Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Akhunlara Dair Yayınlar

  • Akhunlara Dair Yayınlar

    İsminden de hemen anlaşılacağı gibi Akhunlar, Hunların büyük bir kolu idi. Hunlar, Çin tarafında, hakimiyeti kaybedince, batıya yayıldı. Avrasya2 bozkırının yegane gücünü oluşturdular. Zamanla, Sir-Derya/İakartes’i geçerek, batı-doğu arasında kültür birliğini sağlayan Sogdiana, Çin kaynaklarının işaret ettiği Su’te’ye girdiler. Burada ve komşu yerlerde Xion veya Xionitae diye tanındılar. Avrupa Hunları ise Hunnae adı ile Kavimler Göçü’nü başlattı. Arkasından, boşaltılan yerlerde kendileri yerleştiler. E. Gibbon’un belirttiği gibi, Avrupa’nın meydana gelişi, bu firari barbarlardan kaynaklanmıştır. Iordanes’in tarihinde ve Niebelungen’de, göze çarpan Hunnoiler, Attila Hunları idiler.

    Hunların, Sogdiana ve Oxus boylarına inen kolları içinde fiziki bakımdan farklılık arz eden ve aynı dili konuşan kabile ise Akhunlardı. Bunlar kısa zamanda, siyâsi alanda kendilerini ispat ettiler. V-VI. yy’da, cihânşümul bir devletin temsilcileri oldular.

    İki asır öncesine kadar, Akhunlar hakkında bilinenler azdı. Asya ve İran, hatta Hindistan tarihine olan ilgi nedeni ile Akhunlara ait araştırmalar da çoğaldı. Fransa, Rusya, İngiltere, Hindistan, Japonya ve Türkiye’de konu ile ilgili eser ve makaleler birbirini takip etti. XIX. yüzyılın başlarında Vivien de Saint-Martin, “Les Huns Blancs, Paris 1849”, “Les Ephthalites, Paris 1849” eserleri ile bu çığırı açmıştır. Büyük sinologlardan E. Chavannes, “Document sur Les Tou-kiue: Turcs Occidentaux, Paris 1903”, Göktürklerle olan ilgisi dolayısıyla Akhunlardan bahsetmiştir. E. A. Drouin, “Memoires sur les Huns-Hepthalites dans leurs Rapports avec Les Rois Perses Sassanides, Louvain 1895”inde, İslam kaynaklarındaki Sasanilere ait bahisler dolayısıyla, Akhunlara da yer vermiştir. ABD’de, S. Leggi gibi, genel bir Asya Tarihi yazmış olan W. M. Mc Govern, “The Early Empire of Central Asia, Chapelhill 1939”ında, batı-doğu kaynaklarına dayanarak, Hun-Eftalit Tarihi’ni yazmıştır.

    İran çalışmaları ile her zaman dikkati üzerinde toplayan R. Ghirshman, “Les Chionites-Hepthalites, Cairo 1948” eseri ile ilk arkeolojik-tarih örneğini, Akhun tarih edebiyatına kazandırmıştır.

    Hindistan’da, Alt Kıta’nın Orta Çağ’daki “Mleccha” olarak tanınan Akhunlarına dair çok sayıda makale ve araştırma vardır. Ancak, iki önemli eser ön plana çıkmaktadır. Upendra Thakur’un “The Hunas in India, Varanasi 1967” ile Atrei Biswas’ın10 “The Political History of the Hunas in India, New Delhi 1973”sı özellikle Hind kaynaklarına ağırlık verilerek kaleme alınmıştır.

    R. Göbl, “Dokumente zur Geschichte der Iranischen Hunnen in Baktrien und Indien, Wiesbaden 1967, I-IV. cilt” isimli, buluntulara dayanan son derece önemli yayınında, İran’daki Hunların Belh ve Hindistan’daki tarihleri üzerinde durmuştur.

    A. Rahman’ın, “The Last Two Dynasties of Shahis, İslâmâbâd 1979” Akhunların yıkılışı sonrası ortaya çıkan, bunların enkazı üzerinde yükselen, tarihleri pek uzun ömürlü olmayan Şâhîleri anlatmaktadır.

    Japonya’da, Akhun araştırıcılar arasında ilk sırayı Prof. K. Enoki almaktadır. East and West, Toyo Bunko ve The Journal of the Oriental Society of Australia süreli yayınlar da, “The Origine of the Hephthalites”, “On the Nationolity of the Ephthalites” ve “The Liang Chih-kung-t’u on the Origin and Migration of the Hua” makalelerini yayınlamıştır.

    Orta Asya Medeniyetleri serisinde, The Hepthalite Empire’i yazan B. A. Litvinsky, Akhun araştırmalarına yeni bir bakış kazandırmıştır.

    Türkiye’de ise konu ile ilgili yayınları olanlar sınırlıdır. F. Köprülü, A. Sayılı, Z. V. Togan, İ. Kafesoğlu, E. Esin ve bu satırların yazarı örnek verilebilir. 

    NOT: Bu ilgili makale, Genel Türk Tarihi Ansiklopedisi’nin I. Cildinde bulunmakta ve Prof. Dr. Enver Konukçu’nun “Akhunlar” adlı makalesinden size bilgiler sunulmuştur.

Yorum Yazin


sitemap
site ekle