Logo Background RSS

» II. viyana kuşatması sebepleri

  • II. Viyana Kuşatması
    Yazar Tarih Ağustos 9th, 2011 | 2 Yorum var2 Yorum Yorum var

    (vi) Viyana Kuşatması (1683):

    Sadrazam Kara Mustafa Paşa, bir “fatih” olarak dünyaya ün salmak hülyasında olan çok ihtiraslı bir adamdı. Bağnaz bir Hıristiyan düşmanı olarak, I. Bayezıt’in tehdidini yenilediği, yani bir gün Roma’nın St. Peter meydanında atla dolaşacağını söylediği rivayet edilir. Viyana’yı ele geçirdikten sonra Ren’e doğru yürüyüp Fransa Kralı 14. Louis ile savaşacağını da söylemekteydi. Ama ne var ki, bir askeri komutan olarak yetenekleri çok sınırlıydı.

                1680’lerle birlikte, Katolik yönetiminden memnun olmayan Protestan Macarlar ayaklanmaya başladılar imparatora karşı bir iki başarıdan sonra padişahtan yardım istediler. Ayrıca, Fransa’ya da yardım için başvurmuşlardı. 14. Louis yardım vaat ederken, İstanbul’daki elçisi aracılığıyla, bir Osmanlı-Habsburg savaşında yansız kalacağını da belirterek, Osmanlıların son Viyana kuşatmasını tahrik etmiş oluyordu. Edirne’de 1683 ilkbaharında büyük bir ordu topladı. Bu, eski Osmanlı geleneklerine uygun olarak, din uğruna Hıristiyan Avrupa’ya karşı girişilen son büyük Müslüman seferidir.

                Kara Mustafa Paşa’nın en önemli eksikliği, tıpkı Sultan Süleyman’ın 1529’da yaptığı gibi, ağır toplarını getirmemiş olmasıydı. Sadrazam daha çok Türklerin gerçekten çok üstün oldukları mayıncılığa, tünel kazarak patlayıcıyla surların devirmeye güveniyordu. Önce, kenti ablukaya alarak yardım gelmesini önlemeye çalıştı sonra siper kazma işine girişildi. Kale altında patlayan mayınların surlarda açtığı deliklerden bir iki kez kente girmek mümkün olduysa da bu girişimler püskürtüldü. Tam bu sırada Polonya birliklerinin kentin yakınlarına geldiği görüldü. Polonya Kralı Jan Sobieski kente hâkim olan bir tepede (Kahlenberg tepesi) karargâhını kurdu. Bu tepenin Osmanlılar tarafından korunmamış olması, Kara Mustafa Paşa’nın bir başka hatasıdır. Kentin kuşatılmasıyla meşgul bulunulduğundan, Polonya birliklerine karşı önlem alınmamıştı. Üstelik Sobieski’nin geldiği görülmüş olmasına rağmen kuvvetin bir kısmı bu yeni düşmanla uğraşmak için ayrılmadı. Kahlenberg tepesini eline geçirmek için bir harekette de bulunmadı. Kaleden top atışı başlayıp, Polonya süvarileri tepeden aşağıya inerek Osmanlı ordusunu iki ateş arasında bıraktıkları zaman, artık yapacak bir şey kalmamıştı. İki ateş arasında bırakılan Osmanlı ordusu çekildi.
    (Devamını Oku)

sitemap
site ekle