon Kalesi’ni kuşatmışlar, 40 km uzakta olan Mehmed Paşa Estergon Kalesine yardıma gitmemiştir. Hiçbir yardım alamayan Estergon Kalesi kahramanca direnmesine rağmen, sayıca üstün olan Avusturyalılara teslim olmak zorunda kalmıştır (2 Eylül 1595).

    Sinan Paşa, Eflak Prensi Mihai Viteazul üzerine seferler düzenlemiştir. Osmanlı kuvvetleri Bükreş ve Tergovişte’yi ele geçirmişler fakat çok geçmeden Mihai karşı saldırıya geçmiş ve Osmanlı kuvvetleri geri çekilmek zorunda kalmıştır. Bu sırada bataklıklara düşen Osmanlı askerlerinin büyük bir kısmı şehit olmuştur. Daha sonra Tuna’dan karşı kıyıya geçilirken gerekli önlemlerin alınmamasından dolayı yeni bir saldırıya maruz kalan Osmanlı akıncıları çok büyük kayıplar vermiştir.

    Estergon Kalesi’nin düşmesinden sonra Tuna kıyısındaki Vişegrad da düşmanın eline geçmiştir. Birçok önemli kale ve şehirlerin kaybedilmesi İstanbul’da devlet erkanı ve yeniçerilerin tepkisine neden oldu. Yeniçeriler de Sultan’ın sefere çıkmasını istiyorlardı.

    (daha&helliip;)

