Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Moyen-Çor Kağan Devri

  • Moyen-Çor Kağan Devri

    Moyen-Çor Kağan, bir Uygur hükümdarıdır. 747-759 yılları arasında hüküm sürmüştür.

    Kutlug Bilge Kül Kağan ölünce (747) yerine oğlu Moyen Çor geçti. Sert huylu asker idaresini iyi bilen bir kimse idi.

    Moyen Çor’un yapmış olduğu seferleri 4 kısımda inceleyebiliriz.

    1- Batı Seferleri: Batıda Uygurlara karşı başlıca mukavemet edenler Karluklarla, Türgeşler idi. Karluklar bu sırada Altay Dağlarının güney batı eteklerinde oturuyordu. Türgeşler ise Çu ve Talas nehri bölgesinde idiler. 744’de Uygurların hakimiyetine giren Karluklar zaman zaman isyan ederek Türgeşlerle birleşiyorlardı. Moyen Çor Kağan Türgeşleri yendi. Böylece Uygur Devletinin sınırları batıda Sırderya nehri boylarına kadar ilerledi.

    2- Kuzey Seferleri: Bu seferler Kem nehri boyunca uzanan dağlar aşılmak suretiyle yapılmıştır. Bu seferlere bir başka deyimle Kırgız seferleri de diyebiliriz.

    Kırgızlarla Uygurlar arasındaki bölgede Çik adlı başka bir Türk kavmi vardı. Moyen Çor Kağan zamanında Çik’ler Uygur hakimiyetine girdiler. Kırgızlar henüz mağlup olmamışlardı.

    3- Oğuz Seferleri: Uygur çağındaki Uygurların kim oldukları hakkında pek bilgimiz yoktur. Yalnız Selenga Nehrinin kıvrımında Sekiz Oğuz ve Dokuz Tatarların mağlup oluşlarından bahis vardır. Moyen Çor yazıtından Çinde de Oğuzların mevcut olduğunu öğreniyoruz.

    4- Çinlilerle Olan Askeri ve Siyasi Münasebetler: Moyen Çor Kağan’ın ilk zamanlarında Çin çok karışık bir durumda idi. 751 senesinde Talas Meydan Muharebesinin de kaybedilmiş olması, Çinde karışıklıkların çıkmasına sebeb olmuştu. 755’de ki An Lu-shan isyanı T’ang hanedanının itibarını sarsmıştı. Doğu baş şehri Lo-yang ve batı baş şehri Ch’ang-an asiler tarafından zaptedilmişti. Bu tehlikeli durum karşısında Uygurların yardımına müracaat edilmiştir.

    Su-tsung tahta geçtiği zaman (756) T’un-huang beyi Ch’eng-ts’ai’i iyi münasebetler tesisi için elçi olarak Uygurlara gönderdi. Uygur Kağanı Ch’eng-ts’ai’a gelin olarak bir Uygur Prensesi verdi. (Bu prensesin kimliği konusunda kaynaklar değişik şeyler söylemektedir). Ayrıca büyük kumandanlarından bazılarını Çinli prensesle diplomatik evlilik yollarını araştırmak üzere Çin sarayına gönderdi. Su-Tsung neticeden çok memnundu.

    Ondan sonra Kağan bizzat askere kumanda ederek Sho-fan garnizon kumandanı Kuo Tzu-i ile beraber sefere çıktı. Birlikte T’ung-lo ve diğer barbarları Sarı Irmak kenarında yendiler. Kağan Kuo-Tzu-i’yi kurt başlı bayrağa saygı duruşunda bulunduktan sonra huzuruna kabul etti.

    757’de Uygur yabgusu, Tudun’u 4000 asker ve pek çok at ile tekrar Çin’e yardıma geldiler. İmparator Su-tsung çok memnun oldu. Onların şerefine ziyafet ve hediyeler verdi.

    İmparator Kuang-p’ing beyine Yabgu ile kardeşlik antlaşması yapmasını emretti. Yabgu’ya son derece nazik muamele etti. O’nu mahremiyetine aldı.

    Kaynaklardan öğrendiğimize göre, Çin bu olayda da malum politikasını takip ederek aslen Türk olan An Lu-shan’ın isyanını yine Türklerin yardımı ile bastırmak istemiştir. Bu gaye ile Uygurlardan yardım istemiştir. Uygurlarda yayılmak ve Çin’e müdahele etmek için uygun fırsat kolluyorlardı. Bu zaten onların aradıkları şeydi.

    Uygurlar Fu-feng’e gelip çinli kumandanlar ile görüştüler. Kuo Tzu-i onlara 3 günlük büyük ziyafet verdi. Uygur Yabgusu, Çin zorluk içindeyken ziyafete vakit olamayacağını söylediyse de Kuo Tzu-i onları ikna etti. Onlara günlük erzak olarak 200 koyun, 20 sığır ve 40 shih pirinç verdi.

    Hsiang-chi muharebesine giden ordu Feng nehri kıyısında dizildi. İsyancılardan bazıları Çin ordusunun sol tarafında pusu kurmuşlar, sürpriz hucumu için bekliyorlardı. P’u-ku Huai-en’ın (aslen uygur olan büyük bir çin generali) işareti üzerine Uygurlar çabucak harekete geçerek pusuda yatanları yok ettiler. Sonra isyancıların arka tarafına giderek diğer Çinli kumandanla birlikte isyancıları kuşattılar. Tamamiyle bozguna uğrattılar. Ch’ang-an geri alındı.

