Logo Background RSS

» 2013 » Ocak

  • Feodalizm Nedir?
    Yazar: | Tarih: 31 Ocak 2013 | Yorum Yok Yorum var
    Feodalizm Nedir?
    Feodalizm, Latince’de feodum kelimesine karşılık gelir ve bizim anlayabileceğimiz şekilde tımar anlamına gelip taşınabilir değerli mal, mülk anlamına gelmektedir. Roma İmparatorluğunun yıkılmasından sonra Orta çağ Avrupasında oluşan siyasal boşlukla oluşan örgütlenme, yapılanma şeklidir.
    Feodalizm’de yönetim boşluğu vardır ve merkezi otorite zayıftır. Bu yüzden Feodal Bey denilen koruyucu kesim kendi himayesinde kişiler barındırmıştır ve bunları kendi çıkarları için korumuştur. Koruyan feodal beye “Süzeren”, korunan halka ise “Vassal” adı verilmiştir. Korunan kişiler yani Vassallar koruyucuları olan Süzeren için çalışmakta buna karşılık da korunmaktaydılar. Bu sistem tamamen Roma İmparatorluğunun parçalanmasından kaynaklı küçük küçük bölgesel yani yerel örgütlenme, yerel oluşumlardır. Feodal sistemde ekonomi kendi kendine yetebilme üzerine kuruludur. Feodalizm Roma İmparatorluğunun yıkılmasından ta ki merkeziyetçi yani monarşiler denilen tek kişi tarafından yönetilen sisteme kadar hüküm sürmüştür. Feodalizm sanayi devrimi ile tamamen ortadan kalkmıştır. Feodalizm ilk kez Fransa’da ortaya çıkmıştır.
    Feodalizm’in Özellikleri
    •  Halk sınıflara ayrılmıştır ve en üstte kral(imparator) altında ise kendisine bağlı soylular ve soyluların altında ruhban sınıfı denilen din adamları onların altında ise serfler denilen işçi-köle yani halk(köylü) sınıfı oluşturur.
    •  Merkezi otorite zayıf olduğundan kralın mutlak egemenliği söz konusu değildir ve toprak feodal beyler arasında paylaştırılmıştır. Feodal beyler krala istediklerini kabul ettirme gücüne sahiptiler. Bunun en tipik örneği 1215 yılında İngiltere’de krala kabul ettirilen kelime anlamı “Büyük Şart” olan Magna Carta’dır.

    •  Savaşlarda Feodal beylerin orduları toplanmasıyla kralın ordusu oluşmaktaydı. Kralın başarılı olması için feodal beylerin ordularını toplamasıyla ilgilidir. Böylelikle askeri gücün de feodal beylerin elinde toplanmıştır. (daha&helliip;)
  • Emperyalizm’de Güvenlik Endişesi
    Yazar: | Tarih: 31 Ocak 2013 | Yorum Yok Yorum var

    Güvenlik Endişesi

    Afrika, Hint Okyanusu ve Uzak doğu limanları, deniz üsleri, uğraş noktaları ve ticaret merkezleri olarak çok değerliydi. 19. Yüzyılın ikinci yarısında Avrupa’daki korku ve güvensizlikler ağı ve savaş tehdidi, sömürgeci devletler için böyle stratejik avantajları gerekli kılmaktaydı. Bu yüzden, özellikle, I. Dünya Savaşından sonra sık sık duyulacak olan “emperyalizmin giderek savaşa vardığı” varsayımı, öykünün ancak yarısını anlatır. Savaş tehlikesinin ve bunun doğurduğu güvenlik endişesinin giderek emperyalizme yol açtığı da aynı derecede geçerli bir varsayımdır. Bir devleti emperyalizme iten, ekonomik çıkarlarla, siyasal ve askeri amaçların bileşimdir.

    Güvenlik endişesi, özellikle İngiliz sömürgeciliği için geçerli olan bir unsurdur. 1970’leri izleyerek İngiltere için asıl önemli olan, yeni sömürgeler elde etmekten çok, var olanı daha iyi korumaktı. 1878’de Kıbrıs’a, 1882 yılında da Mısır’a yerleşmesini, Hindistan yolunun güvence altına alınması açısından değerlendirmek daha doğru olur.

    Not: Bu ilgili makale Oral Sander’in “Siyasi Tarih ilkçağlardan 1918’e” adlı eserinden yararlanıp yazılmıştır.
    Kitabı, İmge Kitabevi Yayınları’ndan temin edebilirsiniz.


    Siyasi Tarih’in Tüm Konuları İçin >> Siyasi Tarih << Sayfasına Bakmanızı Öneriyoruz.

  • Emperyalizm’de Demografik Unsur
    Yazar: | Tarih: 30 Ocak 2013 | Yorum Yok Yorum var

    Demografik Unsur

    Tıp bilimindeki gelişmelerle çocuk ölümlerin azalması ve ortalama yaşam sürelerinin uzaması sonucunda, artan nüfusu yeni elde edilecek topraklara yerleştirme isteği de, sömürgeciliğin 1970’lerden sonra hızlanmasında etkili olmuştur. Bu demografik unsur en çok İngiliz, İtalyan ve Japon sömürgeciliğini etkilemiştir. İlerde görüleceği gibi, 1911 yılında İtalya’yı Osmanlı Devletinin toprağı olan Trablusgarb’ı (Libya) işgale iten en önemli neden, artan İtalyan nüfusuna boşalım alanı bulma düşüncesidir.

    Not: Bu ilgili makale Oral Sander’in “Siyasi Tarih ilkçağlardan 1918’e” adlı eserinden yararlanıp yazılmıştır.
    Kitabı, İmge Kitabevi Yayınları’ndan temin edebilirsiniz.


    Siyasi Tarih’in Tüm Konuları İçin Yukarıdaki Siyasi Tarih  Sayfasına Bakmanızı Öneriyoruz.


sitemap
site ekle
ankara escort mersin escort ankara escort izmir escort izmir escort izmirescort ankara escort antalya escort antalya escort