Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı
Kapat
   

Geri git   Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı > Osmanlı Tarihi > Osmanlı Hanedanlığı

Osmanlı Hanedanlığı Osmanlı Padişahları, Anneleri, Çocuk ve Eşleri..

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 04 Ağustos 2013, 06:15   #1
Founder
Tarih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10 Nisan 2010
Bulunduğu yer: Olympus
Konular: 920
Mesajlar: 1.410
Aldığı Beğeni: 2
Beğendikleri: 12
Tarih isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Standart III. Murad Dönemi

III. Murad Dönemi

Saltanatı: 15 Aralık 1574- 16 Ocak 1595 (21 yıl sürmüştür.)
Padişahlık Sırası: 12
Doğum Tarihi: 4 Temmuz 1546
Ölüm Tarihi: 16 Ocak 1595 (49 yaşında)
Kendisinden Önce Gelen Padişah: II. Selim
Kendisinden Sonra Gelen Padişah: III. Mehmed
Babası: II. Selim
Annesi: Afife Nurbanu Sultan




III. Murad'ın Tuğrası

III. Murad, 4 Temmuz 1546 yılında Manisa'da doğmuştur. Ölüm tarihi 16 Ocak 1595 yılında İstanbul'da vefat etmiştir. III. Murad, 12. Osmanlı padişahı ve 77. İslam halifesidir.

III. Murad'ın Şehzadeliği

II. Selim'in Nurbanu Sultan'dan olan en büyük oğlu ve varisidir. Nurbanu Sultan'un asıl adının Raşel olduğu ve Musevilikten Müslümanlığa döndüğü söylenir. Nurbanu Sultan'ın anne ve babasının kimler olduğu ise kesin olarak bilinememektedir. İyi bir eğitim alan şehzade Arapça ve Farsça öğrendi. 1558 yılında babası II. Selim'in Manisa Sancakbeyliğinden Karaman Valiliğine atanması sonucu dedesi Kanuni Sultan Süleyman tarafından Alaşehir Sancakbeyliğine gönderildi. Babası II. Selim padişah olduktan sonra ise Manisa Sancakbeyliğine gönderildi. Babası II. Selim'in vefatından sonra 22 Aralık 1574'te İstanbul'a gelerek Osmanlı tahtına oturdu.

