tarih osmanlı tarihi avrupa tarihi islam tarihi Türk tarihi selçuklu tarihi Tarih

Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

  • 19. Yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları
    Yazar: Admin | Tarih: 15 Temmuz 2011 | Yorum Yok Yorum var

    19. Yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları, dünya tarihi, dünya tarihi ana hatları, siyasi tarih, oral sander, 19. yüzyıla kadar dünya tarihi, kaninat tarihi

    III. XIX. Yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana hatları

    Türkiye’de siyasi tarih kitaplarının hemen hemen hepsi, dünyadaysa çoğunluğu, incelemelerine başlangıç tarihi olarak ya 1789 Büyük Fransız Devrimi’ni almakta ya da daha geniş olarak, araştırmalarına 19. yüzyıldan başlamaktadırlar. Bunun temel mantığı şudur: Tarihin ne durduğu ne de başladığı sihirli bir nokta vardır. Tarihçi, bu durumda, tarihin kesintisiz akışı ya da süreci içine bir noktadan girmek zorundadır. Ayrıca, genellikle dünyada ve özellikle Avrupa’da modern devletlerin kuruluşu ve bu devletlerarasında bugün anladığımız anlamda diplomatik ilişkilerin başlaması, daha çok 19. yüzyılın olgusudur. Siyasi tarih de bir bakıma, devletler arasındaki ilişkilerin tarihi olduğuna göre, 19 yüzyıldan başlatılması mantıklı görünmektedir. Üstelik, bundan sonraki bölümlerde görüleceği gibi, insanlık tarihinde görülen büyük değişme ve gelişmeler son iki yüz yıllık süre içinde olmuştur. Bir bakış açısına göre, dünya tarihi Neolitik dönemden bugüne kadar iki döneme ayrılabilir. (i) Neolitik dönemden Büyük Fransız Devrimi’ne kadar ve (ii) Büyük Fransız Devrimi’nden bugüne kadar.

    Bu mantığın doğruluğunu tümüyle yadsımamakla birlikte, okuyucuya daha önceki tarihin hiç olmazsa ana hatlarını vermeden, siyasi tarihe 1789 Devrimi’nden başlamak, çoğu kez yanıltıcı oluyor. İleride görüleceği gibi, 19. ve 20. yüzyıllar, hemen hemen tüm dünyada Avrupa’nın egemen olduğu yüzyıllardır. Dolaysıyla, siyasi tarihi 19. yüzyıldan başlatmak, daha doğrusu, 19. yüzyıl öncesinin tarihi konusunda hiçbir değerlendirme yapmadan siyasi tarihe girmek, onu Avrupa-merkezli biçime sokmaktadır. Sonuç olarak okuyucu siyasi tarihin konusunu tümüyle Avrupa tarihi olarak anlamakla ve bu da ya Avrupa’nın gereğinden çok yüceltilmesine ya da onun hepten yadsınmasına yol açmaktadır. Üstelik bugünkü Avrupa’yı Avrupa yapan ya da Batı’yı üstün kılan değerler 19.  yüzyılın çok öncesinde yatmaktadır. Öte yandan, yeryüzünün ilk büyük uygarlıklarını doğuran Ortadoğu ve genel olarak Asya’nın yakın çağlara kadar kurduğu büyük devletleri, bunların neden nasıl yıkıldıklarını anlatmak çok önemlidir. Çünkü çok kısa bir anlatımla, tarihten doğru dersler çıkarmamıza yardım eder. Fransız tarihçi ve siyaset adamı Alexis de Tocqueville, “geçmişten çıkarılan yanlış dersler, tarihi hiç bilmemekten daha zararlıdır” derken herhalde doğruyu söylüyor.

    Tarih, bugünü ve geleceği anlatmak için elimizdeki tek anahtardır. Ne olduğumuzu bilebilmek için, geçmişte ne olduğumuzu bilmemiz gerekiyor ve bu geçmiş de kesin çizgi ile 19. yüzyılda başlamıyor. Avrupa’yı taklitten ya da yadsımaktan çok, onu iyi anlamak ve değerlerini nasıl kazandığını bilmek gerekiyor. Daha da önemlisi, uzun dünya tarihi içinde Avrupa’nın dünya üstünlüğünün ancak belirli ve kısa bir dönemi kapsadığını tarihin genel akışı içinde öğreniyoruz. Bu düşüncelerle, 19. yüzyıl öncesi dünya tarihine son derece kısa bir giriş yapmak yararlı olur. Doğal olarak, burada yapılacak olan, olayların ayrıntılarından çok belirli dönemlerin genel eğilimlerinin kısa bir biçimde verilmesidir.

