Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Alp Kutlug Bilge Kağan Devri

  • Alp Kutlug Bilge Kağan Devri

    Tun Baga Tarkan 779’da Bögü Kağan’ı öldürerek Alp Kutlug Bilge unvanı ile Kağan oldu. Bundan sonraki Kağanlar onun soyundan geldiler.

    İmparator T’ai-tsung zamanında (763-779) Dokuz Oğuzlar kendilerinin Uygur olduklarını söyleyerek karışık bir halde Çin’in başkenti Ch’ang-an’da ikamet ediyorlardı. Bunlar haksız yol ile kendi mallarını çoğaltıyor. Zararlı faaliyette bulunuyorlar, Uygurlarla beraber Çin’in resmi ve gayri resmi derdi oluyorlardı.

    İmparator Te-tsung (780-804) tahta çıktıktan sonra Tudun’un bütün adamları ile Ch’ang-an’dan ayrılıp memleketine dönmesini emretti. Tudun ve adamları Cheng-Wu’ya gelerek orada birkaç ay kaldılar. Ve günlük ihtiyaçlarını karşılamak için 1.000 Chin (1 Chin=1 / 2 kg lık bir Çin ağırlık ölçüsü) et talep ettiler. Yerli tarım mahsullerini zorla ele geçirdiler. Cheng-Wu halkı bundan çok şikayetçi idi.

    Bölgenin ordu kumandanı Chang Kuang-sheng onları öldürüp mallarını elde etmek istediği halde onlar çok kuvvetli oldukları için buna cesaret edemedi. Çinliler yurtlarına dönmekte olan Uygurların bagajlarından Çinli kadınların çıkmasını bahane ederek, onların gidişlerini durdurdular. Bir kısmını öldürdüler. Aslında Çinlilerin bu hareketten gayeleri Çindeki Uygurların memleketlerine dönerek Uygur Devleti’nin biraz daha kuvvetlenmesine mani olmaktı.

    Bu sırada Dokuz Oğuz asıllılar, kendi soydaşları Uygur Kağanı tarafından öldürüldüğü için kaçmağa çalışıyorlardı. Tudun, Dokuz Oğuzlar’ın kaçmasını önlemek için çok sıkı tedbirler aldı. Dokuz Oğuzlar kaçamıyorlar ve dönmeğe de cesaret edemiyorlardı. Bu vaziyette Dokuz Oğuzlar gizlice Chang Kuang-Sheng’dan bütün Uygur elçilerini öldürmesini rica ettiler. Çinli kumandan Uygurlar’ın kendi aralarında bölünmesine sevindi. Ve Dokuz Oğuzların teklifini olumlu karşıladı. İmparator’a Sheng-Chou’da Uygurlar tarafından hakaret edildiğini ve bu yüzden İmparatorun Uygurlar’a kızdığını bilen Chang Kuang-Sheng imparatora, asıl Uygurların sayısının fazla olmadığını Uygurların kuvvetlenmesine muhtelif kabilelerin sebep olduğunu belirtti. Ayrıca Uygur ülkesindekilerin birbirine düştüğünü, yeni hükümdar Tun Baga Tarkan’ın karargahını değiştirdiğini, asi oğlu ile nazırının birbiriyle çatışmaları yüzünden Uygur ülkesinde durumun henüz huzura kavuşamadığını, yoksul hale düşen halkın durumundan şikayetçi olduğunu yeni Kağan’ın henüz tam manasıyla otorite kuramadığını söyleyerek imparatorun bu fırsatı kaçırmamasını istedi.

    İmparator tarafından reddedilen Chang Kuang-Sheng, yardımcısını Tudun’un konakladığı yere göndererek, onun Tudun’a karşı gerekli sayıgıyı göstermemesini emretti.

    Tudun gelen Çin elçisinin hakaret ettiğini görünce sinirlendi ve onu kırbaçlattı. Bu sırada Çinli kumandan askerlerine kumanda ederek aniden Tudun’a saldırdı. Diğer kabilelerin de yardımıyla Tudun ve adamlarının tamamnı öldürdü.