III. Murad'ın Padişahlık Dönemi

22 Aralık 1574 (Ramazan ayı) Çarşamba sabahı, Osmanlı mülkünü devralır almaz ilk iş olarak 5 kardeşini boğdurmuştur. Osmanlı Devleti, Lehistan yönetimine hakim olmakla Avusturya'ya komşu olan iki müttefik elde etmiş olacaktı. Fransızlarla Kanuni döneminde iyi ilişkiler kurulmuştu. Fakat Fransız tahtının boşalması ile Lehistan'da iktidar boşluğu oluştu. III. Murat'ın isteği ile Erdel Beyi Bathary, Lehistan kralı oldu. Lehistan ile yapılan anlaşmalar sonucu kuzey sınırı güvenli hale getirildi.III. Murat tahta geçtiğinde Kuzey Afrika kıyılarından sadece Fas Osmanlı topraklarına katılmamıştı. 1578 yılında Ramazan Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri Fas'ı ele geçirerek bölgedeki Portekiz gücünü kırdılar.
1584 yılında bir Yeniçeri isyanında öldürülen Trablusgarp Valisi Ramazan Paşa'nın ailesini İstanbul'a getiren gemiye Kefalonya açıklarında Venedik gemileriyle saldırı düzenlenmesi sonucunda Venedik ile uzun süredir devam eden barış sona erdi. Venedik senatosuna bir ültimatom gönderen III. Murat, Ramazan Paşa'nın ailesini ve mallarını Preveze'ye getirtmeyi başardı. Venedik'in de barışı korumak istemesi üzerine iki devlet arasındaki mesele çözüldü.
III. Murat zamanında Ceneviz, Venedik ve Fransızlara verilen kapitülasyonlar ile ticaret gemileri Osmanlı limanlarında ticaret yapma hakkına sahiptiler. 1583'de İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth bir elçi göndererk aynı imtiyazlardan faydalanmak istediğini belirtti. Venedik ve Ceneviz haricindeki kapitülasyonu olmayan devletlerin tüccarı, Fransız bayrağıyla Osmanlı limanlarına geliyordu. 1572'daki Bartalameos Katliamı yüzünden Katoliklerden yüz çevirmeye başlayan Osmanlı hükümeti, Papa'nın koyduğu stratejik harp malzemesi ambargosunu kırabilmek için Protestan olan İngiltere'ye yakınlaştı. Böylece Akdeniz'de İngiliz-Fransız rekabeti başlamış oldu. Bu rekabetten Osmanlı Devleti de birçok siyasi menfaat kazanmış oldu.
Şah I. Tahmasb'ın oğlu Şah II. İsmail, Osmanlı Devleti ve İran arasındaki barış antlaşmalarına riâyet etmemiş ve Osmanlıya bağlı bazı Emirleri kendi tarafına çekmeyi başarmıştı. Osmanlı hükümeti Van Beylerbeyine talimat vererek orada huzurun sağlanmasını istemişti. İran'ın Luristan valisinin Osmanlı devletine sığınması zaten gergin olan ilişkileri daha da kötüleştirdi. Bu arada Şah İsmail ölmüş, İran'da taht kavgaları başlamıştı. Bu durumdan yararlanmak isteyen Van Beylerbeyi, İran'a saldırdı. İlk İran savaşı on iki yıl (1577 - 1589) sürdü. Özdemiroğlu Osman Paşa komutasındaki Türk birlikleri İran kuvvetlerini Çıldır'da yendi. Bu savaştan sonra tüm Gürcistan fethedildi. 1578'de Tiflis, Osmanlı vilayeti durumuna getirildi. Aynı yıl Şirvan da Meşaleler Muharebesi ile Osmanlı topraklarına katıldı. Bu gelişmeler üzerine İran barış istemek zorunda kaldı. 21 Mart 1590 tarihinde Ferhat Paşa Antlaşması (İstanbul Antlaşması) imzalandı. Bu antlaşmaya göre Kars, Tebriz, Tiflis, Gence ve Şehrizur Osmanlı Devletinde kalacaktı. Bu antlaşma ile Osmanlı devleti doğuda en geniş sınırlarına ulaşmış oluyordu.
1590'da Avusturya ile yapılan 8 yıllık barış antlaşması 1593 yılında, Telli Hasan Paşa'nın başıbozukların oluşturduğu Uskukların üzerine yürümesini savaş sebebi sayan Avusturya ile bozuldu. Avusturya İmparatoru II. Rudolf ödemekte olduğu vergiyi vermediği gibi Eflak, Erdel ve Boğdan beylerini de isyana teşvik etti. Telli Hasan Paşa Hırvatistan sınırındaki Siska kalesini kuşatma altında tutuyordu. Hasan Paşa ve binlerce askerle birlikte Hersek Sancakbeyi de şehit düştü. Bunun üzerine Sinan Paşa'nın ısrarıyla 1593 yılında Avusturya'ya savaş ilan edildi. Savaş devam ederken 16 Ocak 1595'de III. Murat İstanbul'da felç geçirerek vefat etti. Cenazesi Ayasofya Camii avlusuna defnedildi.

Takîyüddin tarafından 1577'de kurulan Tophane Rasathanesi'ni 1580 yılında yıktırmıştır.

Padişahlık Dönemindeki Önemli Gelişmeler

Vadisseyl Muharebesi (1578)

Vadisseyl Muharebesi ya da Vâdiü'l-Mehâzîn Muharebesi, 1578 yılında Osmanlı İmparatorluğu ve Osmanlıların müttefiği olan Fas'ın Saadi sultanı Abdülmelik ile Portekiz kralı Sebastião ve Portekizlilerin müttefiği III. Ebu Abdullah Muhammed el-Mütevekkil'in kuvvetleri arasında yapılan deniz savaşıdır. Üç Kral Savaşı ya da Ksar-el Kebir Savaşı olarak da bilinir.

