Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

İyonyada Modern Bilimin Temelleri

  • 1. Grek Uygarlığı ve Helenizm’in Genişlemesi (MÖ 500 – MS 500)

    a. İyonya’da Modern Bilimin Temelleri

                MÖ 6. yüzyılda Batı Anadolu sahillerindeki İyonya bölgesinde (kuzeyde İzmir ile güneyde Didim arasındaki kıyı şeridi ve kıyıya yakın adalar) yeni bir kavram, insanoğlunun en önemli düşüncelerinden biri doğdu: Evrenin bilinebileceği, çünkü bir iç düzene sahip olduğu, tümüyle başına buyruk ve tahmin edilemez olmadığı ve onun bile uyacağı kuralların varlığı. Ama modern anlamıyla bilim, neden öce İyonya’da doğdu?

                İyonya’nın bir çok avantajı vardı. Her şeyden önce, adalar ve küçük körfezler ülkesiydi. Dış dünyadan tam olmayan bir tecrit çeşitlilik yaratır. Böylece, farklı ada ve körfezlerde, farklı siyasal sistemler oluştu. Tek bir güç merkezi, bölgenin tümünde toplumsal ve entelektüel bir tekdüzelik sağlayamamış, böylece özgür düşünce ve serbest araştırma mümkün olmuştur. Ayrıca, İyonya değişik uygarlık çevrelerinin kesişme noktasındaydı. Burada, Ortadoğu’nun Fenike alfabesi Grek diline uygulanmış, okuma-yazma yaygınlaşmış ve din adamlarının tekelinden kurtarılmıştı. Üstelik, siyasal güç tüccarların eline geçmiş ve onlar da zenginliklerinin dayanağı olan teknolojiyi etkin bir biçimde geliştirmeye çalışmışlardır. Bu da, bilimle uğraşanların desteklenmesine yol açmıştır. Bütün bunların sonucu olarak, Doğu Akdeniz’de, başta Mısır ve Mezopotamya olmak üzere, Asya, Afrika, ve Avrupa uygarlıkları kaynaşmış ve bilime dayalı uygarlığın bereketli tohumu atılmıştır.

                Gölgelerinden piramitlerin yüksekliğini hesaplayan Thales, ilk deneyi yapan ve yıl ile mevsimlerin uzunluğunu hesaplayan Anaksimandres, kilit ve anahtarı bulan Teodorus, tıp mesleğini kuran Hipokrat, atom sözcüğünü bugünküne yakın biçimiyle kullanan Demokritus, bilimsel anlamda ilk astronom olan Anaksagoras ve dünyanın yuvarlak olduğunu ilk söyleyen Pisagor İyonyalıydılar. Gerçekten MÖ. 6 yüzyıl dönemin bilinen dünyasında entelektüel ve manevi büyük bir uyanış çağıdır. Bu yüzyıl yalnız İyonyalı bilim adamlarının değil, aynı zamanda Afrika kıtasının denizden çepeçevre dolaşımını sağlamış bulunan Mısır Firavunu Necho’nun, İran’da din adamı Zerdüşt’ün, Hindistan’da Buddha’nıın ve Çin’de Konfüçyüs ile Lao-Çe’nin de dönemidir. Bu faaliyetlerin birbirinden tümüyle ayrı ve bağlantısız oldukları düşünülemez. Dolaysıyla, MÖ 5000’lere gelindiğinde, giderek global bir nitelik almaya başladığı ve merkezden çevreye doğru genişlediği görülüyor.

    Not: Bu ilgili makale Oral Sander’in “Siyasi Tarih ilkçağlardan 1918’e” adlı eserinden yararlanıp yazılmıştır.
    Kitabı İmge yayınevinden temin edebilirsiniz.


    Siyasi Tarih’in Tüm Konuları İçin Yukarıdaki Siyasi Tarih  Sayfasına Bakmanızı Öneriyoruz.

Yorum Yazin


sitemap
site ekle