Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Kıpçak Kelimesinin Anlamı Nedir?

  • Kıpçak Kelimesinin Anlamı Nedir?

    Kıpçak, bir Türk kavimi ve bu kavmin rehberliği altında kurulan kavimler birliğinin adıdır. Kelimenin asıl şekli Kıvcak olup daha sonraları seslerin değişmesiyle Kıfçak, Hıfçak; Hıfçah şekillerinde söylenmiştir. Uygur vesikalarında bir şahıs adı olarak geçen bu kelime, Mahmud Kaşgari’de Kıvcak şeklinde geçmekte ve Türklerden büyük bir bölük, bu bölüğün oturduğu bölge, Kaşgar yakınında bir yer adı gibi anlamlara gelmektedir.
    Kutadgu Bilig’de bu kelime dört yerde geçmektedir. Radloff’un da işaret ettiği gibi burada bu kelime “kovı” kelimesi ile birlikte geçtiği için bu iki kelime arasında bir yakınlık düşünülebilir. Halk inanışlarında da Kıpçak kelimesi kovı veya kovuk kelimeleri ile birleştirilmektedir. Örneğin Oğuz Destanı’na göre, Oğuz Kağan’ın “İt Barak” ülkesini fethi esnasında beylerinden birinin karısı hamile kalmış, kocası da savaşta öldürülmüştü. Bu savaş yerinde kadının doğumu yaklaşınca yakınlardaki içi oyulmuş olan bir ağacın içinde çocuğunu doğurdu. Durum Oğuz Kağan’a intikal ettirilince, Kağan ona Türk dilinde içi çürümüş ve oyulmuş ağaç anlamına gelen Kıpçak adını koydu. İranlı Tarihçi Reşidüddin Câmiü’t-Tevârih adlı eserinde Kıpçak/Kıwcak adını çürümüş, yıpranmış bir ağaç kovuğu şeklinde açıklayarak Kutadgu Bilig ve efsanelerde geçen anlamları teyid etmiştir. Ahmed Rıfat ise Kıpçak kelimesini bir kavim adı şeklinde değerlendirerek şöyle tarif etmiştir: “Kazan, Volga ve Don nehirleri ile Kırım havalisinde Cengizoğullarının bir şubesini oluşturan hükümete veya orduda bulunan Tatar kavimlere verilen isimdir.” Rasovsky de Kıpçak kelimesini bir Türk kavmi olan Kimeklerin bir kabilesinin ismi olarak değerlendirmiş ve zamanla bu kelimenin bütün Kimeklere şamil olduğunu belirtmiştir.
    Kıpçak Türklerinin önem arz eden bir özelliği, tarihleri boyunca bu kavmi tanımlamak için birçok adın kullanılmış olmasıdır. Pritsak, analiz amacıyla bunları “yerli adlar” ve “yabancı adlar” olmak üzere iki sınıfa ayırmıştır.

    Yerli adlar:

    Kıpçak: VIII. yüzyıldan itibaren Müslümanlar tarafından İslâmî tarih ve coğrafya edebiyatında kullanılan Kıpçak kelimesi, 1240 yıllarında Moğol metinlerinde, XIII. yüzyıldan itibaren de Çin metinlerinde geçmektedir. Muhtemelen Moğollara Türklerden, Çinlilere de Moğollardan geçmiştir.
    Kuman: Takriben 1080 yıllarından başlayarak genellikle Bizans yazarları tarafından kullanılmıştır.
    Kun: Bu Macarların Polovetsler için kullandığı addır. 1086’dan itibaren kullanılmıştır.

    Yabancı adlar:

    Polovets: 1055’den itibaren eski Rus metinlerinde geçmektedir.
    Pallidi: Bremenli Adam tarafından “Gesta”sında muhtemelen 1072-1076 yıllarında kullanılmıştır.
    Valwen: (Latincesi: Valvi, Flavi/Falones/Valoni), XIII. yüzyılın ilk yarısındaki Orta, Aşağı Almanca (ve Latince) metinlerde görülmektedir.
    Xarteks: Urfalı Mateos’un Ermenice yazılmış kitabında 1050/1051 olaylarında geçer.
    Bu tasnife göre, bu boy için kullanılan yedi ad, kronolojik olarak; Kıpçak, Polovets, Kuman, Kun, Pallidi, Valwen/Falavi, Xarteks şeklinde sıralanabilir.
    Yukarıda zikredildiği üzere bu göçebe kavmin en eski Türkçe adı Kıpçaktır. Bu ad “kıp” köküne güçlendirici “çak” ekinin verilerek isme dönüştürülmesinden meydana gelen Türkçe “Kıpçak” teşkilinden kaynaklanmaktadır. Bu ek Osmanlıca “kabıcak-kabucak”da da vardır (kabık-kabuk+çak).
    Netice itibariyle yukarıda belirtmeye çalıştığımız bütün verilerden bu kelimenin, bir Türk kavmi veya kavimler birliğine veya belli bir bölgeye verilen ad olarak algılandığı; içi çürüyüp boşalmış ağaç ve kovuk, boş-ağaçsız çöl gibi anlamlara geldiği anlaşılmaktadır.

    NOT: Bu ilgili makale, Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Ahmet Gökbel’in Genel Türk Tarihi Ansiklopedisi’nin 2. Cildinde yer alan “Kıpçaklar ve Kumanlar” adlı makalesinden yararlanılarak yazılmıştır.

Yorum Yazin


sitemap
site ekle