Muharebe Öncesi

Fas'ın Osmanlı yönetiminden kopmasından sonra, Fas'ta kral değişti. III. Muhammed tahta geçti. Ama Abdülmelik tahta geçmek isteyince, Osmanlılar'dan yardım istemiştir. Bunun üzerine üzerine Kral III. Muhammed el-Mütevekkil de Portekizlilerden yardım istedi. Bağnaz dinsel görüşleri benimseyen Portekiz Kralı Sebastião; Fas'ta Hıristiyan denetimini kurmak için, tahttan indirilen Fas sultanı El-Mütevekkil ile ittifak kurdu. Bunun üzerine Sultan Abdülmelik'de Osmanlı İmparatorluğu ile ittifak kurma yoluna gitti ve Osmanlı padişahı III. Murat'tan yardım istedi.

Savaş

Bunun üzerine Sultan III. Murat Cezayir Beylerbeyi, Ramazan Paşa'yı yanında birçok top ve silahla Fas'a Abdülmelik'e yardıma gönderdi. I. Sebastião, Faslı müttefikleri ile birlikte; 60 bin kişilik ordu ve çok sayıda topla Tanca'ya çıktı. Lukkos Irmağı ile bu ırmağın kollarından biri arasında, Ksar'el-Kebir (Alcazar-quivir) yakınlarındaki Vadiü'l-Mehazin'de Abdülmelik ile kardeşi Ahmed ve müttefik Osmanlı kuvvetleri ile karşılaştı. Piyadelerle süvarilerden oluşan ve sayıları 50 bin kişiyi bulan Müslüman kuvvetleri Sebastião'nun ordusunu kıyıdaki Larache'a (El-Araiş) çekilmeye zorladılar. Ramazan Paşanında taktikleri ve topları doğru kullanmaları sayesinde, Portekiz ordusu mağlup oldu. Ama Müslüman askerlerin bir kısmı o sırada gelgit yükselmesinin etkisindeki Vadiü'l-Mehazin'i geçmeye çalışırken boğuldu. Ayrıca Sebastião ile el-Mütevekkil de boğularak öldüler; böylece savaş Osmanlı'nın kesin zaferiyle savaş sona ermiş odu. Bunu gören Abdülmelik, sevincinden kalp krizi geçirdi ve ertesi sabah öldü.

Muharebe Sonrası

Bu savaş sonunda, Portekizlilerin Akdenizdeki üstünlüğü sona erdi. Osmanlı İmparatorluğu'nun sınırları Atlas Okyanusu'na kadar uzandı. Bu çarpışma Fas askerlerinin önemli ganimet elde etmesine ve Ahmed el-Mansur'un (ez-Zehabi) tahta çıkmasına yol açtı; Fas savaştan sonra Avrupa'daki diplomatik ve ticari konumunu güçlendirdi ve Osmalılara daha sıkı bağlandı. Öte yandan genç kral Sebastião'nun bir varis bırakmadan ölmesi, Portekiz Krallığı'nın sonraki 60 yıl boyunca İspanyol denetimine girmesine neden oldu.

Çıldır Muharebesi (1578)