    Genellikle tarihin başlangıcı olarak kabul edilen MÖ 5000’lerden bugüne kadar geçen 7000 yıllık süre içinde tarihin önemli olaylarını etkileyen ya da biçimlendiren, bir bakıma tarihin akış çizgisini saptayan üç genel eğilim göze çarpmaktadır ve 19. yüzyıl öncesi dünya tarihinin anlatımı, bu eğilimler her zaman göz önünde tutularak yapılacaktır.

    İnsanoğlunun yeryüzündeki yaşamını tüm yönleriyle değiştiren, temelinden etkileyen ve belki de gerçekten “devrim” diye nitelendirilebilecek en önemli iki olgu, tarım ve endüstrinin buluşudur. İnsanoğlunun günlük yiyeceğini, oturduğu yeri, kurduğu siyasal ve toplumsal kurumları, yakın ve uzak çevre ile ilişkilerini, kısaca mutluluk ya da mutsuzluğunu belirleyen bu iki temel olgu, tarihin anlaşılır dönemlerine bölünmesinde de başlıca rolü oynar.

     İnsanın tarım ve endüstri ile yarattığı uygarlık, tarım insan yaşamında başat geçim kaynağı olduğu sürece, yerel ya da belirli coğrafi bölgelerle sınırlı kalmıştır. Uygarlık, endüstrinin ilkel biçimiyle de olsa başlamasıyla birlikte genişlemiş, modern teknolojinin ortaya çıkmasıyla evrensel ya da global bir nitelik kazanmıştır. Zaten, 7000 yıllık insanlık tarihinin, bir bakış açısına göre en önemli özelliği, uygarlığın belirli ve sınırlı merkezlerinden çevreye doğru genişlemesidir. Örneğin, MÖ 5000’lerdeki Sümer kent-devletlerinin yerelliği ile tam bir zıtlık halinde, bugünkü dünya toplumunu global bir nitelik göstermektedir.

    (daha fazla…)

  • Siyasi Tarih Nedir
    Yazar: Admin | Tarih: 14 Temmuz 2011 | 1 Yorum var1 Yorum Yorum var

    siyasi tarih, siyasi tarih nedir, oral sander siyasi tarih, siyasi tarih ne demektir, siyasi tarih kitabı

    II. Siyasi Tarih Nedir?

    Şimdiye kadar tarihten söz edildi. Tarihten daha dar anlamda kullanılan ve onun bir bölümü olan “siyasi tarih” terimi, Türkçede yanlış anlamaya uygun bir terimdir. İlk bakışta siyasetin tarihini inceler gibi görünüyor ama bu tam olarak doğru değildir. Bu disiplin, devletlerden, devletlerin ortaya çıkışından, değişime, gelişme, yıkılışlardan ve devletler arasındaki siyasal ve bir dereceye kadar ekonomik ilişkilerden söz eder. Bu bakımdan sözü edilen disipline özellikle Batı’da “uluslar arası ilişkiler tarihi” de denilmektedir. Ancak, Türkiye’de hemen hemen elli yıldır “siyasi tarih” terimi kullanılageldiğinden, bugün için terimi değiştirmek pek doğru olması gerek.

    “Siyasi Tarih” terimi, yukarıdaki anlamda kullanıldığı zaman, dilimizde iki kavramı birden içermektedir ve böylece karışıklık daha da artmaktadır.

    (i)    Devletlerin kuruluşlarını, geçirdikleri değişiklikleri, gelişmeleri, devlet içindeki insanların, sınıfların, grupların birbiriyle çatışmalarını ve devletlerin genel dünya tarihi ve dünya devletler mozaiği içindeki yer ve önemlerini inceleyen siyasi tarih. Buna İngilizcede Political history, Fransızcada ise Histoire politique denmektedir.

    (ii)    Bağımsız devletlerin, yani uluslar arası sistemin temel birimlerinin birbiriyle olan ilişkilerinin tarihini inceleyen siyasi tarih. Buna İngilizcede Diplomatic History, Fransızcada Histoire Diplomatique adı veriliyor.

    Bu kitapta her iki anlamda siyasi tarih inceleme konusu yapılacaktır. Çünkü, ileride anlaşılacağı gibi, devletlerin başka devletlerle olan ilişkilerini, söz konusu devletlerin iç siyasi ve ekonomik yapısını bilmeden, siyasi tarih kitaplarının çok sayıda sayfa dolduran ünlü konuları, “Alman ulusal birliğinin kuruluşu’nu” ve “Bismarck ittifakları”nın niteliğini anlamak zordur. Yine 1917 tarihli Bolşevik Devrimi sırasında Rusya’nın iç politikasına değinmeden yapılacak bir “Sovyet dış politikası” çözümlemesi yüzeysel kalır. Hitler’in Alman ulusunun örgütlenmesi konusundaki temel düşüncelerini bilmeden, Almanya’nın o zamanki komşularıyla olan ilişkilerini ve saldırgan dış politikasını anlamak kolay olmayacaktır.

