tarih osmanlı tarihi avrupa tarihi islam tarihi Türk tarihi selçuklu tarihi Tarih » Tarih Blogu

Logo Background RSS

» Tarih Blogu

  • Milli Mücadele’de Binbaşı Ayşe
    Yazar Admin Tarih Aralık 21st, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Milli Mücadele’de Binbaşı Ayşe

    Kurtuluş Savaşı hakkında yazılmış eserlerde göğüs göğse çarpışmış pek çok Müslüman Türk kadınlarından bahsedilir. Kara Fatma, Onbaşı Halide, Tayyar Rahmiye, Kılavuz Hatice, Gördesli Makbule isimleri pek sık zikredilen şahsiyetlerdir. Binbaşı Ayşe de adını hep minnet duygularıyla anmamız gereken kahramanlar arasındadır. Binbaşı Ayşe, Milli Mücadele’de kocasının en kıymetli birer yadigârı olarak sakladığı ziynetlerini satarak at, mavzer, elbise ve çizme tedarik etmiş ve bu mücadelede, derece derece terfi ederek binbaşılığa kadar yükselmiştir.

    1925 Haziranı sonlarında İstanbul’da Cumhuriyet Gazetesi tarafından yapılan mülakattan onun hakkında şu bilgiyi edinmiş bulunuyoruz.

    Binbaşı Ayşe

    Binbaşı Ayşe

    “..Büyük harpte Kafkas Cephesi’nde yaralanarak ölen kocamın ve tüm vatan evlatlarının intikamını almaya and içmişim. Allah, bu fırsatı 15 Mayıs 1919’da bana verdi. İzmir’i Yunanlılar işgal ettiği sırada ilk mukavemetimiz sona erip şehre Yunanlılar hâkim olunca Aydın’a gittim. Orada faaliyete geçerek bir Kuvay-i Milliye birliği teşkil edip bilahare Nuri çetesine katıldım. Aydın muharebelerini yaptıktan sonra Koçarlı’ya çekildik. Bu suretle, bilfiil atıldığım İstiklal Mücadelesi’ne başından sonuna kadar iştirak ettim. İlk defa Sakarya’da sol kasığımdan piyade mermisi ile yaralandım. Seyyar hastanede tedaviden sonra tekrar müfrezeme iltihak ettim. Büyük Taarruz’da Mürsel Paşa Fırkası’na iltihak ettik ve Ahır Dağları’ndan düşman gerilerine akmağa memur edildik. (daha fazla…)

  • Sütçü İmam Olayı
    Yazar Admin Tarih Aralık 20th, 2011 | 3 Yorum var3 Yorum Yorum var

    sütçü imam olayı, sütçü imam olayı hakkında bilgi, sütçü imam olayı nasıl oldu, sütçü imam olayı ne zaman oldu

    Sütçü İmam Olayı

    Fransız kuvvetlerinin Maraş’a girişlerinin ertesi günü 31 Ekim 1919 tarihinde Fransız ve Ermeni askerler üçer-dörder kişilik gruplar halinde çarşı – pazar ve mahalleleri dolaşıyordu. Türklerin bazılarını dövmelerinin yanında, Türk milletini ve Türk Hükümeti’ni aşağılayıcı sözler sarf ediyorlardı. Bardağı taşıran son damla, Fransız askerlerinin Uzunoluk Hamamı’ndan çıkan Türk kadınlarına sarkıntılık etmeleri olmuştur.

    Bir grup Fransız – Ermeni askeri ikindi üzerinde Uzunoluk Caddesi’nden kışlaya dönüyorlardı. Askerler yol değiştirerek hamamdan çıkan kadınların inmekte oldukları alana yöneldiler ve kadınlardan birine yaklaşarak “Artık burası Türklerin değildir, Fransız memleketinde peçe ile gezilmez.” diyerek kadının peçesini yırttılar. Peçesi yırtılan ve zor durumda kalan kadıncağız bayılıp yere düştü. Diğer kadınlar da imdat istercesine bağırmaya başladılar. Olayı karşıdaki kahveden gören Türkler dışarı çıkarak askerlerin üzerine yürüdüler. Türkler, askerleri uyararak yollarına devam etmelerini söylediler. Askerler kötü sözler sarf ederek silah kullandılar. Bu arada Çakmakçı Sait şehit oldu ve Gaffar Osman yaralandı.