Çıldır Meydan Savaşı, 9 Ağustos 1578'de Osmanlı Devleti ile Safevi kuvvetleri arasında yapılan meydan savaşıdır.
1555 yılında imzalanan Amasya Antlaşması'yla Safevi Şahı I. Tahmasp; Osmanlıların Kars, Iğdır, Revan (Erivan) ve Tebriz çevresindeki egemenliğini kabul etmişti.
23 yıl sonra antlaşma bozuldu ve bu bölgeler tekrar Safevilerin eline geçti. III. Murad tarafından sefer ile görevlendirilen Lala Mustafa Paşa, önce Erzurum'a geldi. Deveboynu'nda karargâhını kurdu. Bu sırada, Ardahan Sancakbeyi Abdurrahman, kendi üzerine düşeni yerine getirerek Çıldır Gölü'ndeki "Ağca Kalesi"ni fethetti. Bunun üzerine, sefere çıkan Tokmak Han komutasındaki yaklaşık 30.000 kişilik Safevi Ordusu ile Osmanlı ordusu Çıldır yakınlarında 9 Ağustos 1578'de karşılaştılar. Savaşta Osmanlı ordusu önemli bir zafer kazandı ve Aras boyu tekrar Osmanlıların eline geçti.
Zafer, Safevi direncini önemli ölçüde kırdı ve Gürcistan ile Azerbaycan'ın yolunu açtı. Çıldır Zaferi'nden sonra, 1582 yılında Tiflis üzerinden Safevîler tekrar saldıracaktır. Akıl almaz Tiflis Müdafaası'yla Safevîler tekrar yenildi. Bu yenilgiyle Safevîlerin saldırı gücü kalmamıştır. Bundan sonra Meşaleler Muharebesi olacaktır 1583 yılında; ve 1590 yılında Osmanlılar Hazar Denizi'ne ulaşacaktır.
Çıldır Zaferi'nden hemen sonra ayrıca Çıldır Eyaleti kuruldu. Arpalı, İmirhev, Pertekrek, Ardanuç, Çeçerek, Aspinze ve Ude sancaklarına sahip eyaletin ilk beylerbeyi Atabegli Mustafa (Minûçihr) Paşa oldu.

Tiflis Müdafaası (1582)

Çıldır Muharebesi'yle Osmanlılar; Çıldır, Tiflis ve çevresini aldılar. Bunu kabullenemeyen Safevîler, tekrar Osmanlı üzerine aynı bölgeden saldırdılar. 1582 yılında, bu bölgedeki Tiflis Kalesi kuşatıldı.
Kalede bir avuç asker ve küçük miktarda erzak bulunmasına karşın kale son derece iyi savunuldu. Kalede kedi ve köpek dahil her hayvan yenildi. Kuşatmanın sonuç vermediğini gören Safevîler geri çekildi.
Osmanlılar, Safevîler bu saldırısına, 1583 yılında Meşaleler Muharebesi'yle karşılık vermiştir.

Meşaleler Muharebesi (1583)

Meşaleler Muharebesi, 1583 yılında Osmanlı İmparatorluğu ile Safevî Devleti arasında yapılan bir muharebedir.

Muharebeden Önceki Gelişmeler

Osmanlılar ve Safeviler arasında 1555 Amasya Antlaşması devam ederken Şah Tahmasb'ın ölümüyle İran'da şahlık mücadelesi başladı ve sonuçta Şah II. İsmail iktidarı ele geçirdi (1576). Şah İsmail babasının Osmanlılarla olan barış siyasetini bozdu. Ancak 1577'deki ölümüyle birlikte, önce Muhammed Hudabende, ardından oğlu Hamza Mirza idareyi eline aldı. Hudabende'nin hükümdarlığı sırasında Osmanlılar, İran içlerine doğru ilerlemeye başladılar. Çıldır Muharebesi'nden sonra Gürcistan ele geçirildi

Muharebe

Rumeli'den yollanan kuvvetlerin takviyesiyle Özdemiroğlu Osman Paşa İran serdarı İmam Kulu Han ile çarpıştı. 1583'de İmam Kulu Han elli bin kadar kuvvetiyle Osman Paşanın üzerine yürüdü. Osman Paşa, Beştepe mevkiinde İran ordusuyla karşı karşıya geldi. Geceleri de muharebe devam ettiğinden, meşale yakılması zorunlu olmuştur. Bu yüzden bu muharebeye Meşaleler Muharebesi denmiştir. Bu muharebede İmam Kulu Han 7.000 kayıp vermiştir, ve ordusunun dağılmasıyla geri çekilmek durumunda kalmıştır.

