Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Ay Tengride Kut Bulmış Alp Külüg Bilge Kağan Devri

  • Ay Tengride Kut Bulmış Alp Külüg Bilge KağanDevri (832-839)

    832’de Ay Tengride Kut Bulmış Bilge Kağan öldürülünce yerine Hu Tegin Kağan oldu. Kağanlık unvanı, Ay Tengride Kut Bulmış Alp Külüg Bilge Kağandır. Bu Kağan’ın ismi enteresandır. Hu kelimesiyle Çinliler bütün barbarları ifade ederlerdi. Bu devirde ise daha ziyade Soğdlular için kullanılmıştır. Bu aklımıza hemen şu suali getirmektedir. Eski Kağan’ın yeğeni olan Hu Tegin bir Soğdlu olabilirmiydi? Bu üzerinde durulacak önemli bir meseledir. Bu mevzuda bize ışık tutacak şu bilgilere sahibiz. Uygur başkentinde bu sırada pek çok Soğdlu vardı. Uygurların Soğdlulardan kız alıp vermeleri ihtimal dışında değildir.
    832’de Uygur elçileri Çin sarayına gidip Ay Tengride Kut Bulmış Bilge Kağan’ın ölümünü haber verdiler. Çin sarayında üç günlük matem ilan edildi. Yüksek dereceli memurlar baş sağlığı dileğinde bulundular.
    833’de Çin İmparatoru yeni Kağan’a tebrik için elçiler gönderdi.
    Yalnız TCTC, 244’de mevcut olan kayıtdan öğrendiğimize göre; 833 senesi Haziran ayında Ho-tun garnizon kumandanlığına becerikli ve kurnaz bir general olan Li Tsai-i tayin edildi. Eskiden Uygurlar muhtelif vesilelerle Çin’e gelirken geçtikleri yerleri yağmalıyorlardı. Vali ve kaymakamlar konuşmaya cesaret edemiyorlardı.
    Tsai-i oraya gidip idareye başlayınca, Uygurlar elçi olarak hediyelerle Li Ch’ang’ı Çin’e gönderdiler. Görüştükleri zaman Çinli kumandan onunla tehditkar bir şekilde konuştu. Kağan ile Çin imparatorunun akrabalık münasebetleri vardı. Bu sebeble Kağan, elçiyi kötü işler için değil, dostluk münasebeti için göndermişti. Çin kanunlarını ihlal etmesi kendi aleyhinde olacaktı.
    TFYK, 965’de Çin İmparatorunun 833 senesi Nisan ayında çıkarmış olduğu bir fermana rastlıyoruz.
    Fermandan açık olarak öğrendiğimize göre, Çinliler dünyayı kendilerinin idare ettiğini iddia ediyorlar. Çin İmparatorluğu en kuvvetli, bütün diğer devletler ona bağlı, yabancı hükümdarların hepsi Çin İmparatoru tarafından tayin ediliyor, vs.
    Bundan başka İmparator bu fermanda Hu Tegin’i pek fazla öğretmektedir. Onun için doğru sözlü, kudretli, kabiliyetli, samimi, zeki, cesur, tecrübeli, uzağı iyi gören sıfatlarını kullanmaktadır. Uygur-Çin dostluğuna çok dikkat ettiğini, hürmette ve hizmette hiç kusur etmediğini anlatmakta, böyle bir insanın en büyük mükafata layık olduğunu söylemektedir.
    Acaba hakikaten mükafata layık mı idi? Biz hiç de böyle düşünmüyoruz. Bizim anladığımız anlamda Çinlilerin çok memnun kaldıkları bir kişi Türklük için faydalı şeyler yapmış olamazdı. Yapmış olsaydı, zaten Çinliler beğenmezlerdi. O zaman Çin’e akınlar yapılır, yağmalar olurdu. Onlar da hemen zalim, gaddar sıfatlarını ekleyiverirlerdi.
    835 senesi Haziran ayında Uygur elçileri T’ai-ho prensesini hediyeleri ve at üzerinde giderken ok atmada maharetli olan 7 kadın ve iki çocuğu da birlikte Çin sarayına götürdüler. Böylece Türk çocuklarının ve kadınlarının süvarilik ve okçuluktaki maharetlerinin bir delilini daha bulmuş oluyoruz.
    Yalnız TFYK, 996’da mevcut kayıttan öğrendiğimize göre; 836 senesinde İmparator Wen-tsung yabancılarla daha iyi anlaşabilmek maksadı ile sınır bölgelerinde yabancı dil öğrenen ve öğreten memurluklar kurulmasını emretti. Bu hareket dış görünüş itibarıyla yabancı ülkelerle ticari, kültürel, politik münasebetler sırasında dil ayrılığının ortaya çıkardığı güçlükleri hafifletmek içindi. Aslında ise Çinlilerin, Çinlileştirme politikasının ayrı bir safhası; Çin dilini konuşmağa mecbur etme meselesidir.
    839 senesinde Kağan’ın nazırları olan An Yün-ho ve Ch’ai-tsao Tegin Kağan’ın kuvvetini gasbetmek istediler. Hu Tegin bunu meydana çıkardı. Onları öldürdü.
    O sırada bir miktar asker ile dışarıda olan diğer bir Uygur nazırı Kürebir bu olaya çok kızdığı için bazı Şato (Çöl)’larla birlikte Kağan’a hucum ederek zorluk çıkardı, neticede Kağan öldü. Bazılarına göre, Kürebir tarafından öldürülmüş, bazılarına göre intihar etmiştir.
    -
    NOT: Bu ilgili makale, Mimar Sinan Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Sayın Prof. Dr. Gülçin Çandarlıoğlu’nun Genel Türk Tarihi Ansiklopedisi’nin 2. cildinde yer alan “Uygur Devletleri Tarihi ve Kültürü” adlı makalesinden yararlanılarak yazılmıştır.
Yorum Yazin


sitemap
site ekle