Logo Background RSS

» 2013 » Temmuz

  • İlk Türk Devletlerinde Ekonomi
    Yazar: | Tarih: 26 Temmuz 2013 | Yorum Yok Yorum var

    İlk Türk Devletlerinde Ekonomi (İktisadi) Hayat

    Orta Asya Türklerinde Ekonomik Hayat

    Eski Türk devlet topluluklarının ekonomik hayatı büyük ölçüde hayvancılığa dayanıyordu. At, koyun, sığır gibi hayvanlar hem beslenmelerini sağlamış hem de ticari mal olmuşlardır. Diğer yandan yağmalar da önemli bir gelir kaynağı olmuştur. İktisadi hayat en çok Uygurlarda gelişmiştir. Tarımsal ve ticari faaliyetler öne çıkmıştır. Vergiler Uygurlar döneminde daha düzenli bir şekilde toplanabilmiştir.

    • Temel ekonomik faaliyet; HAYVANCILIKTI.
    • İhtiyaç duyulan mal; ya yerleşik toplumlarla yapılan ticaretten ya da yağmalardan elde edilirdi.
    • İpek yolu ticareti devletlerin en önemli gelirini oluşturuyordu. Devletlerin yaşam süresi bir bakıma bu yolun denetimi ile doğru orantılıydı. Bu nedenle Türklerin Çin ile mücadelelerinin temel nedeni İpek Yolu hâkimiyeti olmuştur.

    Yarı göçebe yaşam biçimi, verginin düzenli olarak toplanmasını olumsuz yönde etkileyen bir faktördür. Bu dönemde verginin tabanı hayvanlardır. Yerleşik yaşama geçen Uygurlarda ürün ve mesken vergisi toplanmaktaydı. (daha&helliip;)

  • Kanglılar
    Yazar: | Tarih: 26 Temmuz 2013 | Yorum Yok Yorum var

    Kao-ch’elar (Kanglılar)

    Orta Asya’da Ting-ling’lerin tarih sahnesinden çekilmesinden sonra onların yerini Kao-ch’e boyları alarak yaklaşık iki asırdan fazla varlıklarını sürdürdüler. Dağınık vaziyette doğuda Moğol asıllı Juan-juan’ların güney doğularında Tabgaçların güney ve güney batılarında Akhunların arasında varlıklarını sürdürdüler. Hiç bir zaman bir araya gelip devlet kuramadılarsa da bazen bazı boylar kuvvetlenerek ön plana çıktılar ve önemli roller oynadılar. VI. asrın ortalarında yerlerini Töles adına bırakarak tarih sahnesinden çekildiler. Daha doğrusu tarihi gelişim sürecinde Kao-ch’e adı Töles’e dönüştü.

    Kao-ch’e adının anlamı Yüksek Arabalılar demektir. Bunun da bilindiği gibi Türkçe karşılığı kağnılı yani eski söylenişiyle Kanglı (Kanklı) olup tarihte ve günümüzde yaygın şekliyle kullanımı vardır. Eğer Kao-ch’e sözünün anlamından hareket edersek XI. asırda Aral Gölü’nün kuzeyinde ortaya çıkan Kanglı (Kanklı) boyunun söz konusu Kao-ch’e’ların devamı ya da başka bir ifade ile onların kalıntısı olduğu sonucuna varmak mümküm olabilir. Öyleyse Çinliler Kanglı (kanklı) kelimesini Kao-ch’e yüksek arabalılar diye tercüme ederek, onlara bu ismi vermişlerdi. Genelde olduğu gibi Türkçe isimleri kendi sesleriyle transkripte etmemişlerdi.

    Kanglılar (Kao-ch’e’lar) her ne kadar büyük bir devlet kuramasalar da yine de Çin kaynaklarında önemli yer tutmuşlardır. Menşeyleri Hunların ataları döneminde geçen en eski kabile gruplarından Kızıl Ti’ (Ch’ih Ti) lere dayandırılmaktadır. Aslında onların köklerinin çok eskilere dayandırılması ilginçtir. Çünkü herhangi büyük bir siyasi kuruluş meydana getirememişlerdi. Diğer yandan Hunlarla aynı dili konuştukları bildirilmiştir. Yine bazı kaynakların bildirdiğine göre onların atası Hun hükümdarının yeğeni idi. (daha&helliip;)

  • Vusunlar
    Yazar: | Tarih: 25 Temmuz 2013 | Yorum Yok Yorum var

    Vusunlar (Usunlar)

    Vusun’lar, Büyük Hun İmparatorluğu döneminde varlığını sürdüren en önemli boylardan biridir. Yerleştikleri Tanrı Dağları havalisinde onların tarihi de asırlarca devam etmiş, Hunların siyasi tarihi ile iç içe gelişmiştir. 6-7 asır sonra Göktürklerin ortaya çıkışında olduğu gibi Vusun’ların da menşeyi efsanelerle karışık anlatılmıştır. Kısaca bir göz atarsak Hunlar ya da Yüeçi’ler Vusun’ların ülkesine hücum etmişler ve meşhur hükümdarları K’un-mo’nun babasını öldürmüşlerdi. Ancak, K’un-mo’nun yaşı küçük olduğu için öldürmeye kıyamamışlar, otların içine atmışlardı. Sonra kara bir kuş gelip çocuğun üzerinde uçarak ona et verirken, dişi bir kurt onu emzirmişti. Bu olayları uzaktan izleyen Hun hükümdarı hayran kalıp çocuğun kutsandığını düşünerek otlar arasından aldırıp, büyüttü ve ordusunda kumandan yaptı. Akabinde Hun ordusunda büyük başarılar kazanması üzerine, eski halkı ve ülkesi kendisine idare edilmek için geri verildi.

    Böylece Vusun’ların başına geçen K’un-mo eski halkını toparlayıp geliştirdi. Neticede bir kaç on bin kişilik okçu askerine sahip oldu. Söz konusu Hun hükümdarı ölünce bağımsızlığını ilan etti. Üzerine gönderilen orduları yenince Hunlar tarafından, Tanrının onu koruduğu düşünülmeye başlandı. Aslında Vusun’lar Ch’i-lien ile Tun-huang arasında Yüeçi’lerle birlikte otururlarken, onlar tarafından mağlup edildikten sonra Hunlara sığınmışlardı. İşte adı geçen K’un-mo, o sırada yeni doğmuştu ve Pu-chiou Yabgu adlı birisi kollarına alarak onu kaçırdı. Sonrası yine efsanelerle karışık anlatılmaktadır. Dolayısıyla Vusun’ları yenenlerin Hunlar değil Yüeçi’ler olduğu kanaatine varmak da mümkündür. Bundan sonra güçlenen K’un-mo, Hun hükümdarının izniyle Yüeçi’lere hücum ederek onları yendi ve Toharistan’a göç etmek zorunda bıraktı. Onların boşalttığı alanlara Vusun’lar oturdu. (daha&helliip;)


sitemap
site ekle
ankara escort mersin escort ankara escort izmir escort izmir escort