Meşaleler Muharebesi'nin Sonuçları

Bu zaferle birlikte Osmanlılar Şirvan'ı geri almıştır. Dağıstan ve Gürcistan, Safevî tehdidinden kurtulmuştur. Kür'ün alınması kolaylaşmıştır

Ferhat Paşa Antlaşması (1590)

Ferhat Paşa Antlaşması, III. Murat devrinde 1590 tarihinde Osmanlı Devleti'yle Safevilerin yönettiği İran arasında imzalanmış bir antlaşmadır. 1578-1590 Osmanlı-Safevî Savaşı'nı sona erdirmiştir, aynı zamanda Duraklama döneminin ilk antlaşmasıdır.
Kafkasları tamamen ellerine geçirmek isteyen Osmanlılar, 1583-1590 yılları arasında devamlı olarak Safevilerin üzerine seferler düzenlediler. 11 Mayıs 1583'te Meşaleler Muharebesi denilen çarpışmayla başlayan Osmanlı seferleri 1590’da imzalanan Ferhat Paşa Antlaşması ile sona erdi. Anlaşma sonucunda Tebriz, Karabağ, Gürcistan, Dağıstan ve Şirvan Osmanlılara bırakıldı.

Antlaşmanın ÖNEMİ:
Bu antlaşma ile Osmanlılar doğudaki en geniş sınırlarına ulaşmışlardır. III. Mehmet döneminde Safeviler tarafından antlaşma ihlal edilecektir.

III. Murad'ın Ölümünden Sonra

1574'ten 1595'e kadar 21 sene Osmanlı Devleti'nin başında bulunmuştur. Saltanatı süresince başveziri olan Sokollu Mehmet Paşa'nın etkisinde kalmıştır. Saltanatı döneminde eşi Safiye Sultan, özellikle Sokollu Mehmet Paşa'nın 1579 yılındaki ölümünden sonra devlet yönetiminde oldukça önemli bir rol üstlenmiştir.
Saltanatı süresince Osmanlı topraklarının genişliği 24.534.242 km²'ye yükselmiştir. Osmanlı Devleti en geniş toprağa bu zamanda erişmiştir. III. Murat 16 Ocak 1595'te 49 yaşında iken vefat etmiş, Kabri Ayasofya Camii avlusundaki türbesine defnedilmiştir. Ayrıca Beşiktaş'taki Yahya Efendi Türbesini yaptırmış, Fethiye Camii'ni de kiliseden camiye çevirmiştir.
Bir Fransız tarihçisi Hammer, III. Murat'ın saltanatı boyunca 11 defa sadrazam, 7 defa şeyhülislam değiştirdiğini, düşüncelerinde bir istikrar bulunmadığını, zevke, tasavvufa ve şiire eğilimli bir insan olduğunu, etrafında remilciler, müneccimler dolaştığını bildirmekte ve bu yönüyle eleştirmektedir.

III. Murad'ın Özel Hayatı

Safiye Sultan adında bir eşi vardı. Safiye Hatun'un asıl adı Sofia Baffo idi. Kendisi Venedikliydi ve Korfu valisinin kızıydı. Bir deniz yolculuğunda Türk korsanlarına tutsak düşmüş, Murat'ın şehzadeliğinde saraya cariye olarak satılmıştı.
Safiye Sultan ile kaynanası Nurbanu Sultan arasındaki çekişip didişmeler; o dönemlerde çeşitli saray oyunlarıyla, sadrazamların durmadan değişmesine neden olmuştur.
Nurbanu Hatun, Safiye Sultan'ı öldüresiyle kıskandığı için, oğlu III. Murat'a yıllar boyu, onu unutturacak bir sevgili arayıp durmuştu. Söylentilere göre, bu yüzden tutsak pazarında cariye fiyatları 2 yüz - 3 yüz altından, 2 bin - 3 bin altına çıkmıştır.
Kadınlara ve harem yaşamına düşkünlüğü ile tanınan Sultan Murat'ın "en fazla" 30 çocuğu olduğu düşünülmektedir. Bunlardan 19 ya da 20'si erkektir. Hatta öldüğü sırada hamile eşleri olduğu ve veliaht oğlu Mehmet'in onları da öldürttüğü çeşitli kaynaklarda iddia edilmektedir.

