Logo Background RSS

» 2011 » Aralık

  • Kalaçlar
    Yazar: | Tarih: 30 Aralık 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Kalaçlar

    Akhunlar zamanında devlet kurdukları bölgelerdeki topluluk Türk diye belirtilmektedir. Fakat bunların hangi kabilelerden teşekkül ettiği yakın zamana kadar pek bilinmiyordu. Taberi, Belâzuri, İslam coğrafyacıları, Akhun Devleti yıkıldıktan sonra “Haytal veya Habtal”lardan bahsetmektedirler. X. yy.’ın tanınmış doğu dünyası yazarlarından ve ilim adamlarından Muhammed b. Ahmed b. Yusuf el-Kâtip el Harezmi (öl. 997) Mefatih el-Ulum’u yazmıştır. Bu eserde Akhun tarihi içinde önemli bilgiler vardır.

    Eserde, Akhunlar “Heyatıla” diye yazılmaktadır. Bir zamanlar büyük bir siyasi kuruluşu temsil etmişlerdir. Onlardan kalan kabileler ise Etrak, Kencineler ve Halaçlardır.

    Toharistan, Sicistan, Huttal, Afganistan ve Kuzey Batı Hindistan’da Türklerin yayılmış olduğu biliniyor. Büyük bir kısmı Batı Göktürklerin Tebaası olmuştur. Kencineler de bu gruba girmektedirler. İslam kaynaklarında en çok bahsedilen Kalaçlardır. H.l.c. diye yazılan kabilenin, destan ve tarih kaynakları, Oğuz kabileler birliği içinde olduğunu ortaya koymaktadır. Uygurca Oğuzname’de Kalaçlar için şu bilgi verilmektedir:

    Yolda büyük bir ev gördü. Bu evin duvarı altından, pencereleri gümüşten ve çatısı demirdendi. Kapalı idi ve anahtar yoktu. Asker arasında pek becerikli bir adam vardı. Adı Tömürdü Kağul idi. Ona buyurdu: Sen burada kal ve çatıyı aç ve açtıktan sonra orduya gel. Bunun üzerine ona Kalaç adını verdi ve ilerledi.

    Uygur Oğuznamesi’nde Türkçe Kalaç kullanıldığı halde Reşideddin tarafından yazılan Farsça Oğuzname’de H.l.ç. yani Halaç yazılışı hakimdir. Daha sonraki asırlarda Türkistan sahasında derlenen Ebul Gazi Bahadır Han tarafından kaleme alınmış Şecere-i Terakime / Türklerin Soykütüğünde diğer Oğuznamelerden daha farklı anlatışlar mevcuttur. Ebul Gazi Bahadır Han da muhtemelen Cüzcani’deki kayıtları esas alarak, Hindistan’daki Kalaçları da Halaç maddesine katmıştır. Buradaki metin şöyledir: “Bir yıl yırtında turup ikkinçi yıl ilge çar kıldurdı. İran sarı yörüp turur men niçe yıllık gamların yesünleri tip ikkiçi yılı atlandı takı Talaş şehriga keldi. (daha&helliip;)

  • Kabilşahı, Nizek Tarhan, Hinduşahiler
    Yazar: | Tarih: 30 Aralık 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Kabilşahı, Nizek Tarhan, Hinduşahiler

    Taberi, Belazuri ve onlardan nakillerde bulunan diğer tarihlerde, bu siyasi kuruluşların Toharistan, Sicistan, Bamiyan, Huttal ve Kâbil’de, bağımsız halde yaşadıkları, daha çok kendi kabilelerine ve idareci ailelerine dayandıkları, Tarkan, Yabgu Şah vb. unvanlara sahip kimselerce yönetildikleri göze çarpmaktadır. Şah/Şaho dışında iki unvanda Türk geleneğinin devam ettirilmesi yönünde değerlendirilebilir. Tarhan Nizek, Cebbuye (Yabgu) ve Huttal-şah, Kabul / Kâbil şah örnekleri verilebilir.

