tarih osmanlı tarihi avrupa tarihi islam tarihi Türk tarihi selçuklu tarihi Tarih » 2010 » Mart

Logo Background RSS

» 2010 » Mart

  • Savaşlar – 1715-1718 Osmanlı-Avusturya-Venedik Savaşı
    Yazar Tarih Tarih Mart 29th, 2010 | 1 Yorum var1 Yorum Yorum var
    1715-1718 Osmanlı-Avusturya-Venedik Savaşı
    Osmanlı-Avusturya savaşları
    Tarih 1715-1718
    Bölge Macaristan
    Sonuç Pasarofça Antlaşması
    Taraflar
    Flag of the Ottoman Empire (1453-1844).svg Osmanlı İmparatorluğu Flag of the Habsburg Monarchy.svg Avusturya
    Venedik
    Kumandanlar
    Silahdar Damat Ali Paşa

    1715-1718 Osmanlı-Avusturya-Venedik Savaşı Osmanlı İmparatorluğu ‘nun Karlofça Antlaşması’yla kaybettiği toprakları geri almak amacıyla savaştığı ancak başarısızlıkla sonuçlanmış bir savaşlar dizisidir.Kanuni döneminde 0smanlı-Avusturya ilişkilerinin temelinde Maceristana hakim olma istegi yatıyordu.

