tarih osmanlı tarihi avrupa tarihi islam tarihi Türk tarihi selçuklu tarihi Tarih » Blog Archive » PadiÅŸahlar – 1. Abdulhamit
Logo Background RSS
Blue Theme Green Theme Pink Theme Black Theme Red Theme

PadiÅŸahlar – 1. Abdulhamit

  • 1. abdulhamit, 1. abdulhamit, küçük kaynarca anlaÅŸması, 1787-1792 Osmanlı-Rus Savaşı, abdulhamid

    Osmanli-nisani.svg    I. Abdülhamit

    Abdulhamid I.jpg  

    I. Abdülhamit
    Saltanatı 21 Ocak 1774- 7 Nisan 1789
    Padişah Sırası 27
    DoÄŸum Tarihi 20 Mart 1725
    Ölüm Tarihi 7 Nisan 1789 (64 yaşında)
    Önce III. Mustafa
    Sonra III. Selim
    Soyu Osmanlı Hanedanı
    Babası III. Ahmet
    Annesi Rabia Sermi Sultan
    Dini İslam

    Sultanahmet'te I. Abdülhamid'in taç giyme töreni

     I. Abdülhamit (Osmanlı Türkçesi: عبد الحميد اول `Abdü’l-HÌ£amÄ«d-i evvel 27. Osmanlı padiÅŸahıdır )(d. 20 Mart 1725 – ö. 7 Nisan 1789). III. Ahmet’in oÄŸlu ve III. Mustafa’ın kardeÅŸidir.  

    Sultan I. Abdülhamit, siyasi ve askeri ıslahatlara giriÅŸti. Bugün İstanbul Teknik Üniversitesi olarak bilinen okulu, “Mühendishane-i Bahr-i Hümayun” adıyla, avrupai tarzda bir askeri mühendislik okulu olarak açtı. Yeniçeri ocağına ve donanmaya yeni bir çehre kazandırmaya çalıştı. Sürat Topçuları Ocağı’nı kurdurdu, Yeniçerilerin sayımını yaptırdı ve gereksiz yere fazla para alanları tespit ettirdi. Bu faaliyetleri yürüten Sadrazam Halil Hamit PaÅŸa, menfaati bozulanlar tarafından padiÅŸaha ÅŸikayet edildi. Halil Hamit PaÅŸa, yaptığı tüm olumlu çalışmalara raÄŸmen Sultan I. Abdülhamit’in emriyle idam edildi.
      

    Sultan I. Abdülhamit, bütün baÅŸarısızlıklara raÄŸmen Osmanlı padiÅŸahları arasında iyi niyeti ve gayreti ile anıldı. Zarif ve alçakgönüllü kiÅŸiliÄŸiyle takdir topladı. 1782 yılı yazında İstanbul’da çıkan yangında itfaiye iÅŸlerini bizzat kendisi yürütmesi sonucu halkın sevgisini de kazanmıştı.  

    Saltanatı Dönemindeki Önemli Olaylar  

    Küçük Kaynarca Antlaşması

    Küçük Kaynarca Antlaşması

    Küçük Kaynarca.jpg  

    Antlaşmanın İmzalandığı yer
    İmza
    - yer
    21 Temmuz 1774
    Kaynarca, Dobruca
    İmzacı devletler Russian Empire 1914 17.svg Rusya İmparatorluğu
    Flag of the Ottoman Empire (1453-1844).svg Osmanlı Devleti
    İmzalayan Petro Rumyantsev
    Muhsinzade Mehmed PaÅŸa
    Müzakereciler:
    Nikolay Repnin
    Ahmed Resmî Efendi
    İbrahim Münib Efendi
    Dilleri Rusça, Osmanlıca, İtalyanca
    Web sitesi www.tarih.gen.tr

    Antlaşmanın imzalandığında yerdeki kitabe: Burada 10-21 Temmuz 1774 tarihinde Büyük Katerina'nın temsilcisi Kont Petro Rumyantsev ve Sultan I. Abdülhamid'in temsilcisi Sadrazam Muhsinzade Mehmed Paşa tarafından Küçük Kaynarca Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşmanın 7. maddesine göre Babıali Hristiyanlık dinini ve kiliselerini ebediyen koruması altına aldığını taahhüt eder.

     

    Küçük Kaynarca Antlaşması Osmanlı Devleti ile Rusya arasında, 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşına son veren ve Osmanlı Devletinde önemli toprak kayıplarına yol açan antlaşmadır. Güney Dobruca’daki Küçük Kaynarca kasabasında imzalandığından bu adı almıştır.  