  • Padişahlar – 3. Murat
    Yazar: | Tarih: 30 Mart 2010 | 2 Yorum var2 yorum Yorum var
    III. Murat, 3. Murad, 3. Murat, üçüncü Murat, III. Murad, Siyasi Olaylar, Dönemi,
    III. Murat (Osmanlı Türkçesi: مراد ثالث – Murād-i sālis) (d. 4 Temmuz 1546 – ö. 16 Ocak 1595), 12. Osmanlı padişahı.
    Şehzadeliği
    II. Selim’in Nurbanu Sultan’dan olan en büyük oğlu ve varisidir. Nurbanu Sultan’un asıl adının Raşel olduğu ve Musevilikten Müslümanlığa döndüğü söylenir. Babasıyla anasının kimler olduğu ise bilinememektedir. 22 Aralık 1574 (Ramazan ayı) Çarşamba sabahı, Osmanlı mülkünü devralır almaz ilk iş olarak 5 kardeşini boğdurmuştur. İyi bir eğitim alan şehzade Arapça ve Farsça öğrendi. 1558 yılında babası II. Selim’in Manisa Sancakbeyliği’nden Karaman Valiliğine atanması sonucu dedesi Kanuni Sultan Süleyman tarafıdan Alaşehir Sancakbeyliği’ne gönderildi. II. Selim padişah olduktan sonra Manisa Sancakbeyliği’ne gönderildi. Babası II. Selim’in vefatından sonra 22 Aralık 1574’de İstanbul’a gelerek Osmanlı tahtına oturdu.
    Padişahlığı
    Osmanlı Devleti, Lehistan yönetimine hakim olmakla Avusturya’ya komşu olan iki müttefik elde etmiş olacaktı. Fransızlarla Kanuni döneminde iyi ilişkiler kurulmuştu. Fakat Fransız tahtının boşlaması ile Lehistan’da iktidar boşluğu oluştu. III. Murat’ın isteği ile Erdel Beyi Bathary, Lehistan kralı oldu. Lehistan ile yapılan anlaşmalar sonucu kuzey sınırı güvenli hale getirildi.
    III. Murat tahta geçtiğinde Kuzey Afrika kıyıların’ndan sadece Fas Osmanlı topraklarına katılmamıştı. 1578 yılında Ramazan Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri Fas’ı ele geçirerek bölgedeki Portekiz gücünü kırdılar.
    1584 yılında bir Yeniçeri isyanında öldürülen Trablusgarp Valisi Ramazan Paşa’nın ailesini İstanbul’a getiren gemiye Kefalonya açıklarında Venedik gemileriyle saldırı düzenlenmesi sonucunda Venedik ile uzun süredir devam eden barış sona erdi. Venedik senatosuna bir ültimatom gönderen III. Murat, Ramazan Paşa’nın ailesini ve mallarını Preveze’ye getirtmeyi başardı. Venedik’in de barışı korumak istemesi üzerine iki devlet arasındaki mesele çözüldü.
    III. Murat zamanında Ceneviz, Venedik ve Fransızlara verilen kapitülasyonlar ile ticaret gemileri Osmanlı limanlarında ticaret yapma hakkına sahiptiler. 1583’de İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth bir elçi göndererk aynı imtiyazlardan faydalanmak istediğini belirtti. Venedik ve Ceneviz haricindeki Kapitülasyonu olmayan devletlerin tüccarı, Fransız bayrağıyla Osmanlı limanlarına geliyordu. 1572’daki Bartalameos Katliamı yüzünden Katoliklerden yüz çevirmeye başlayan Osmanlı hükümeti, Papa’nın koyduğu stratejik harp malzemesi ambargosunu kırabilmek için Protestan olan İngiltere’ye yakınlaştı.[3] Böylece Akdeniz’de İngiliz-Fransız rekabeti başlamış oldu. Bu rekabetten Osmanlı Devleti de birçok siyasi menfaat kazanmış oldu.
    Şah Tahmasb’ın oğlu Şah İsmail, Osmanlı Devleti ve İran arasındaki barış antlaşmalarına riayet etmemiş ve Osmanlıya bağlı bazı Emirleri kendi tarafına çekmeyi başarmıştı. Osmanlı hükümeti Van Beylerbeyine talimat vererek orada huzurun sağlanmasını istemişti. İran’ın Luristan valisinin Osmanlı devletine sığınması zaten gergin olan ilişkileri daha da kötüleştirdi. Bu arada Şah İsmail ölmüş, İran’da taht kavgaları başlamıştı. Bu durumdan yararlanmak isteyen Van Beylerbeyi, İran’a saldırdı. İlk İran savaşı on iki yıl (1577 – 1589) sürdü. Özdemiroğlu Osman Paşa komutasındaki Türk birlikleri İran kuvvetlerini Çıldır’da yendi. Bu savaştan sonra tüm Gürcistan fethedildi. 1578’de Tiflis, Osmanlı vilayeti durumuna getirildi. Aynı yıl Şirvan da Osmanlı topraklarına katıldı. Bu gelişmeler üzerine İran barış istemek zorunda kaldı. 21 Mart 1590 tarihinde Ferhat Paşa Antlaşması (İstanbul Antlaşması) imzalandı. Bu antlaşmaya göre Kars, Tebriz, Tiflis, Gence ve Şehrizur Osmanlı Devletinde kalacaktı. Bu antlaşma ile Osmanlı devleti doğuda en geniş sınırlarına ulaşmış oluyordu.
    1590’de Avusturya ile yapılan 8 yıllık barış antlaşması 1593 yılında, Telli Hasan Paşa’nın başıbozukların oluşturduğu Uskukların üzerine yürümesini savaş sebebi sayan Avusturya ile bozuldu. Avusturya İmparatoru II. Rudolf ödemekte olduğu vergiyi vermediği gibi Eflak, Erdel ve Boğdan beylerini de isyana teşvik etti. Telli Hasan Paşa Hırvatistan sınırındaki Siska kalesini kuşatma altında tutuyordu. Hasan Paşa ve binlerce askerle birlikte Hersek Sancakbeyi de şehit düştü. Bunun üzerine Sinan Paşa’nın ısrarıyla 1593 yılında Avusturya’ya savaş ilan edildi. Savaş devam ederken 16 Ocak 1595’de III. Murat İstanbul’da felç geçirerek vefat etti. Cenazesi Ayasofya Camii avlusuna defnedildi.
    Ölümünden Sonra
    1574’ten 1595’e kadar 21 sene Osmanlı Devleti’nin başında bulunmuştur. Saltanatı süresince başveziri olan Sokollu Mehmet Paşa’nın etkisinde kalmıştır. Saltanatı döneminde eşi Safiye Sultan, özellikle Sokollu Mehmet Paşa’nın 1579 yılındaki ölümünden sonra devlet yönetiminde oldukça önemli bir rol üstlenmiştir.
    Saltanatı süresince Osmanlı topraklarının genişliği 24.534.242 km²’ye[kaynak belirtilmeli] yükselmiştir. Osmanlı Devleti en geniş toprağa bu zamanda erişmiştir. III. Murat 16 Ocak 1595’de 49 yaşında iken vefat etmiş, Kabri Ayasofya Camii avlusundaki türbesine defnedilmiştir. Ayrıca Beşiktaş’taki Yahya Efendi Türbesini yaptırmış, Fethiye Camii’ni de kiliseden camiye çevirmiştir.
    Bir Fransız tarihçisi Hammer, III. Murat’ın saltanatı boyunca 11 defa sadrazam, 7 defa şeyhülislam değiştirdiğini, düşüncelerinde bir istikrar bulunmadığını, zevke, tasavvufa ve şiire eğilimli bir insan olduğunu, etrafında remilciler, müneccimler dolaştığını bildirmekte ve bu yönüyle eleştirmektedir.
    Özel Hayatı
    Safiye Sultan adında bir eşi vardı. Safiye Hatun’un asıl adı Sofia Baffo idi. Kendisi Venedikliydi ve Korfu valisinin kızıydı. Bir deniz yolculuğunda Türk korsanlarına tutsak düşmüş, Murat’ın şehzadeliğinde saraya cariye olarak satılmıştı.
    Safiye Sultan ile kaynanası Nurbanu Sultan arasındaki çekişip didişmeler; o dönemlerde çeşitli saray oyunlarıyla, sadrazamların durmadan değişmesine neden olmuştur.
    Nurbanu Hatun, Safiye Sultan’ı öldüresiyle kıskandığı için, oğlu III. Murat’a yıllar boyu, onu unutturacak bir sevgili arayıp durmuştu. Söylentilere göre, bu yüzden tutsak pazarında cariye fiyatları 2 yüz – 3 yüz altından, 2 bin – 3 bin altına çıkmıştır.
    Kadınlara ve harem yaşamına düşkünlüğü ile tanınan Sultan Murat’ın 102 çocuğu olduğu düşünülmektedir. Bunlardan 19 ya da 20’si erkektir. Hatta öldüğü sırada hamile eşleri olduğu ve veliaht oğlu Mehmet’in onları da öldürttüğü çeşitli kaynaklarda iddia edilmektedir. Çocuklarından bazılarının adları;
    Erkek çocukları: III. Mehmed, Selim, Bayezit, Mustafa, Osman, Cihangir, Abdullah, Abdurrahman, Hasan, Ahmet, Yakup, Alemşah, Yusuf, Hüseyin, Korkut, Ali, İshak, Ömer, Alaüddin ve Davut
    Kız çocukları: Ayşe, Fatma, Mihrimah ve Amriye
    Saltanatı boyunca meydana gelen olaylar
    Venedik’le anlaşma yenilendi.
    Portekiz’le Vadisseyl savaşı yapıldı ve Portekizliler kesin bir şekilde mağlub edildi.
    İspanya’ya karşı İngiltere’ye yardımlar yapıldı.
    Lehistan kralının tayininde çıkan mücadele kazanıldı ve 1577’de Lehistan devleti de Osmanlılara tâbi oldu.
    1511’de Osmanlı tabiiyetinde bulunan Kırım Hanlığı Rusya’ya harb ilân etti.
    Moskova’ya kadar ilerleyerek Rusya’yı vergiye bağladı.
    1578’de İran’la savaşlar başladı. Çıldır Zaferi elde edildi, Tiflis ve Sırvan fethedildi. Hazar Denizine kadar Osmanlı hakimiyetine alındı. Ünlü Tiflis müdafaası yapıldı. Kaledeki bir avuç asker kedi ve köpeklere varıncaya kadar yiyerek kaleyi teslim etmediler. 27 günde Kars Kalesi yapıldı 1583’de Mesâleler Zaferi kazanıldı ve Revan fethedildi.
    1585’te Tebriz dördüncü defa fethedildi. Gence şehri alındı.
    1590’da İran’la sulh yapıldı.
    1593’te Almanya’ya harb ilân edildi.
    1594’de Yanıkkale fethedildi.
    Tedavülde bulunan o zamanki metal paranın altın veya gümüş oranı azaltılarak devletin tarihindeki gelmiş geçmiş en büyük develüasyon gerçekleştirilmiştir.
    1582’de Osmanlı tarihinin en büyük eğlencelerinden birini düzenleyerek oğulları için kırk gün kırk gece sünnet şöleni düzenlemiştir.