    Savaşı hazırlayan nedenler
    Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşları’nda uğranılan yenilgi ve bu savaşları takiben 1699′da imzalanan Karlofça Antlaşması sonucu Mora ve Macaristan’ın kaybedilmesi Osmanlı Devleti’ni çok sarsmıştı. Ancak 1711′de Çar Büyük Petro önderliğindeki Rusya’yla yapılan Prut Savaşı’nın kazanılması Osmanlı Devleti’ni bir ölçüde cesaretlendirdi. Venediklilere kaybedilen Mora Yarımadası’nda yaşayan Ortodoks halk Katolik baskısından memnun değildi ve tekrar Osmanlı yönetimine girmeyi istiyorlardı. Osmanlılar 8 Aralık 1714 tarihinde Venedikliler’e savaş açtılar. Sadrazam Silahdar Damat Ali Paşa Modon, Koron ve Navarin’i alarak Mora’yı geri kazandı (22 Ağustos 1715). Avusturyalılar Osmanlıların Venediklilere karşı gösterdikleri başarıdan memnun olmadılar. Mora’nın geri alınmasını Karlofça Antlaşması’nın bir ihlali olarak saydılar. Osmanlı Devleti’nden Mora’yı Venedik Cumhuriyeti’ne geri vermesini istediler. Osmanlılar bu isteği kabul etmeyerek Avusturya’ya savaş açtılar.
    Petrovaradin Savaşı
    Petrovaradin meydan muharebesi 5 Ağustos 1716 tarihinde bugünkü Sırbistan’ın Novi Sad bölgesinde Osmanlı ordusunun Avusturya karşısında yaptığı bir meydan muharebesidir. (Varad, Sırpça Petrovaradin, Macarca Petervarad) Savaşı Avusturya ordusu kazanmıştır.
    Savaşın sebebi
    Osmanlı Devleti 1699 yılındaki Karlofça antlaşmasıyla Venedik Cumhuriyeti’ne terk edilen Mora topraklarını yerli halkın da yardımıyla 1714 Aralık ayından itibaren geri almağa başlamıştı. Ancak Venedik ile ittifak antlaşması yapan Avusturya Mora’nın yeniden Venedik’e terk edilmesi için baskı yapıyordu. Osmanlı imparatorluğu bu baskıya savaş ilan ederek karşılık verdi[1]. Böylece başlayan1715-1718 Osmanlı-Avusturya-Venedik Savaşı’nın en önemli meydan muharebesi Petrovaradin savaşıdır.
    Savaş
    Osmanlı ordusuna Sadrazam Damat Silahtar Ali Paşa (1667-1716) , Avusturya ordusuna ise Savoy prensi Eugene (1663-1736) komuta ediyordu. Savaş başladıktan sonra merkezde Silahtar Ali Paşa, sağ kanatta da Anadolu valisi Ahmet Paşa Avusturyalılar’ı geriletmeyi başardılar. Fakat, Avusturyalılar sağ kanattaki çekilmeyi durdurmak için yedekteki Alman süvarileri ile karşı hücuma geçtiler. [2] Üstelik,Tuna nehri üzerindeki Avusturya donanması da top atışları ile kanadı sarsmağa başladı. Bu sırada Ahmet Paşa’nın da vurulması üzerine sağ kanatta bozgun işaretleri görülmeğe başlandı. Merkezde durumu düzeltmek için çabalayan Silahtar Ali Paşa’nın vurulması ise genel bir bozguna yol açtı. Böylelikle savunmadaki Avusturya ordusu kendinden daha büyük bir orduyu bozguna uğratmış oldu.
    Meydan savaşının savaşa etkisi
    Meydan savaşını kazanan Avusturyalılar daha sonra bir önceki savaşta Avusturya ordusuna başarıyla direnen Banat eyaleti merkezi Temeşvar kalesini kuşattılar. Uzun bir kuşatma sonrasında Avusturyalılar 15 Ekim tarihinde Osmanlı imparatorluğunun elindeki bu son Macar kalesini de ele geçirdiler. ( Romence ismi Timişiora olan Temeşvar ikinci Dünya savaşı sonrasında Batı Romanya’da kalmıştır. ) Avusturyalılar bir yıl sonra da Belgrad’ı ele geçirdiler. Osmanlı tarafı barış istedi ve 1718 yılında Pasarofça antlaşması imzalandı.
    Uzun vadede savaşın sonucu
    Petrovaradin meydan savaşı 1715-1718 savaşının kaderini tayin eden savaştır. Gerçi bu savaştaki toprak kayıpları çok önemli sayılmaz. Çünkü bir sonraki savaşta Temeşvar hariç, kaybedilen topraklar geri alınmıştır. Fakat savaş Avrupalılar’daki Osmanlı imparatorluğunun yenilmezlik inancını sona erdirmiştir. Çünkü Osmanlı imparatorluğu Avusturya karşısında nispeten kısa süre içersinde kesin yenilgiye uğramıştır. (Bir önceki savaşta da Osmanlı imparatorluğu yenilmişti. Ancak o savaşta Osmanlı İmparatorluğu aynı anda pek çok cephede savaşmak zorundaydı.)
    Pasarofça Antlaşması
    Pasarofça antlaşması, 1714-1717 Osmanlı-Avusturya- Harbine son veren, yukarı Sırbistan, Belgrad ve Banat yaylasının Avusturya’ya; Dalmaçya, Bosna ve Arnavutluk kıyılarının Venedik’e verilmesi, Mora Yarımadası Osmanlılarda kalması gibi maddeleri içeren 21 Temmuz 1718′de imzalanan antlaşmadır. Antlaşma Osmanlı sultanlarından III. Ahmed Han (1703-1730) zamanında, Mora-Tuna kavşağında Sırbistan’nın (şimdi Sırpca adı Požarevec, Almanca adı Passarowitz olan) Pasarofça kasabasında yapıldı.
    Venedikliler Karlofça Antlaşması hükümleri tamamen ihlal ederek Karadağ’daki isyanı teşvik edip isyancılara yardım edince ve İstanbul-Mısır seferleri yapan Osmanlı ticaret ve hac gemilerine saldırınca 1715de Sadrazam Silahdar Damat Ali Paşa Venedik Cumhuriyeti’ne savaş ilan ederek Mora Seferine çıktı. Bu seferi Korint, Anapoli, Modon, Koron, Navarin kalelerini fethederek zaferle sonuçlandırdı. Fakat Venedik’in bağdaşığı olan Avusturya sert bir tepki ile, Karlofça Antlaşması gereğince Mora’nın Venediklilere geri verilmesini istemesi üzerine, Avusturya’ya da savaş açıldı.
    Sadrazam Silahdar Damat Ali Paşa, Osmanlı ordusu ile birlikte Macaristan’a girdi. Petervaradin Savaşı’nda Savoy Prensi Eugen komutasındaki Avusturya ordusu Osmanlı kuvvetlerini bozguna uğrattı (5 Ağustos 1716) ve Sadrazam Silahdar Damat Ali Paşa şehit düştü. Bu bozgundan sonra Temeşvar kalesi yitirildi ve Osmanlı ordusunda olan çözülme ile dağınık ve disiplinsiz birlikler Belgrad’a çekildi. Ordunun burada biraz tutunması ile birlikte, ta gerilerde Edirne ve İstanbul’da panik ortaya çıktı. Yeni Sadrazam Hacı Halil Paşa ordunun donatım işleri ile meşguldu ama 1717deki savaşlar hezimetin boyutunu büyüttü; 18 Ağustos 1717 tarihinde Belgrad düşman eline geçti. Belgrad’dan ta Niş’e kadar yörelerinin Müslüman ve Türk halkı aç ve çıplak Edirne ve İstanbul yoluna düştüler. Yeni sadrazam Tevkii Nişancı Mehmed Paşa altında, ordu Avusturya cephesinde Bosna ve Vidin’de başarılar elde etti. İbrahim Paşanın teşebbüsleri sayesinde Avusturyalılarla barış yapılmasının kararlaştırılmasından sonra, 1718′de sadrazamlığa getirilen Damat İbrahim Paşa barış teklif etti.
    Osmanlı Devletini Şıkk-ı sânî Defterdarı (Mâliye Müsteşarı) Silâhtar İbrâhim Efendi başkanlığındaki heyet temsil etti. Pasarofça’da Kont Virmond başkanlığında Avusturya ve Carte Ruzigi başkanlığındaki Venedik heyetlerinden başka, Felemenk (Hollanda) temsilcisi Collyer Kontu ile İngiltere temsilcisi Sir Robert Sutton da vardı. İki ay kadar süren konferanstan sonra; Avusturya ile yirmi madde ve bir ilâve, Venediklilerle de 26 madde üzerinden, 21 Temmuz 1718 tarihinde antlaşma imzalandı.
    Antlaşmaya göre,
    Avusturya ile Niş, Banat Dağları ve Transilvanya Alpleri hudut kesildi.
    Mülteci olarak Osmanlı Devleti’ne sığınan Erdel prensi II. Rákóczi Ferenc ailesiyle beraber Osmanlı-Avusturya sınırında oturmak ve emniyeti sağlanmak şartıyla iade edilecekti.
    Venedikliler, Mora Yarımadasını, Korintos ile çevresini, Egin Körfezindeki adaları, İyonya Adalarını, Aya Mavri Adasını ve Girit’te üç iskeleyi Osmanlı Devletine verecekti.
    İran yoluyla Avrupa’ya gelen tüccarlar, dönüşte Tuna gümrük vergilerinden muaf tutulacaktı.
    Pasarofça Antlaşmasıyla, Osmanlı Devleti; Avusturya’ya toprak vermesine rağmen, Venedik’ten aldı. Avusturya’ya verdiği toprakları, daha sonraki antlaşmalarla, Tamışvar hariç, geri aldı. Pasarofça Antlaşması sonrasında Osmanlı Devleti batı dünyasının üstünlüğünü ilk kez kabul etmiş ve batılı tarzda ıslahatların yapıldığı Lale Devri’ne girmiştir.

