tarih osmanlı tarihi avrupa tarihi islam tarihi Türk tarihi selçuklu tarihi Tarih » tarihi makale

Logo Background RSS

» tarihi makale

  • Tarih Makaleleri – Yıldız Mahkemesi
    Yazar Tarih Tarih Nisan 3rd, 2010 | Yorum Yok Yorum var

    Yıldız Mahkemesi

    Mithat Paşa’nın 7 Haziran 1881′de yargılanmasını üstlenen mahkeme. Mithat Paşa, Abdülaziz’in ölümünden beş yıl sonra bu ölümün müsebbibi olarak yargılanmıştır. Sultan Abdülaziz’in ölümü içte ve dışta büyük yankılara sebep olmuş, öldürüldüğü veya intihar ettiği hususu tam bir açıklığa kavuşmadan kapanmıştır.
    Mithat Paşa’nın 7 Haziran 1881′de yargılanmasını üstlenen mahkeme. Mithat Paşa, Abdülaziz’in ölümünden beş yıl sonra bu ölümün müsebbibi olarak yargılanmıştır. Sultan Abdülaziz’in ölümü içte ve dışta büyük yankılara sebep olmuş, öldürüldüğü veya intihar ettiği hususu tam bir açıklığa kavuşmadan kapanmıştır.

    Ancak olaydan beş yıl sonra saraydan çıkma Pervin Felek Hanım’ın ifşaatı ve Abdülaziz ailesinin davacı duruma geçmesi üzerine bir tahkik heyeti kurulmuş, bu heyet o sırada İzmir’de sürgünde bulunan Mithat Paşa’nın getirilerek mahkeme edilmesine karar vermiştir.

    (daha fazla…)

  • Tarih Makaleleri – Meclisi Valayı Ahkami Adliye
    Yazar Tarih Tarih Nisan 3rd, 2010 | Yorum Yok Yorum var

    Meclis-i Valayı Ahkami Adliye

    II.Mahmut döneminde ıslahat hareketlerinin gerektirdiği yeni nizamnameleri hazırlamak, memurların muhakemesiyle meşgul olmak, gerek görülen devlet işlerinde oy vermek üzere 1837 yılında kurulan meclisin adıdır. Tanzimat’tan sonra işlerin çoğalması sebebiyle “Meclis-i Ali-i Tanzimat” ve “Meclis-i Ahkâm- ı Adliye” birleştirilerek yine “Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye” adı altında bir meclis oluşturulmuş ve bu meclis idare, tanzimat, adliye adlarıyla üç kısma ayrılmıştır. İdare kısmı mülkî ve malî işlerle, tanzimat kısmı kanun ve nizamnamelerin tedkik ve düzenlenmesiyle, adliye kısmı da bazı dâvalarla meşgul olmuştur. 1867 tarihinde bu meclis tekrar “Divan-ı Ahkâm-ı Adliye” ve “Şûra-yı Devlet” olmak üzere iki kısma ayrılmıştır.
    II.Mahmut döneminde ıslahat hareketlerinin gerektirdiği yeni nizamnameleri hazırlamak, memurların muhakemesiyle meşgul olmak, gerek görülen devlet işlerinde oy vermek üzere 1837 yılında kurulan meclisin adıdır. Tanzimat’tan sonra işlerin çoğalması sebebiyle “Meclis-i Ali-i Tanzimat” ve “Meclis-i Ahkâm- ı Adliye” birleştirilerek yine “Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye” adı altında bir meclis oluşturulmuş ve bu meclis idare, tanzimat, adliye adlarıyla üç kısma ayrılmıştır. İdare kısmı mülkî ve malî işlerle, tanzimat kısmı kanun ve nizamnamelerin tedkik ve düzenlenmesiyle, adliye kısmı da bazı dâvalarla meşgul olmuştur. 1867 tarihinde bu meclis tekrar “Divan-ı Ahkâm-ı Adliye” ve “Şûra-yı Devlet” olmak üzere iki kısma ayrılmıştır.

  • Tarih Makaleleri – Karios ve Khronos
    Yazar Admin Tarih Nisan 3rd, 2010 | 2 Yorum var2 Yorum Yorum var

    Bugün değerler konusunu farklı bir boyutu ile ele almayı düşünüyorum. Birçok yönden bakıyoruz değerlere, değerleri işliyoruz. Felsefeden bakıyoruz, bilimden bakıyoruz, sanattan, modern dünyadan, çağdaş yaşamdan, geçmişteki toplumların ekinlerinden bakıyoruz. Her anlamda bilgilenmeye ve onları karşılaştırmaya çalışıyoruz. Zaman zaman da “Kadim Bilgelik” üzerine vurgu yapıyoruz.

    Bugün değerler konusunu farklı bir boyutu ile ele almayı düşünüyorum. Birçok yönden bakıyoruz değerlere, değerleri işliyoruz. Felsefeden bakıyoruz, bilimden bakıyoruz, sanattan, modern dünyadan, çağdaş yaşamdan, geçmişteki toplumların ekinlerinden bakıyoruz.

    Her anlamda bilgilenmeye ve onları karşılaştırmaya çalışıyoruz. Zaman zaman da “Kadim Bilgelik” üzerine vurgu yapıyoruz.

    Biraz kendi hazinemizin, üzerine oturduğumuz kültürün farkına varalım diye “Anadolu Bilgeliği” deyimini çoğu zaman “Kadim Bilgelik” deyimi yerine kullanırım, bilirsiniz. Anadolu bir kültürler beşiği, uygarlıklar beşiği ve içinde çok zengin bir değerler sistemi var gerçekten. Onu keşf edelim, ortaya çıkartalım diye böyle kullanıyorum. Çok vurgu yapınca sanki Anadolu coğrafyasıyla sınırlı oldu, giderek öyle anlaşılmaya başlandı.

    Kadim kavramı, eski demek değil; belli bir dönem ve mekânla sınırlı olmayan bir kavram. Hani Grekler iki zaman Tanrısından söz eder ya! Kairos ve Khronos. Khronos, tarihin tanrısıdır. Kronoloji kavramı bundan doğmuş. Tarih içindeki olayların tanrısı. Zeus’un babası. Zeus, Khronos’tan doğdu. Zamandan doğdu, tarihsel. Oğullarını yermiş.

    Bir de Kairos var biliyorsunuz. O da zaman tanrısı mitolojide. Ama Kairos, Khronos gibi tarihin içine girmez. Tarihte yaşayan bir tanrı değildir. Kairos bizim kadim bilgelikte “An” dediğimiz bir zamanı anlatır. An bir nokta, ama geçmiş, gelecek, şimdi onda gizlidir. Kadim, kairosun zamanı.

    Zamanla ilgili kavramlar; örneğin: Ân, Zaman, Dehr, Vakt, Vetire vb. gibi. Ân: zati; Zaman: sıfatî; Dehr: zuhurla ilgili; Vakt: olgusal; Vetire: süreçle ilgili zaman kavramlarıdır.

    (daha fazla…)


tarih islam tarihi selçuklu tarihi avrupa tarihi osmanlı tarihi türk tarihi tarih forum forum tarih sitemap

Sınava Hazırlık Website Content Protection

tarih tarih tarih türk tarihi tarih tarih tarih tarih tarih
Bu websitesi DMCA Protection ile lisanslanmıştır. Yazılar kopyalanamaz.