Tekil Mesaj gösterimi
Alt 09-21-2011, 23:20   #1 (permalink)
Boreas
Yeni Üye
Boreas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2010
Bulunduğu yer: Mekan:34 Vatan:55
Mesajlar: 257
Teşekkürler: 97
58 Mesajına 101 teşekkür edildi.
Boreas is on a distinguished road
Standart Çin Uygarliği

Çin uygarlığı Sarı nehrin oluşturduğu büyük balçık ovasında doğdu. Çinli çiftçileri erken çağlarda batı yaylasına çeken bu bereketli topraklardı.
Ancak iklimin giderek kuraklaşması, köylülerin bu topraklara yerleşmesini sınırladı. Ekili toprakların B.'sında kalan dağlar ve havzalar göçebelerin uğrak yeriydi; bunların sürekli gidip gelmeleri yerleşik halk için sık sık tehlike doğuruyordu.
Buna karşılık, G.'e doğru, topraklar tarıma daha elverişli ve verimli, arazinin dağlık ve engebeli olmasına rağmen, iklim daha sıcak ve nemlidir. Çinling dağlarının D.'sunda ovalar Yangzi deltasına kadar kesintisiz uzanır, sonra geniş vadiler Şi Ciang'ın tropik altı havzasına açılır. Yangzi'nin G.'inde yaşayan halklar cinli değildi, ama kuzeyden gelerek buralara yayılıp yerleşen cinli köylülerin yaşantılarını benimsemek zorunda kaldılar ve yavaş yavaş özümlendiler. Çin uygarlığı yeni ortama uyum sağlayarak başlıca tarım bitkisi olan buğday yerine pirinci getirdi. Böylece Çin ülkesi giderek, D.'dan B.'ya, özellikle de K.'den G.'e devasa bir yayılma ve yerleşme süreci sonunda oluştu.
Doğal koşulların büyük farklılıklar göstermesi ve ülkede yaşayan halkların ayrı etnik kökenlerden gelmiş olmaları, şüphesiz, güçlü bölgecilik duygularının sürüp gitmesine elverişliydi. Yine de ülkenin birliği, tarımsal yaşama bağlı bir tür toplumsal düzen sayesinde sağlandı.
G.-B.'da ormanlık yüksek dağlarda, K. -B.'da ise bozkırlar ve çöllerle sınırlı olan Çin, dışa pek az açılarak kendi kendine gelişmiştir. Bu doğal olarak görece bir yalnızlıktı: Orta Asya bozkırları engel oluşturdukları kadar bağıntı kurmaya da yaradıkları gibi, Himalaya dağları da Hindistan ile ilişki kurulmasına engel olmamıştır. Bu durum, yine de, Çin'in özgün bir uygarlığa ulaşmasını sağladı. Çin'i Doğu Asya'nın "eğitimcisi" durumuna getiren de bu özgün kişiliği oldu.
Kökenlerden efsaneleşmiş son hanedana Eski Çin tarihçileri tarihlerinin başlangıcını çok eski çağlarda egemen oldukları öne sürülen hükümdarlara değin götürürler, bu hükümdarları birçok yeni teknik ve kurumu yaratan bilge kişiler olarak gösterirlerdi. Fuşi kehaneti, Şınnong tarımı, Huangdi tekniği, Yao ve Şun hükümet yönetimini icat etmişlerdi. Gerçekte bu hükümdarlar, akılcı ve ahlakçı eğilimler sonucu zamanla efsanevi yönleri silinmiş olmakla birlikte, tümüyle efsane kahramanlarıdır. Konfuçiusçulara göre adı anılmaya değer ilk krallar üçü de bilgelik örneği olan Yao, Şun ve Yü'dür. Yü, onlara göre büyük bir su mühendisidir, büyük bir su baskınını önlemiş olduğu gibi ilk Çin hanedanı Şia'yı kurmuştur.

Şialar
Şialar üzerine kesin bir şey bilinmiyor. III. binyılın sonuna doğru ilk Çin krallığı' nı kurmuş oldukları, başkentlerinin Şan-şi'deki Anyi olduğu ve krallıklarının 500 yıldan çok sürdüğü sanılıyor. Efsanelerden öğrenildiğine göre bu dönemde tarıma dayanan ataerkil bir uygarlık vardı; bunun ana izleri Çin'in daha sonraki yaşamında görülmektedir. Tarihin en eski dönemlerinde, çok güçlü aile bağlan sayesinde çin köylüsü, yaşadığı toprakları genişletme ve işleme yolundaki becerisini kanıtlamıştı, avcı ve balıkçı olduğu kadar tahıl yetiştiricisiydi. Çinliler eskiden beri sıkıştırılmış topraktan ev yapmasını biliyor, kaplumbağa kabuğuna bakıp kehanette bulunuyor, bayram günlerini dinsel şarkılar söyleyerek ve dans ederek kutluyorlardı.

Şanglar (İ.Ö. 1770'e doğr. İ.Ö. 1050'ye doğr.)

Şialar'ın ardından gelen Şanglar (ya da Yin'ler yahut Şang-Yinler) tarih çağlarında krallık kurmuşlardır. Gerçekten de kazılar sonucu başkentlerinin bulunduğu yer bugünkü Anyang (Hınan) bölgesinde ortaya çıkarılmış, kemik ya da kaplumbağa kabuğu üzerine yazılmış yazılardan bu döneme ilişkin pek çok bilgi elde edilmiştir. Anyang'a gelip yerleşmeden önce Şanglar'ın başka birçok başkentleri olmuştu. Bunların temsil ettikleri tunç uygarlığının önce Peçili (bugünkü Bohai) körfezinin çevresinde ve Şandong yarımadasında geliştiği sanılmaktadır. Bu uygarlık, zamanla Sarı nehrin yukarılarına uzanıp Hınan'a yerleşti.

