Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Selçuklu Coğrafyası

  • Selçuklu Coğrafyası

    Büyük Selçuklular Oğuz federasyonunun dağılışı ile ortaya çıkan bir Türk devletidir.  Büyük Selçuklu Devleti’nin kurulup geliştirdiği coğrafya Oğuzların X. yüzyıl sonlarından XII. yüzyıl ortalarına kadar yayıldıkları sahaları ihtiva etmektedir. Oğuz federasyonu hakimiyetini sürdürürken İbn-i Fazlan, 920 tarihinde İdil Bulgarları üzerine İslam ticaret yolu üzerinde kuzeye doğru seyahat gerçekleştirildiğinde, Oğuz ülkesinden de geçmişti. Oğuzlar Göktürk birliğinden koptuktan sonra Hazar Denizi – Aral Gölü etrafında yaşıyorlardı. X. yüzyıl sonlarında bölgede Kıpçak, Karluk, Peçenek kabileleri gibi Türk boyları yeni bir göç hareketi başlattılar. Bu yeni göç hadisesi, Türkistan’daki bütün dengeleri alt üst etti. Aynı göç ile Oğuzların Hazar – Aral coğrafyası arasındaki varlıkları zora girdi. Bu göç olayının bir ayağı, Avrupa coğrafyasına devam ederek Balkanlarda Peçenek ve Kuman tehlikesini doğurdu. X. yüzyılın başlarında Aral Gölü yanındaki bozkır arazisine “Oğuz Çölü” denilirken XI. yüzyıldan itibaren Kıpçakların bölgede çoğunluk haline gelmeleri ile Kıpçak Gölü (Deş-i Kıpçak) adı verilmeye başlanmıştır. Kıpçaklar, sadece Oğuz Çölü’nde çoğunluğu teşkil etmekle kalmadılar. Kafkaslarda da kalabalık kitleler oluşturdular. Bunları kendi ordusu içinde değerlendiren Gürcü Devleti, XII. yüzyılda güçlü bir askeri teşkilat kurmayı başardı. Selçukluların ve Anadolu beyliklerinin bu yüzyılda gerçekleştirdikleri akınlar Gürcüler tarafından püskürtüldü. Bunda Kıpçakların atlı birliklerine bağlı askeri teşkilatının çok büyük yeri vardır.

    Oğuzlar, Kıpçakların tazyiki ile yeni kuracakları devlet için Aral Gölü’nün güneyinde, Maveraünnehir coğrafyasını seçtiler ve bu coğrafyaya yakın Harezm ve Horasan coğrafyası arasında çeşitli göçler gerçekleştirdiler. Samanilerle ittifak kuran Selçuk Bey’in oğlu Arslan Yabgu, Maveraünnehir bölgesinde yeni bir Oğuz devleti temellerini atmıştır. Selçuk Bey’in diğer oğlu Mikail’in oğulları Tuğrul ve Çağrı Beyler Maveraünnehir ve Harezm bölgelerine yerleştiler. Bunlarda Karahanlılar’a karşı koydular. Fakat Karahanlı gücü bu aşamada Selçuklular tarafından aşılamamıştır.
    Tuğrul ve Çağrı Beyler, Nesa Savaşı ile 1035 tarihinden itibaren Horasan’a, 1040 tarihinden itibaren de Orta ve Batı İran coğrafyasına açıldılar. Selçuklu Devleti’nin kurulduğu saha, daha önce Gazne Devleti’ne tabi Horasan bölgesi olmuştur. Bunda en önemli etken, bu bölgede Gazne Devleti’nin siyasi denetiminin az olması oluşturmuştur.

    Selçuklu Devleti’nin Horasan’da kurulması ile devletin genişleme sahaları da belirlenmiş oldu. Devlet, İran devleti niteliği kazandı. Devletin genişleme sahaları içine İran, Irak-ı Arab, ve Irak-ı Acem, Anadolu, Suriye, Filistin, Azerbaycan ve Arabistan sahaları da katıldı.

    1018–1021 tarihleri arasında Çağrı Bey’in Anadolu’ya gerçekleştirdiği keşif gezisi ile Azerbaycan, Anadolu ve Taberistan bölgeleri, Türk yerleşimi için uygun bölge olarak ortaya çıkmış oluyordu. İran ve Anadolu’nun Büyük Selçukluların gelişimindeki yeri büyük oldu. 1055 tarihinde Abbasilerin himaye altına alınmasıyla devlet coğrafyasına Irak, Suriye, Filistin gibi yerler katıldı. Alp Arslan öldüğü sırada Büyük Selçuklu Devleti sınırları içinde Anadolu, Harzem, İran, Irak, Suriye, Kirman, Sistan, Maveraünnehir, Toharistan bölgeleri bulunuyordu.

    Melikşah devrinde devletin sınırlarına Suriye, Anadolu, Filistin ve Yemen bölgeleri de katıldı ve bu dönemde Selçuklu Devleti, en geniş sınırlarına ulaşmış oldu. 1097 yılında Haçlı Seferleri’nin başlaması ve Suriye’ye yayılması sonucu Selçukluların elinde Suriye kısa bir süre kalmış oldu. Büyük Selçuklu coğrafyası, parçalandıkltan sonra bu coğrafyada Türkiye Selçukluları, Horasan Selçukluları, Kirman Selçukluları, İran Selçukluları, Suriye Selçukluları, Harezmşahlar ile Abbasilerin merkezi Irak’ta İlhanlı Devleti kuruldu. Bu gelişmeler ışığında Büyük Selçuklu Devleti Horasan’da kurulmuş bir devlet iken, yükseliş devri ile birlikte devletin merkezi daha batıda İran sahasında gelişmiş, XII. yüzyılda yıkılışı ile de daha batıda Suriye ve Anadolu sahasına kaymıştır. Bu intikal hareketinin yönü Oğuz ve Kıpçak göçlerinin yönü ile aynıdır. Nitekim Selçuklulardan sonra İran ve Harezm’de Müslüman Kıpçaklara dayalı Harezm Devleti kurulmuştur.

    Kaynak: Prof. Dr. Mustafa Demir – Büyük Selçuklular Tarihi, s. 1-2

Yorum Yazin


sitemap
site ekle