    III. Murat, 3. Murad, 3. Murat, üçüncü Murat, III. Murad, Siyasi Olaylar, Dönemi,  3. Murat devri

    Osmanli-nisani.svg III. Murat
    III. Murat Han.jpg
    III. Murat
    Tughra of Murad III.JPG
    Saltanatı 15 Aralık 1574- 16 Ocak 1595
    Padişah Sırası 12
    Doğum Tarihi 4 Temmuz 1546
    Ölüm Tarihi 16 Ocak 1595
    Önce II. Selim
    Sonra III. Mehmed
    Soyu Osmanlı Hanedanı
    Babası II. Selim
    Annesi Nurbanu Sultan
    Dini İslam

    III. Murat (Osmanlı Türkçesi: مراد ثالث – Murād-i sālis) (d. 4 Temmuz 1546 – ö. 16 Ocak 1595), 12. Osmanlı padişahı.

    Şehzadeliği

    II. Selim’in Nurbanu Sultan’dan olan en büyük oğlu ve varisidir. Nurbanu Sultan’un asıl adının Raşel olduğu ve Musevilikten Müslümanlığa döndüğü söylenir. Babasıyla anasının kimler olduğu ise bilinememektedir. 22 Aralık 1574 (Ramazan ayı) Çarşamba sabahı, Osmanlı mülkünü devralır almaz ilk iş olarak 5 kardeşini boğdurmuştur. İyi bir eğitim alan şehzade Arapça ve Farsça öğrendi. 1558 yılında babası II. Selim’in Manisa Sancakbeyliği’nden Karaman Valiliğine atanması sonucu dedesi Kanuni Sultan Süleyman tarafıdan Alaşehir Sancakbeyliği’ne gönderildi. II. Selim padişah olduktan sonra Manisa Sancakbeyliği’ne gönderildi. Babası II. Selim’in vefatından sonra 22 Aralık 1574’de İstanbul’a gelerek Osmanlı tahtına oturdu.