Coular (İ.Ö. 1050'ye doğr. İ.Ö 221)
Yeni krallık hanedanının kurucusu Vu Vang o zaman G.'de Yangzi'ye değin uzanan Çin'in batı sınırındaki Vei vadisinde Cou beyliğinin hükümdarıydı. Cou beyleri, üç yüzyıl boyunca yüksek Vei vadisindeki topraklarından ayrılmadılar. Bu dönemde Çin toplumu kralın (Vang) buyruğu altında, soylular, çiftçiler, zanaatçılar ve hayvan yetiştiricileri olarak örgütlenmişti.
İ.Ö. 770'e doğru, kuzey göçebelerinin istilaları Coular'ı topraklarından ayrılıp Sarı nehre yakın Hınan eyaletindeki Luo-yang'a yerleşmek zorunda bıraktı. Bu birinci dönemi yalnızca Sima Çien'in Tarihsel anı/ar'ındaki (Şici*) çok kısa öykülerden ve iki büyük fatih kral Zao ile Mu'nun romansı serüvenlerini aktaran efsanevi öykülerden öğreniyoruz.
Dong Coular ya da Doğu Coular dönemi İ.Ö. 722'den İ.Ö. 481'e kadar uzanır. Konfuçiusçuluk, bir güncenin adından dolayı "Çunçiu" ("ilkbaharlar ve Sonbaharlar") diye de anılan bu dönemde doğdu. Çin tarihi bu dönemle başlar.
Congguo (Orta ülke krallıkları) adı verilen devletler Sarı nehir havzasına yerleştiler. Diğer kavimlere.başka ırktan olmadıkları halde Çin kültürüne yabancı oldukları için barbar gözüyle bakılıyordu. Gök'ün oğlu, ülkeye, yani Tien Şia'ya (Gök'ün altındaki dünya) kuramsal olarak egemen yüce hükümdardı. Yalnız o, kral (vang) sanını taşıyabilirdi.
Çin ülkesinin sınır boylarındaki kimi beylikler bozkırlarda ve dağlarda yaşayan kabilelerle birleşmeyi başardılar. Böylece büyük devletler kuruldu ve bunların gücü karşısında Cou krallığı ve ülkenin ortasındaki küçük devletler etkinliğini yitirdi. Bu dönemdeki birkaç beylik daha o zamanlar geleceğin Çin eyaletlerini haber veriyorlardı. Dört devlet politikayı yönlendiriyordu. Bunlar o dönemin büyük devletleriydi: Şaanşi bölgesinde Çin, Şanşi' de Cin, Şandong'da Çi, Hubei'de Çu (Hınan'ın kuzeyindeki Song da bunlara eklenebilir). Bu büyük beyler, toprakları üzerinde mutlak hükümdardılar. Krallığın çökmesinden sonra peş peşe hegemonyayı ele geçirdiler. Bundan ötürü, tarihte "Beş Egemen" (vuba) adıyla anılırlar. En ünlüleri olan Çi Egemeni İ.Ö. VII. yy.'ın ilk yarısında, Çin egemeni ise VII. yy.'ın sonunda ve VI. yy.'da yaşamıştır. Çin uygarlığı, bu dönemde Yangzi vadisinde yayıldı ve Cou krallığı bu bölgede kuruldu.
Bundan sonra, "Savaşçı krallıklar" (Canguo, İ.Ö. 481 - İ.Ö. 221) dönemi başlar. Bu önemli dönemde, Çin, XX. yy. başına kadar sürecek olan temel siyasal yapısına kavuştu. Çin konfederasyonu'nun artık hukuksal bir değeri kalmamıştı. Fetih savaşları derebeylik savaşlarının yerini aldı: büyük devletler yavaş yavaş küçükleri yutmaya başladılar. İ.Ö. 335'ten başlayarak beylerin çoğu kendi kendilerine kral (vang) sanını yakıştırdılar. Böylece Cou prenslerinin buyruğunu tanımadıklarını göstermiş oluyorlardı. Bunlar arasında iki devlet, G.'de Cou ve K.-B.'da Çin (Şaanşi) ötekilere üstün gelmeyi başardılar.
İ.Ö. 300'e doğru Çin uygarlığı için bir tehlike baş gösterdi. Şiongnular (bir olasılıkla Doğu Asya Hunları) ilk kez yazıtlarda adlarıyla anılmaya başladılar. Bu göçebe kavimler Çin'in kuzey sınırlarını tehdit ediyorlardı.
Çin beyleri, İ.Ö. IV. yy. sonundan başlayarak büyük bir fetih seferine çıktılar, böylece K.'de moğol bozkırlarından ve Mançurya ovasından Yangzi'nin güneyine kadar uzanan dağlık bölgelere dek bütün Çin'i fethettiler. 316'da orduları Çıngdu ovasındaki Sıçuan'a girdi ve 312'de Şaanşi'nin güneyini tümüyle işgal ettiler. Fetihler özellikle III. yy.'ın sonunda arttı.

