Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Sabarlar (Sabirler)

  • Sabarlar (Sabirler)

    Sabarlar hakkında kaynaklarda oldukça az bilgi vardır. Bizans kaynaklarında Sabar, Sabeir, Saber, Ermeni Süryani ve İslam kaynaklarında Sabir, Sebir gibi isimlerle anılmışlardır. Tarih sahnesine ilk çıktıkları yıl kesin bilinmemekle birlikte, onlara ait ilk haberin 461-465 yılları dolayısıyla olması sebebiyle bu tarihin kabul edilmesi gerekmektedir. İli ırmağı ile Tanrı Dağları havalisinde yaşayan Sabarlar, Juan-juan’ların baskısı sonucu kuzeybatı Kazakistan’a gelerek Tobol ve İşim ırmakları dolaylarına yerleştiler ve burada yaşayan Ogurları batıya ittiler. Aynı Sabarlar, bu sefer Avarların sıkıştırması yüzünden 506 yılını takiben Avrupa’ya yöneldiler. Nihayet 558 tarihinde Kafkasya çevresini ele geçirdiler. Sasani ve Bizans ile ilişkiler kuran Sabarların özellikle Kuban ırmağı civarında yoğunlaştıkları anlaşılmaktadır. Diğer taraftan Sasanilerle işbirliği yaparak Ermeniyye bölgesine ilerledikleri, hatta Anadolu’ya girip Kayseri, Konya ve Ankara dolaylarına kadar akınlar yaptıkları bilinmektedir. Bu esnada Balak (Belek) adlı hükümdara sahiptiler ve onun 520’de ölümünden sonra eşi Boarık (Bu[arık) tarafından idare edildilerse de 557’de Avarlardan ağır bir darbe yediler. Arkasından Göktürklere bağlandılar.

    Aynı bölgede VII. asrın ortalarından itibaren ortaya çıkan Hazar kağanlığının temelini oluşturdular. Özellikle Semender ve Belencer kabileleri bunda büyük rol oynamıştır.

    Her ne kadar tarihi kaynaklarda varlıklarını kısa ve az bir şekilde gösterseler de Sabarların kültürel alanda önemli etkileri olmuştur. Özellikle XIX. yüzyıl sonlarında Batı Sibirya’daki Vogul, Ostiyak ve İrtiş Tatarları üzerinde yapılan incelemelerde Sabarların yerli halkı kalıcı bir şekilde etkiledikleri ortaya çıkmıştır. Tobolsk dolaylarında Ob, Tura ve İrtiş boylarında çok sayıda sabar, saber, soper, savri, sabrei, sibir gibi kale ve yer adları tesbit edilmiştir. Ayrıca Ay Sabar ve Gün Sabar gibi kullanılan şahıs isimlerinde Sabar adı yaşamaktadır. Diğer taraftan Tobolsk halkı o bölgenin eski halkını sybyr-syvyr diye anmakta, ayrıca mitolojilerinde geniş yer vermektedir. Rusların XVI. asırda kurulan İsker (Sibir) şehrini aldıktan sonra bu bölgeye verdikler Sibirya adı gittikçe daha geniş alanlara yayılarak günümüze kadar gelmiştir.

    NOT: Ahmet Yesevî Üniversitesi, Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Sayın Prof. Dr. Ahmet Taşağıl’ın Genel Türk Tarihi Ansiklopedisi’nin 2. cildinde yer alan “İslam Öncesi Devrede Orta Asya’da Yaşayan Türk Boyları” adlı makalesinden yararlanılarak yazılmıştır.

    ——-

    Ek Bilgi: Sabarlar (Sabirler)

    SABARLAR (Sabirler)

    Sabarlar, 463-558 yılları arasında Karadeniz’in kuzeyinde ve Kafkaslar’da mühim rol oynayan bir Türk kavmidir. Bu kavim hakkındaki bilgileri ancak değişik yabancı kaynaklarda bulabiliyoruz. Bu sebepten Sabarlar kaynaklarda çok farklı şekillerde zikredilmişlerdir; Bizans kaynaklarında Sabar, Sabeir, Saber, Sabir, Ermeni kaynaklarında Svar, Sbar, S(a)bir, İslam kaynaklarında Sebir şeklinde geçmektedir.

