Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Fransanın Dış Politikası ve Güç Dengesi

  • bb) Dış Politika ve Güç Dengesi: 14. Louis, dışarıda genişlemeci bir dış politika izledi. Genişleyebileceği iki alan vardı. Doğuya ve Ren bölgesine doğru genişlemek ve İspanya Hollanda’sını (Belçika) ilhak etmek ki, böyle bir politika Kutsal Roma İmparatorluğu’nun daha da parçalanması demekti. Bir de, tüm İspanya topraklarına veraset yoluyla sahip olmak istiyordu. (Belki de bu amaçla, İspanya Kralı II. Charles’ın gerek vücut, gerekse kafaca özürlü bulunan kız kardeşiyle evlenmişti) Böylece, 14. Louis’in dış politika amacı açıkça ortaya çıkıyor: İspanya ve Fransa’nın kaynaklarını birleştirerek, Fransa’yı Avrupa’da, Amerika’da ve denizlerde üstün kılmak. Bu amacında başarı kazanırsa, kuracağı “evrensel monarşi”, Avrupa’nın öteki devletlerinin bağımsızlıklarının sonu olurdu.

                Avrupa’nın öteki devletlerinin bu “evrensel monarşi”ye karşı taktiği, “güç dengesi” politikasıdır. Daha on beş yıl önce, Habsburg üstünlüğüne karşı, başını Fransa’nın çektiği bir güç dengesi politikasıyla mücadele edilmişti ve Otuz Yıl Savaşları sonunda imzalanan Westphalia Barışı bu politikanın başarısını simgeliyordu. Şimdi, aynı tehlike Fransa’dan geldiğine göre, güç dengesi politikası da ona karşı yöneltilecekti.

                “Güç dengesi” kavramı birçok anlamda kullanılmaktadır. Bir kere, gücün birçok farklı devletler arasında dağıldığı denklik, denge anlamında kullanılmaktadır. İkinci olarak, bu dengenin bozulmasıyla ortaya çıkan bir anlamı vardır. Bir devlet, uluslar arası sistemde üstün duruma geçerse ve sistemin öteki üyeleri bağımsızlıklarını kaybetmemek için koalisyon kurarlarsa, o zaman bu koalisyona “denge” adı verilmektedir. Daha doğrusu, bu durumda, bozulan dengenin yeniden sağlandığı bir karşıt-ağırlık oluşturulmaktadır. Üçüncü bir anlamı da, güç dengesinin denetim altında tutulması anlayışından kaynaklanıyor. Burada, dengenin sağlanması için bir devletin elinde bulundurduğu güçten söz edilebilir. Eğer bir devlet, koalisyonun gerekli bir üyesi ve koalisyonun ona olan ihtiyacı onun koalisyona olan ihtiyacından çoksa, bu devlete güç dengesini denetleyen devlet denebilir. Bu devlet, her zaman koalisyonun üyesi bile olmayabilir. Ama çıkarları belirli bir bölgede ya da dünyada gücün dengede tutulmasında yatıyorsa ve bunu sağlayacak güce de sahipse, bu devlete yine aynı sıfat verilebilir.

                17. ve 18. yüzyıllarda güç dengesi politikası izleyen devletlerin amacı, kendi hareket serbestliklerini en üst düzeyde tutmaktı. Amaç, barışı korumaktan çok olası saldırılara karşı Avrupa devletlerinin bağımsızlık ve hükümranlıklarını korumaktı. Bu politika başarılı oldu sayılabilir. Nedeniyse, bağımsız dış politika izleme yeteneğine sahip çok sayıda devletin uluslar arası sistem içinde bulunmasıdır. Devletler serbestçe bir ittifaktan ötekine geçebilmekteydi. Hele din savaşları bittikten sonra, kendilerini katı dış politika kalıpları içine sokacak ideolojilerin de olmaması, yukarıdaki tanım içindeki güç dengesi politikasının izlenmesini kolaylaştırmıştır.

                Dönemin olaylarına gelince: Avusturya Habsburgları Westphalia Barışı ile sınırlandırılmıştı. İspanya Habsburgları ile Fransa arasındaki savaş on yıl daha sürerek, 1659 tarihli Pireneler Barışı ile bitti. 14. Louis’in Hollanda’ya saldırısı, Hollanda, Danimarka, Brandenburg, İspanya ve Avusturya Habsburglarının koalisyonu ile 1678’de durdurulabildi. Ama bu savaşla Fransa, ordularını İsviçre ve Alsece sınırına getiren Franche-Comte bölgesini eline geçirdi. Bir yıl sonra, 1679’da Kutsal Roma İmparatorluğu’nun Alsace-Lorraine yöresine sızmaya başladı. 1681’de bağımsız bir cumhuriyet olan Strasbourg kentini işgal etti. Kutsal Roma İmparatorluğu 1686’ya kadar bu ilerlemeye karşı duramadı. Çünkü doğuda Macarlar 14. Louis’in kışkırtmasıyla ayaklanmış, ayrıca Osmanlılar da 1683’te Viyana’yı kuşatmışlardı. Doğudaki badireler atlatıldıktan sonra, 1686’da 14. Louis’in Katolik ve Protestan düşmanları Augsburg Birliği’ni kurdular: Kutsal Roma İmparatoru, İspanya ve İsveç kralları, Hollanda Cumhuriyeti ve Bavyera İle Saksonya, 1688’de başlayan savaş, 1697’de Ryewick Barışı ile sona erdi. Savaş nasıl belirsiz bitmişse, barışı da aynı belirsizlikte oldu ve pek bir şey çözemedi. 

    Not: Bu ilgili makale Oral Sander’in “Siyasi Tarih ilkçağlardan 1918’e” adlı eserinden yararlanıp yazılmıştır.
    Kitabı, İmge Kitabevi Yayınları’ndan temin edebilirsiniz.


    Siyasi Tarih’in Tüm Konuları İçin Yukarıdaki Siyasi Tarih  Sayfasına Bakmanızı Öneriyoruz.

Yorum Yazin


sitemap
site ekle