-Çinler (İ.Ö. 221-İ.Ö. 206)
İ.Ö. 221'den başlayarak en doğudaki ülke Çi'nin Çin beyi tarafından fethedilme-siyle Çin'in derebeylik sistemi çözülmeye yüz tuttu. Çin beyi kendini Birinci imparator (Şi Huangdi) ilan etti. imparatorluğun başkenti Şaanşi'de, Şi'an yakınındaki Şienyang oldu. Şiongnular'ın sızmalarını durdurmak için imparator kuzey-batı sınırına kadar uzanan ve 2 000 kilometreyi aşan Çin Seddi'nin yapılmasını emretti. Ayrıca, Mavi nehrin G.'inde, Kanton bölgesine (Nanhai) kadar uzanan geniş toprakları fethetti. Çin Şi Huangdi'nin başardığı en büyük iş, hiçbir hanedan değişikliğinden etkilenmeyecek merkeziyetçi bürokratik bir hükümet sistemi kurmuş olmasıdır. Bütün derebeylikleri ortadan kaldırmış, bütün yerel beyliklere son vermiş, soylular sınıfını parçalamıştır. İmparatorluk otuz altı eyalete, bunların her biri de birçok valiliğe bölündü. İ.Ö. 213'te Çin Şi Huangdi, eski soylular sınıfının ülkülerini anlatan "klasik" kitapların yakılmasını emretti. Yalnızca yararlı kitaplar (tıp, kâhinlik, eczacılık, tarım) korundu. Aydınlar baskıya uğradı, konfuçiusçular işkence gördü. Belirli bir ast-üst düzeni içinde çeşitli işlevleri olan kamu görevlileri sistemi kuruldu. Çin krallığı'nın yapısına uydurulan yeni Çin devlet kuruluşu, büyük ölçüde bakan Li Si'nin kişisel dehasının ve hukukçular düzeni denilen bir sistemin başarısının eseridir. Ortak bir yazı şekli oluşturuldu. Ülke, sonunda belirgin sınırlara kavuştu; ülke içinde birliği sağlamak amacıyla imparator iç surları ve yerel tahkimatı kaldırttı. Devletin istikrarını sağlamak amacıyla, kiracı köylüleri,belirli bir vergi ödeyen mülk sahipleri haline getirdi. Büyük ulaşım yollarının açılması da ulusal birliğin gelişmesine katkıda bulundu. Ne var ki derebeyleri sert yasaların baskısına katlanamaz olmuşlar, büyük bayındırlık işleri yüzünden angaryaya koşulan halk tükenmiş, devlet hazinesi de boşalmıştı. İ.Ö. 209'da Cin Şıng'ın yönettiği bir halk ayaklanması, Çin Şi Huangdi'nin (öl. 210) yerine geçen imparatorun despotça iktidarını sarstı, onu 206'da imparatorluktan ayrılmak zorunda bıraktı. İmparatorluk kargaşa içine girdi. Bunlara karşın 202'de, büyük bir toprak sahibi olan Liu Bang tahta çıkmayı başardı ve Han hanedanını kurdu.
-Çien Hanlar ya da Eski Hanlar veya Batı Hanları (İ.Ö. 206-İ.S. 9)
Bu devletin başkenti Şaanşi sınırları içindeki Çang'an'dır (bugünkü Şi'an). Han Gaozu adıyla tahta çıkartılan Liu Bang, Çin Şi Huangdi'nin başarılı uygulamalarını devraldı. Güçlük çekmeden ülkenin birliğini yeniden kurdu.
—i.O. 195: Öldüğü zaman, Han hanedanının egemenliği sağlanmıştı. Bununla birlikte generaller ve imparatorluk ailesinden kimi kişiler derebeyliği geri getirme çabası içindeydiler.
—İ.Ö. 140: Vudi imparator oldu. Krallığı sırasında (İ.Ö. 140-1.Ö 87) Çin, tarihinin en parlak dönemlerinden birini yaşadı. Önce, yerel eşrafın gücünü kırmak için bunların büyük topraklarını, soylarından gelen her kuşak arasında paylaştıran yeni bir sistem geliştirildi. Her yerel kral ya-
da beyin yanına bir imparatorluk temsilcisi yerleştirdi: danışman adı verilen bu görevliler hem denetçi hem de casustular. Çin Şi Huangdi'nin ezdiği, Liu Bang'ın horladığı konfuçiusçu aydınlar, reformlardan yararlanan tek kesim oldukları için, imparator Vudi'yi desteklediler, Çin'in (Qin) diktatörlüğünün dayanağı olan "hukukçular" kenara itildiğinden, yeniden görevlere getirildiler. Devlet memurları sınav ile alınmaya başladı. Böylece, çok büyük bir önem kazanan mandarinler sınıfı doğdu. Dışta, imparator Vudi, imparator Şi Huangdi'nin fetih planlarını yeniden gündeme getirdi. —İ.Ö. 135: Fucien seferi; 110'da bu ülke fethedildi.
—İ.Ö. 133: kurdukları konfederasyonla imparatorluğu tehdit eden Şiongnular'a karşı sefere çıkıldı.
—İ.Ö. 126: Han ordusu Gansu'yu aldı, Dunhuang'a ve Türkistan'a yerleşti.
—İ.Ö. 119: Şiongnular bozguna uğratıldı. Han imparatorluğu İpek Yolu'nu ele geçirdi.
—İ.Ö. 111: Kanton düştü. Tonkin ve Yün-nan bölgeleri işgal edildi.
—İ.Ö. 109: Çin orduları Şinciang'a girdi ve Fergana'ya (bugünkü Özbekistan) kadar Pamir'e doğru ilerlediler.
—İ.Ö. 108: 20 yıl süren bir savaştan sonra Kore fethedildi.
—İ.Ö. 87: Vudi'nin ölümü. Bıraktığı imparatorluk, Çin imparatorluklarının en büyüğüydü. Bu imparatorluğu yalnız imparator Şüendi (73-49) hiçbir entrikaya başvurmadan yönetebildi,
—i.S. 5: Vang Mang adlı hırslı bir bakan, beşikteki imparator Pingdi'yi zehirleyerek dul kraliçenin de yardımıyla tahtı ele geçirdi.
—İ.S. 9: Vang Mang, kendini Şin hanedanının kurucusu ilan etti. Tahtı hileyle ele geçirmiş olmakla birlikte ekonomik ve toplumsal reformlara girişti. Hukuk açısından devlet ülke topraklarının tek sahibiydi; bu topraklar yeniden aileler arasında pay edildi; özel kölelik sınırlandırıldı. Besin maddeleri için tavan fiyatları saptandı. Ancak devlet acımasız bir alacaklıya dönüşmüştü; bunun sonucu olarak köylülerin yaşam düzeyi yeniden düştü. Alınan önlemler genellikle kâğıt üzerinde kaldı ve büyük toprak sahipleri mülklerini genişletmeyi sürdürdüler.
—23:köylü ayaklanmaları ("Yeşil dağlar" ve "Kızıl kaşlar") Vang Mang iktidarını yıktı. Köylü hareketinin ardından gelen kralcı bir ayaklanma sonucu Han hanedanı yeniden kuruldu. Liu Şiu, Guang Vudi adıyla imparator oldu.

-Hou Hanlar ya da Doğu Hanlar (İ.S. 23-220)
Başkent, Çang'an'dan Hınan'daki Luo-yang'a taşındı. Guang Vudi, idari ve askeri örgütleri yeniden kurdu, sınır bölgelerindeki ayaklanmaları bastırdı. Ondan sonra tahta geçenler tüm yüzyıl boyunca onun giriştiği düzenleme hareketini sürdürdüler.
Çin'in, Orta Asya'da kısa bir süre için sarsılan konumu düzeldi. Ban Çao'nun, İ.S. I. yy.'daki fetihleriyle, Turfan'dan Kaşgar'a değin uzanan bütün bir bölge işgal edildi. Böylece, Çin toplum düzeni göçebelere zorla benimsetildi. İpek Yolu' nun denetimi sayesinde dış ticaret gelişti. Tüccarlar, Çin düşüncesini ve yaşantısını yabancı halklar arasında yaydılar. Bunlar da Çin'e buddhacılığı öğrettiler. Gerçekten de, başkentte ve kimi beylerin saraylarında ilk cinli buddhacı cemaatlerin bu dönemde ortaya çıktığı görülür. Çin uygarlığı yeni bir gelişme ve zarafet dönemine girdi. Kâğıdın bulunması kimi anlatım yollarını geliştirdi; simya, tıp, cerrahlık, gökbilim ilerledi: I. yy.'ın sonunda sarayda yeniden lüks yaşam başladı. Önemli bir siyasal etken olan haremağaları, aydınların etkinliğini çökertmeye çalıştılar.
184'te, Vang Mang'ın zamanındaki gibi, derin bir yoksulluğa düşen köylüler ayaklandılar. Taocu düşünceleri benimseyen şeflerin önderliğindeki bu hareket "sarı sarıklıların ayaklanması" diye anıldı. Dış savaşlarda ün kazanmış olan generaller, ayaklanmayı bastırma konusunda anlaştılar. Aralarından üçü imparatorluğu paylaştı.

