Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Oğuzlarda Ölü Gömme Adetleri

  • Oğuzlarda Ölü Gömme Adetleri

    Oğuzlar da ataları Göktürkler gibi elbiseleri, silahları, kişisel eşyaları, hatta bazı yerlerde atları ile beraber gömülüyorlardı. Ölü oda şeklinde açılan bir çukurun ortasına oturtuluyor eline nebiz dolu bir bardak veriliyor, önüne de nebiz dolu bir kap konuyordu. Daha sonra odanın üstü tavan şeklinde kapatılıyor, üzerine de çamurdan kubbe şeklinde bir külah kısmı ekleniyordu. Oğuzların bu mezarları ile Türkiye’nin özellikle Anadolu Selçuklu devrinde yaygın bir şekilde görülen, bilim adamlarının Türk çadırına benzettikleri kümbetleri arasında yaygın bir benzerlik görülmektedir.

    Oğuzlarda ölülerini nehir yatağına gömme adeti de vardı. Bunun için önce nehir yatağı değiştiriliyor, buraya taştan, sağlam bir mezar hazırlanıyor daha sonra da nehir tekrar eski yatağına veriliyordu. Bu, büyük bir ihtimalle ölüleri yırtıcı hayvanlardan korumak için yapılan bir şeydi.

    Ölünün defin işlemi bittikten sonra ölen kişinin atlarından bazen yüzlercesi kesilerek yenirdi. Bu, bütün Türk kavimlerinde görülen yuğ aşı geleneğidir. Hatta bazı kavimlerde ölen kişinin esas atı da yuğ aşında kesilir, daha sonra topluluğun içinde atın başı dolaştırılarak o kişinin öldüğü herkese ilan edilirdi.

    Oğuzlar da diğer Türk kavimleri gibi yuğ aşında kesilen atların başlarını, ayaklarını ve derilerini mezarın üzerinde bulunan sırıklara asarlardı. Ölen kişinin son derece yorucu olan cennet yolculuğunu bu atlarla yapacağı, aksi takdirde bu yolculuğu yaya olarak yapmak zorunda kalacağı inancına sahiplerdi.

    Ölen kişi sağlığında bazı kişileri öldürmüşse bunları ağaçtan resimleri yapılıp mezarın üzerine konulurdu. İnanışa göre bir adamın öldürdüğü insanlar, cennette öldürenin hizmetçisi olacaktır. Bu da Göktürklerdeki “balbal” geleneğinin devamı sayılabilir.

    Kaynak: Prof. Dr. Mustafa Demir, “Büyük Selçuklular Tarihi”, s. 25
    -

    • Balbal: Eski Türklerde bir kişi öldüğünde mezarına küçük heykelcikler konulurdu. Bu heykelciklerin anlamı ise; yaşamı boyunca öldürdüğü kişi sayısı kadar küçük heykelcikler yapılır ve o kişinin mezarı üzerine konulurdu. Bu heykelciklerdeki ölen kişiler ise diğer dünyada öldüren kişiye hizmet edeceği düşüncesi hakimdi. Mezarlara konulan küçük heykelciklere de “balbal” denilir.
Yorum Yazin


sitemap
site ekle