Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Amerikada İç Savaş ve Sonrası

  • 4. İç Savaş ve Sonrası

    ABD, 1861 – 1865 yıllarında kuzey ve güney eyaletleri arasında büyük bir iç savaş ve parçalanma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu savaşın nedenlerinden biri, insancıl duygulardır. Temel insan hak ve özgürlüklerinin savunucusu, eşitlik anlayışının yerleştiği ve bu yönleriyle öteki ülkelere örnek ABD’de zencilerin hala tutsak olarak çalıştırılması, özellikle Abraham Lincoln gibi bir başkanın yönetimi altındaki ülkenin liberal çevrelerinde büyük bir “anakronizm” (tarih yanılgısı) olarak değerlendiriyordu. Ama en az bunun kadar önemli bir başka nedeni zenci köleliğinin ekonomik yönünde yatar. Ekonomisi tarıma ve özellikle pamuk ekimine dayanan güney eyaletlerinde çalıştırılmak üzere, Afrika’dan zenci köleler getirilmişti. Ailelerinden ve yaşadıkları topraklardan zorla koparılıp Amerika’ya getirilen bu Afrika insanları, son derece ağır koşullar altında güneyin geniş pamuk tarlalarında çalıştırılıyorlardı. Ekonomisi büyük ölçüde endüstriye dayanan kuzey eyaletleri ile köleliğin yasaklanmasıyla serbest kalacak ve kuzeye göç edebilecek zencilerle bol ve dolaysıyla ucuz el emeği sağlamayı amaçlıyorlardı.

                Üstelik zenci köleliğiyle, kuzeyin ekonomik çıkarlarına hiç uymayan ilginç bir “ticaret üçgeni” çıkmıştı ve bunun kırılması gerekiyordu. İngiltere, siyasal baskıyla Afrika’dan ABD’nin güney eyaletlerine ucuz zenci tutsak getiriyor ve bunun karşılığında tekstil endüstrisi için gerekli olan pamuğu alıyordu. Şimdi, zenci el emeğinin yanında, kuzey eyaletlerinin gelişen tekstil endüstrisinin bu pamuğa da gereksinimi artmıştı ve bu malın ucuz fiyatla İngiltere ve öteki Avrupa devletlerine satılması işine gelmiyordu. İşte bu düşüncelerle, Lincoln’ün başkanlığı sırasında, kuzey eyaletleri, köleliğe son vermektense birlikten ayrılmayı yeğleyen güney eyaletleriyle savaştılar. 1865’te kuzey eyaletlerinin savaşı kazanmasıyla kölelik yasaklandı ve ABD’de kuzey ve güney olmak üzere iki bölümden kuruldu.

                ABD iç savaş badiresini atlatıp birliğini kurduktan sonra kıtada hızlı genişlemeye ve ekonomik bakımdan görülmemiş bir tempo ile büyümeye başladı. Bunun nedenleri, ABD’nin ekonomik büyüme süreci açısından, öteki ülkelerde bulunmayan avantajlara sahip olmasında aranmalıdır. Bir kere, endüstrileşme için gerekli olan nüfus ve doğal kaynaklar ve bu doğal kaynakları işleyip tüketecek nicelik ve nitelikte nüfus. İkinci olarak Avrupa ve Asya’dakinin aksine, geleneksel toplumun ağır yüklerine, yani düşük üretkenliğine sahip değildi. Eski tipte üretimde bulunan ve yeni teknolojiyle verimliliği düşen fabrikaları yenileştirme zahmeti yerine, en yeni teknolojiyi hemen yerleştirme olanağı, ABD’ye büyük bir üstünlük sağladı. Kısaca, endüstriyel üretkenliği çok yüksekti. Ayrıca, toprak mülkiyetinde feodal bir sisteme de sahip değildi. Üzerinde yüzyıllarca hak talep edilmiş, miras yoluyla bölünerek küçülmüş topraklar yerine, geniş ve rasyonel bir biçimde örgütlenecek ve işlenecek toprakları vardı. Dolaysıyla, yalnız endüstri alanında değil, tarım alanında da üretkenliği çok yüksekti. Son olarak, dört yıl süren İç Savaş, savaş endüstrisini pompalamıştı. Savaşın bitmesi, ABD’de hem üretimi başka alanlara da kaydırabilecek çok sayıda fabrika hem de silah fazlalığı ortaya çıkardı. Bu fabrikaların başka amaçlarla devreye girmesi, silah endüstrisinin canlılığı ekonomik faaliyet ve savaş artığı silahların dış ülkelere (ve bu arada Osmanlı Devletine) ihracının sağladığı lehte ticaret dengesi, endüstriyel gelişmenin çıkış noktaları oldu.