-Üç Krallık (220-316)
Han'lardan sonra dört yüzyıl kadar süren bir iç savaş ve siyasal bölünme dönemi başladı. Çin önce Üç krallık (Sanguo) arasında paylaşıldı: Vei, Şu Han, Vu.
—220: Prens Tsao Pei, Vei krallığı altında birleştirilen Kuzey eyaletlerinde egemenliğini sürdürdü. Başkenti Hınan'daki Luoyang'dı. Bu krallık, 265'te ortadan kalktı.
—221: Han hanedanından Prens Liu Bei, Sıçuan'da Şu Han krallığını kurdu, başkenti Çıngdu olan bu krallık 263'te ortadan kalktı.
—222: Prens Sun Çuan Güney eyaletlerini denetim altındatutan Vu krallığı'nı kurdu. Başkenti önce Vuçang'da (Hubei) iken sonradan Cienkong'a (bugün Nan-kin, Ciangsu) taşınan bu krallık 280'de ortadan kalktı.
—265: Vei krallığı'ndan prens Sima Yen, Şi Cin adıyla yeni bir hanedan kurdu.
—280: Şi Cin hanedanı bütün Çin'i bir tek ad altında topladı. Başkent Luoyang'dı. Siyasal bakımdan zayıf olan bu hanedan zamanında edebiyat ve güzel sanatlar gelişti. Ne var ki kısa sürede büyük istilalar başladı. Yabancı kavimler, Kuzey ve Batı Çin'de gerçek krallıklar kurdular.
—308: Güney Şiongnular'ın reislerinden biri imparatorluğunu ilan etti. (Üç Krallık döneminde, Şienbeiler'in [dış Moğolistan'ı işgal etmiş olan ilksel moğol kavim] güneye sürdüğü Güney Şiongnuları, Sarı nehrin büyük kıvrımının içine, sonra da Şanşi'nin kuzeyine yerleşmişlerdi.)
—311: İmparator Şi Cin tutsak edildi, imparator ailesi Güney'e sığındı: üç yüzyıl boyunca Nankin (Nancing), Güney Çin sınırları içinde kalan imparatorluğun başkenti oldu. Daha yeni çinlileştirilmiş olan bu ülke, eski Kuzey ülkesini kısa sürelerle de olsa sık sık istilaya uğradığı için, Çin uygarlığının anayurdu oldu.

-Altı hanedan (316-581)
—316: Luoyang ve Çang'an'ı, Şanşi'li çinlileşmiş bir Şiongnu zapt etti! Böylece Şiongnular, 352'ye kadar Kuzey Çin'e egemen oldular.
—349: Çin'in kuzeyine saldıran Şienbei kabileleri 507'ye kadar burayı ellerinde tuttular. (Bu kabileler Türk-Tunguz kökenliydi. Daha çok Tabgaç ya da Toba adıyla anılırlar.) Bei Vei krallığı'nı kurdular.
—386: Bei Vei (ya da Kuzey Vei) hanedanı Çang'an'ı başkent yaptı. Çin tarihinde, yerleştirdiği buddhacı kültürle ün salan bu hanedan, Yungang ve Longmın' daki kaya tapınaklarını yaptı.
—339: ilk Çin hacısı Fa Şien'in buddhacı Hindistan'a yolculuğu.
—420: Çin'in güneyinde, Song hanedanı Şi Çin'in yerini aldı. Bu hanedan da, Çi'ler tarafından devrildiği 479'a kadar egemenliğini sürdürdü.
—502: Lianglar Çiler'i devirdi. Buddhacılığın koruyucusu olan bu hanedan, Lİ-ang Vudi'nin krallığı sırasında buddhacılığı bir devlet dini haline getirdi.
—577: Çınlar Lianglar'ı devirip 589'a değin Nancing'de egemen oldular. Bu arada kuzeyde Vei hanedanı çöktü ve VI. yy.'in ikinci yarısında küçük krallıklar, egemenlik kurmak için birbirleriyle mücadele ettiler.

-Sueiler (581-618)
—581: Yang ailesi iktidarı ele geçirip Su-ei hanedanını kurdu, başkent olarak bir süre Çang'an'a, bir süre de Luoyang'a yerleşti.
—589: Sueiler, Güney krallıklarını topraklarına katarak imparatorluğun birliğini yeniden sağladılar. Sonra, imparator Vındi, Yukarı Asya'da ortaya çıkan Türkler ile baş etmek durumunda kaldı. VI. yy.'da iki türk imparatorluğu kuruldu: Yukarı Orhon üzerindeki Karakurum'u başkent yapan Doğu Türk imparatorluğu; Batı Türkistan'daki ili bölgesinde kurulan Batı Türk İmparatorluğu. Sueiler iki imparatorluk arasındaki uyuşmazlıklardan yararlanarak Orta Asya'da yeniden Çin üstünlüğünü kurdular.
—605: Vındi'nin oğlu ve ardılı Cangdi (605-616) Büyük Kanal'ı kazdırdı.
—611: Vang Pu halk ayaklanması.
—615: Çin orduları Kore'de bozguna uğradı. Tucüeler Çin'in kuzeyine saldırdılar, imparator tutsak düştü.
—617: Li ailesi Çang'an'a yerleşti.