    1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı
    Osmanlı ordusunun, 1773’te Ruslara karşı kazandığı Rusçuk, Silistre ve Varna zaferlerinin intikamını isteyen Çariçe II. Katerina, Tuna ordusunu takviye etmişti. Başkumandan Mareşal Petro Rumyantsev, Osmanlı ordusunu, merkezinde muhasara için Şumnu’ya doğru hareket etti. Bu sırada rahatsız olan Vezîr-i âzam ve Serdâr-ı ekrem Muhsinzade Mehmed Paşa, düşmanı karşılamak üzere Yeniçeri Ağası Yeğen Mehmed Paşa kumandasında bir kuvvet sevk ettiyse de, bu kuvvetler Kozluca’da mağlup oldu. Rumyantsev’in, bu başarıdan sonra Şumnu önlerine gelip Varna yolunu kesmek suretiyle, Osmanlı ordusunu iâşe ve mühimmattan mahrum etmesi, askerin dağılmasına yol açtı ve orduda on iki bin kişi kaldı. Yanındaki az sayıdaki kuvvetle mukavemet etmenin bir fayda sağlamayacağını anlayan Serdâr-ı ekrem mütareke istemek zorunda kaldı. Sadrazam kethüdâsı Ahmed Resmî Efendi, nişancı rütbesi ile birinci, Reîsül-küttab İbrâhim Münib Efendi de ikinci murahhas tayin olunarak, 12 Temmuz 1774’te Şumnu’dan hareketle Balya Boğazına yakın Küçük Kaynarca kasabasına geldiler. Ruslar tarafının murahhası,General Nikolay Repnin idi. Mareşal Rumyantsev mütareke kabul etmeyerek birinci sulh müzâkeresinde esasları iki tarafça kabul edilmiş olan esaslara göre derhal sulh akdini istediğinden, mecburen teklif kabul olunup, iki günde ve iki celsede antlaşma imzalandı.  

    Rus başkumandanı, sulh görüşmesi yapabilmek için başlangıçta Kılburun, Kerç ve Yenikalenin Ruslara terkini şart koydu. Osmanlı murahhasları, bütün fırsatların elden çıkması ve kendilerine zaman verilmemesi üzerine, Rus isteklerini çaresiz kabul ettiler.  

    Antlaşmanın koşulları
    17 Temmuz 1774 tarihinde imzalanan ve henüz tahta yeni çıkan I. Abdülhamit tarafından tasdik edilen, yirmi sekiz maddelik bu antlaşmaya göre[1] :  

    1.Kırım Hanlığı’yla Kuban ve Bucak Tatarları siyâsî bakımdan müstakil olup, ancak dînî iÅŸlerinde Hilafet makamına tâbi olacaklardır.
    2.Kılburun, Kerç, Yenikale ve Azak Kalesi’yle Dinyeper (Özi) ve BuÄŸ (Aksu) nehirleri arasındaki arazi, Rusya’ya terk edilmiÅŸ ve Aksu hudut kabul edilmiÅŸtir.
    3.Ruslar tarafından işgal edilen Besarabya, Eflak, Boğdan ve Gürcistan ülkeleriyle Akdeniz adaları Osmanlılara iade olunacaktır.
    4.Rus ordusu, Bulgaristan’da Tuna’nın sağ sahilinden, bir ay içinde sol sahiline çekilecektir.
    5.Babıali, İmparatorlukta Hristiyan diniyle kiliselerini, daimî surette himaye edecektir.
    6.Rus sefirlerinin, Eflâk ve Boğdan vaziyetleri hakkındaki müracaatları dikkate alınacaktır. (Bu madde mucibince memleketin işlerinde Rus müdahalesine devamlı açık kapı bırakılmış oluyordu.)
    7.Rus ticaret gemileri, Karadeniz’le Akdeniz’de hareket serbestisine sahip olacak ve istedikleri zaman boğazlardan geçebilecekler ve Osmanlı limanlarında kalabileceklerdi. Böylelikle Karadeniz bir Türk gölü olmaktan çıktı.
    8.Ruslar İstanbul’da elçilik bulundurabilecek ve Balkanlarda konsolosluk bulundurabileceklerdi. Bu da Rusların Panslavizm politikasına zemin hazırlamıştır.
    9.İngiltere ile Fransa’ya verilen kapitülasyonlar, Rusya’ya da aynen tanınacaktır.
    10.Osmanlı Devleti, savaş tazminatı olarak, üç senede ve üç taksitte, Rusya’ya on beş bin kese akça verecektir. Osmanlı Devleti tarihinde ilk defa savaş tazminatı ödemiştir.
    11.Orta Kuzey Kafkasya’da Osmanlı Devleti ile Rusya arasında tarafsız bir bölge olan Kabartay ya da Kabardiya, Rusya’ya ilhak edildi.  

    Antlaşmanın sonuçları
    Osmanlı Devleti, arazi itibariyle fazla kayba uğramamakla beraber, Rusların Eflak ve Boğdan’a karışmaları, istedikleri yerlerde konsolosluk açabilmeleri ve Ortodoksların hâmisi sıfatını takınmaları gibi maddeler sebebiyle, zayıf anlarında, devamlı olarak bu devletin saldırılarına mâruz kalmıştır.  

    Ayrıca bu antlaÅŸmayla Kırım’a özerklik verilmesi Rusya’nın sonradan Kırım’ı egemenliÄŸi altına alması için bir atlama taşı oluÅŸturmuÅŸtur. Nitekim Rusya bu antlaÅŸmanın imzalanmasından 9 yıl sonra Kırım’ı topraklarına katmıştır.
    Küçük Kaynarca Antlaşması ile Osmanlı Devleti;  

    Dünyanın sayılı devletlerinden biri olma özelliğini yitirmiştir.
    Uluslararası saygınlığını kaybetmiştir.
    Yüzyılın en ağır antlaşmasını imzalamıştır.
    Karadeniz’de yüzyıllardır devam eden egemenliÄŸini kaybetmiÅŸtir.  

