Logo Background RSS

» sokullu dönemi

  • Sokullu Dönemi ve Zayıflamaya Karşı Önlemler
    Yazar Tarih Ağustos 8th, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    (iii) Sokullu Dönemi: Zayıflamaya Karşı Önlemler: Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra gelen padişahların çoğu devlet işlerine büyük ilgi göstermemişlerdir. Bu durum bir bakıma ülkenin yararına da oldu denebilir. Çünkü devlet işleri hemen tümüyle yetenekli sadrazamların eline geçmiş (Sokullu ve Köprülüler gibi) ve “zayıf padişahlar ve güçlü sadrazamlar” dönemi başlamıştır.

                Kanuni’den sonra tahta geçen II. Selim döneminde (1566 – 1574) Rus gücü Osmanlıları Karadeniz’in kuzeyinden tehdit etmeye başlamış, Kazan Hanlığı ve tüm Volga vadisi üzerinde egemenliğini kurmuştu. Üstelik Türkistan’ın da ele geçmesiyle buradaki Müslümanların, Osmanlı padişahının koruyucusu olduğu kutsal yerlere dini ve ticari amaçlarla gitmelerini engellemeye başlamışlardı. Bu olumsuz gelişmeler karşısında Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa’nın İslam âlemini zayıflatan temel nedenleri doğru olarak anlayıp, çeşitli karşı tedbirler aldığı gözleniyor. 1568’deki Azak Seferi bunlardan biridir.

                Azak Seferi’ne uzun vadede önemli sonuçlar doğurabilecek amaçlarla girişilmiştir. Her şeyden önce, Karadeniz’in kuzeyinde ciddi boyutlara ulaşan Rus genişlemesi, bu devlet yörede daha da güçlenmeden durdurulmak istenmekteydi. İkinci olarak, halife sıfatıyla tüm dünya Müslümanlarının koruyucusu olan Osmanlı padişahının prestijinin yeniden sağlanması amaçlanıyordu. Ayrıca Sokullu Mehmet Paşa Don ile Volga akarsuları arasında Osmanlı donanmasının geçebileceği bir kanal yaptırmak düşüncesindeydi. Böylece Osmanlı denetimindeki Azak denizine dökülen Don ile Hazar denizine dökülen Volga bir birine bağlanırsa, Osmanlı donanması Hazar’a da hâkim olacaktı. Bunun Osmanlı Devleti açısından iki avantajı vardı. Bir kere, hem batısından hem de donanma ile Hazar Denizi’nden baskı altında tutulacak olan İran, Osmanlılara karşı serüvenlere girişmekten alıkonabilecekti. İkincisi, Osmanlı kuvvetleri Rusya ile İran arasına girerek, güneye doğru Rusya’nın olası genişlemesini durdurabilirdi. Tüm bunlardan, Sokullu Mehmet Paşa’nın, İslam dünyasını tehdit eden ve daha önce değinilmiş bulunan üç unsurlardan en az ikisini kavradığı ve tedbir almaya çalıştığı anlaşılıyor: Sünni-Şii çatışmasının, İslam dünyasına zarar vermeyecek boyutlarda tutulması ve Rus tehlikesinin ortadan kaldırılması. Ne var ki, iklim koşullarının uygunsuzluğu ve zamanın teknolojisinin yetersizliği, bu ilginç ve akıllı projenin gerçekleşmesini engellemiştir. Yapılan Osmanlı-Rus antlaşması mevcut statükoyu da pek değiştirmemiştir. İlginç olan bir nokta, Sokullu’nun Süveyş’te de bir kanal açma ve böylece Osmanlı donanmasını Hint Okyanusu’na kısa yoldan çıkarma düşüncesidir. Ancak tüm bu işlerle uğraşılacakken, Yemen’de patlak veren ayaklanmanın bastırılmasına çalışılmıştır.
    (Okumaya Devam Et)

sitemap
site ekle