Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Eski Türklerde Giyim ve Süs Eşyaları

  • Eski Türklerde Giyim ve Süs Eşyaları

    Eski Türklerde elbiseye “ton” (don) veya “kedüm/kedgü” denmekteydi. Elbise, günümüzde olduğu gibi eskiden de “dış elbise” ve “iç elbise” şeklinde ikiye ayrılmaktaydı. Dış elbiseye “taş (dış) ton”, iç elbiseye de “iç ton” denmekteydi. Elbiseler, günümüzde olduğu gibi eskiden de ütülenerek giyilmekteydi.

    Kurganlarda çıkan elbiselere, kaya resimlerine ve heykellere bakılırsa, Türklerin kıyafeti bugünkü medenî kıyafete çok yakındı. Kadınların ve erkeklerin kıyafetleri de birbirinden pek ayrılmıyordu. Diyebiliriz ki, Türk erkeği ne giyiyorsa Türk kadını da aynı elbiseyi giymekteydi. Yalnız kadınların elbiselerinin etekleri, erkeklerin elbiselerinin eteklerine göre daha uzun olmaktaydı.

    Eski Türk toplumunda, başlık olarak çeşitli börkler giyilmekteydi. Börk, Türkçe “börümek” (örtmek, kapatma) kelimesinden türemiş (börük=börk) bir isimdir. Kaşgarlı’nın bize bildirdiğine göre en çok giyilen börk, “kuturma börk”, “sukarlaç börk” ve “kadıglıg börk” idi. Özellikle “sukarlaç börkler” (sivri börkler) Saka Türklerinden beri bütün Türk topluluklarında görülmekteydi. Türklerin ayrıca, tiftikten yapılmış beyaz renkte ve sarık biçiminde börkleri de vardı. “Kıymaç börk” adı verilen bu başlıkları en çok Çiğil Türkleri giymekteydiler. Öte yandan eski Türk kadınları börkten başka “bürüncük” adıyla anılan bir baş örtüsü kullanmaktaydılar. Bu kelime Türkçe “bürünmek” (örtünmek) fiilinin köküne “-çük” küçültme ekinin getirilmesiyle (bürün-çük) yapılmış bir isimdir.

    Vücudun üst kısmına bugünkü söylenişi ile gömlekler (gönglek) giyilmekteydi. Bunu deri ve kumaştan yapılmış pantolonlar tamamlamaktaydı. Ayrıca, kış aylarında soğuktan korunmak için dizlere çorap gibi bir “dizlik” (yişim) geçirilmekteydi.

    Ayaklara ise, önce çorap (uçuk), sonra uzun veya kısa konçlu çizmeler (etük, oyuk) giyilmekteydi. Bu çizmeler genellikle keçeden yapılmaktaydı. Ayrıca Türklerin hayvan derisinden yapılmış “başmak” (pabuç) ve “çaruk” (çarık) gibi daha başka ayakkabıları vardı. Bunlardan özellikle çarık çok kullanılmaktaydı. Türklerin kendilerine has bir çarıkları vardı ki, buna “izlik” denmekteydi.

    Elbisenin üzerine de etekleri dizlere kadar uzanan kaftanlar (yalma/yelme, çekrek) alınmaktaydı. Bu uzun kaftanlara Orhun bölgesindeki Göktürklerden kalma heykellerin istisnasız hepsinde rast gelinmektedir. Kaftanlar genellikle belde kemerler (kur, kadış: kayış, bilbağı: bel bağı) veya kuşaklarla (kurşak) sıkılmaktaydı. Meselâ, Tüekta kurganında ortaya çıkarılmış olan bir prens (tigin) cesedine kırmızı, yeşil ve sarı renklerde üç çeşit elbise giydirilmiş olup, bu elbiseler belde bir kuşak ile bağlanmış durumdadır. Ayrıca, havanın soğuk ve yağmurlu olma durumlarına göre, elbiselerin üzerine kürkten paltolar (partu) veya yağmurluklar (yaku kedüt, yalma, yelme) da alınmaktaydı. Bir de kepenek (yaptaç) vardı ki, bunu genellikle çobanlar kullanmaktaydı.

    Öte yandan, kış aylarında ellere günümüzde olduğu gibi eldiven (eliglik) takılmaktaydı. Burun temizlemek için de mendil (ulatu) taşınmaktaydı. El silmek için ise, zamanımızda olduğu gibi havlu (suvluk) kullanılmaktaydı.

    Türklerde genellikle her aile, ihtiyacı olan kumaşı kendisi dokumakta, elbisesini ve ayakkabısını da kendisi dikmekteydi. Afanesyovo (M.Ö. 3000-1700) ve Andronovo (M.Ö. 1700-1200) kültürlerinden günümüze dikiş malzemesi olarak kemik iğneler ve bakır bizler kalmıştır. Ayrıca eski Türklerde giyim kuşam işleriyle meşgul olan çeşitli meslek grupları vardı. Meselâ dikiş dikmeyi meslek edinenlere “yiçi” (terzi), “börk” yapanlara “börkçi”, ayakkabı ve çizme dikenlere de “etükçi” denmekteydi. Bundan başka deri tabaklama (erükleme) da meslek sayılmaktaydı.

    Eski Türk kurganlarından özellikle kadınların kullandığı çeşitli süs ve süslenme eşyaları meydana çıkarılmıştır. Bunlar küpe, gerdanlık (boğmak), bilezik, boncuk, inci, tarak (targak) ve ayna (gözüngü) gibi çeşitli süs ve süslenme eşyaları idi. Bu süs eşyalarının bir kısmı Türk kültürünün eserleri değildi. Bunlar şüphesiz akınlarda komşu kavimlerden ganimet olarak alınmış eşyalardı.

    Eski Türk kadınları, zamanımızda olduğu gibi yanaklarına kırmızı boya (enğlik) sürerek süslenmekteydiler. Ayrıca onlar, keçi kılından zülüf yaparak (önğik), başlarına takmaktaydılar.

    Eski Türklerde Giyim ve Süs Eşyaları İle İlgili Sözlük

    • Kedüm, Kedgü: Elbise
    • Yiçi: Terzi
    • Etükçi: Ayakkabıcı
    • Boğmak: Gerdanlık
    • Targak: Tarak
    • Gözüngü: Ayna
    • Enğlik: Kırmızı boya
    • Eliglik: Eldiven
    • Suvluk: Havlu
    • Ulatu: Mendil
    • İzlik: Türklere has çarıklara verilen isim.

    -
    NOT: Bu ilgili makale, Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Sayın Prof. Dr. Salim Koca’nın “Eski Türklerde Sosyal ve Ekonomik Hayat” adlı makalesinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

Yorum Yazin


sitemap
site ekle