Logo Background RSS

» Reform nerede başladı

  • Reform
    Yazar Tarih Temmuz 28th, 2011 | 4 Yorum var4 Yorum Yorum var

    e. Dini Reform (Reformasyon)

    15. ve 16. yüzyıllarda Avrupa insanının din alanındaki düşüncelerinde ortaya çıkan değişiklikler bir yanda Batı’nın üstünlüğünün temel nedenlerinden biri olmuş öte yanda daha sonraki yüzyılların siyasi tarihi üzerinde çok önemli etkide bulunmuştur.

                Dini reform, Katolik Kilisesi’ne muhalefet olarak ele alınırsa, bu iki kaynaktan gelmiştir. Kilise, 15. yüzyıla gelindiğinde monarkların ve zenginlerin vicdanlarında sahip olduğu önemli yeri yitirmeye başlamıştı. Ama aynı zamanda sade vatandaşın da güven ve inancı sarsılmıştı. Monarklar ve zenginler üzerinde ruhani gücünün azalmasının etkisi, kendi içişlerine karışmasına, manevi sınırlandırmalarına, iddia ettiği genel hükümdarlığa ve koyduğu vergilere karşı çıkılmasıydı. Kilise’nin güç ve mülküne itibar etmemeye başlamışlardı Prenslerin Kilise’ye başkaldırmaları, ortaçağın da önemli temalarından biriydi. Ancak, 16 yüzyılda kilise daha önce dört köşeli siyasal mücadele şemasında gösterilen Kutsal Roma İmparatoru ile açıkça işbirliği yapmaya başladığı zaman, Kilise’den ayrılmayı ciddi ciddi düşünmeye başladılar. Monarkların bu isyanı, gerçekte Kilise’nin dünya yönetimine ve Kutsal Roma İmparatoru’nun üzerlerindeki siyasal hükümranlık iddialarına karşı dini olmayan bir hareketti.

                Sade vatandaşın Kilise’ye karşı isyanıysa, temelde dini nitelikteydi. Kilise’nin gücüne değil, zayıflığına karşı çıkıyorlardı. Güçlülerin kötülüklerine karşı olanları örgütleyecek ve onlara yardım edecek dürüst ve korkusuz bir Kilise istiyorlardı. Gönüllerinde yatan daha az değil daha sıkı bir Kilise denetimiydi, ama bu denetim dini öğretiye uygun ve dürüst bir denetim olmalıydı. Papa’ya, Hıristiyan dünyasının dini önderi olduğu için değil olmadığı için itiraz ediyorlardı. O, Hıristiyanların ruhani önderi olacağı yerde varlıklı ve dünyevi bir prens haline gelmişti.

                Bu monarklara ve sadece halka bir de kilise içinde reform isteyenleri katarsak, Avrupa’da 14. yüzyıldan sonra ortaya çıkan mücadelenin üç yönlü bir nitelik gösterdiği anlaşılır. Bu mücadelenin ortaya çıkardığı değişikliklere topluca “Reformasyon” adı veriliyor. Bir kere, monarklara göre bir Reformasyon vardı. Bunlar Roma’ya akan parayı sürdürmek ve kendi toprakları üzerinde ruhani otoriteye, eğitim sistemine ve Kilise’nin mal ve mülküne el koymak istiyorlardı. İkinci olarak, halka göre bir Reformasyon vardı. Bunlar, Hıristiyanlığı zengin ve güçlü olanların haksızlık ve kötülüklerine karşı güçlü bir otorite haline getirmek istiyorlardı. Üçüncü olarak, Kilise içinde Reformasyon vardı. Bazı azizlerin başını çektiği bu hareket, Kilise’ye doğru yola çekerek, onun günü artırmak peşindeydi.

                Monarkların Reformasyonu, dinin başı olarak Papa’nın yerine monarkın, yani devletin geçmesi biçimini aldı. Amaçları, tahta bağlı ulusal kiliselerin kurulmasıydı. İngiltere, İskoçya, İsveç, Norveç, Danimarka, Kuzey Almanya ve Bohemya monarkları Roma Kilisesi’nden ayrılarak, dini denetimleri altına aldılar. Roma ile bağların kesilmesine yetecek ölçüde bir Reformasyona izin verdiler, ama bunun ötesinde İsa’nın ilk öğretisine geri dönüş ya da İncil’in doğrudan yorumlanması gibi kendileri için de tehlikeli sonuçlar doğurabilecek değişikliklere karşı direndiler. İngiltere’de Anglikan Kilisesi, bu ikisi arasında başarılı bir uzlaşmanın iyi bir örneğidir.
    (Okumaya Devam Et)

sitemap
site ekle