1848 devrimleri ve ulusçuluk

Logo Background RSS

» 1848 devrimleri ve ulusçuluk

  • Avrupa’da 1848 Devrimlerinde Ulusçuluk
    Yazar Tarih Kasım 16th, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    a. Ulusçuluk

    19. yüzyılı önceki yüzyıllardan ayıran temel öğelerden biri de ulusçuluktur. 19. yüzyıla kadar Avrupa, feodal bir temel üzerinde bir araya gelmiş birçok siyasal birimden oluşmaktaydı. 19. yüzyılda ise, bu küçük siyasal birimleri bir araya getirmekte ve büyük imparatorluklar içinde yaşayan ulusların bağımsızlıklarını sağlamakta, endüstrileşme ve liberalizmin yanında önemli bir payı olan ulusçuluk akımı kendini güçlü bir biçimde duyurmuştur.

    Ulusçuluğa, tüm öğelerini bir araya getiren bir tanım vermek oldukça zordur. Ancak mutlaka bir tanım vermek gerekirse, şu söylenebilir: Ulusçuluk, yönetimsel bir birime sahip olmak isteyen herhangi bir coğrafi grubun, bağımsız tek bir devlet kurma hakkıdır. Dolaysıyla, bir ulusun, sınıftan farklı olarak, ekonomik olmayan bir tanımı vardır. Bir dayanışma duygusuna sahip coğrafi bir gruptur. Bu dayanışma duygusu, ortak bir dilden, ortak bir geçmişten, ortak bir kültürden ya da ortak çıkar ve tehlikeden doğmuş olabilir. Ancak bu dayanışma duyusu ulus varlığının temelidir.

    Süreklilik ve değişiklik getiren güçlerin çatışması, 1830 devrimlerinden sonra, Avrupa’da yeni bir dizi ayaklanmalara yol açtı. Liberal akım, 1848 ayaklanmaları içinde kendisini duyurmuşsa da, İtalya’da, Almanya’da, Avusturya’da ve Macaristan’daki ayaklanmalar, yabancı yönetici ve Avusturya Başbakanı Metternich’in sindirme politikasına karşı, ulusçu nitelikte hareketlerdi. İsviçre, Belçika, İngiltere ve Fransa’da ise, orta sınıf hükümetlerinin yetersizliğine karşı toplumsal ve demokratik reformlar biçiminde ortaya çıktı. Hatta, başarısı kısa süreli de olsa, Fransa’da 1848 Devrimi’nin, 1830’dakinden çok daha belirgin bir biçimde, Büyük 1789 Devrimi’nin ilkelerini sağlamlaştırdığını söylemek olanaklıdır. (Devamini Oku)


sitemap