Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Moğol İstilaları

  • b. Moğol İstilaları (1200 – 1300)

                13. yüzyılda İslam toplumunun dengesi, askerlerinin çoğunluğu Türklerden oluşan Moğolların istila dalgalarıyla altüst oldu. Bağdat 1258’de alınarak Abbasi halifeliği tümüyle sona erdirildi. İstilacılar çok geçmeden İslamiyet’i kabul ederek, İslam toplumunun içinde eridiler. Doğuda önce Moğollar, sonra Timur tarafından kurulan benzer kökenli bir hanedanlık hüküm sürdü.

                Moğollar tarihe, Çin’in kuzeyinde Hun ve Türklerin çıktıları yer olan bölgede, 12. yüzyılın sonlarında birdenbire çıkmışlardır. Göçebe halklar tarafından kurulan her imparatorluk gibi, başlangıçta tam anlamıyla askeri bir imparatorluk, yani merkezi bir devletten çok, çeşitli kavimlerin içinde yaşadığı bir “çerçeve” niteliğindeydi. Önderlerinin en ünlüsü olan Cengiz Han (1206 – 1227) büyük bir kavimler konfederasyonu kurmuş ve askerleri üzerinde sıkı bir disiplin sağlamıştır. Üstün bir askeri yönetim, ordularının ve bugün genelkurmay denen yüksek planlama, Moğollara, karşılaştıkları düşmanlar üzerinde mutlak üstünlük kazandırmıştır. Cengiz Han’ın ölümünde, Volga’dan Amur’a kadar tüm Avrasya step bölgesi geniş bir askeri konfederasyon içinde birleşmiş oldu. Cengiz’in ardılları, bu konfederasyona Doğu Avrupa, İran, Irak, Anadolu’nun bir bölümü ve 1279’da Çin’in tümünü katmışlardır. Moğolların dünya tarihine etkisi çok büyüktür. Asya ve Avrupa’nın büyük bir bölümünde siyasal yapı değişmiş, kavimler birçok bölgenin etnik özelliklerini temelinden değiştirecek biçimde, yerinden edilmiş ve dağıtılmıştır. Büyük İskender bile Moğol topraklarının genişliğine ulaşabilmiş değildir. Moğolların, yeni şeyler öğrenmeye çok meraklı insanlar olarak, Avrupalıların düşüncelerini geliştirme ve düş güçlerini harekete geçirmedeki etkileri de büyük olmuştur. Moğol istilaları sonucu, İslamiyet ve Hıristiyanlık arasında dinsel düşmanlığın Asya ve Avrupa arasına koyduğu engeller azalmıştır. Tarihte, Moğolların istila ve katliamları hakkında çok şey okumamıza rağmen, onların Asya ve Avrupa arasında deneyim ve bilgi taşıyıcıları olarak iki kıtayı, kısa bir süre içinde de olsa, birleştirdikleri ve böylece Avrupa’nın ortasından Pasifik Okyanusu’na kadar uygarlığın global nitelik alması yolundaki katkılarına pek yer ayrılmamaktadır. Ayrıca, eski tarihin genel ritmi içinde, Moğolların göçebe fethi, çürümekte olan Avrupa uygarlıklarına yenilenme ve canlanma olanağı sağlamıştır. 15. yüzyıldan sonra Avrupa’nın yükselmesinde Moğolların istilalarının etkisi çok önemlidir.

                Etnik bakımdan Moğol istilalarının en çarpıcı sonucu, Türk kavimlerinin Batı Asya’ya geniş çapta yayılması oldu. Kıraç ülkeleri büyük bir nüfusu beslemeye elverişli olmadığı için Moğollar kalabalık bir kavim değildiler. Bu yüzden Cengiz Han, ordularını bağlılıklarına güvenebileceği Türk boylarıyla güçlendirmekte bir sakınca görmemişti. Ne var ki, sonunda Moğol ordularındaki Türklerin sayısı, yerli Moğolları bir hayli aştı. Böylece Türk dili ve Moğol ordularıyla birlikte Asya boyunca ilerledi. Moğolca konuşan azınlık, Türk kitlesi içinde eridi ve Moğolca yalnızca Moğol anayurdunda varlığını sürdürdü.

    Not: Bu ilgili makale Oral Sander’in “Siyasi Tarih ilkçağlardan 1918’e” adlı eserinden yararlanıp yazılmıştır.
    Kitabı İmge Yayınevi’nden temin edebilirsiniz.


    Siyasi Tarih’in Tüm Konuları İçin Yukarıdaki Siyasi Tarih  Sayfasına Bakmanızı Öneriyoruz.

  1. #1 Imbay
    Aralık 8th, 2012 at 23:35

    Tarihte bazi gercekleri neden saklamaya calisiliyor anlam veremiyorum, örnegin Mogallarin ortadogudaki katliamlari ve bilhassa ilim yayan cemiyetleri yok etmesi af edilir gibi degil, ve diclenin kan gölüne dönmesi VE ILIM ADAMALARININ KATL edilmesi bunlar Türk tarihlerinde saklanmakta, veya Yildirim Beyazid in Ankaradaki savasta Timur u suclu göstermelerde aynen yanlis, cünkü Timur bu savasta hakliydi, bence artik bazi seyleri söylemekte yarar var.
    saygilarimla
    I.b. Almanya

    Cevap Yaz.Post Reply
Yorum Yazin


sitemap
site ekle