    Savaşı hazırlayan nedenler

    Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşları’nda uğranılan yenilgi ve bu savaşları takiben 1699′da imzalanan Karlofça Antlaşması sonucu Mora ve Macaristan’ın kaybedilmesi Osmanlı Devleti’ni çok sarsmıştı. Ancak 1711′de Çar Büyük Petro önderliğindeki Rusya’yla yapılan Prut Savaşı’nın kazanılması Osmanlı Devleti’ni bir ölçüde cesaretlendirdi. Venediklilere kaybedilen Mora Yarımadası’nda yaşayan Ortodoks halk Katolik baskısından memnun değildi ve tekrar Osmanlı yönetimine girmeyi istiyorlardı. Osmanlılar 8 Aralık 1714 tarihinde Venedikliler’e savaş açtılar. Sadrazam Silahdar Damat Ali Paşa Modon, Koron ve Navarin’i alarak Mora’yı geri kazandı (22 Ağustos 1715). Avusturyalılar Osmanlıların Venediklilere karşı gösterdikleri başarıdan memnun olmadılar. Mora’nın geri alınmasını Karlofça Antlaşması’nın bir ihlali olarak saydılar. Osmanlı Devleti’nden Mora’yı Venedik Cumhuriyeti’ne geri vermesini istediler. Osmanlılar bu isteği kabul etmeyerek Avusturya’ya savaş açtılar.

    (daha fazla…)

  • Savaşlar – 1663-1664 Osmanlı-Avusturya Savaşı
    Yazar Tarih Tarih Mart 29th, 2010 | 1 Yorum var1 Yorum Yorum var
    1663-1664 Osmanlı-Avusturya Savaşı
    Osmanlı-Avusturya savaşları
    Érsekújvár 1663.jpg
    Uyvar kalesinin kuşatılması
    Tarih 1663-1664
    Bölge Macaristan, Avusturya, Slovakya
    Sonuç Uyvar’ın fethi, Vasvar Antlaşması
    Taraflar
    Flag of the Ottoman Empire (1453-1844).svgOsmanlı İmparatorluğu Flag of the Habsburg Monarchy.svg Avusturya
    Kutsal Roma
    Civil Ensign of Hungary.svg Macaristan
    Croatia-1848.gif Hırvatlar
    Erdel Beyliği
    Moravya
    Kumandanlar
    Köprülü Fazıl Ahmet Paşa
    Cengizade Ali Paşa
    Erdel beyi
    I. Apafi Mihály
    Boğdan beyi
    Eustatie Dabija
    Avusturya’ya hizmet eden İtalyan general Raimondo Montecuccoli

    1663-1664 Osmanlı-Avusturya Savaşı Erdel, Eflak ve Boğdan Beyliklerinin Avusturya’nın kışkırtmasıyla Osmanlı Devleti’ne karşı isyan etmeleri sonucu çıktı. 1664 yılında yapılan Vasvar Antlaşmasıyla son bulmuştur.

