Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Viyana Kongesinin Düzenlemeleri

  • 3. Viyana Düzenlemeleri

    Fransa’da tekrar iktidara getirilen Bourbon Hanedanlığı ile müttefikler arasında ilk antlaşma, Paris’te 30 Mayıs 1814’te imzalandı. Antlaşmaya göre, Fransa 1792’deki sınırlarına çekildi ve kendisine savaş tazminatı ya da tamirat borcu yüklenmedi.

    Viyana Kongresi öncesinde, Rusya, Osmanlı Devleti ve Balkan konularını kongrede konuşulacak konuların dışında tutmuştu. Osmanlılarla son savaşın ganimeti Baserabya’yı ve özerk bir büyük dükalık olarak Finlandiya’yı ele geçirdi. İngilizler de denizlerin serbestliği ve sömürge konularını kongre gündeminin dışında tutmaya çalıştı. Böylece İspanya’daki bağımsızlık mücadelesi kendi haline bırakıldı. Napolyon’un Kıta Sistemi’nin yıkılması, endüstri devriminin İngiliz üreticilerine buhar gücü ile çalışan makineler sağlaması, denizaşırı sömürgecilikte ciddi bir rakibin kalmaması ve deniz gücü tekeliyle İngiltere, yüz yıl sürecek dünya üstünlüğü dönemine girdi.

    Viyana Kongresi’ne tüm Avrupa devletleri ve hatta Napolyon’un yıktığı Kutsal Roma İmparatorluğu ile birlikte son bulan eski devletlerinin temsilcileri bile, yeniden bağımsız birimler olabilme umuduyla katılmıştır. Ancak kongreye egemen olan ve nihai kararları alan yine de dört büyük devlet –İngiltere, Avusturya, Prusya ve Rusya– oldu. Delegelerin tümü “Avrupa özgürlüklerinin koruması”, yani Avrupa devletlerinden birinin tüm sisteme egemen olmaması konusunda aynı görüşteydiler. Napolyon’un Avrupa çapında kurmak istediği sisteme verilen ad olan “Evrensel Monarşi”, toprak düzenlemeleri, bazı devletlerin tedbirlerle önlenecekti. Hollanda ile Belçika birleştirilerek, Fransa’nın Flander düzlüklerine doğru olası genişlemesine karşı koyabilecek güçlü bir devlet kurulmak istendi.

    Ren nehrinin batısındaki Alman toprakları Prusya’ya verilerek, bu devlet Avrupa’nın ortasında doğuda Rusya, batıda Fransa’ya karşı denge oluşturabilecek güce kavuşturuldu. Sayıları 39’a indirilen ve Avusturya ile Prusya’yı da içeren Alman devletleri, gevşek bir Germen Konfederasyonu biçiminde örgütlendi. Ancak daha önce sözü edilen “Alman ikiliği” ya da rekabeti sorununa bu düzenlemeyle son verilmedi. Büyük devletlerin ve özellikle çok uluslu bir imparatorluğun başkanı olan Metternich’in milliyetçilik akımından korkusu, Alman milliyetçilerinin “tek bir Almanya” çağrısını sonuçsuz bıraktı. Napolyon’un yarattığı Varşova Büyük Dükalığı’ndan, Rus Çarı’nın hükümdarı olduğu, anayasalı ve dükalığın topraklarına sahip yeni bir Polonya kuruldu. Böylece, Fransız denetiminden Rus denetimi altına geçmesinden başka bir değişikliğe uğramadı. Bir kısım Polonyalılar Prusya ve Avusturya sınırları içinde kaldığından, Polonya 18. yüzyılın sonundaki parçalanmış durumundan kurtulamadı ve devletin bölünmüşlüğü sürdü.

    Bu arada Napolyon’un kongre toplantıdayken kaçması, yeniden Fransa’nın başına geçmesi ve Waterloo’da yenilmesi üzerine, Fransa ile ikinci Paris Barış Antlaşması yapıldı. Bu birincisinden biraz daha sert bir antlaşmaydı ve 700 milyon Frank tazminat ödeyene kadar işgal altında bulunması kararlaştırıldı. Kasın 1815’te, bu antlaşmanın hükümlerini uygulamak ve gerekirse barış için uluslar arası askeri önlemler almak üzere, İngiltere, Rusya, Avusturya ve Prusya arasında Dörtlü İttifak kuruldu. Bu dört büyük devletin ittifakı yanında, Avrupa’da kral ve imparator arası “Hıristiyanlık barışına” içten bir bağlılığı olan Çar Alexander’ın girişimiyle, yükümlülüğü belirsiz bir “Kutsal İttifak” da kuruldu. İttifakı imzalayan monarklar, Avrupa’da Hıristiyan barışçı ilkelerini koruyacaklar ve her konuda birbirlerine yardım edeceklerdi. Bu ittifak, Osmanlı padişahı, Papa ve İngiltere dışında tüm monarklar tarafından imzalandı.

    Not: Bu ilgili makale Oral Sander’in “Siyasi Tarih ilkçağlardan 1918’e” adlı eserinden yararlanıp yazılmıştır.
    Kitabı, İmge Kitabevi Yayınları’ndan temin edebilirsiniz.


    Siyasi Tarih’in Tüm Konuları İçin Yukarıdaki Siyasi Tarih  Sayfasına Bakmanızı Öneriyoruz.

Yorum Yazin


sitemap
site ekle