    Sütçü İmam

    Sütçü İmam

    (daha fazla…)

  • Hasankeyf
    Yazar Admin Tarih Aralık 20th, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    hasankeyf, hasankeyf tarihi, hasankeyf resimleri, hasankeyf tarihçesi, hasankeyf sular altında kalacak, hasankeyf hakkında bilgi

    Hasankeyf

    Hasankeyf, günümüzde Batman iline bağlı olan, Dicle nehrinin akışı ile şehri ikiye ayırdığı ve tarihe tanıklığı ile bilinen bir ilçedir. 1975 yılında yapılan nüfus sayımına göre Hasankeyf ilçesinin nüfusu 13. 823 olarak sayılmıştır. 1981 yılında Hasankeyf, doğal koruma alanı olarak ilan edilmiştir. Nüfusu 1975’li yıllardan sonra sürekli göçlerden dolayı 2000 yılında nüfusu 7493 sayısına düşmüştür.

    Hasankeyf’in tarihçesine baktığımızda şehrin tarihi yaklaşık 10 bin yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Hasankeyf, Artukluların hâkimiyeti altında uzun bir süre kalmış, daha sonra 1232 yılında Eyyubiler tarafından Artuklulardan almışlardır. Eyyubiler bölgeye henüz gerçek anlamda tam hâkimiyet sağlayamadığı dönemde Hasankeyf, Moğol istilasına maruz kalmış, o dönemde birçok yerde olduğu gibi Hasankeyf’te de büyük tahribat meydana gelmiştir. Moğol istilası geçtikten sonra Eyyubiler, özellikle 14. yüzyıldan itibaren Hasankeyf’i yeniden baştan aşağı imar çalışmalarına başlamıştır. Günümüzde Hasankeyf’te bulunan birçok imar çalışmaların altına Eyyubilerin imzası bulunmaktadır. Eyyubiler, Safevi Devleti’nin baskıları ve iç hesaplaşmaları ile Osmanlı Devleti’nin gücünden dolayı Hasankeyf’i 1515 yılında Osmanlı Devleti’ne bırakmak zorunda kalmıştır. Eyyubiler döneminde Hasankeyf’te yapılan imar çalışmaları, Hasankeyf’in Osmanlı toprağı olmasından sonra özellikle Osmanlı Devleti Padişahı Kanuni Sultan Süleyman döneminde imar çalışmaları hat safhaya yani zirveye ulaşmıştır. Böylelikle Hasankeyf, tarihinin en parlak dönemlerinden birini Osmanlı hâkimiyeti altında yaşamıştır.

    Hasankeyf'ten bir Görüntü

    Hasankeyf'ten bir Görüntü

    Not: Resmi büyütmek için resmin üzerine tıklamanız gerekmektedir. Resmi gördükten sonra geri diyerek yazınızı okumaya devam edebilirsiniz.

    Hasankeyf Sular Altında Kalacak!

    Türkiye Cumhuriyeti hâkimiyeti altında Hasankeyf, 1953 yılında Ilısu Barajı projesini başlatmış ve 2013 yılında faaliyete geçirilmesi beklenen baraj projesi nedeni ile bu tarihi kültür mirası büyük çoğunlukla yok olup sular altında kalacaktır. Birçok sanatçı ve duyarlı kişilerin protestoları barajı engellemeye yetmemiştir. Bu protestolar sadece yurt çapında değil aynı zamanda dünya genelinde de turistlerin ve çevrecilerin tepkisini almıştır. (daha fazla…)

 
tarih islam tarihi selçuklu tarihi avrupa tarihi osmanlı tarihi türk tarihi tarih forum forum tarih sitemap

Sınava Hazırlık

tarih tarih tarih türk tarihi tarih tarih tarih tarih tarih