Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Kökeninden Bağımsızlıklarına Kadar Uygurlar

  • Kökeninden Bağımsızlıklarına Kadar Uygurlar

    Uygurların meydana getirdiği zengin tarih onların, Çinli tarihçiler tarafından kökenlerinin eskide aranmasına sebep olmuştur. Aslında Hun, Gök-Türk, Juan-juan vb. büyük devletlerin hepsinin mazisinin derinlere bağlanmış olması Orta Asya tarihinde yaptıkları etkiden dolayı normal karşılanmalıdır.

    Uygurların kökeni konusunda kilit konumunda olan Kao-ch’e (Kanglı) boylarıdır. Aslında boylarla ilgili yazımızda da belirttiğimiz gibi Kao-ch’elar tek bir boydan müteşekkil değildiler. Ancak, Töles konusundan da anlaşılacağı üzere içlerinde Uygur adının ilk transkripsiyonuna benzer bir boy isminin bulunması meseleyi aydınlatmaktadır. Ama Kao-ch’eların hepsi Uygur değildir. Sadece Yüan-ho adlı kabile Uygurların adının ilk şekli olarak görünmektedir. 605 yılından sonra aynı isim Wei-ho şekliyle yeniden Töles boylarının içinde yerini almıştır. Bu sırada Tola Irmağı’nın kuzeyinde bulunan Uygurlar, Bugu, Tongra, Bayırku, Fu-lo gibi diğer Töles boyları ile birlikte yaşıyorlardı ve adları geçen bu boylarla beraber bir erkin tarafından idare ediliyorlardı. Dolayısıyla 605 yılı dolaylarında onların küçük bir kabile olduğu sonucuna varıyoruz. Çünkü sayılarının on bin ve bunun yarısının asker olduğu vurgulanmıştır. Tola ırmağının kuzeyinde yaşayan Töles boylarının içlerinde gösterilmesi ve kökenlerinde açıkça bunun belirtilmesi konuyu netliğe kavuşturmaktadır. Zaten söz konusu Töles boyları Dokuz Oğuz kavramıyla Uygur kağanlığının ana unsurunu oluşturacaktır.

    627 yılını takiben Doğu Gök-Türk devleti hızla zayıflayınca Sir Tarduşlar, doğudaki Töles boylarının içindeki en kuvvetli boy olarak ön plana çıktı. Çin tarafından da tanınan Sir Tarduş birliği 646 yılına kadar Ötüken bölgesi ve Tola Irmağı civarına hakim oldu. Onlara bağlanan Uygurların unvanı Huo İlteber idi. Bu tarihte Sir Tarduşlar zayıflayıp askeri güçleri dağılınca, çok sayıda boy Çin’deki T’ang hanedanıyla ilişki kurup onlardan askeri unvanlar alırken, Uygurlar da boş durmamışlardı. Onlar da irtibata geçip Çin’den generallik unvanları aldılar. Zaten Uygurların adı, 627 yılında vergilerin artırılması üzerine Gök-Türklere isyan eden boylar arasında da geçmektedir. O zaman reisleri P’u-sa idi. Hatta üzerlerine gönderilen yüz bin kişilik Gök-Türk ordularını yenmeleri şöhretlerinin artmasına sebep olmuştu. Doğu Gök-Türk Kağanı İl (Hsie-li) onların üzerine yeğeni T’u-li’yi göndermiş, o da yenilmişti. Fakat, yine de 646 yılına kadar Uygurların adından söz edilmez. 646’da Sir Tarduşların mağlup edilmesi sırasında Uygurlar Çinlilere yardımcı olmuşlardı. Bu arada P’u-sa’nın yerine oğlu Tu-mi-tu Uygurların başındadır. 648 yılında Altay Dağlarında bağımsızlığını ilan eden Ch’e-pi Kağan liderliğindeki Gök-Türkleri de Çinliler, Karluk, Uygur ve Buguları kullanmak suretiyle mağlup etmişlerdi. Daha sonra Çin hakimiyetini tanımayan Batı Gök-Türk beylerinden A-shih-na Ho-lu’nun bozguna uğratılması için hazırlanan Çin ordusuna Uygurlardan yaklaşık elli bin kişilik bir ordu reisleri Po-jun liderliğinde katılmış, Taşkent’e kadar ilerlemişlerdi. Po-jun, 661-664 yılları arasında ölünce yerine, önce kızkardeşi Pi-li-tu geçti. 680 yılında ise Uygurların başında Tu-chie-chih adlı reis görülmektedir.

    717 yılında Uygur İlteberi ile Kargan’da savaşan Bilge Kağan onu mağlup edip doğuya kaçmasına sebep omuştur.6 Bu bilgiler ışığında Uygurların 740’lı yıllara kadar fazla bir varlık gösteremediklerini anlıyoruz. Ancak, dahil oldukları Dokuz Oğuz birliği isyanlarda daima ön planda bulunmuştur.

    Not: Bu ilgili makale,  Ahmet Yasevî Üniversitesi Öğretim Görevlisi sayın Prof. Dr. Ahmet Taşağıl’ın Genel Türk Tarihi Ansiklopedisi’nin 1. cildinde yer alan “Uygurlar” adlı makalesinden derlenmiştir.

    -

    EKBİLGİ:

    Uygurların Kökeni:

    Çin kaynaklarında haesoqq, Vei-hoooh, Hui-ho, Hueu-hu, Wei-wu vb. şekilde görülen Uygur adının anlamı 974’te yazılan Çince bir eserde şahin süratiyle dolaşan ve hücum eden şeklinde açıklanmaktadır. Fakat bunun bir yakıştırma olduğu bellidir. Etimolojik olarak Uygur adının uy (takip etmek)+gur (Salgur gibi) tarzında ortaya çıktığı ileri sürülmüş ise de, o tarihlerde kullanılan Türkçe’de de “takip etmek” manasındaki eylem kökünün “ud-” biçiminde olduğu antitezinden hareketle sözcüğün oy (oymak, baskı yapmak) + gur ve kuvvetli bir olasılıkla uy (akraba, müttefik)+ gur şeklinde türediği savunulmaktadır. Nitekim tarihsel süreçte ortaya çıkan “On Uygur” federatif adının “On Müttefik” manasına kullanılmış olma olasılığı tarihsel gerçeklik açısından ağır basar.

    Uygur adıyla ilgili bir diğer mes’ele ise İslam kaynaklarında her zaman ve Çin kaynaklarında bazen kendilerine verilen Dokuz Oğuz adının kökeni ve ne şekilde ortaya çıktığıdır. Aslında Uygurlar’dan ayrı bir budun (boylar birliği, ulus) olan dokuz Oğuzlar, Göktürk siyasî otoritesinin dayandığı topluluk idi. Bu anlamda ayrı bir etnik yapı oluşturmayıp bizâtihî Türk budununu oluşturan boylara verilen isimdi.

    Zaten Çin kaynaklarında kendilerinden Türklerin dokuz kabilesi, Göktürkler’den ise “dokuz kabilenin Türkleri” diye bahsedilmesi; nitelik yönünden benzerliği ortaya koymaktadır. İşte bu Dokuz Oğuz boylarına -başka bir deyişle- dokuz adet Oğuz boyuna, dokuz oymaktan oluşan- Uygur boyunun eklenmesiyle “On-Uygur” denilen siyasal birlik ortaya çıkmıştır ve böylece Uygur adı ile Dokuz Oğuz adı birlikte ve bazen karıştırılarak kullanıla gelmiştir.

    Kaynak: Wikipedia

Yorum Yazin


sitemap
site ekle