    Sabarlar’ın yabancı menşeiden geldiklerine dair iddialar bugün artık çürütülmüştürki; bunu ispat eden en iyi delilkendi taşıdıkları addır. Çünkü Sabar kelimesi Türkçe “Sab-ar”dan meydana gelmiş olup, “sapan, yol değiştiren, başıboş manasına gelmektedir. Mesela Kzar, Bulgar, Kabar vb. Bunun yanında Sabarlar’a ait şahıs adlarının Türkçe olması ve tarihi rolleri kültürel durumları, Sabarlar’ın Türk olduğu açık şekilde ortaya koymaktadır.

    Sabarlar’ın tarih sahnesine çıktıkları yer olarak Tanrı dağları ile İli nehrinin arası kabul edilmektedir. Sabarlar, buradan hareketle; muhtemelen Tabgaçlar’ın baskısı ile İrtiş nehri civarına gelmişlerdir. Biz Sabarlar hakkındaki ilk bilgileri Bizans tarihçisi Priskos’tan alıyoruz. Bu habere göre 461-465 yıları arasında Batı Sibirya’da, kavimler arasında büyük bir kımıldama başladı. Meydana gelen hareketlenme sonucuna, Sabarlar doğudan gelen Türk avarlar’ın baskısı eklenince batıya doğru kaydılar. Daha sonra Ural-Altay arasındaki bölgede yaşayan Ogurlar’ı batıya iten Sbarlar-Tobol ve İşim ırmakları çevresinde yerleştiler. Bu kayıt Priskos’ta şöyle geçmekte “Sabirler Ob ve İrtiş sahasındaki, On-Ogurlar’a hücum ederek batıya kaydırdılar. On-Ogurlar’da Sarogurlara saldırdılar. Sabarlar kendileri de onları takip edip, Yayık ve İtil nehirlerini geçtiler”.

    Sabarlar bu bölgeye yerleştikten sonra, burada yaşayan Fin-Ugor menşeili Vogul, Ostiyak gibi kavimler üzerinde hakimiyet kurarak, yüzyıllarca sürecek olan derin kültürel tesirler yaptılar. Bu bölgede yani Hazar denizinin kuzeyi ve Yayık-İtil havzasında yarım asır kaldıktan sonra 503 yılında Doğu Avrupa’ya doğru kayarak bir kısım Bulgar gruplarını idarelerine aldılar.

    Bu arada Sabarlar’dan kalabalık bir kütle, 515 yıllarında Kafkaslar ve Kuban havzasına yerleşti. Bu tarihten itibaren Bizans ve Sasani İmparatorlukları ile temasa geçerek, Doğu Avrupa tarihinde mühim rol oynadılar ve ön safa çıktılar8. Hakim söz konusu bölgede daha çok gelişmiş kültürleri, savaş araçları ile meşhur olmuşlardır9. Sabarlar’ın Kafkaslar’a yerleştiği sıralarda Bizans-Sasani savaşları bütün hızıyla devam ediyordu. Bu karışık durumdan Sabarlar derhal istifade ederek, Sasaniler’le anlaşıp Bizans’a saldırdılar. Bizans İmparatoru Anastasios zamanında (516), Sabarlar hükümdarları Belek (Balak) idaresinde Ermeniyye bölgesine kadar akınlar yaptılar. Daha sonra bu akınları tekrarlayarak, Anadolu’ya girdiler, Kayseri, Konya, Kapadokya bölgelerine kadar ilerlediler.

    Sabarlar’ın bu, büyük hükümdarı Belek (Balak) 520 civarında öldü. Bundan sonra Sabar tahtına Belek’in dul hatunu Boğarık geçti. Yüz bin kişiye kumanda eden, bu Türk kraliçesi idareciliğinin yanında güzelliğiyle de meşhur idi.

    Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) çeşitli gümüş vazolar karşılığında ve çok zengin hediyelerle Boğarık ile anlaşabildi (528). Bu hareketi ile Bizans yıllardan beri sürüp giden Sasani savaşlarında, Sabarları kendi yanına çekebilmişti. Sabar Bizans dostluğunun 531 yılına kadar sürdüğünü görmekteyiz. Bu tarihten sonra Sabarlar hakkında kaynaklarda fazla bilgi bulunmaktadır. Yalnız Sasaniler’in Kafkaslardaki büyük savaşlarında (545) Sabarlar’ın ağır kayıplar verdiği tahmin edilmektedir. Çünkü bu tarihten sonra, Sbarlar askeri güç olmaktan çıkmışlar, arkasından 557’de Avarlar’dan büyük darbe yedikten sonra Gök-Türkler’in hakimiyetine girmişlerdi. Kafkaslardaki son Sbar hakimiyetine ise 576 yılında Bizanslılar tarafından son verildi.

