Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Ağır Sabanın Bulunması ve Sonuçları

  • a. Ağır Sabanın Bulunması ve Sonuçları

    Roma İmparatorluğu döneminde ve hatta onun yıkılmasından sonra Avrupa ve özellikle Kuzey Avrupa düzlüklerinde ekonomik yaşam hala son derece ilkel bir nitelik gösteriyordu. Ayrıca, tarım ürünlerinin bölgeler arasında değişiklik arz etmemesi, ticareti de son derece düşük bir düzeyde tutuyordu. Ne var ki, tam bu dönemde, yani 10. yüzyılda, bugün adını “Batı” dediğimiz uygarlığın temelleri atılmaya başlandı. Bunlar içinde en temel ve önemli olanı, “ağır saban”ın bulunmasıdır.

                Kuzey Avrupa düzlüklerinin iklimi çok yağışlıdır. Toprağa düşen su miktarının fazlalığı ve drenaj sisteminin de bilinmemesi, ekilebilecek alanları çamur yığını içinde bırakmaktaydı. Bu durum, uzun süre Akdeniz’in göreli olarak kuru ikliminde kullanılan tarım yöntemlerinin Kuzey Avrupa’da uygulanmasına olanak vermemiş ve bu bölgede yeterli nüfus birikememiştir. Bu iki yüzyıl öncesinde bulunan ama 10. ve 11. yüzyıllara kadar yaygın bir biçimde kullanılamayan ağır saban drenaj sorununu çözdü. Toprağın derinine inebilen bu saban, iki yana ayrılıp biriktirdiği büyük toprak yığınlarıyla, en düz arazide bile suyun belirli yerlerde toplanmasını ve dolaysıyla kuru kalan yerde tarım yapılabilmesini sağladı.

                Bunda ağır saban kadar sabanın çekilmesi için dört tane öküzün sabana koşulması tekniğinin bulunmasının da katkısı olmuştur. Zamanla saban çekici olarak öküzle birlikte at da kullanılmaya başlandı. Romalılar atı, boynuna bir yular atarak kullanırlardı. Ancak ağır yüklerin çekiminde hayvan boğulabileceği için bu yöntem atın çekim hayvanı olarak kullanılmasını engellemişti. Avrupalılar atın omzuna geçirilen koşum takımını ve sonra da birden çok hayvanı sabanın önüne koşmayı bulunca durum değişti. Böylece, hayvan gücü hem çeşitlendi hem de arttı.

                İnsan gücünden başka enerji kaynağının bilinmediği o zamanın dünyasında bu yolla sağlanan gücün önemi açıktır. Ayrıca bugün Hollanda ve Belçika’nın bulunduğu Flander düzlüklerinde ve hemen hemen aynı zamanlarda yel değirmenlerinin bulunması da mevcut enerji kaynaklarını arttırmıştır. İşte Avrupa ya da geniş anlamda batı üstünlüğün çıktığı nokta budur: Koşulların zorlandığı yaratma yeteneği ve adale gücünden başka ve daha üretken enerji kaynaklarının bulunması…

                Hayvan gücüyle çalışan ağır sabanın ve ürünün öğütülmesi için rüzgar gücünün kullanılması, Kuzey Avrupa düzlüklerinde gıda maddelerinin hızla artmasına ve bu da doğal olarak nüfusun birikmesine yol açmıştır. 11. ve 14. yüzyıllar arasında tüm Avrupa’da ekilebilir alan son derece genişledi. Tarım alanlarının genişlemesiyle ortaya çıkan ürün fazlası eski Akdeniz uygarlık merkezlerini çok aşacak olan batı zenginliğinin, gücünün ve kültürünün temeli olacaktır. 

    Not: Bu ilgili makale Oral Sander’in “Siyasi Tarih ilkçağlardan 1918’e” adlı eserinden yararlanıp yazılmıştır.
    Kitabı, İmge Kitabevi Yayınları’ndan temin edebilirsiniz.


    Siyasi Tarih’in Tüm Konuları İçin Yukarıdaki Siyasi Tarih  Sayfasına Bakmanızı Öneriyoruz.

Yorum Yazin


sitemap
site ekle