Eşleri
  • Safiye Sultan
Erkek çocukları
  • III. Mehmed
  • Şehzade Selim
  • Şehzade Bayezit
  • Şehzade Mustafa
  • Şehzade Osman
  • Şehzade Cihangir
  • Şehzade Abdullah
  • Şehzade Abdurrahman
  • Şehzade Hasan
  • Şehzade Ahmet
  • Şehzade Yakup
  • Şehzade Alemşah
  • Şehzade Yusuf
  • Şehzade Hüseyin
  • Şehzade Korkut
  • Şehzade Ali
  • Şehzade İshak
  • Şehzade Ömer
  • Şehzade Alaüddin
  • Şehzade Davud
Kız çocukları
  • Ayşe Sultan (d.1570 - ö.1605, Annesi: Safiye Sultan
  • Fatma Sultan
  • Mihrimah Sultan
  • Amriye Sultan
Kronoloji
  • Venedik'le anlaşma yenilendi.
  • Portekiz'le Vadisseyl Muharebesi yapıldı.
  • İspanya'ya karşı İngiltere'ye yardımlar yapıldı.
  • Lehistan kralının tayininde çıkan mücadele kazanıldı ve 1577'de Lehistan devleti de Osmanlılara tâbi oldu.
  • 1511'de Osmanlı tabiiyetinde bulunan Kırım Hanlığı Rusya'ya harb ilân etti. Moskova'ya kadar ilerleyerek Rusya'yı vergiye bağladı.
  • 1578'de İran'la savaşlar başladı. Çıldır Zaferi elde edildi.
  • 1582'de Tiflis Müdafaası yapıldı. Tiflis ve Şirvan feth edildi.
  • 27 günde Kars Kalesi yapıldı.
  • 1582'de Osmanlı tarihinin en büyük eğlencelerinden birini düzenleyerek oğulları için kırk gün kırk gece sünnet şöleni düzenlemiştir.
  • 1583'te Meşaleler Muharebesi kazanıldı.
  • 1585'te Tebriz dördüncü defa fethedildi. Gence şehri alındı.
  • 1590'da Ferhat Paşa Antlaşması imzalandı. Hazar Denizi'ne kadar Osmanlı hakimiyetine alındı. Doğuda en geniş sınırlara ulaşıldı.
  • 1593'te Almanya'ya harb ilân edildi.
  • 1594'te Yanıkkale feth edildi.
  • Tedavülde bulunan o zamanki metal paranın altın ve gümüş oranı azaltılarak devletin tarihindeki gelmiş geçmiş en büyük devalüasyon gerçekleştirilmiştir.
Kaynakça:
  • Uzunçarşılı, İsmail Hakkı (2003). Osmanlı Tarihi III. Cilt, 1. Kısım: II. Selim'in Tahta Çıkışından 1699 Karlofça Andlaşmasına Kadar. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları. ISBN 975-16-0013-8.
  • İnalcık, Halil (2003). Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ (1300-1600). İstanbul: Yapı Kredi Yayınları. ISBN 975-08-0588-7.
  • Sakaoğlu, Necdet (1999). Bu Mülkün Sultanları. İstanbul: Oğlak Yayınları. ISBN 875-329-299-6. say.161-180
  • Kinross, Lord Patrick (1977). The Ottoman Centuries. İstanbul: Sander Kitabevi. ISBN 0-224-01379-8.(İngilizce)
  • Büyük Osmanlı Ansiklopedisi (İsmail UZUNÇARŞILI-Enver Ziya KARAL-İsmail Hakkı DANİŞMEND)

__________________
"Başlarken her şeyiyim onun şeyhi ve dervişi,
Biterken kanlı bıçaklı katili..."

-
Tarih isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
donemi, dönemi, iii, murad

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 05:10.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2019, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Tarih.gen.tr Tarih Forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Tarih.gen.tr sitesindeki konular yada mesajlar hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler için iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Tarih.gen.tr yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve gerekli işlemler neticesinde size dönüş yapılacaktır.