    Sabarlar yıkılışlarından sonra Kür nehrinin güneyine yerleştirildiler. Bu bölgede Sabarlar’ın adlarına 7. yy. ortalarına kadar rastlanılmakta ve Belencer ile Semender adlı iki Sabar kabilesinin aynı sahada daha sonra kurulacak olan Hazar devletinin esas kütlesini teşkil ettiği bilinmektedir.

    Sabarlar’ın yaklaşık bir asır süren Doğu Avrupa hakimiyeti yıkılıp tarihe karıştı. Fakat onların bu kısa süre içersinde, İtil-Yayık, Kafkaslarda, Kuban-Terek sahalarında yaptığı tesir asırlarca devam etti. Ayrıca üstün harp teknikleri, savaş vasıtaları ile o zamanın iki büyük yerleşik devleti Sasaniler ve Bizans üzerinde derin hatıralar bıraktılar. Aslında Sbarlar Kafkaslar’da Bozkır kültürüne sahip ve bu kültürün temsilcisi olan bir kavim idi. Bizans tarihçisi Prokopios’un Sabarlar hakkındaki kayıtları çok enteresandır; “Sabarlar insan hafızasının hatırlayabildiği zamandan beri, ne İranlılardan, ne de Romanlılardan hiç kimsenin düşünemediği makinelere sahiptirler; Öyle ki her iki imparatorlukta fenci eksik olmamış ve her devirde muhasara makineleri yapılmıştır. Fakat şimdiye kadar bu barbarlarınkine benzer bir buluş ne ortaya konmuş, ne de onlar gibi kullanılmıştır. Bu şüphesiz insan dehasının bir eseridir. Bu kayıt o zaman için Batı medeniyetinin temsilcisi sayılan Bizans üzerindeki Sabar tesirlerini açıkça ortaya koyar.

    Geçen asrın ortalarında S.Patkanoff Batı Sibirya’da Vogullar, Ostiyaklar ve İrtiş Tatarları arasında yaptığı araştırma sonucunda, Sabarlar’ın yerli halka kalıcı tesirler yaptığını söylemiştir.

    Ob, Tura ve İrtiş boylarında, Sabar, Saber (Tapar), Saper, Savri, Sabrei, Sıbır (Sıvır) gibi yer ve kale adları yaygındır. Ay-Sabar, Kün-Sabar gibi şahıs adlarına da rastlanır. Tobolsk ahalisi buranın en eski sakinlerini Sybyr, Syvyr diye anmaktadır. Ayrıca bu civardaki halkın masallarında Sabarlar geniş yer tutar. Sabarların kendi büyükleri olarak kabul eden Ostiyaklar yanında, Vogullar da Rus tabiiyetine girdikleri zaman Ruslar’a “Saper” adını vermeleri bu yüzdendir. Aynı sahada 16. yy.’da kurulan Sibir hanlığının başkenti de Sibir adını taşıyordu. Ruslar’ın doğuya doğru yayılmaları esnasında İsker şehrini ele geçirince bu şehre verdikleri Sibir adı, Rus harekatı doğuya ilerledikçe çok geniş saha adı olarak günümüze gelebilmiştir.

    Netice olarak görmekteyiz; Orta Avrupa’da Hun hakimiyeti yıkıldığı sırada Doğu Avrupa’da yine bir Türk kavmi tarih sahnesine çıkarak, Sasani ve Bizans imparatorluklarıyla boy ölçüşmüştür. Çok enteransandırki; o zamanın iki büyük yerleşik medeniyeti kuzeyde yaşayan yerli kavimlere hiçbir kalıcı tesir yapamazken, barbar addedilen bir Türk kavmi bu yerliler üzerinde asırlarca sürecek olan kalıcı etkiler yapıyordu.

    Kaynak: Prof. Dr. Ahmet Taşağıl  – Sabarlar

    KAYNAKLAR:
    1- Prokopios,
    2- Malalas,
    3- Aghatias,
    4- K. Porphyrogennetos
    (Bütün Bizans kaynakları için bk. Gy. Moravcsik, Byzantino Turcica)

    Ermeni kaynağı: Pseudo Khorenci

    BİBLİYOGRAFYA:
    1- Şerif Baştav, “Sabir Türkleri”, Belleten, V, 1941.
    2- İbrahim Kafesoğlu, Türk Milli Kültürü.
    3- L. Rasonyi, Tarihte Türklük, TKAE, Ankara, 1971.

Yorum Yazin


sitemap
site ekle