Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Avrupa Hunlarının Karpatlar’a Yerleşmeleri

  • Avrupa Hunlarının Karpatlar’a Yerleşmeleri

    Hun ilerlemesi ve özellikle Hun hâkimiyetinin başlamasının ardından, Karadeniz’e ve Aşağı Tuna havzasına gelerek kavimler ve kültür unsurları Tuna ve Tisa bölgesinde yerleşir. Tarihî ve arkeolojik kaynakların bildirdiğine göre, bunların yeni merkezi Pannonia idi. Bunlar önce Tisa’nın sağ sahilinde ve ardından da Banat’da yerleştiler. Başlangıçta aşağı Tuna ve Pontus kavimlerinin önünde üç bölge serbest kalabilmiştir. Bunlar: 1) Gepidia, Tisa’nın bu tarafının kuzeyinde bulunan Szamos ile Ér ırmakları vadileri 2) Tuna ve Tisa arası ile Banat’ın bir kısmını oluşturan Sarmatia 3) Suavia, yani Quadların bir zamanki arazisi; daha sonraki yıllarda Hunların ilerlemeleri sürdüğünden diğer bölgelerden el sanatları yayılmağa başlıyor. Fakat Tisa’nın doğusunda bu “Barbar – Roma” sanat tesiri hiç görülmüyor. Körös ırmağının kuzeyinde yerleşen Gepidlerle bu ırmağın güneyine giren Hunlar arasında çok az görülür. Bu olaylardan anlaşıldığına göre başlangıçta Hunlar, Tisa’yı batı hudutları olarak görmüşlerdir.

    Hunların Yerleşme Sahası

    Hun merkezinin bulunduğu ve bunun içinde de Hun ordugâhının kurulduğu Tisa’nın doğusu ve Körös ırmağı ile birleştiği bölgede hiçbir mezar ve muharip defin yeri bilinmez. Bu bölgede kayda değer biricik buluntu Mezöberény mezarıdır ve Mezöberény mezarı, Hun ordugâhı bölgesinden bugüne kadar meydana çıkan yegane buluntudur. Bu mezarda küçük kibar bir kız defnedilmiş ve ayaklarında altın ayakkabı tokaları bulunmuştur. Bu küçük kızın Hun olduğu, Kerson bölgesinde ele geçirilen Hun mezarı ile olan benzerliğinden anlaşılmaktadır. Zira, orada gömülü bulunan genç hanım da, Mezöberény’dekinin genç kardeşi olacak kadar eşya birbirine benzemektedir. Fakat, hemen hemen aynı zamana rastlayan bu iki buluntu malzemesi ve imal yeri henüz gereği kadar tanınmamaktadır. Şekilleri ve süsleri gözönünde bulundurulduğunda, bunların Orta Asya menşeli oldukları kabul edilebilir. Bugüne kadar yapılan arkeolojik araştırmalar, her şeyden önce Hun hareketinin isitakametini, imparatorluğun yayılış sahasını, askerî üsleri, aristokratların yaşadıkları yerleri, prenslerin hareketlerini göstermekte ve bir dereceye kadar da tarihî olaylara ve toplum bünyesine işaret etmektedir. Bir genel Hun sanat tarihi ve toplu bir bilgi vermek için bir çoğu tesadüfen ortaya çıkan ve genellikle kurban kazanlarından oluşan bu dağınık eserler yeterli değildir. Doğu sanatının Hunlar üzerindeki etkileri ve Hunlar tarafından serbest bırakılan Cermen prenslerinin alâmet ve sembolleri üzerindeki araştırmalar, tarih ve kültür tarihinin gelecekteki konusudur. 

    Not: Bu ilgili makale, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Öğretim Görevilisi sayın Prof. Dr. Şerif Baştav’ın Türk Tarihi Ansiklopedisi’nin 1. Cildinde yer alan “Avrupa Hunları” adlı makalesinden derlenmiştir.

Yorum Yazin


sitemap
site ekle