    Padişahlığı

    Osmanlı Devleti, Lehistan yönetimine hakim olmakla Avusturya’ya komşu olan iki müttefik elde etmiş olacaktı. Fransızlarla Kanuni döneminde iyi ilişkiler kurulmuştu. Fakat Fransız tahtının boşlaması ile Lehistan’da iktidar boşluğu oluştu. III. Murat’ın isteği ile Erdel Beyi Bathary, Lehistan kralı oldu. Lehistan ile yapılan anlaşmalar sonucu kuzey sınırı güvenli hale getirildi.

    III. Murat tahta geçtiğinde Kuzey Afrika kıyıların’ndan sadece Fas Osmanlı topraklarına katılmamıştı. 1578 yılında Ramazan Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri Fas’ı ele geçirerek bölgedeki Portekiz gücünü kırdılar.

    1584 yılında bir Yeniçeri isyanında öldürülen Trablusgarp Valisi Ramazan Paşa’nın ailesini İstanbul’a getiren gemiye Kefalonya açıklarında Venedik gemileriyle saldırı düzenlenmesi sonucunda Venedik ile uzun süredir devam eden barış sona erdi. Venedik senatosuna bir ültimatom gönderen III. Murat, Ramazan Paşa’nın ailesini ve mallarını Preveze’ye getirtmeyi başardı. Venedik’in de barışı korumak istemesi üzerine iki devlet arasındaki mesele çözüldü.

    (daha&helliip;)

  • Savaşlar – 1742-1746 Osmanlı-İran Savaşı
    Yazar: | Tarih: 29 Mart 2010 | 2 Yorum var2 yorum Yorum var
    1742-1746 Osmanlı-İran Savaşı
    Tarih 1742 – 1746
    Bölge İran
    Sonuç Kerden Antlaşması
    Taraflar
    Flag of Shah Tahmasp I.svg Safeviler Flag of the Ottoman Empire (1453-1844).svg Osmanlı (III.Osman)

    1742-1746 Osmanlı-İran Savaşı, Osmanlı devleti İran’daki karışıklardan dolayı İran’a savaş açtı. Rusya’da İran’daki karışıklığı fırsat bilerek İran’a savaş aştı. Rusların Kafkasyaya girmesi üzerine Osmanlı devleti ile Rusya arasında gerginlikler oluşdu.Fransa’nın girişimleri Osmanlı devleti ile Rusya arasında 1724’de istanbul antlaşması imzalandı.

    Bu antlaşma osmanlı ile rusya arasında imzalanan dostluk antlaşmasıdır. Rusya bu savaşlarda İran’la yapdığı savaşları kaybetdi ve İran’dan toprak kazanamadı. Osmanlı Devleti ise başarılı olarak 1732’de Ahmet Paşa Atlaşmasının imzalanmasını sağladı.

    bir süre sonra İran’ın ahmet paşa antlaşmasını tanımlayarak Osmanlı Devletine tekrar savaş açması üzerine yapılan mücadeleler sonucunda 1746’da Kerden Antlaşması imzalandı.Bu antlaşma, 1736 da imzalanmış Kasrı Şirin Antlaşmasının maddelerini içermektedir. bu nedenle II. Kasrı Şirin Antlaşması olarak bilinir.

     

    Kerden Antlaşması

    Kerden Antlaşması
    İmza
    – yer
    1746
    İmzacı devletler Safavid Flag.png Safevi Devleti
    Flag of the Ottoman Empire (1453-1844).svg Osmanlı (III.Osman)
    Dilleri Osmanlıca, Farsça

    Kerden Antlaşması 1746 tarihinde Osmanlı Devleti ile Afşar Hanedanı kurucusu Nadir Şah’ın yönettiği İran arasında imzalanmış bir antlaşmadır.

    Bu antlaşma II. Kasr-ı Şirin Antlaşması olarak da bilinir. Çünkü bu antlaşmayla Kasr-ı Şirin Antlaşması sınırlarına geri dönülmüştür. Kerden Antlaşması Osmanlı-İran savaşlarına son verdi ve barış dönemini başlattı.

    Dönemin padişahı III. Osman’dır. İranla Yapılan son anlaşmadır.
    Aslında III. Mustafa 1730’da tahtan çekilince 20 yıl boyunca kafes hayatı yaşamış III. Osman 1754 yılında vefat edince III. Mustafa tekrardan başa geçmiştir.


sitemap
site ekle