Tanglar (618-907)
—618: Li Yüen (imparatorluk adı Gaozu) Tang hanedanını kurdu.
—627: askeri dehası sayesinde, Li Yüen' in iktidarı almasını sağlayan oğlu Li Simin (ya daTaizong) daha sonra onun yerine geçti. İki yüzyıl boyunca güçlenen Çin refah içinde yaşadı. O dönemde nüfusu 50 milyonu bulmuştu. Zaman zaman başkentin nüfusu 2 milyona ulaşıyordu. Çang'an'da olduğu kadar ikinci başkent Luoyang'da da lüks yaşantı, incelik ve zarafet doruğuna vardı. Artık bir görevlinin Yangzi bölgesine atanması gözden düştüğü anlamına gelmiyordu: Güney'in büyük şehirleri ekonomi ve kültür yönünden büyük önem kazanmıştı. Ticaret, özellikle çay ticareti gelişti. Matbaanın bulunması Tang döneminin sonlarına rastlar. Bir süre kuşkuyla bakılmış olan buddhacılık 629'da Hindistan'a giden gezgin keşiş Şüen Zang'ın sayesinde büyük ölçüde yeniden canlandı. Para ekonomisinde bir gelişme görüldü. Vergiler ayni olarak değil para olarak toplanmaya başladı. Bankalar kuran tüccarlar, kâğıt paranın ilk şekli olan bir tür kambiyo senedi kullandılar. Çin orduları 629-630'da Kuzey bozkırlarından gelen tehditleri uzun bir süre için savuşturdular.
—649: Taizong öldü. Onun saltanat dönemi Çin tarihinin en şanlı dönemlerinden biriydi.
—650: yerine oğlu Gaozong geçti.
—658-659: Kore seferine çıkıldı.
—683: Gaozong öldü. İmparatoriçe Vu Zıtien, imparatorluğun mutlak egemeni oldu ve Cou hanedanını kurdu.
—705: imparatoriçe öldü; kurduğu hanedan sona erdi.
—712: Şüenzong tahta çıktı. Yarım yüzyıl kadar süren krallık döneminde edebiyat ve güzel sanatlar gelişti. Ksilografi tekniği bulundu. Du Fu, Li Bo, Han Yü ya da Bo Cüyi gibi büyük şairler imparatorluk sarayına konuk oldular. Şüenzong Türkler'i yenen, Tarım havzasındaki dominyon düzenini yeniden kuran ve Çin uygarlığının Hint-İran sınırlarına değin yayılmasını sağlayan Taizong'un yayılma politikasını yeniden izlemek hevesine kapıldı. Türkle 'in, VIII. yy. ortalarında Moğolistan imparatorluğu'na egemen olan uygur boyu, daha sonraları, Tang hanedanının sadık bir müttefiki oldu.
—715: Çin ordusu, doğuya doğru akın eden Araplar'ın tehdit ettiği Fergana, Se-merkand ve Baktria krallarının yardımına koştu.
—728: imparator, Yünnan'daki ayrılıkçı Lololar'a karşı harekete geçmek zorunda kaldı.
—747-750: Tibetlilere karşı Çin seferleci.
—751: Araplar Talaş kıyılarında Çin ordusunu bozguna uğrattı. Lololar, cinli işgal cilere karşı zafer kazandılar.
—754: Lololar'ın kurduğu Nancao krallığı ayaklanarak imparatorluktan ayrıldı. Daha sonra Sıçuan'ı ve Tonkin'i tehdit eden bu krallık X. yy.'da Dali adını aldı.
—755: Şüenzong'un krallığı, imparatorun gözdesi Yang Gueifei'nin koruduğu Pekin bölgesinin valisi An Luşan'ın ayaklanmasıyla sona erdi. An Luşan, ordusu birçok yenilgiye uğramış olan imparatorluğu kurtarmak istiyordu. Şüenzong Sıçuan' a kaçtı.
—763: öz oğlu tarafından öldürülen An Luşan'ın ayaklanma hareketi bastırıldı. Gene de Tang hanedanının gücü zamanla yıpranmaktan kurtulamadı, iç savaşla geçen bu sekiz yıl içinde nüfus azaldı, ekonomide ve toplumsal yaşamda ağır bir bunalım baş gösterdi. İç savaş yüzünden boşalan hazineyi doldurmak için devlet, halka gittikçe artan vergiler yüklüyor, angaryalar koyuyor ve asker topluyordu. Borca batan köylüler, topraklarını büyük toprak sahiplerine satarak köle durumuna düştüler. Hali vakti yerinde köylüler topluluğu, bir tür tarım proletaryasına dönüşmüştü. VIII. yy.'ın sonunda toprak sahibi aileler, nüfusun % 5'ini bile geçmiyordu. Devlet tüccar mallarının bir bölümüne de el koydu. Vergiler öylesine acımasızca toplanıyordu ki, yer yer ayaklanmalar bile baş gösterdi.
—841: buddhacılara karşı baskıların başlaması.
—874: Huang Çao ile Vang Şienci'nin önderliğinde bir halk ayaklanması.
—881: Huang Çao, Çang'an'ı elegeçirdi; imparator yeniden Sıçuan'akaçtı. Tang hanedanı yıkıldı; son Tang imparatoru 907'de tahttan indirildi. Derebeyleri yeniden topraklarını ele geçirdiler. Yarım yüzyıl boyunca Çin ülkesi anarşi içinde çalkalandı.
Beş hanedan ya da Vu Daî (907-978)
907'den 960'a kadar Çin toprakları bir kez daha bölüşüldü. Askeri zaferler sonucunda beş cinli ya da türk soyu birbirinin ardından Kuzey'de iktidarı ele aldı.
—907: K.'de Hou Lianglar Hınan eyaletindeki Biencou'yu (bugünkü Kaifıng) başkent yaptılar.
—923: Lianglar'in sonu. Aynı dönemde Cinler başkent olarak Taiyüen'i seçtiler.
—937:902'den beri Batı ve Güney'e yerleşmiş olan Vu Tang krallığı son buldu. Aynı yıl, yöneticileri büyük şairler olan Nan Tang krallığı onun yerini aldı.
—939: Çin'in vesayetinden kurtulan Vietnam krallığı'nın kuruluşu.
—944: Fucien'deki Min krallığı 18 yıl sürdükten sonra son buldu.
—959: Hunan'a yerleşmiş olan Cou beyleri yaklaşık elli yıl sonra siyaset sahnesinden çekildiler.
—965: Şu beylerinin Sıçuan'daki egemenliklerinin sonu.
—978: Hangcou bölgesinde egemen olan Vu Yüe krallığı yıkıldı.

-Songlar (960-1279)
960'ta Kuzeyden gelen Cao Guangyin ülkenin birliğini sağlayarak Şong hanedanını kurdu. Kaifıng'daki askeri bir darbe sonucu tahtaçıktı. 963-979 arasında, Pekin' deki Çitan krallığı hariç, öteki krallıkları ele geçirdi, askeri darbeler rejimine son vererek "sivil İmparatorluk"u kurdu. Geleneksel değerler yeniden saygınlık kazandı. Kamu görevlilerinin işe alınmasında sınav sistemi yeniden kabul edildi. Sınavlar başlıca şu üç konuda yapılıyordu: yönetim, anlatım ve şiir. Aydınlar eyaletlere dağıtılıyor ve en önemlilerine büyük görevler veriliyordu. Bunlar IX. yy.'da baş gösteren tarım bunalımından kaynaklanan ve XI. yy.'da sürekli bir hal alan benzeri görülmemiş siyasal mücadelelere giriştiler. Bırakınız yapsınlar politikasınınsavunucusu tutucu mandarinler sınıfı, büyük mülkiyetten ve özel çıkarlardan yanaydı. Radikal yenilikçiler ise halkın daha çok üretmesine yardım ederek devleti zenginleştirmek istiyorlardı. Bu siyasal istikrar döneminde de, Çin'de büyük imparatorlann iktidarları sırasındaherzaman görülen teknik ve bilimsel ilerlemeler gerçekleşti: top barutunun askeri amaçlarla ilk kez kullanılışı, yol ölçme tekniğinin (1027), pusulanın (1000'e doğr.) bulunuşu, matbaa işlerinde ayrı ayrı harflerin kullanılmaya başlanması (1041), Kaifıng'da maşalı su saatinin icadı (1088), ilk çarklı gemi (XII. yy. başı) vb. Uzun süren bu icatlar döneminde, Vang Anşi'nin yönetimindeki "yenilikçiler" iktidarda bulunuyordu (1021-1086). Vang Anşi angaryayı kaldırıp bunun yerine kişisel vergiyi koydu. Toprak mülkiyeti büyük toprak sahiplerinde kaldığı için, bu cesur reformlar yalnızca vergi alanında kalıyor ve "toplumsal" bir nitelik taşımıyordu. Bununla birlikte, ağırlık merkezi VIII. yy.'dan beri güney-doğu'ya kayan ülkede, bu reformlarla ticari (özellikle çayda) gelişme aynı döneme denk düşmüştür.
—1101: Hueizong Çin imparatoru oldu. Onun iktidarı döneminde Çin dış politikayla ilgilenmeye başladı. Gerçekten de Songlar, büyük Han ya da Tang imparatorlarının Asya fetihlerini o zamana kadar yinelememişlerdi. Nasıl olsa, yabancı kabilelerin elinde olan Pekin, Ordos, Gan-su ve Datong bölgelerinin dışında, bütün tarihsel Çin'e egemendiler.
—1122: Çitanlar'a karşı savaşlarda, Songlar'ın eski müttefikleri mançuryalı Curçenler Yandu'yu (bugünkü Pekin) zapt ettiler.
—1126: Çin'in Kuzey'inde egemen olan Tatarlar Cin hanedanını kurdular.
—1127: Çinliler Kuzey'den gelen halkların ilerlemesi karşısında geri çekilerek Hu-ai nehrinin kuzeyindeki bütün toprakları terk ettiler. Başkent, Lin'an'a (bugünkü Hangcou) taşındı. Kuzey Song hanedanının devamı olan Güney Song hanedanı bu tarihte iktidara geldi. Bu hanedanın ilk imparatoru Gaozong'du (1127-1162).
—1167: Cengiz Han Moğolistan'da dünyaya geldi.
—1195: krallık dönemi barış içinde geçen son Song hükümdarı Ningzong, 1224'e kadar tahtta kaldı.
—1206: Cengiz Han, bütün Türk-Moğol kabilelerinin başına geçti.
—1215: Cengiz Han Congdu'yu (bugünkü Pekin) aldı, Cin hanedanının bir bölümü çöktü.
—1226: İran'daki ve Orta Asya'daki fetihlerini sürdürdükten sonra Cengiz Han, Çin'e karşı yeniden savaşa girişti; 1227'de öldü.
—1233: Şişia krallığı (Ordos, Gansu ve batı uç eyaletleri) Cengiz Han'ın ardıllarının eline geçti.
—1234: Nan Songlar'ın başkenti Kaifıng'ı moğol orduları işgal etti. Aynı yıl Cin İmparatorluğu ortadan kalktı.
—1258: Songlar, moğol orduları karşısında geri çekilerek başkentlerini Cıciang' daki Lin'an'a taşıdılar.
—1275: Marco Polo'nun Kubilay Han'ın Hanbalık'taki (bugünkü Pekin) sarayına ilk yolculuğu.
—1276: Kubilay Han Songlar'ın başkenti Lin'an'ı aldı.
—1279: Song İmparatorluğu'nun sonu.