    Sonra Lo-yang’ı almak üzere harekete geçtiler.

    Harpten önce Uygurlar Yabgu’nun idaresinde güney dağları boyunca Ch’u-wo’ya vasıl oldular. Vadide pusuya yatan isyancıları yok ettiler. Sonra Uygurlar dağın kuzeyine kamp kurdular. Tzu-i ve diğerleri asilerle harbettilersede mağlup olup geri çekildiler. (Çin kaynakları mağlubiyeti kabul etmezler. Bir karışıklık oldu şeklinde geçerler.) Uzaktan, olanları gören Uygurlar hemen batıdaki tepeleri aşarak hucuma geçtiler. Asileri bozguna uğrattılar ve kilometrelerce takip ederek tamamiyle imha ettiler.

    Ch’ang-an alındığı zaman Uygurlar şehri yağmalamak istediler. Buradan Lo-yang’ı kurtarmağa gideceklerdi. Ch’ang-an’ı yağmalarlarsa Lo-yang halkı onları asilerle birlik zannederek onlara da mukavemet edecekti. Bu sebeple Kuang-pin Beyi Uygurlara Mani oldu. Fakat Ch’ang-an alındığı zaman Lo-yang yağmasını vaadetti. Uygurlar kabul ettiler. Bu işi başardıktan sonra üç gün şehri yağmaladılar. Kuang-p’ing Beyi de onlara nakışlı elbiseler, kıymetli taşlar hediye etti. Yabgu çok memnun oldu.

    İmparator da Yabgu şerefine büyük ziyafet verdi. Uygur reislerine, nakışlı, işlemeli, renkli, ipekli kumaşlar, altın ve gümüş kap kacak hediye etti.

    Çin imparatorlarının tahtı salondan yüksekte olan bir set üzerinde kurulur ve buraya merdivenle çıkılırdı. Bu set’e hiç bir yabancı çıkamazdı. Bu ziyafet esnasında Yabgu merdivenleri çıkarak, İmparatorun yanında oturmuştur. Çin imparatorunun tahtı yeniden kendisine bahşeden Uygurlar’a karşı böyle bir yakınlık göstermesi gayet tabiidir.

    An Lu-shan isyanı bastırılmış olmakla beraber T’ang Hanedanının temel taşlarından pek çoğunu da beraberinde götürmüştür. Öyle görünüyor ki bu tarihten itibaren Çin’in hakiki hakimleri Ugurlar olmuşlardı.

    758’de İmparator Moyen-Çor Kağan’ın akrabalık dileğini kabul etti. Küçük kızını Ning-kuo Prenses unvanı ile gelin olarak gönderdi. Bundan önce diğer barbar reislerinin akrabalık isteklerine uydurma prenses unvanı verilen Çinli kızlar gönderilmişti. Bu seferki Çinli gelin imparatorun öz kızı idi. Bu da imparatorun Uygurlara verdiği önemin en büyük delilidir.

    Ning-Kuo Prensesi büyük merasimle Çinden ayrıldı. Kalabalık refakatçilerle birlikte Uygur başkentine vasıl oldu.

    Moyen-Çor Kağan çok mağrurdu ve Çin’e tepeden bakıyordu. Bu sebeple de Çin elçisini sedirde oturarak kabul etti. Çin imparatorunun göndermiş olduğu devlet mühürleri, renkli, ipekli kumaşları ve elbiseleri, altın ve gümüş kap kacağı adamlarına dağıttı. Elçi dönerken de 500 at, samur kürkler, beyaz kilimler hediye etti.

    Ning-Kuo Prensesinin evliliğine teşekkür için elçiler gönderdi.

    Moyen-Çor Kağan bir de Göktürk alfabesi ile yazılı bir yazıt bırakmıştır. Şine-usu Nehri dolaylarında bulunan bu yazıt bize Uygurlar hakkında çok kıymetli bilgiler vermektedir.

    TFYK, c. 965; Su-tsung imparator fermanı “Ulusun zorluklardan kurtuluşu Kağan’ın çabasıyladır. Onun yaptıkları bütün ülkede hiç unutulamaz. Uygur Kağanı çok zeki ve çok kibar bir adamdır. Onun sözü gerçektir. Onun kabiliyeti on binlerce kişinin en iyisidir. O bütün kağanların başkanıdır. Çinde isyanlar çıktığı zaman imparatorun kardeşi ile savaşa gidip, bütün isyanları bastırmıştı. İki ay içinde iki başkenti zapt etti. O’nun yaptığı iyilikler güneş ve ay gibi insanın yüreğinde parlıyor. Ona yalnız şimdi değil her sene 20.000 top ipekli kumaş vereceğim. Kağan elçilerini Shou-fan’a göndererek bunları alacak” dedi. (Yıllık vergi).

    NOT: Bu ilgili makale, Mimar Sinan Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Sayın Prof. Dr. Gülçin Çandarlıoğlu’nun Genel Türk Tarihi Ansiklopedisi’nin 2. cildinde yer alan “Uygur Devletleri Tarihi ve Kültürü” adlı makalesinden yararlanılarak yazılmıştır.

Yorum Yazin


sitemap
site ekle