a) Birinci Üç İmporatorlar Ligi

Bismarck Alman milli birliğini kurmak için 1866’da Avusturya’yı
savaş alanında yenerken, bu Alman devletinin ilerde kendisine lazım
olacağını görmüş ve ona yenik bir devlet muamelesi yapmamıştı.
1866’dan sonra da Avusturya ile münasebetlerini geliştirmeye ehemmiyet
vermişti. Hele 1871 ve 1872 yıllarında, iki devlet İmparatorlarının
karşılıklı ziyaretleri ile bu münasebetler daha da gelişmiştir. Almanya
ve Avusturya-Macaristan arasındaki münasebetlerin bu hızlı
gelişmesini Rusya endişe ile izlemiştir. Çünkü iki devletin münasebetlerinin
yakınlaşması, Rusya’nın güneyinde güçlü bir Pan-Cermen
blokunun kurulması demekti. Bu blokun ağırlığına karşı Rusya
bir denge formülü bulabilir miydi?
Bu konuda ilk akla gelen, bir Panislav blokunun kurulması olabilirdi.
Fakat o tarihte Balkanların slav milletleri henüz bağımsızlıklarını
almamışlardı ve Osmanlı İmparatorluğunun egemenliği altında
idiler. Böyle olunca Panislav blokunun kurulması uzun zaman
alacak bir mesele oluyordu.
İkinci imkan, Rusya’nın Fransa ile bir cephe birliği ve bir blok
kurmasıydı. Lakin Rusya bunu göze alamadı. Çünkü Fransa’nın bu
sırada tek arzusu Almanya’dan intikam almak ve bir intikam savaşına
gitmekti. Halbuki Rusya, Almanya ve Avusturya ile bir savaşı
düşünmüyordu. Öte yandan, Fransa 1871 yenilgisinden yeni çıkmış
ve zayıftır. Bundan dolayı, Pan-Cermen bloku karşısında Fransa,
Rusya için bir denge unsuru olamazdı.


İngiltere’ye gelince, Rusya’nın İngiltere ile birleşmesi ise, büsbütün
imkansızdır. Çünkü bu sırada İngiltere ve Rusya bir çatışma
içindedir. 1854-56 Kırım Savaşından sonra Rusya Hazer Denizinin
kuzeyinden sarkarak Orta Asyaya doğru genişlemeye başlamıştır ve
Orta Asyadaki birçok Türk devletlerini ortadan kaldırarak güneye
doğru sarkmaya çalışmaktadır. Rusya, Orta Asyadaki Türk devletlerini
ele geçirdikten sonra Hindistan’ın komşusu olan Afganistan’a
sızmaya çalışıyordu.
Öte yandan, Kafkasları ele geçiren Rusya, İran’a girmek için
çaba harcıyordu. Gerek Afganistan, gerekse İran, Hindistan’a bitişik
topraklardı ve Rusya’nın buralardaki faaliyetleri İngiltere’yi korkutuyordu.
Bu sebepten İngiltere ile Rusya arasında bir çatışma
başlamıştı ve İngiliz Rus münasebetleri iyi değildi. Tabiatıyla bu çatışmaya,
ileride göreceğimiz üzere, Boğazlar üzerindeki İngiliz-Rus
mücadelesini de eklemek gerekir.
Görüldüğü gibi, Rusya tam bir yalnızlık içindeydi. Bu durum
karşısında çıkar yolu Pan-Cermen bloku ile yakın münasebetler kurmak
suretiyle, bu blokun kendisi üzerindeki ağırlığını bertaraf etmekte
gördü. Bu ise Bismarck’ın aradığı şeydi. Onun içindir ki, 1872
Eylülünde Alman, Avusturya-Macaristan ve Rus İmparatorları bir
araya gelerek bir toplantı yaptılar. Buna 1’inci Üç İmparatorlar Ligi
diyoruz. Bu toplantıda yazılı bir anlaşma imzalanmamıştır. Anlaşma
sözlü olmuştur. Bu sözlü anlaşmanın esasını da, üç devletin Avrupada
ortak politika izleme kararları teşkil ediyordu. Yani Almanya,
Rusya’yı politikasına çekmiş oluyordu. Avrupanın bu üç büyük devleti
arasındaki yakın münasebetler ve ortak politika dolayısiyle de
Fransa yapayalnız kalıyordu.
Yalnız ne varki, Birinci Üç İmparatorlar Ligi uzun ömürlü olmamıştır.
Bismarck politikasının zayıf tarafı şuydu ki, Almanya, şimdi
Balkanlarda karşılıklı bir mücadele içine girmiş olan iki devleti ortak
bir kombinezon içinde tutmaya çalışmaktaydı. Nitekim, kısa bir
süre sonra, 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşının gelişmeleri içinde,
Avusturya ile Rusya, Osmanlı İmparatorluğunun Balkan topraklarını
paylaşma konusunda anlaşamadılar ve iki devletin münasebetleri
bozuldu. Bu da, Üç İmparatorlar Liginin bozulması ve dağılması
demekti.