    1663 yılı

    Köprülü Fazıl Ahmet Paşa komutasındaki Türk ordusu Avusturyalıların Viyana çevresindeki en önemli kalelerinden biri olan Uyvar’ı hedef tuttu. Uyvar Seferi olarak adlandırılan harekatta ilk olarak bölgedeki en müstahkem mevki olan Uyvar Kalesi 15 Ağustos 1663′te kuşatıldı. Ağır kayıplara uğrayan ve yardıma gelen General Montecuccoli’nin komutasındaki Avusturya ordusunun da Kaplan Mustafa Paşa tarafından yenilgiye uğratılmasıyla direnme umudunu yitiren kale 13 Eylül 1663′te teslim oldu.

    Avusturya cephesinde paniğe yolaçan bu zaferden sonra Türk ordusu ileri harekatını sürdürerek Uyvar gibi bugünkü Slovakya topraklarında yeralan Levice, Novigrad ve Nitra kalelerini fethetti. Türk süvarileri ise Beyaz Alpler bölgesini yağmaladılar.

    (daha fazla…)

  • Savaşlar – 1623-1639 Osmanlı-Safevi Savaşı
    Yazar Tarih Tarih Mart 29th, 2010 | Yorum Yok Yorum var
    1623-1639 Osmanlı-Safevî Savaşı
    Tarih 1623 - 1629
    Bölge İran
    Sonuç Kasr-ı Şirin Antlaşması
    Taraflar
    Flag of Shah Tahmasp I.svg Safeviler Flag of the Ottoman Empire (1453-1844).svg Osmanlı İmparatorluğu
    Kumandanlar
    Şah I. Abbas
    Şah Safi
    IV. Murat
    Tayyar Paşa

     

     

     

     

     

     

     

    Konu başlıkları
    1 Revan Seferi
    2 Bağdat Seferi
    3 Kasr-ı Şirin Antlaşması

    Konu başlıkları

    1- Revan Seferi

    2- Bağdat Seferi

    3- Kasr-ı Şirin Antlaşması

    1622-1639 Osmanlı-Safevî Savaşı Osmanlı Devleti ile Safevî Devleti arasında, Irak meselesi için bu savaşlar çıkmıştır. Sultan IV. Murat, Lehistan seferinden sonra, bu sorunu halletmek üzere sefer düzenlemiştir. Önce Revan, sonra da Bağdat seferleri yapılmıştır. Ancak, Revan seferinden sonra tekrar bu vilayet kaybedilmiştir. Bu nedenle Bağdat seferi de yapılır ve Kasr-ı Şirin Antlaşması ile, sorun halledilmiştir.

    Revan Seferi

    Osmanlı Devleti, Lehistan ile olan sorunu hallettikten sonra, artık doğuda ki Safevilerle olan bu probleme çözüm getirebilirdi. Osmanlı Ordusu, hazır olduktan sonra başında sultan IV.Murat ile Revan’a doğru yürüyüşe geçtiler. Yaklaşık 3 aylık uzun yürüyüşte, disiplin tamdı. Revan kalesi önlerine varıldı. 8 günlük kuşatma ile Revan ve civarı ele geçirildi. Bu kale kısa sürede ve az kayıpla ele geçirildiği için Sultan IV.Murat’ın halk arasında üstünlüğü arttı.

    Ancak, Osmanlı Ordusu, İstanbul’a dönerken Revan tekrar kaybedildi. Bunun üzerine, ikinci bir sefer gerekli oldu.

    Bağdat Seferi

    Revan kalesinin tekrar kaybedilmesi ve Safevi Devleti’nin yeniden sorunlar çıkarması üzerine tekrar sefer yapıldı. Uzun ve disiplinli yürüyüşten sonra, nihayet Bağdat kalesine varıldı. Ancak, bu kale çok stratejik ve iyi savunuyordu. Nihayet, gedikler açıldı ve kaleye girildi. Ancak, o sırada Sadrazam Tayyar Paşa şehit düştü. Bunun üzerine Sultan IV.Murat:”Ah Tayyar! Bağdat gibi bin kaleye bedeldin” demiştir. Bağdat’ın alınmasıyla barış sağlandı ve Kasr-ı Şirin Antlaşması yapıldı.

    Kanuni’den sonra 4. Murad’a da “Bağdat Fatihi” denilmiştir.

    (daha fazla…)

 
tarih islam tarihi selçuklu tarihi avrupa tarihi osmanlı tarihi türk tarihi tarih forum forum tarih sitemap

Sınava Hazırlık Website Content Protection

tarih tarih tarih türk tarihi tarih tarih tarih tarih tarih
Bu websitesi DMCA Protection ile lisanslanmıştır. Yazılar kopyalanamaz.