Logo Background RSS

» Büyük Selçuklu Devleti Tarihi

  • Selçukluların Soyağacı
    Yazar: | Tarih: 23 Temmuz 2015 | Yorum Yok Yorum var

    Selçukluların Soyağacı

    Selçuklu hanedanında Dudak Bey’e kadar olan şahsiyetlerin varlığı tespit edilebiliyor. Tarihi bilgilere göre, Selçuklu soyağacının en tepe noktasında Dudak Bey bulunmaktadır. Onun Oğuz Han neslinden geldiği bilgisi ise kesinlik taşımayıp bütün Türk devletlerinin yaptığı gibi kendi devletini güçlü gösterme endişesinden kaynaklanmaktadır.

    Dudak Bey’den sonra oğlu Selçuk Bey, tarih sahnesine çıkmıştır. Selçuk Bey ismi, eski kayıtlarda “Salçuk” olarak geçiyor. Daha sonra bu sesi inceltilerek “Selçuk Bey” olarak yaygınlaşmıştır. Arapça kaynaklarda da bir isim “Selçuk” şeklindedir. Selçuk Bey’in dört oğlu vardı. Bunlar;

    • Arslan Yabgu (İsrafil)
    • Mikail
    • Musa İnanç (Yınanç)
    • Yusuf İnal

    Bazı araştırmalarda bu isimlerin Yahudi ismi olduğu değerlendirmesi bulunmaktadır. Buna karşılık bölgede, Yahudiliği kabul eden Türk topluluğu, Hazarlar olmuştur. Selçuklu-Hazar ticari ilişkilerinin bir sonucu olarak Hazarlardaki Yahudi isimlerin konulmuş olabileceği ifade edilebilir. (Devamini Oku)

  • Selçukluların Menşei
    Yazar: | Tarih: 23 Temmuz 2015 | Yorum Yok Yorum var

    Selçukluların Menşei

    Selçuklular, yirmi dört Oğuz boyundan Üçoklara bağlı olan Kınık boyuna mensupturlar. Kınık boyu, ilk defa Selçuklular ile yönetici sınıfına yükselmiş bir boydu. Kaşgarlı Mahmud, bu dönemde Kınık boyunun Oğuz boyları sıralamasında üst sıralara çıkarak Selçuklular açısından önemini vurgulamıştır. Dudak bey, bu dönemde Oğuz yabgusunun “Subaşı” unvanı ile yardımcısı durumundaydı. O dönem kaynaklarına göre Dudak Bey için “deniz yaylı” anlamında “iyi ok atan, iyi yay kullanan” bir kişi olarak bahsedilmektedir. Selçuk oğullarının Dudak Bey’den daha ileriki soyları hakkında kesin bir bilgimiz bulunmamaktadır. Selçuklular Oğuzname’de soylarını Oğuz Han’a bağlamaktadırlar. Kaşgarlı Mahmud ise, Selçuklu atalarının Afrasiyab’a dayandığını belirtmektedir. Efrasiyab Şehname’si incelendiğinde Oğuzhan ile Afrasiyab’ın aynı kişi olduğunu ileri sürülebilir. Selçuklular Gazneli Mesud’a vergi vermeyi reddederken gerekçe olarak han neslinden geldiklerini ileri sürmüşlerdi. Bu bilgi, Selçuklu hanedan neslinin Oğuz Han’dan geldiği inancının Selçuklu Devleti’nin kuruluşundaki tesirini gösterir. Selçuklular saltanatı elde ettikten sonra “Afrasiyab’ın oğlu Keyhüsrev’den kaçıp Türkmen’in Kınık uyruğu içine gelip, orada büyüyüp yaşadı Biz onun oğullarıyız, Afrasiyab neslindeniz” diye, Afrasiyab’a kadar otuz beş batın sayıp şecere uydurmuşlardır. Sade bir Türkmen oymağı olmalarına rağmen kendilerini Afrasiyab yani hakanlılar neslinden göstermeleri, Kınık boyunun başlangıçta Oğuz kabileleri listesinin en sonunda gösterilmesi ile ilgilidir. İran fütuhatından sonra Kınık boyu listenin en üstüne çıkarılarak, Kayı yerine Kınık yazılmıştır. (Devamini Oku)

  • Selçuklu Coğrafyası
    Yazar: | Tarih: 23 Temmuz 2015 | Yorum Yok Yorum var

    Selçuklu Coğrafyası

    Büyük Selçuklular Oğuz federasyonunun dağılışı ile ortaya çıkan bir Türk devletidir.  Büyük Selçuklu Devleti’nin kurulup geliştirdiği coğrafya Oğuzların X. yüzyıl sonlarından XII. yüzyıl ortalarına kadar yayıldıkları sahaları ihtiva etmektedir. Oğuz federasyonu hakimiyetini sürdürürken İbn-i Fazlan, 920 tarihinde İdil Bulgarları üzerine İslam ticaret yolu üzerinde kuzeye doğru seyahat gerçekleştirildiğinde, Oğuz ülkesinden de geçmişti. Oğuzlar Göktürk birliğinden koptuktan sonra Hazar Denizi – Aral Gölü etrafında yaşıyorlardı. X. yüzyıl sonlarında bölgede Kıpçak, Karluk, Peçenek kabileleri gibi Türk boyları yeni bir göç hareketi başlattılar. Bu yeni göç hadisesi, Türkistan’daki bütün dengeleri alt üst etti. Aynı göç ile Oğuzların Hazar – Aral coğrafyası arasındaki varlıkları zora girdi. Bu göç olayının bir ayağı, Avrupa coğrafyasına devam ederek Balkanlarda Peçenek ve Kuman tehlikesini doğurdu. X. yüzyılın başlarında Aral Gölü yanındaki bozkır arazisine “Oğuz Çölü” denilirken XI. yüzyıldan itibaren Kıpçakların bölgede çoğunluk haline gelmeleri ile Kıpçak Gölü (Deş-i Kıpçak) adı verilmeye başlanmıştır. Kıpçaklar, sadece Oğuz Çölü’nde çoğunluğu teşkil etmekle kalmadılar. Kafkaslarda da kalabalık kitleler oluşturdular. Bunları kendi ordusu içinde değerlendiren Gürcü Devleti, XII. yüzyılda güçlü bir askeri teşkilat kurmayı başardı. Selçukluların ve Anadolu beyliklerinin bu yüzyılda gerçekleştirdikleri akınlar Gürcüler tarafından püskürtüldü. Bunda Kıpçakların atlı birliklerine bağlı askeri teşkilatının çok büyük yeri vardır.

    Oğuzlar, Kıpçakların tazyiki ile yeni kuracakları devlet için Aral Gölü’nün güneyinde, Maveraünnehir coğrafyasını seçtiler ve bu coğrafyaya yakın Harezm ve Horasan coğrafyası arasında çeşitli göçler gerçekleştirdiler. (Devamini Oku)


sitemap
site ekle