-Yüenler (1280-1368)

Cengiz Han'ın torunlarından, Yüen hanedanının kurucusu Kubilay Han 1280'de kendini Çin imparatoru ilan etti. Bu dönem, Doğu Avrupa'dan Pasifik'e kadar uzanan topraklar üzerindeki serbest ticaretin parlak bir tablosunu çizer. Ne var ki bunca yıkıcı savaştan sonra ülke acınacak bir haldeydi. Nüfus 100 milyondan 60 milyona düşmüştü. Kubilay, imparatorluk yollarını onarttı, moğol posta sistemini Çin'e getirdi. Bu işte 200 000 at kullanılıyordu. Büyük kanal bugünkü biçimiyle inşa edildi. Songlar'ın "Devlet yardımı" ve "Buğday tanzim ambarı" sistemini yeniden yürürlüğe koydu. Ne yazık ki mali yönetim çok kötü gidiyordu. Enflasyon ve paranın gittikçe değer kaybetmesi, ticaretin en yoğun olduğu bölgelerde, moğol yönetimini halkın gözünden düşürdü. Kâğıt para ortaya çıktı. Yeni konfuçiusçuluk devletin resmi ideolojisi oldu. Aydınlar, halk diliyle yazmaya başladılar. İlk romanlar bu dönemde yazıldı ve tiyatro Ma Ciyüen ve Guan Hançing ile birlikte gelişti. Moğol hanedanı çıkardığı yasalarla kölelerin, ırgatların ve yarıcıların durumunu iyileştirmeye çalıştı ise de yoksulluğun gittikçe artmasını önleyemedi. Nüfusun hatırı sayılır bir yüzdesi açlıktan ölüyordu.
—1292: Marco Polo'nun Büyük Moğol krallığı'na ikinci yolculuğu.
—1325: moğol ve cinli zenginlere karşı ilk toplumsal halk ayaklanmaları. Kısa sürede yerli halkça özümlenen Moğollar, ırkçı yasaları sertleştirince bu hareketler ulusal bir nitelik aldı.
—1351: Sarı nehir taştı, birçok bölge su baskınına uğradı; açlık, halkı kırıp geçirdi. "Kızıl sarıklılar" isyanı patlak verdi, varlıklı sınıfların temsilcileri de isyancılarla işbirliği yaptı.
—1368: karışıklıklardan yararlanan Cu Yüencang adında bir köylü iktidarı ele geçirdi. Yüen hanedanı çöktü.

Mingler (1368-1644)

—1368-1398: Cu .Yüencang, Hongvu adıyla tahta çıktı. Başkent Nankin'di.
—1403-1424: Pekin'i 1409'da başkent yapan Yonglı'nın krallığı. Bu, Mingler'in en görkemli dönemidir. Bugün de Pekin' de hayranlık uyandıran sarayların çoğunu Yonglı yaptırttı.
İlk Mingler'in döneminde, Çin yeniden büyük bir gelişme gösterdi, imparatorlar bir kadastro sistemi geliştirdiler. Sulama işleri yeniden düzene sokuldu: halka bedava çift öküzü ve tarım aletleri dağıtıldı. Kötü haşata karşı bir önlem olarak "kamu buğday ambarları" kuruldu, askerlere tarlalar dağıtıldı. 1394'te pamuk ekimi zorunlu oldu. Bütün bu önlemler tarımı yeniden canlandırdı. Bazı açılardan Avrupa'daki burjuvaziyi andıran yeni bir sosyal sınıf türedi. Nüfusun artması üzerine yönetim daha çok görevliye ihtiyaç duydu ve toprak aristokrasisinden olmayan kimseler de devlet memurluğuna alınmaya başladı. Halkın bu görünüşteki demokratik gelişmeden yararlandığı yoktu. Yeni zenginler borçlarını ödemek ve daha da zenginleşmek için, toplamakla yükümlü oldukları vergileri artırarak halkın iliğini sö-mürüyorlardı. Bir önceki hanedanın hükümdarlarınca horlandığı için Çin, yabancı düşmanı oldu. Mingler zamanında, Doğu'da ve Güney'de Japon korsanlığı başladı, gerçek bir felaket olan soygunculuk ancak XV. yy.'in sonunda, Japonya'da iç karışıklıklar baş gösterince sona erdi. Sonra hanedanlığın sonuna doğru ilk Avrupalılar gelmeye başladı.
-1514: ilk gelen Portekizliler oldu. Birkaç yıl içinde Macao'da ticari bir acenta açmak için izin aldılar.
—1573: Vanli'nin krallığı zamanında sarayın içinde, o sıralarda büyük bir güç kazanmış olan haremağalarının kışkırttığı hizip çatışmaları göze çarpar. Vanli, misyonerlerin Çin'e girmesine izin veren ilk cinli imparatordur.
—1582: cizvit papazı Matteo Ricci, Çin'e ayak bastı. Gökbilim konusundaki bilgisiyle Saray'da saygınlık kazandı. Bu da ona hıristiyanlığı kolaylıkla yayma olanağını sağladı.
—1620: Vanli saltanatının sonu. Ming hanedanı sona erdi. Çinliler, çeşitli Tunguz kabileleri arasındaki çatışmalarda arabuluculuk yaparak, bu kabilelerin XVI. yy. sonunda birliğe kavuşmalarına yol açtılar. Bu "Mançu" kabileleri birliği Çin'i fethederek üç yüzyıl boyunca egemenliğini sürdürdü. —1625: ilk mançu kralları Mukden'i (bugünkü Şınyang) başkent yaptılar. Güney Mançurya'yı fethettikten sonra krallıkları Mingler'in imparatorjuğu için büyük bir tehlike haline geldi. İmparatorluk tahtını ele geçirmek amacıyla mançu aristokrasisini çin uygarlığına alıştırdılar. —1637: Tiengong Kaivu teknoloji temel kitabının kaleme alınması.

