Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Attila’nın Defnedilmesi

  • Attila’nın Defnedilmesi

    Attila’nın ölümünden sonra, yıllardan beri bir kenara itilen ve ikinci sınıf işler gören Hunlar ön sıraya çıktılar. Cenaze törenleri, oğullarının ve Hun ileri gelenlerinin ortaya çıkmasına fırsat verdi ve matem büyük hükümdara lâyık bir tarzda gerçekleşti. Tören, bütün bölümleri ile Asyaî idi. Erkekler, âdetlerine uyarak saçlarını kestiler, yüzlerini derin yaralarla çirkinleştirdiler. Bu suretle şöhretli kahramanı yalnız kadınların gözyaşlarıyla değil, erkeklerin kanlarıyla da suladılar. Bu tarzdaki törenlere İç Asya’daki kavimler arasında rastlanmıştır. “Kağanın naaşını, ordugâhın ortasına konan ipek bir çadırda tabuta yerleştirdiler; bunun etrafında görülmeğe değer törenler yapıldı. Hunların en seçkin atlıları bunun etrafında dolandılar. Bu esnada ölünün icraatı, yası yöneten yaşlılar tarafından dile getirildi”. “Muncuk’un oğlu, Büyük Kağan Attila, bütün kahraman kavimlerin hâkimi, Sen tek başına daha önce hiç kimsenin yapamadığı tarzda Hunların ve Cermenlerin ülkesinde hüküm sürdün, Sen iki imparatorluğu korku içinde bıraktın, onların şehirlerini zaptettin. Onların hepsi senin kölen olmadan önce onların yalvarışlarına acıdın ve onlardan yıllık vergi aldın! Sen bütün bunları başarı ile tamamladıktan sonra arkanda acı yaralar bırakmadın ve adamlarının kininden uzak kaldın! Halkına himaye sağladın! Arkanda hiç acısı olmayan neşeli dostlar bıraktın! Bunu kim ölüme lâyık bulur, hiç kimse intikam düşünür mü? ”. “Matem türküleri söyledikten sonra mezarın üzerinde bir toy düzenlediler, büyük içki âlemi yaptılar. Bir abartmadan diğerine geçerek matem ve şenlik birbirini kovaladı. Geceleyin naaşını gizlice toprağa verdiler. Naaşı önce altın, sonra gümüş ve ardından da demir bir tabuta koydular. Bu suretle bu üç sağlam maddenin kudretli hükümdar ile sembolleştiğini düşündüler. Demir yenik kavimlerden, altın ve gümüş de her iki İmparatorluktan kazanılmıştı. Muharebelerde düşmandan elde edilen silâhlar, kıymetli taşlarla süslü at takımları ve hükümdarlık alâmetleri

     onunla beraber gömüldü ve bunlar onun sarayının süsleri idiler. Büyük hazineyi insanların hırsından uzak tutmak maksadıyla mezar kazıcılarını menfur bir tarzda öldürdüler: onların hepsi acımasızca öldürüldü”.

    Yukarıdaki tasvir, Attila’nın ölümünden yüzyıl sonra kaleme alınan Got tarihçisi Jordanes’in eserinde muhafaza edilmiştir, fakat bu metnin Priskos’un kaybolan eserinden nakil olduğu anlaşılıyor. Burada anlatılan defin merasimi, Çin kaynaklarında nakledilen Doğu Türklerinin defin merasimine çok benzer. Jordanes’in tasvirinde Yunancayı iyi bilmemesi neticesinde meydana gelen karanlık yerler vardır. Bundan başka, Avrasya isteplerinde bugüne kadar metal bir tabuta da rastlanmamıştır. Attila’nın defni ile ilgili diğer tasvirler de, sonraki yazarların yanlış anlamaları mahsulüdür. Belki Büyük İskender’in tabutu hariç, dünya üzerinde Attila’nın kabri kadar büyük ilgi uyandıran başka bir kabir yoktur. Attila’nın tabutunun bir ırmak yatağında defnedildiği kaydı, ayrıca üç ayrı tabut hikâyesi de bir yanlış tefsir ürünüdür. Bununla beraber, Karpatlar havzasında Attila’nın mezarının aranmadığı hemen hemen bir yer kalmamıştır. Attila’nın naaşının bir ırmağın akışının değiştirilerek (ilk sırada Tisa’nın) ırmak yatağında gömüldüğü hakkındaki şayialar da doğru görünmüyor. Zira, yine Jordanes’de 410’da Vizigot kralı Alarik’in naaşının Güney İtalya’da daha önce yatağı değiştirilen Busentus ırmağına defnedildiği ve bu işte çalışanların daha sonra öldürülmüş olduklarını okuyoruz. Jordanes’in eserinden kaynaklanan bir masal veya efsane olan bu kaydın, sonradan nasılsa bir yanlış anlama neticesinde Attila’ya maledildiği meydana çıkmıştır. Çünkü, o devrin teknik imkânları düşünüldüğünde kısa bir zamanda bir ırmağın yatağının değiştirilmesinin imkânsız olduğu açıktır. 

    Not: Bu ilgili makale, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Öğretim Görevilisi sayın Prof. Dr. Şerif Baştav’ın Türk Tarihi Ansiklopedisi’nin 1. Cildinde yer alan “Avrupa Hunları” adlı makalesinden derlenmiştir.

  1. #1 atilla gençten
    Ocak 21st, 2012 at 01:14

    ALLAH ın kırbacı demişler tarihin büyük kumandanına, zamanı geldiginde büyük Türk imparatorlugu kurulacaktır.

    Cevap Yaz.Post Reply
Yorum Yazin


sitemap
site ekle