                Böylesine temelden hareket eden ABD, kısa süre içinde ve üç aşamadan geçerek ekonomik olgunluğa erişti:

    (i) Kıtayı boydan boya geçen demiryolunun yapılması ve iç savaşın bitimiyle birleşik bir ulusal pazara sahip oldu.

    (ii) Tekstil endüstrisinden sonra, hızla maden işleyen makinelerde hızlı bir gelişme ortaya çıktı.

    (iii) 1890’lardan sonra ise, elektrik, kimya ve otomobil endüstrileri gelişti. Sonuç olarak 20. yüzyıla girildiğinde ağır sanayi kurulmuştu.

                Sömürgecilik karşıtı büyük bir devrimle kurulan ABD, 10. yüzyılın son on yılı içinde kendisi sömürgeci bir devlet haline gelmeye başladı. Daha 1860’larda Amerikan kartalının “koruyucu gölgesinin” Karayipler’in sıcak ve kuzeyin donmuş sularına yayılması gerektiği yolunda görüşler öne sürülmüşse de, ABD büyük ölçüde iç gelişmeleri yüzünden bu yola gitmedi. Bir kere İç Savaş bütün hızıyla sürüyordu. İkinci olarak, ülkenin ekonomik bütünlüğü de sağlanmamış ve kıtanın iki ucunu birbirine bağlayan demiryolu yapımı bitmemişti. Ayrıca hızla endüstrileşmenin yarattığı sorunlar çözüm bekliyordu. Dolayısıyla, 1867’de Rusya’dan Alaska’nın satın alınması dışında sömürge kazancı olmadı. Ancak 19. yüzyılın son yıllarında, büyük ölçüde iç ekonomik durum, ABD’yi büyük ölçüde sınırlarının ötesinde genişlemeye itti. Dönemsel ekonomik depresyon, sermaye üzerinde baskı yapan endüstri işçisinin ortaya çıkışı ve hükümetin denetimi dışındaki büyük tekelci şirketler, sömürge faaliyetlerini teşvik ettiler. Ülke bu durumdayken, Küba’da İspanya yönetimine karşı ayaklanma çıkması işi kolaylaştırdı. Önceleri yalnız maddi destek sağlanmasına rağmen, giderek İspanya’nın Amerika’dan atılması görüşü güç kazandı. Ayrıca, 1880’lerde kurulmuş donanma da görev beklemekteydi. 1898 yılında başlayan savaşta, hem Pasifik hem de Karayipler’de İspanya donanması yenilgiye uğratılarak, yöredeki etkisi tümüyle ortadan kaldırıldı. Filipinler (1946’da bağımsız oldu), Guam Adası (ABD’ye bağlandı) Porto Rico (özel statü ile ABD’ye bağlandı) ve Hawai (Eisenhower döneminde 50. federe devlet olarak birliğe katıldı) topraklarını eline geçirerek ve ilerde görüleceği gibi Latin Amerika ülkeleri üzerinde büyük ekonomik ve siyasal nüfuz kurarak, denizaşırı ülkelere sahip bir sömürgeci devlet durumuna geldi.

    Not: Bu ilgili makale Oral Sander’in “Siyasi Tarih ilkçağlardan 1918’e” adlı eserinden yararlanıp yazılmıştır.
    Kitabı, İmge Kitabevi Yayınları’ndan temin edebilirsiniz.


    Siyasi Tarih’in Tüm Konuları İçin Yukarıdaki Siyasi Tarih  Sayfasına Bakmanızı Öneriyoruz.

Yorum Yazin


sitemap
site ekle