    Akhunların yıkılışından sonrada Sasaniler de pek uzun bir saltanat süremediler. Zira Arabistan’da ortaya çıkan İslamiyet’in yayılma alanında İran’da bulunuyordu. III. Yezdegerd, halife orduları karşısında sürekli başarısız oldu. Sonunda Nizek Tarhan’dan yardım istedi.

    Taberi, Belazuri, İbn el-Esir, Horasan, Mavera ün-nehr ve Toharistan’daki İslam fetihlerinde Tarhan Nizek’ten sık sık bahsederler. Tarhan Nizek ‘in Kuteybe b. Müslim tarafından yakalanarak idam edildiği de aynı kaynaklar tarafından bildirilmektedir.

    Kuteybe b. Müslim, daha sonra Seyhun ötesinde yeni fetihlere girişti. Emevilerin Horasan valileri de aynı siyaseti devam ettirmişlerdir. Nasr b. Seyyar zamanında bile İslamlara karşı milli direniş devam ettirilmiştir.

    Tarhan Nizek ve Kuteybe b. Müslim’den önce, Akhun ve Göktürk dünyasına ait izlenimleri ile tanınan Budist hacılardan Hsüan Tsang’ın notları son derece ilgi çekicidir. Ayrıca Çin dünyasına, batıdan, Mavera ün-nehr’den, Toharistan’dan, Afganistan ve Hindistan’dan bilgiler daha önceleri de Fa-hien ile Sung yung tarafından kazandırılmıştır. (daha&helliip;)

  • Akhunların Kalıntısı Olarak Kalaçlar
    Yazar: | Tarih: 30 Aralık 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Akhunların Kalıntısı Olarak Kalaçlar

    Akhunlar, ortaçağın büyük devletlerinden biriydi. V. ve VI. yüzyıllarla sınırlanan tarihlerde, Türkistan, Maveraünnehir, Doğu İran, Afganistan ve Hindistan’ın kuzeyinde geniş bir arazi üzerinde, siyasi, askeri, kültür ve medeniyet alanındaki izleri ile göze çarptılar. Sasaniler ve Hindu mahalli devletleri ile komşu olduklarından, onlarla bir asır boyu münasebetlerde bulundular. Önceleri “mleccha” diye Hint kaynaklarına geçtiler. Zamanla birbirlerini yakından tanıdıklarında kaynakların onlara “huana” ismini verdikleri görülmüştür. Sasaniler ise sonraki kaynaklarda takip edildiği üzere Akhunlara Haytal/Hebtal demişlerdir. VI. yy. ortalarından sonra, Sasaniler ve Göktürkler aralarında bir anlaşma yaparak Akhunlara karşı birlikte hareket ettiler. İşte bu sebepten dolayı Akhunlar iki blok arasında istenilen dayanışmayı gösteremedi. Ülke toprakları iki devlet arasında paylaştırıldı. İranlılaşma daha çok Ceyhun nehri ve Horasan taraflarında görüldü. Göktürkler ise aynı kökten gelmenin avantajı ile Akhun yönetimi dışında, diğer unsurları da bünyesine teba’a olarak kabul etti. Hindistan’da ise hissedilir bir asimilasyon göze çarpmaktadır. Oradaki Akhun varlığı bu şekilde eriyip gitti. Ama geriye sadece bazı coğrafi isimler miras olarak kalmıştır.

    Akhunların Ceyhun nehri güneyinde Toharistan mıntıkasında, Huttal, Bamiyan ve Kâbil çevresinde hatta Sicistan’da ahali olarak bazı küçük beyliklerin emrinde bulundukları kaynaklarca zikredilmektedir.

    NOT: Bu ilgili makale, Genel Türk Tarihi Ansiklopedisi’nin I. Cildinde bulunmakta ve Prof. Dr. Enver Konukçu’nun “Akhunların Kalıntısı Olarak Kalaçlar (Halaçlar)” adlı makalesinden size bilgiler sunulmuştur.


sitemap
site ekle
izmir escort ankara escort mersin escort ankara escort izmir escort izmir escort