    Kırım
    Küçük Kaynarca AntlaÅŸması sonucunda Osmanlı Devleti ile Rusya arasında kalıcı bir barış saÄŸlanamamıştı. Çünkü Rusya Kırım’ı tamamen kendisine baÄŸlamak istiyordu. Kırım’da Osmanlı hükümetinin atadığı III. Selim Giray Han ile Rusların Kırım’a Han olarak seçtikleri Åžahin Giray arasında bir iç savaÅŸ çıktı.  

    Yeni bir Osmanlı-Rus savaşı ihtimali belirmesi üzerine, Aynalıkavak Tenkihnamesi imzalandı. Küçük Kaynarca AntlaÅŸmasının bazı maddeleri deÄŸiÅŸtirildi. Ruslar Kırım’dan askerlerini çekecek, Osmanlı Devleti ise Rusların istediÄŸi Åžahin Giray’ın hanlığını kabul edecekti. Tamamen Rus taraftarı olan Åžahin Giray’ı Kırım halkı istemedi. Çıkan ayaklanmayı bahane eden Åžahin Giray, Rus kuvvetlerini Kırım’a çağırdı. Kırım Hanlığı, Rusya’nın Kırım’ı ani iÅŸgali sonucu 9 Temmuz 1783 tarihinde Rusya’ya baÄŸlı bir eyalet haline geldi.
    Osmanlı Devleti, Kırım’ın 1783 yılında Rusya’ya baÄŸlanmasını kabullenememiÅŸti. Rusya ve Avusturya, Osmanlı Devletini paylaÅŸmak için bu sırada projeler üretiyorlardı. Bu iki devlet arasındaki yakınlaÅŸma İngiltere’yi telaÅŸlandırdı. Osmanlı Devleti, İngiltere ve Prusya’nın kışkırtmaları ile 13 AÄŸustos 1787 tarihinde Rusya’ya karşı tekrar savaÅŸ ilan etti. Avusturya da Rusya’nın yanında yer aldı.  

    Rusya ve Avusturya Savaşı (1787-1792 Osmanlı-Rus Savaşı)
    Osmanlıların 1774 yılında imzalamış oldukları Küçük Kaynarca Antlaşmasıyla kaybettikleri toprakları geri almak amacıyla başlattıkları bir savaştır.  

    SavaÅŸ I. Abdülhamit’in saltanatı sırasında baÅŸladı. İngiliz ve Fransızlar savaÅŸa katılmamakla birlikte bu savaÅŸta Osmanlı Devleti’nin yanında yer aldılar. Ancak Avusturya da savaÅŸa girince Osmanlı Devleti beklemediÄŸi bir ÅŸekilde kendisini Avusturya’nın da karşısında buldu. Osmanlı ordusu disiplinden uzaktı. Rus generali Potemkin 1788 yılında Özi’yi kuÅŸattı. 6 ay boyunca kuÅŸatmaya dayanan Özi Aralık ayında -23oC sıcaklıkta teslim oldu. Kentin bütün sakinleri Ruslar tarafından katledildiler. I. Abdülhamit’in bu haberin üzüntüsüne dayanamayarak öldüğü söylenir.  

    Tahta III. Selim’in geçmesinden sonra kayıplar devam etti. FokÅŸan (1 AÄŸustos 1789) ve Boze SavaÅŸlarında (22 Eylül 1789) Osmanlılar büyük kayıplara uÄŸradılar. Akkerman kalesi Rusların eline geçti ve Besarabya Rusya tarafından iÅŸgal edildi. Osmanlı Devleti kendine müttefik bulma amacıyla 11 Temmuz 1789 tarihinde İsveç ve 31 Ocak 1790 tarihinde de Prusya’yla barış antlaÅŸmaları imzaladı. Ancak bu iki devletten de yardım alamadı. Sonunda Osmanlı Devleti’ne karşı Rusya kadar baÅŸarılı olamayan Avusturya Osmanlı Devleti’yle barış antlaÅŸması imzaladı (ZiÅŸtovi AntlaÅŸması 4 AÄŸustos 1791). Avusturya’nın savaÅŸtan çekilmesinden birkaç ay sonra Rusya da barış antlaÅŸması yapmaÄŸa razı oldu (YaÅŸ AntlaÅŸması 9 Ocak 1792). Osmanlı Devleti bu antlaÅŸmayla Kırım’ın Rusya’nın egemenliÄŸi altına geçtiÄŸini tekrar kabul etmek zorunda kaldı. Dinyester nehri Rusya ile Osmanlı Devleti arasında sınır olarak kabul edildi. Karadeniz kıyısında bulunan Anapa Kalesi Osmanlılara geri verildi.

Yorum Yazin

S?nava Haz?rl?k