tarih osmanlı tarihi avrupa tarihi islam tarihi Türk tarihi selçuklu tarihi Tarih » tarihi makaleler

Logo Background RSS

» tarihi makaleler

  • Tarih Makaleleri – Tarihimizde Pazarlar Kutsaldır
    Yazar Tarih Tarih Nisan 8th, 2010 | Yorum Yok Yorum var

    Tarihimizde Pazarlar Kutsaldır

    Fuarcılığımızın bir tarihsel arkaplanı var mı, varsa nasıl bir süreçten geçmiş, bunu bilmenin günümüz fuarcılığı açısından taşıdığı önemin çok açık olduğu gerçeği izaha muhtaç değil. Fuarcılığımızın tarihine bir pencere açmak ve geriye doğru bakmak istedik. Bu çerçevede i.Ü. iktisat Fakültesi öğretim üyesi iktisat tarihçisi Doç. Dr. Coşkun Çakır ile Türk fuarcılık tarihinin serüvenini konuştuk.
    Fuarcılığımızın bir tarihsel arkaplanı var mı, varsa nasıl bir süreçten geçmiş, bunu bilmenin günümüz fuarcılığı açısından taşıdığı önemin çok açık olduğu gerçeği izaha muhtaç değil. Fuarcılığımızın tarihine bir pencere açmak ve geriye doğru bakmak istedik. Bu çerçevede i.Ü. iktisat Fakültesi öğretim üyesi iktisat tarihçisi Doç. Dr. Coşkun Çakır ile Türk fuarcılık tarihinin serüvenini konuştuk. Keyifle okuyacağınızı umduğumuz bir röportaj çıktı ortaya.

    Fuar ya da panayır kavramının anlamını, toplumsal bir olgu olarak ortaya çıkışını ve tarih içindeki seyrini kısaca açıklar mısınız?

    ÇAKIR: Fuar daha çok batı menşeli bir kurumdur. Kelimenin aslı (foire) fransızcadır. Genel olarak fuarı, belli zamanlarda ve belli yerlerde ticaret mallarının tanıtılması ve pazarlanması maksadıyla açılan sergiler, satış merkezleri ve büyük pazarlara verilen isimdir diye tanımlayabiliriz. Yine de fuarların pazarlardan bir farkı vardır. Pazarlar bir ya da birkaç gün iken fuarlar daha uzun sürelidir, bir ay, bir buçuk ay gibi.

    (daha fazla…)

  • Tarih Makaleleri – Ankara Anlaşmasında Musul
    Yazar Tarih Tarih Nisan 8th, 2010 | Yorum Yok Yorum var

    Ankara Anlaşmasında Musul

    Türkiye 1926 yılında İngiltere ile yeniden görüşmelere başladı, bu sınır uyuşmazlığı, tarafların statükoyu kabul etmesiyle sona ermişti. 5 Haziran 1926’da Ankara’da imzalanan antlaşma, iki gün sonra yani 7 Haziran 1926’da T.B.M.M’de tasdik olunarak kabul edildi. 

    Söz konusu antlaşma 3 fasıldan oluşmaktadır; 

    Birinci Fasıl: Türkiye ile Irak Arasındaki Hudut 

    Madde 1: Türkiye ile Irak arasındaki hudut Cemiyet-i Akvam’ın 29 Ekim 1924 tarihli toplantısında kararlaştırıldığı şekilde (Brüksel Sınır Çizgisi) kesinleşmiştir. 

    Madde 2: Son fıkrası saklı kalmak üzere 1. maddede tesbit edilmiş hudut bu antlaşmaya bağlı 1/250000 ölçekli harita üzerinde gösterilmiştir. Metin ile harita arasında aykırılık vukuunda metin geçerli olacaktır. 

    Madde 3: 1. maddede tasrih edilen hudut hattını arazi üzerinde belirlemek üzere bir “Hudut Komisyonu” kurulacak, bu komisyon Türkiye Hükûmetince tayin olunacak iki yetkili ve İngiltere ile Irak hükûmetleri tarafından beraberce tayin edilecek iki temsilci ile uygun gördüğü takdirde İsviçre Cumhurbaşkanınca İsviçre vatandaşları arasından seçilecek bir başkandan oluşacaktır. Komisyon en kısa sürede ve en geç bu antlaşmanın yürürlüğe konulmasından başlayarak altı ay içinde toplanacak ve çoğunluğun alacağı karara bütün tarafların uyması mecburî olacaktır. 

    (daha fazla…)

  • Tarih Makaleleri – Ahiliğin Osmanlı Kuruluşundaki Etkileri
    Yazar Tarih Tarih Nisan 8th, 2010 | Yorum Yok Yorum var

    Ahiliğin Osmanlı Kuruluşundaki Etkileri

    Ahîler, cihat anlayışları gereği, sürekli olarak savaş yapılan “uç” bölgelerine yönelmişlerdir. Bu duygu onları, Osmanlı Beyliği’nin kuruluş bölgesine doğru harekete geçirmiştir. Çünkü, oralar savaşa uygun yerlerdir. Dönemin istikrarsızlığı, Anadolu Selçukluları’nın yönetim zayıflığı ve Moğol baskısı, “uç”lara yönelişi hızlandıran diğer faktörler olmuştur.
    Ahîler, cihat anlayışları gereği, sürekli olarak savaş yapılan “uç” bölgelerine yönelmişlerdir. Bu duygu onları, Osmanlı Beyliği’nin kuruluş bölgesine doğru harekete geçirmiştir. Çünkü, oralar savaşa uygun yerlerdir. Dönemin istikrarsızlığı, Anadolu Selçukluları’nın yönetim zayıflığı ve Moğol baskısı, “uç”lara yönelişi hızlandıran diğer faktörler olmuştur.
    Uç’ta faaliyet gösteren Osman Gazi’nin amacı, basit bir toprak kazanma ve orada egemenlik kurmadan ibaret değildi. Onun ideali, İlâ-yı Kelimetullah’ı, yani “Allah’ın adı”nı her tarafa yaymaktı. Bu nedenle, diğer Derviş gaziler gibi Ahîler de Osman Gazi’nin etrafında oluşan halkaya katıldılar. Osman Gazi’nin kuvvetlerine katılan derviş gaziler ve Alperenler, pirlerinin “şu ata bin, batıya git, atın durduğu yerde in ve hemen hizmete başla” emrinin gereğini yaptılar. Akıncı derviş-gaziler, Türk’ün “Gökyüzünü vatanının çadırı yapma” idealini İslâm’ın “yeryüzünü secde yapmaya uygun duruma getirme ve zamana ezan sesiyle hâkim olma” anlayışı doğrultusunda harekete geçtiler(1).

    (daha fazla…)

 
tarih islam tarihi selçuklu tarihi avrupa tarihi osmanlı tarihi türk tarihi tarih forum forum tarih sitemap

Sınava Hazırlık Website Content Protection

tarih tarih tarih türk tarihi tarih tarih tarih tarih tarih
Bu websitesi DMCA Protection ile lisanslanmıştır. Yazılar kopyalanamaz.