    Not: Bu ilgili makale Oral Sander’in “Siyasi Tarih ilkçağlardan 1918′e” adlı eserinden yararlanıp yazılmıştır.
    Kitabı İmge yayınevinden temin edebilirsiniz.

  • Tarihte Eğilim
    Yazar: Admin | Tarih: 13 Temmuz 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Tarihte Eğilim, Tarihte Eğilim Nedir? Siyasi Tarih – Tarihte Eğilim, Oral Sander Siyasi Tarih

    C. TARİHTE EĞİLİM

    Tarihte, doğa bilimlerindekine benzer yasalar yoksa da, tarihçi yalnız olayları, neden sonuçlarını ortaya çıkarmakla yetinmez. Tarihin, “hareket” demek olduğunun, dünden bugüne ve yarına aktığının bilincinde olan tarihçi, her harekette olduğu gibi tarihte de “eğilim” arar. Hareket eden bir araç demek, (x) noktasından (y) noktasına doğru belirli bir hızla giden nesne demektir. Bu noktalar ve hız, bir bakıma, hareket halindeki aracın nesnel eğilimidir. Başlangıç noktasını, doğrultusunu ve hızını bildiğimiz zaman, aracın belirli bir zaman biriminde hangi noktada olacağını, verilerimizin elverdiği ölçüde bir kesinlik derecesi ile bilebiliriz. Tarihin eğilimleri bu kadar kesin bir biçimde bilinemezse de, bu eğilimler tarihçinin dünü, bugünü ve bir ölçüde yarını anlamasında önemli ipuçları sağlarlar. Kısaca, çağımızın olaylarını anlamak ve geleceğin karanlığını aydınlatmak için tarihçi, tarihin eğilimlerini bulmak durumundadır.

    Tarihçi, elindeki incelemiş tarihi olaylarla, adım adım, tam bir bilimsel çabayla eğilimleri bulabilir. Örneğin, ileride görüleceği gibi, 19. yüzyılın Avrupa tarihini inceleyen bir tarihçi, seçtiği önemli tarihi olayların bazı ana doğrultuları gösterdiğini, endüstrileşme, liberalizm ve milliyetçilik gibi güçlü akımların, 19. yüzyılın olaylarıyla etki-tepki ilişkisi içinde olduğunu anlayacaktır. Bugünü anlamaya ve anlatmaya çalışan tarihçinin, bu eğilimleri, bir başka değişle, tarihin itici güçlerini dikkate almaması, bir madencinin maden ocağına fenersiz girmesinden farksızdır.

    Bir tarihçi, “hiçbir kuşak, bir önceki kuşağı, tarih de kendisini kesinlikle tekrarlamaz; değişiklik tüketilemez, her şey yenidir” derken haklı olabilir. Ama, tarihin eğilimleri, her zamanda tarihte belirli bir süreklilik de sağlarlar. Birbiri ile çelişir gibi görünen bu durum, gerçekte tarihteki hareketliliğin, dirikliğin ( dinamizmin) göstergesidir. Tarihte sürekli görülen hiçbir şey değişikliğin aşındırıcı etkisinden kurtulamadığı gibi, ne kadar birdenbire ve şiddetli olursa olsun, hiçbir değişiklik de geçmiş ile bugün arasında sürekliliği tam anlamıyla bozmaz. Aslında tarih, bir anlamda değişiklik ile sürekliliğin çatışmasından başka bir şey değildir. İleride görüleceği gibi, 19. ve 20. yüzyılların siyasi tarihi incelenirken, bu temel varsayımdan yararlanılacaktır.

    Not: Bu ilgili makale Oral Sander’in “Siyasi Tarih ilkçağlardan 1918′e” adlı eserinden yararlanıp yazılmıştır.
    Kitabı İmge yayınevinden temin edebilirsiniz.

 
tarih islam tarihi selçuklu tarihi avrupa tarihi osmanlı tarihi türk tarihi tarih forum forum tarih sitemap

Sınava Hazırlık Website Content Protection

tarih tarih tarih türk tarihi tarih tarih tarih tarih tarih
Bu websitesi DMCA Protection ile lisanslanmıştır. Yazılar kopyalanamaz.