Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Basmıllar Boyu

  • Basmıllar

    Basmılların Çince transkripsiyonu Pa-hsi-mi’dir. Yaşadıkları toprakların bir diğer adı Pi-la Ülkesi idi. 603 yılı dolaylarında bildirilen Töles boyları arasında gösterilmezler. Buna rağmen yine de Suei hanedanı devrinde (581-617) Turfan’ın kuzeyi, Baykal Gölü’nün güneyi Kırgızların güneydoğusunda dağınık halde yaşadıkları ifade edilmişti. Tun-huang’a 9 bin li (yaklaşık 4500 km) mesafede oldukları da vurgulanmıştır. O sıralarda hane sayıları iki binden fazla idi.
    Çin ile ancak 649 yılında ilk siyasi temaslarını kurabildiler. Herhalde bundan önce Sir Tarduşlara bağlı idiler. Bulundukları yere göre bu karara varabiliyoruz. Bu esnada başlarında Tou-mao Tarkan Fei-lo-ch’a bulunuyordu. Ondan da önce Göktürk kağanlığına tâbi olarak yaşıyorlardı. Bilge Kağan yirmi yaşında iken yani 703 yılında Basmılların üzerine bir sefer düzenlediğini bildirmektedir. Basmılların reisi Iduk Kut, vergisini ödememiş, bunun üzerine Bilge onları yenip yeniden devlete olan yükümlülüklerini yerine getirmelerini sağlamıştı.
    Enteresan olan bir başka nokta Çin kaynaklarının 742 yılına kadar bir daha adlarından bahsetmemeleridir. Bu durum fazla askeri güce sahip olmadıkları ve Çin’e nazaran uzakta bulundukları sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Söz konusu yılda iyice kuvvetlenmişlerdi ki, bu yüzden Uygurlar ile ittifak yaparak Göktürk kağanı Ozmış’ı öldürdüler. Bundan sonra onların reisi A-shih-na Ho-la Bilge Kağan oldu. Yardım talebinde bulunmak için Çin’e elçi gönderip teşekkür etti. Karşılığında Çin imparatoru Hsüan-tsung ona mor sivil elbise, altın süslerle işlemeli kemer ve balık heybesi sundu. Ancak, aradan üç sene geçmeden Karluklar ve Uygurlar tarafından mağlup edildi. Yenilgiden sonra Turfan’a kaçan Basmıl reisi sonra Çin başkenti Ch’ang-an’a sığındı. T’ang hanedanı imparatoru ona sol muhafızları generalliği unvanını tevcih etti. Geride kalan insanları ise Uygur Kağanlığı’na tâbi oldu.
    Basmılların adı Şine Usu Yazıtı’nda da beş yerde taşa kazınmıştır. 747’de Uygurların kağanı olan Bayan Çor (Mo-yen Ch’o), diğer unvanı Tengride Bolmış İl-etmiş Bilge Kağan kuzeydeki ve batıdaki kavimlerle savaşırken, Basmıllar düşman olup onun merkezine doğru hareket etmişler, kağan onları ilk etapta durduramamıştı.
    Çünkü, o sırada Karluk ve Türgişlerle savaşıyordu. Daha sonra muhtemelen 9. ayda mağlup etmiştir. Bundan sonra ikinci kez onlarla savaşan Bayan Çor, güçlerini tamamen azaltmıştır.
    Basmılların adı XI. yüzyılda yeniden tarih sahnesinde görülmektedir. Özellikle Doğu Karahanlılar zamanında iki defa adlarından bahsedilir. Adı açıklanmayan Doğu Karahanlı hükümdarı Basmıl ve Çomullar üzerine sefer düzenleyip onları mağlup etmiştir.
    Yine Kaşgarlının zikrettiği ikinci Basmıl seferi yine aynı asrın ikinci yarısında Müslümanların yardım çağrısı üzerine Karahanlı ileri gelenlerinden Arslan Tegin tarafından kırk bin kişilik ordu ile önce İli ırmağını arkasından Yamar (Emil) ırmağını geçerek Yabaku reislerinden Büge Budraç kumandasındaki yedi yüzbin gayrimüslim askere karşı tertiplenmiştir. Yedi yüzbin sayısı abartılı olmalıdır. Fakat, neticede Arslan Tegin, Yabaku ve Basmıllara karşı büyük bir zafer kazanmıştır.100 Yine aynı asırda Çin’in kuzey batısındaki Ordos-Alaşan bölgesinde Basmıl boyunun adı geçmektedir.
    Basmıllar sağlam yapılı sağlıklı enerjik insanlar idi. Ayrıca cesur oldukları vurgulanmıştır. Avcılık ve nişancılıkta çok usta idiler. Ülkeleri çok karlı olduğu için tahtadan at yaparlar, karların üzerinde hızla kayarak geyikleri takip ederlerdi. Onun elbisesi zırha (kalkan) benzer ve başı yüksektir; altına at derisinden kıl elbise (parça) koyarlar (yapıştırırlar); karın üzerine koyarlar. ağaç ayakkabı gibi ayaklarının altına bağlarlardı.
    Eğer bayır aşağı ise üzerinde ilerleyerek geyikleri takip ederler, şayet düz arazide ise geyiğe doğru sopaların yardımıyla ilerlerler; aynı kayık gibi, yokuş yukarı ise elleri ile tırmanırlardı. Her avda yakalanan geyikler eve götürülüp yenilir. Sonra yerlerini değiştirirler. Başka bir yere göç ederler. Huş (kayın) ağacının kabuklarından yapılmış evlerde otururlar. Kocalar saçlarını keserler ve kayın ağacı kabuğundan şapka yaparlardı.

    NOT: Ahmet Yesevî Üniversitesi, Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Sayın Prof. Dr. Ahmet Taşağıl’ın Genel Türk Tarihi Ansiklopedisi’nin 2. cildinde yer alan “İslam Öncesi Devrede Orta Asya’da Yaşayan Türk Boyları” adlı makalesinden yararlanılarak yazılmıştır.

Yorum Yazin


sitemap
site ekle