Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Prens Sabahattin Kimdir

  • Prens Sabahattin Kimdir?

    Prens Sabahaddin (1877-1948) Osmanlı İmparatorluğunun II. Meşrutiyet döneminde yaşamış ünü siyasetçi ve düşünür. Adem-i Merkeziyetçilik adını verdiği siyasi düşünceyi savunmuştur.

    Prens Sabahattin 1877 yılında İstanbul’da doğdu. Osmanlı Padişahı Abdülmecit’in kızı Seniha Sultan, babası ile nazırı Gürcü Halil Rıfat Paşa’nın oğlu Mahmut Celalettin Paşa’ydı. Mahmut Celalettin Paşa Adliye nezaretinde görev yaptı. Ancak padişah II. Abdülhamid, Mahmut Celalettin Paşa’nın V. Murat’ı tekrar tahta çıkartma yanlısı olduğundan kuşkulanmaktaydı.

    1899’da II. Abdülhamid yönetimini eleştirdiği için gözden düşen babasıyla birlikte Fransa’ya gitti. Paris’te, siyasetbilimciler ve toplumbilimcilerle ilişki kurdu. Yurtdışında Abdülhamit’in baskıcı yönetimine karşı mücadele eden Türk aydınlarını bir araya getirmeye çalıştı; birinci (1902) vs ikinci (1907) Jön Türk kongrelerini topladı. Teşebbüs-i Şahsi ve Adem-i Merkeziyet Cemiyeti’ni kurdu. Terakki dergisini yayımlayarak özel girişimciliği ve yerel yönetimi savunan görüşlerini açıkladı.

    II. Meşrutiyetten sonra İstanbul’a döndü Osmanlı Ahrar Fırkasını kurdu (1908). Merkezi otoriteye karşı çıkan görüşleri, ittihat Terakki’nin yönetim anlayışıyla çeliştiğinden ittihatçılarla arası açıldı. Buna Karşın görüşleri asker ve sivil aydın çevrelerde taraftar kazandı          İstanbul’da düzenlediği siyasal toplantılar sırasındaki konuşmaları nedeniyle bir süre tutuklandı. Baskılardan kurtulmak için gittiği Mısır’ dan, I. Dünya Savaşı’nın sonunda döndü. Cumhuriyet döneminde Osmanoğulları ülkeden ayrılınca (1924) önce Fransa’ya daha sonra İsviçre’ye yerleşti. Ölümünden bir süre sonra kemikleri Türkiye’ye getirilerek Eyüp Mezarlığı’nda, babasının yanına gömüldü.

    Prens Sabahaddin, Ziya Gökalp’in Durkheim’dan etkilenerek öne sürdüğü toplumcu görüşe karşı, Le Play’in bireyci anlayışını savundu. Edmond Demoulins’in Anglosaksonların Üstünlüğü Neden İeri Geliyor adlı yapıtı, görüşlerinin temelini

    oluşturdu. Demoulins toplumları, zümrelerin hakim olduğu ve kişilerin önem kazandığı toplumlar olarak ikiye ayırıyordu. Bireylerin önem kazandığı toplumlarda, toplumsal zümreleşmenin, bireyin çevresinde oluştuğunu söylüyor, Anglosakson ülkeleri örnek vererek bu tür toplumların geliştiğini öne sürüyordu.

    Prens Sabahaddin, çeşitli tarihlerde yayımlanan yapıtlarında, Osmanlı Devleti’nin çöküşünü, bu görüşler doğrultusunda, zümrelerin egemen olduğu bir toplum olmasıyla açıkladı, merkezi otoriteye karşı ve bireysel girişimciliğe destek veren bir yaklaşımı savundu.

    Toplumbilimci ve siyaset adamı Prens Sabahaddin 30 Haziran’da İsviçre’nin Neucatel kentinde öldü.

    İSTANBUL’DAN KAÇIŞ

    Mahmut Paşa gözetim altında bulunmaktan sıkıldığı, oğullarının Fransa’da eğitimlerine de­vam etmelerini istediği ve artık ülke için, içeride yapılacak bir şeyin kalmadığını düşündüğün­den dolayı yurtdışına kaçmaya karar verdi. Mahmut Paşa yanına ailesini de alarak 1899 Ekim ayında bir Fransız gemisiyle İstanbul’dan ayrıldı. Aile önce Marsilya’ya gitti, sonra da Paris’e yerleşti. Prens Sabahattin burada siyasi faaliyetlere başladı ve Jön Türk hareketinin bir kanadının lideri oldu. Prens bir taraftan siyasi çalışmaları yürütürken bir taraftan da Le Play sosyoloji okulunun temsilcileriyle yakın ilişki kurmaya başladı. Prens her ne kadar II. Jön Türk Kongresi’nde Osmanlı istibdat rejimine karşı olan örgütleri ve Jön Türk gruplarını bir­leştirmeye çalışmışsa da bunu Ahmet Rıza’nın liderlik ettiği Jön Türkler’in diğer kanadının aleyhte çalışmaları yüzünden gerçekleştiremedi. 1908’de II. Meşrutiyet ilan edilince yurtdı­şında bulunan diğer aydınlar gibi Prens Sabahaddin de yurda geri döndü. Genel kanı artık siya­si faaliyetlerin özgürce gerçekleştirilebileceği yönündeydi ancak sadece baskı uygulayan kişi­ler değişmişti. Ahmet Rıza başkanlığında kurulan İttihat ve Terakki Hükümeti baskı politika­sına aynen devam etti. Daha yurt dışında iken Ahmet Rıza Bey ile aralarında sürtüşme yaşa­yan Prens Sabahaddin baskı ile karşılaşacağını tahmin etmiş ve birleştirici bir tutum almıştır.

    Ancak hükümetin tavrı değişmemiştir. Prens bu baskılara karşı hem fikri çalışmalara devam etmiş hem de İttihat ve Terakki’ye karşı olan örgütleri desteklemiştir. Prensin bu çalışmaları İttihatçılarca iyi karşılanmamış ve 31 Mart Olayı’yla ilişkilendirilerek tutuklanmış ve yöne­timde bulunan dostları sayesinde serbest bırakılmıştır. Bu olaylar sebebiyle Prens artık ülke içinde yaşayamayacağım anlamış ve tekrar yurtdışına kaçmıştır. 1918’e kadar yurtdışında yi­ne siyasi ve bilimsel çalışmalarını sürdürmüştür. 1918’de yurda geri dönmüş, bu dönemde İttihat ve Terakki iktidardan ayrılmış ve İmparatorluk İtilaf Devletleri ile anlaşma imzalamış­tır. Bu yılları Sabahattin Bey sessiz geçirmiş ve Science Socialciler’le işbirliği içinde olmuş­tur. Prens Sabahattin Ulusal Kurtuluş Hareketi’ni desteklemesine rağmen Türkiye Cumhuri­yeti’nin kuruluşundan sonra çıkarılan Osmanlı Hanedanı’nı ülkeden çıkaran yasa ile son kez ülkeden ayrılmış ve ölene kadar ülkeye geri dönememiştir. Avrupa’da Le Play okuluna dair çalışmalarını sürdürmüş olan Prens 1948 yılında İsviçre’de vefat etmiştir.[1]


    [1] Emre Kongar, “Türk Toplumbilimcileri“, İstanbul, Remzi Kitabevi, 1993, ss. 83-90

Yorum Yazin


sitemap
site ekle