Çingler (1840'a kadar)

—1644: bir çin generali, ayaklanan bir çete reisini (Li Ziçıng) dize getirmek için Mançular'ı yardıma çağırdı. Li Ziçıng'ı Pekin'den koyan mançulu generaller Çin başkentinden ayrılmayı reddettiler. O sırada son mançu kralı Mukden'de ölmüştü. Oğlu Şunci, imparator seçildi, Pekin tahtına oturarak Çing hanedanını kurdu. Çinli yüksek görevlilerin yanına mançulu görevliler de getirildi.
—1659: rejim değişikliği kolay oldu. Bütün Çin Mançu hanedanını tanıdı. 150 yıl boyunca ülke bir gelişme dönemini yaşadı, bunu uzun bir gerileme dönemi izledi.
—1661: Şunci'nin ölümü. —1662: tam bir edebiyatçı olan Kangşi' nin krallık döneminin başlangıcı. Bu kral özellikle kendi hazırladığı sözlükle ün kazanmıştır. Egemenliği, Çin tarihinin en uzun dönemlerindendir. Babası gibi, batılı misyonerlere, özellikle cizvitlere arka çıktı. Bu dönemde, Çin'in teknik bakımdan Avrupa'ya denk olduğu söylenebilir.
—1673: dört yıl boyunca Güney Çin'de özellikle Fucien'de ve Guangdong'da ortalığı kasıp kavuran bir ayaklanma, genç Mançu hanedanının varlığını tehlikeye soktu.
—1681: Çingler Yünnan'ı aldılar. —1683: Tayvan'ın ilhakı. O zamana kadar çok esnek bir rejimden yararlanan Güney Çin, askeri işgalin sıkıntılarına katlandı.
—1689: Ruslar'la Çinliler arasında, Ner-çinsk antlaşması'nın imzalanması .Bu antlaşma ile Amur nehri üzerindeki sınır Çinliler lehine değiştirildi. Kangşi dışişleri danışmanları arasında bir fransız cizvit bulunmaktaydı. Bu kralın zamanında Cizvitler Pekin sarayı'nda belirleyici bir rol oynadılar.
—1696: Kuzey'de, İç Moğolistan'daki kabilelerin yenilgisinden sonra, Çin kapılarında yeni bir Moğol İmparatorluğu'nun kurulmasını önlemek için Kangşi bütün Moğolistan üzerine askeri bir protektora kurdu. Kangşi, Tibet'e öncü bir askeri birlik gönderdi. Fakat bu birlik başarısızlığa uğradı, imparatorluk ordusu ancak 1720'de muzaffer olarak Lasa'ya girebildi.
—1707: Kangşi, cizvitlerin önerisi üzerine, Çin haritasının çıkarılmasını emretti (ancak 10 yılda tamamlanmıştır). —1715: Çin, hıristiyanlaşmaya yanaşmıyordu, ama yine de misyonerler Saray'a kabul ediliyordu. Aslında Papalık, cizvitlerin çin ayinlerini benimsemelerine karşı çıkıyor ve dominikenlere hak veriyordu.
—1722: görkemli Kangşi döneminin sonu.
—1736: tahta Çienlong çıktı. Dinsel ve siyasal alandaki etkilerinden ürkmekle birlikte, bilim ve güzel sanatlar alanındaki bilgilerini göz önünde tutarak, kişisel olarak cizvitleri görevlendirmeye devam etti. Mingler'in yasaları yarıcıları ve ırgatların elini kolunu bağlamış, büyük toprak sahiplerinin insafına terk etmişti. Mülkiyetin bölünmesinden yana olan Mançu hanedanı, birçok büyük mülk sahibinin topraklarına el koydu. Bundan başka, imparatorluk ailesinin, o zamana kadar vergiden bağışık olan topraklarının büyük bir bölümünü kamulaştırdı. Kangşi ve Çi-enlong'un krallığı döneminde imparatorluk kenti Pekin, Ming saraylarının planına göre yeniden inşa edildi. (Ming sarayları bu hanedanın çöküşü sırasında yakılmıştı). Yine onların döneminde, yabancı mimarların da katkılarıyla, Pekin'in kuzey -batı'sında güzel parklar ve yazlık saraylar yapıldı. Dış politikada, Çienlong, Tibet'te ve Moğolistan'da Kangşi'nin yolundan gitti. Çin'in güneyindeki Miao kabilelerine boyun eğdirdi.
—1793: İngiltere'nin temsilcisi George Macartney'in diplomatik ve ticari ilişkiler kurma yolundaki önerisi Çin tarafından reddedildi.
—1796: Çienlong'un ölümü. O dönemde Himalaya'dan Sibirya'ya, Kızıl nehirden Pamir'e kadar uzanan Çin İmparatorluğu Hanlar'ın ya da Tanglar'ın zamanındaki kadar genişti. Bu iki büyük krallık döneminden sonra, gizli derneklerin çökertmeye çalıştıkları imparatorluk gerilemeye başladı. Beyaz lotus ayaklanması 1804'te
sona erdi.
—1813: eski Beyaz lotus tarikatından doğan Tanrısal düzen adlı bir tarikat imparatoru az daha tutsak alacaktı. İmparator, Avrupa'nın bilimsel katkılarına sırt çevirdi.
—1830: son cizvit misyonerler sınır dışı edildi. Bu dönemde Çin kapılarını yabancılara kapadı. Bununla birlikte Kanton limanındaki bir mahalle, cinli tacirler gözetiminde (Tsohong sistemi) yabancı tüccarlara açık tutuldu. Burada İngilizler, hint pamukluları ve afyonu karşılığında çay ve ipek alıyorlardı. Macao limanı ise hâlâ Portekizliler'in sömürgesiydi.
—1834: ticaret ilişkilerini engelleyen Çin hükümetine karşı Ingilizler'in ilk müdahalesi.
—1836: İngilizler'in ikinci müdahalesi.
—1839: Pekin hükümeti afyon dışalımını yasaklamaya karar verdi. Komiser Lin Zışü yasayı ödünsüz uygulayarak Kanton' daki büyük bir hint afyon stokunu yok etti.
Avrupalıların yayılması (1840-1894)
—1841: Londra'nın misillemesi. Kanton,
bir ingiliz askeri harekâtı sonucu bombalandı, birlikler Şanghay'ı işgal etti ve Yangzi boyunca Nankin'e kadar ilerledi.
