Temmuz, 2013 - Part 5

Logo Background RSS

» 2013 » Temmuz

  • 10. Yüzyılda Oğuzlar
    Yazar: | Tarih: 7 Temmuz 2013 | Yorum Yok Yorum var

    10. Yüzyılda Oğuzlar

    Hududu’l-Alem’e göre X. yüzyılda Oğuzların ülkesinin doğu tarafında Oğuz çölü, güneyinde bu çölün uzantıları ile Hazar denizi, batısında ve kuzeyinde ise İtil/Etil ırmağı bulunuyordu. Onlar, İslam coğrafyacıları tarafından Guz diye isimlendiriliyordu. Dokuz Guz yahut Tokuz Oğuz ismi ise sadece Uygurları anlatırken kullanılıyordu.

    İslam Coğrafyacısı İstahrî’ye göre Oğuzların yurdu, Kimekler, Karluklar ve Bulgarlar ile çevrilmişti. Etil/İtil ırmağı Kimekler ile Oğuzlar arasında sınır idi. Güneyde ise Cürcan, Farab, İsficab şehirleri bulunuyordu ki burası artık bütünüyle Müslümanlaşmıştı. İsficab’dan Harezm’e kadar olan yerler Oğuz topraklarının Güney hududunu teşkil ediyordu. X. yy.’da Harezmliler ile Oğuzlar arasında bir çekişme ve buna bağlı güvensizlik hakimdi. Bu yüzden, İbn-i Fadlan, Halife’nin elçisi olarak Bulgar ülkesine giderken Harezm Valisi Muhammed’in, can güvenliklerini tehlikeye atacakları yolunda bir telkini ile karşılanmıştı. Fadlan meşakkatli bir yolculuktan sonra Oğuzlara üst yurtta tesadüf etmişti. O’nun anlattığına göre Oğuzların hakanına “yabgu” deniyordu. Yabgu unvanı daha Göktürkler devrinden itibaren kullanılagelen bir unvan olup Türkçedeki “c” “ye” değişmeleri yüzünden bazı lehçelerde Cabgu şeklinde de söylenmekte idi. Yırtıcı kuş anlamına gelen Beygu ise zaman zaman yabgu unvanı ile karıştırılmıştır.

    Göktürk Devleti’nin yıkılmasından sonra doğuda Uygur Kağanlığı, batıda ise Hazar Kağanlığı, Türk Kağanlığı’nı temsil ediyorlardı. Buna mukabil Oğuzlar “Yabgu” unvanlı başbuğların idaresinde idiler. (daha&helliip;)

  • Oğuz Adı
    Yazar: | Tarih: 7 Temmuz 2013 | Yorum Yok Yorum var

    Oğuz Adı

    Oğuz adının manası hakkında çeşitli görüşler öne sürülmüş ise de bugün umûmiyetle, vaktiyle J. Nemeth tarafından öne sürülen ve “boylar” anlamına geldiği şeklinde açıklanan fikir kabul edilmektedir. Buna göre “Ok kelimesi boy manasında olup “z” çoğul eki ile birleşip Ok+u+z=boylar şekline dönüşmüştür. Gerçekten de Oğuzlar, VIII. yüzyılın başlarında 6 Oğuz şeklinde kaydolmuştur ki bu husus altı boydan teşekkül ettiklerini göstermektedir.

    Oğuzlar bu sırada Barlık ırmağı boylarında bulunuyorlardı. Yine aynı dönemde Göktürk hakimiyetinde görünen Oğuzlar bazen Üç Oğuz bazen de Sekiz Oğuz şeklinde anılmakla birlikte yaygın olarak Dokuz Oğuz olarak belirtilmiştir. Oğuzların boy sayısındaki artış ise tarihî süreç ve boy gelenekleri ile herhangi bir tenakuza düşmemektedir. Çünkü, boylar halinde yaşıyor olmalarının tabiî bir sonucu olarak, boyların nüfusu arttıkça yeni boylar ortaya çıkmakta ve onlar diğer boylar gibi nüfus ve siyasî güce ulaştıklarında boylar birliği içinde kendi adları ile temsil olunmakta idiler. Göktürk Yazıtlarında tespit olunan “Üç Oğuz”, “Altı Oğuz”, “Sekiz Oğuz”, “Dokuz Oğuz” tabirleri (bazen de bütün bunları kastetmek üzere sadece “Oğuz”) bu durumun bir sonucudur. Öte yandan, Göktürkler çağında Edizler iki boy, Uygurlar 10 boy, Tatarlar 30 boy halinde idiler. Göktürklerin batı kolu ise 10 boy halinde idi ve “On-Ok” diye anılıyordu. Oğuzların tarihlerini aydınlatan en eski ve en açık bilgilere Göktürk Yazıtlarında rastlanılmaktadır. Onlar bu dönemde, Göktürk Devleti’nin muhalifleri olarak belirmektedir. Tonyukuk yazıtından anlaşıldığına göre Göktürklerin istiklâllerini kazandıkları ilk yıllarda Oğuzların başına da kağan oturmuştu.

    Bu kayıttan Oğuzlarda taht değişikliğinin mi meydana geldiği yoksa bağımsız mı oldukları konusu açık değildir. Bununla birlikte, onlar, Göktürk Devleti’nin kuruluşu esnasında kuzeydoğuda Togla/Tula ırmağı boylarındaydılar. Göktürklerin kuzeye doğru genişlemesinden rahatsız olarak Çin ve Kitanlarla ittifak kurma yoluna gitmişlerdi. (daha&helliip;)


sitemap
site ekle