almanya milli birliğinin sonuçları

Logo Background RSS

» almanya milli birliğinin sonuçları

  • Alman Ulusal Birliğinin Sonuçları
    Yazar Tarih Aralık 23rd, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Alman Ulusal Birliğinin Sonuçları

    a. Almanya Açısından

                Almanya, ulusal birliğini kurduktan sonra, ekonomik gelişmesini liberal bir ekonomi anlayışıyla yürütmüş değildir. Ulusal birliği kurulduktan sonra ulusal ortak bir pazara da sahip olan Almanya’da ülkeyi tam bir demir elle yönetmiş bulunan Bismarck’ın anlayışına göre, ekonomik faaliyetin amacı, ulusal refahı artırmaktı. Ulusal güçlerin bunu gerçekleştiremediği alan ve durumlarda, merkezi hükümet işin içine girmeliydi.

                İşin aslına bakılırsa, Alman ulusal birliğinin kurulmaya çalışıldığı dönemde Kral ile Parlamento arasına bir çatışma başlamıştı. I. Dünya Savaşı’na kadar yürürlükte kalacak olan 1851 Anayasası’nın sonucu olarak, Prusya Meclisi’ndeki güç dengesi, yeni gelişmekte olan büyük burjuvazide değil, ekonomik etkinliği endüstri devrimiyle yok olmaya başlayan orta sınıfın elindeydi. Bu orta sınıf İngiltere’den esinlenen liberal akımın etkisindeydi. Bu yüzden büyük çoğunluğu liberal görüşlü olan meclisin, bir de maliyeyi denetleme yetkisi vardı. İngiliz anayasa sisteminin tarihini incelemiş olan liberal meclis önderleri, maliye üzerindeki bu etkinlikleriyle, yürütme organını da denetleyebileceklerine inanmaktaydılar. Almanya’da öteden beri etkili olan siyasal güç olan büyük toprak sahiplerinin (Junkerler) ve büyük burjuvazinin desteğini alan Bismarck’ın, Alman, ulusal birliğini kurmanın yanında bir başka görevi de vardı: Bu çabalarına liberal orta sınıfı susturmak. Bismarck her iki görevi de başarmış ve Almanya, merkezi bir biçimde planlanan ve milliyetçi bir anlayışla yürütülen ekonomik bir kalkınma içine girmiştir.

                Alman endüstrisi 1871–1914 yılları arasında sürekli bir biçimde ve hızla büyüdü. Bismarck’ın otokratik yönetimi pahasına, bu büyüme özellikle demir ve çelik üretiminde dikkati çekecek bir duruma geldi. Öyle ki, 1914 yılında, yani I. Dünya Savaşı’na gelindiğinde, bu iki temel endüstri maddesinin üretiminde, ABD’den sonra dünyada ikinci sırayı aldı. (Devamini Oku)


sitemap