    Şahit olarak sağ bırakılan iki kişi gelip imparator’a Uygurlar’ın Çin generaline hakaret ettiklerini, onu kırbaçladıklarını ve Chang-Wu bölgesini elde etmeği tasarladıklarını, bu yüzden de Chang Kuang-Sheng’ın önce davranıp onları öldürdüğünü anlattılar.

    Uygurlar öç almak için bu olayın ele başını istediler. İmparator, Uygurları kırmamak için Çinli kumandanı vazifesinden geri çekti.

    Çin’in bu hareketi büyük gürültülere sebeb oldu. Çin elçileri Uygur başkentinde belki Çin tarihinde eşine rastlanmayacak hakaretlere maruz kaldılar.

    781 senesinde imparator elçi olarak Hsiu’yu Tudun ve diğerlerinin cesetlerini iktiva eden dört tabut ile Uygur başkentine gönderdi. Yüan Hsiu yaklaştığı zaman Kağan nazırlarına onu karşılamalarını emretti.

    Saraya vardıkları zaman, başbakan Hsieh Yü chia-ssu, Tudun’un öldürülmesinde Hsiu ve diğerlerini suçlu bularak onları azarladı. Hsiu cevap olarak: “Tudun, kendisi Chang Kuang-sheng ile muharebe ederken öldü. Bu imparatorun emri ile değildi” dedi. Başbakan onları karaltında ayakta sorguya çekti. Elçilere, “Siz bu ölümün suçundan sorumlusunuz. T’ang, kendisi sizi katletmedi. Bizi harekete geçirip, suçu bizim üzerimize atmak istiyor.” diye bağırdı, çağırdı, çıkıp gitti.

    Yüan Hsiu Uygur Devleti’nde çok kötü muamele görerek elli günden fazla tutuklandıktan sonra Çin’e gitmek üzere serbest bırakıldı. Hareket ederken Kağan, adamları vasıtasıyla Yüan Hsiu’ya: “Vatandaşlarım hep intikam için seni ve adamlarını öldürmek istediler. Ben buna yanaşamadım. Sizin devletiniz Tudun ve adamlarını öldürmüştü. Eğer ben seni öldürtürsem kanı kanla yıkamak gibi olur. Bu daha hunharca bir hareket olur. Ben şimdi kanı su ile yıkasam daha iyi değil mi? T’ang sülalesinin bize atların karşılığı olarak 1.800.000 top kumaş borcu vardır. Bunu bize bir an evvel ödemelidir”, diye haber gönderdi. (TCTC,227)

    Elçiler Uygur Kağanı ile görüşemeden döndüler. 781 yılı Mayıs ayında Çin başkentine vasıl oldular. Çin elçilerinin bu kadar hakarete maruz kalmalarına rağmen, İmparator yüz bin top kumaş ve yüz bin liang ağırlığında altın ve gümüşün Uygur atlarının borcuna karşılık olarak verilmesini emretti.

    Daha sonra bu hadiseyi tamamiyla kapamak için kendi öz kızını gelin olarak Kağan’a gönderecektir. Bilindiği gibi tarihte Çin imparatorunun öz kızı ile evlenmiş yabancı bir hükümdara da az rastlanır.

    786 yılı Uygur-Şato (Çöl) münasebetlerinde bir dönüm noktası teşkil etmektedir. Bu devre kadar Uygurlarla beraber görünen Şatolar, bu tarihlerde Uygurların takip ettikleri mali politikadan şikayetçi olmağa başladılar.

    Diğer taraftan güneyde Tibetliler gittikçe kuvvetlenmekteydi. Şato (Çöl)’lar Uygurlardan şikayetçi olunca Tibetlilere yanaşmayı menfaatlerine uygun buldular. Tibetlilerle Şato (Çöl)’lar birleşerek Beşbalık’ı işgal ettiler.

    Bu arada Beşbalık’ı almak için Uygurların yapmış olduğu teşebbüs müsbet netice vermedi.

    Yalnız Sh’a-to-Tibet başarısı pek uzun sürmedi.

    788-89 seferinde Uygur Başbakanı Shieh Yü-Chia-ssu Beşbalık’ı geri aldı. (Tafsilatı, Ay Tengri’de Kut Bulmuş Külüg Bilge Kağan devrinde anlatılmıştır.)

    787’de Uygur Kağanı Tun Baga Tarkan, Çin sarayına akrabalık ricası ile elçiler gönderdi.