—1842: ingilizler ile imzalanan Nankin antlaşması. İngilizler beş liman kurma hakkına elde ederek Hongkong adasını işgal ettiler. Antlaşmaya göre gümrük vergisi mal değerinin % 5'ini geçmeyecekti. Bu "afyon savaşı" Çin'in kapılarını yabancı tüccarlara açtı.
—1844: Fransızlar ve Amerikalılar ile benzeri antlaşmalar imzalanması. Fransızlar Vhampoa (Huangpu) antlaşması ile katolik misyonerlerin hıristiyanlığı yayma hakkını elde ettiler. İç politika alanında, bozgunlar sonucu ordunun zayıf gücünü yitirdiğinin anlaşılması, birçok güneyli Çinlinin yabancı Mançu hanedanına düş: manlık duyması, vergi yükü ve rüşvetçi kamu görevlilerinin sömürüsü ile ezilen
köylülerin yoksulluğu bir iç bunalımı hazırladı, hasadın kötü olması da bunu çabuklaştırdı.
—1846: hoşnutsuzlar, Hong Şiuçuan adında bir sahte peygamberin yönlendirdiği dinsel harekete katıldılar. Misyonerlerle ilişki kurarak onlardan hıristiyanlıkla ilgili bazı düşünceler edinen Hong Şiuçuan, konfuçiusçulukla İncil karışımı yeni bir din yaymaya başladı: bu yoldan Çin'i kalkındıracağını ileri sürüyordu. —1851: kendini "İlahi kral" ilan eden isyancı Hong Şiuçuan, hükümetini ve ilahi Yüce Barış (Taiping tien guo) İmparatorluğumu kurdu.
—1853: Hong Şiuçuan, Nankin'i alıp burayı kendine başkent yaptıktan sonra Hankou'yu ele geçirdi. Orta Çin'in birçok eyaleti üzerinde egemenlik kurdu. Kısa bir süre sonra, Hankou'yu imparatorluk hükümetinin generallerinden Zıng Guofan geri aldı. Batılı devletler güç durumda kaldılar: hıristiyanlığa dönük ve milliyetçi, ama modernlik yanlısı Taiping hareketini mi (tarımsal ve toplumsal reformlardan, özellikle kadınların özgürlüğünden söz ediyordu), gelenekçi ve yabancı düşmanı Pekin hükümetini mi desteklemeleri gerekirdi? Bununla birlikte Taiping'in denetimi olan yerlerde, özellikle Yangzi havzasında anarşinin kol gezdiğini ve Şanghay'ın tehlikede olduğunu gören Batı devletleri, sonunda Pekin hükümetine yanaştılar. Ama daha önce de birtakım yeni çıkarlar koparmayı ihmal etmediler.
—1856: ikinci "afyon savaşı"nın başlaması.
—1858: bir katolik misyonerin öldürülmesi ve bir ingiliz gemisine el konması üzerine öç almak isteyen Fransız ve İngilizler'in ortaklaşa giriştikleri bir saldırı sonucunda imzalanan Tiencin antlaşması sırasında Avrupalılar, Ruslar ve Amerikalılar Pekin hükümetinden güvenceler elde ettiler. Fakat Çinliler, bu devletlerin diplomatlarını kabul etmediler.
—1860: bunu hakaret sayan ve yeni güvencelere saygı gösterilmesini sağlamak isteyen fransız ve ingiliz birlikleri ortaklaşa bir saldırıya geçerek Hıbei'yi istila ettiler ve Palikao (Baliçiao) muharebesi'ni kazandılar. Yazlık Saray bu yıl içinde yağmalanıp yıkıldı. Bunun üzerine yeni "eşit olmayan" antlaşmalar imzalandı. Pekin, yabancılara on bir yeni liman açtı, yerel hukuk uygulamasından bağışık ticarethanelerin kurulmasını, yabancıların Çin'de serbestçe dolaşmalarını ve dinlerini serbestçe uygulamalarını kabul etti. Diplomatlar ülkeye serbestçe girmeye başladılar ve Zongliyamın adı verilen dış ilişkiler bürosu aracılığıyla işlerini yürüttüler. Böylece Çin, kesin olarak, kapılarını yabancılara açmış oluyordu. Ayrıcalıklı yabancı kurumların diplomatik dokunulmazlığı olduğu gibi ayrı bir gümrük örgütleri de vardı.
—1861: Çin yabancı devletlerden silah aldığı gibi paralı askeri komutanları ve danışmanları da çalıştırmaya başladı (amerikalı Ward ve ingiliz Gordon gibi). Bunlardan ikincisi Taiping ayaklanmasını bastırmak için Zıng Guofan'a ve büyük toprak sahiplerinin milislerine yardım etti.
—1862: Tongci krallığı'nın başlangıcı.
—1864: Nankin düştü. "İlahi kral" intihar etti, birliklerinin bir bölümü Tonkin'e sığındı. Zengin Nankin ve Şücou kentleri yakılıp yıkıldı.
—1870: Tiencin'de on fransız rahibesi ve fransız konsolosu öldürüldü, imparatorluk hükümetinin Batılılar'a karşı güvensizliği sürmekteydi.
—1874: Tongci döneminin sonu.
—1875: Tsişi'nin naipliğinin ve Guangşu' nun krallığının başlangıcı. Tsişi, prens Gong Yişin ve Zıng Guofan gibi mandarinlerle birlikte, Kuzey'deki isyanları, Yün-nan ve Şinciang'daki müslümanların ayaklanmalarını bastırarak hanedanın otoritesini yeniden kurmaya çalıştı. Pekin' de Avrupa bilimleri öğreten bir okulun açılmasına karşın Çin, geleneklerinden kopamıyordü. Yabancı ülkelerin etkisiyle aşırı bir evrime zorlanan Çin, parçalanmak tehlikesiyle karşı karşıyaydı.
—1884-85: Çin-Fransız savaşı. Tonkin'de Fransa "Kara bayraklılar" çeteleri ile çarpıştı. Çin, Tonkin üzerindeki hükümranlığından vazgeçti.

__________________
yªLnIzLIk™
Boreas isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 kişi bu mesaj için Boreas nickine teşekkür etti.
Albayrak (12-24-2013), taylan67ta (11-14-2013)
 
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341