    İmparator’un Shao-huo ve diğerlerinin kırbaçlanması hadisesi dolayısıyla dargınlığı devam ediyordu. Bu ricanın yerine getirilmesi işinin oğulları ve torunları zamanına bırakılmasını söylüyordu.

    Başakanı Li Pi kendisine olumlu nasihatlerde bulundu. O meselede hatalı olanların Shao-hua ve Bögü Kağan olduğunu şimdiki Kağan’ın ise Bögü Kağan’ı öldürerek tahta geçtiğini ve Çin imparatoruna karşı hürmette kusur etmediğini söyleyerek onu ikna etmeğe çalıştı. Ayrıca Tudun ve diğerleri öldürüldüğü zaman Alp Kutlug Bilge Kağan ve adamları Çin elçilerine hakaret etmekle beraber sağ salim geri göndermişti. Uygur Kağanları asilere karşı daima T’ang sülalesi tarafını tutmuştu. Çin adetlerine göre, törenlere iştirak etmişlerdi. İki başşehrin alınışında en büyük amil olan Uygurlar yağmada da ölçülü idiler. Üç gün sonra herşey bitmişti. Bütün bunları tafsilatı ile anlatan Li Pi İmparator’a “Her zaman her türlü şartlarda T’ang’a hizmete hazırız diyen bir kişinin ricasını nasıl kabul etmezsiniz?” dedi. Bütün bunlardan başka Çin’in problemleri halledilmiş değildi. Uygurları darıltmak devlet menfaatlerine uygun olmayacaktı. Sonunda İmparator razı olmak zorunda kaldı.

    Gelin olarak Hsien-an prensesinin gönderilmesine karar verildi. 788 yılı Ağustos ayında Hsi ve Shih-Wei’ler Cheng-wu bölgesini istila etmeğe geldiler. Bir çok insan ve hayvan ele geçirip kaçtılar. Cheng-wu’nun garnizon kumandanı 700 Uygur süvarisini onları takibe gönderdi. Fakat bu mücadelede Uygur elçisi öldürüldü.

    Ekim ayında T’ang sülalesinin evlilik için Prenses göndermesine çok sevinen Alp Kutlug Bilge Kağan, kızkardeşi Prenses Kutlug Bilge, nazırların hanımları ve devlet bakanı başta olmak üzere bin kişiden fazla bir heyeti yeni Hatun olacak Çin Prensesini karşılamağa gönderdi.

    Ayrıca Kağan, İmparatora “Eskiden kardeş gibi idik, şimdi damat oluyorum. Öyle ise yarı oğlunuz sayılırım. Eğer siz Tibet’den şikayet edersiniz, o zaman oğul babasının dertlerini gidermelidir.” diye haber gönderdi.

    Bunu müteakip Uygurlar Tibet elçilerine hakaret ettiler. Ve Tibetle ilişkilerini kestiler. Böylece bu evlilikten Çin lehine olan menfaatler hemen görünmeğe başladı.

    İmparator, elçiler ve Uygur prensesi şerefine ziyafetler verdi. Uygur prensesini bizzat İmparatorun en gözde hanımı misafir etti.

    Elçiler aynı zamanda Uygur isminin Çince yazılışının değiştirilmesini de rica ettiler. Bu istekleri de kabul edildi. Bu hakikaten mühimdi. Çinliler yabancı simleri seslerine uyan kelimelerle yazarlar manaya dikkat etmezler. Bazan çok acaib anlamda isimler meydana gelir. Bu bir Onur meselesidir.

    Uygur elçileri, prenses, evlilik töreni için İmparatorun tayin ettiği Çin elçileri hep birlikte büyük bir merasimle uğurlanarak Çinden ayrıldılar.

    789’da Uygur elçileri Çin’e gelerek Alp Kutlug Bilge Kağan’ın ölümünü haber verdiler.

    NOT: Bu ilgili makale, Mimar Sinan Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Sayın Prof. Dr. Gülçin Çandarlıoğlu’nun Genel Türk Tarihi Ansiklopedisi’nin 2. cildinde yer alan “Uygur Devletleri Tarihi ve Kültürü” adlı makalesinden yararlanılarak yazılmıştır.

Yorum Yazin


sitemap
site ekle