Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzant?l? MSN
Forum

Viyana Kongresi Üzerine Değerlendirme

  • 4. Viyana Kongresi Üzerine Genel Değerlendirme

    Paris antlaşmaları ve Viyana’daki düzenleme ile Viyana Kongresi, 1648 tarihli Westphalia Barışı ile I. Dünya Savaşı sonunda imzalanan Paris Barış Antlaşmaları arasında, en geniş ve köklü değişiklikler getiren uluslar arası diplomatik toplantıdır.

    Bir uluslar arası düzen, uzun ömürlü ve etkili olabilmesi için, antlaşma yükümlülüklerinin yanında, ortak ilkelere bir törel bakış açısına da gerek gösterir. Viyana sistemi o dönemde hala geçer olan akçe olan siyasal tutuculuğa dayanmaktaydı. Viyana Kongresi sonucunda oluşan yeni düzen ve ittifaklar sistemi hakkında Goethe şunları söylemiştir: “İnsanlık için daha büyük ve daha yararlı bir şey icat edilmiş değildir.” Gerçekten, Goethe, “adalet ve düzensizlik yerine adaletsizlik ve düzeni yeğlerim” diyen adamdı. Erasmus, “en kötü barış bile en haklı savaştan daha iyidir” demiyor muydu? İster bu basmakalıplardan etkilensinler ister etkilenmesiler, Napolyon savaşlarının korku ve büyük sıkıntılarından sonra, galip devletlerin önderleri, uluslar arası ilişkilerin, törel değerlerin ötesinde daha iyi örgütlenmesi gerektiğini bütün açıklığıyla anlamışlardı.

    Metternich ve arkadaşlarının kurdukları sistemin iki zayıflığı vardı. Bunlardan birincisi, Yakındoğu, yani bir bakıma Osmanlı Devleti sorunuydu. İkincisi, milliyetçilik akımı, aynı çizilen sınırların doğal ve ulusal sınırlar olmamasıydı. Metternich’in bu konuda en büyük umudu, eğer Rusya’yı Avrupa’da tutuculuğa bağlarsa, bu devletin Yakındoğu’da da tutucu olabileceği idi. Yani sistem bir bakıma, Rusya’nın vereceği güvenceye ve Yakındoğu’daki kurulmuş bulunan statükoya saygı göstermesine dayanıyordu. Bu güvence bir kere geri alındı mı, sistem tümüyle çökebilirdi. Dolaysıyla Rusya, Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki toprakları üzerinde genişleme emellerine başlayıp, burada Avusturya ile çatışma olasılığı ortaya çıkınca ve Doğu Avrupa’da Rusya’nın da desteklediği ulusçuluk akımları güçlenmeye başlayınca, Viyana sistemi de çöktü.

    Viyana’nın mimarı, Metternich’in hiçbir ulusçuluğa en ufak bir sempatisi yoktu. Ona göre devletler, monarkların kişisel topraklarıydı ve bundan başka bir birleştirici öğeye ihtiyaçları yoktu. Ne yazık ki burada, Metternich’in tarihsel süreci sezme yeteneğine, sonunda başarısız da olsa, kredi vermek gerekiyor. İnsanoğlunun tarihinde, bu kitabın genel çizgisinden de anlaşılacağı gibi, en etkili ve belki de tek birleştiricinin, gücünü en etkin biçimde kullanmasını bilen büyük otokrasiler olduğu görülüyor. Bunlara karşı savaşan ulusçuluk ve liberalizm, zaman zaman başarı kazansa da, yeni ve dayanıklı bir birleştirici öğe bulunamadığından, birleştirici otokrasi tarih döngüsündeki yerini eninde sonunda yine alıyor. İşte içinde almanlar, Macarlar, Slavlar ve İtalyanlar bulunan Avusturya otokrasisi tüm 19. yüzyıl boyunca ulusçuluk ve liberalizm en güçlü düşmanıydı. Ama Metternich’i sonunda yenmeyi başaran da Avrupa sahnesinde giderek çok önemli bir güç haline gelen ulusçuluk ve liberalizm oldu.

    Metternich bazı konularda büyük devlet adamı niteliğine sahipti. Ülkesini Napolyon’dan kurtaran adam ve Avrupa’nın yeni düzeninin kurucusu olarak prestiji çok yüksekti. Kurucu olmak bir yana, dönemin öteki otokratlarını öylesine yönlendirmeyi başarmıştı ki, 1815 ve 1848 arasındaki döneme “Metternich Dönemi” demek çok yanlış olmaz. Ancak bu, törel değerleri esnek, ilkeleri katı ve etkisi çok geniş olan otokrat, bakış açısını çok daraltıcı ve uzun sürede yanıltıcı bir entelektüel boşluğa sahipti. Dönemin devrimci havası ile otokrasi arasında hiçbir ortalama nokta düşünmemiş ya da düşünüp bulamamıştı. Ayrıca, daha önce de değinildiği gibi, Metternich sistemi son derece güçlü akıma da sürekli ters düşmekteydi. Metternich’in temsil ettiği Avusturya İmparatorluğu, ulusçuluğun yadsınması temelinde kurulmuştu. Böyle bir ulusçuluğu ezmeye çalışması, ilerde görüleceği gibi, I. Dünya Savaşı’nın ani nedenlerinden biri olacaktır.

    Not: Bu ilgili makale Oral Sander’in “Siyasi Tarih ilkçağlardan 1918’e” adlı eserinden yararlanıp yazılmıştır.
    Kitabı, İmge Kitabevi Yayınları’ndan temin edebilirsiniz.


    Siyasi Tarih’in Tüm Konuları İçin Yukarıdaki Siyasi Tarih  Sayfasına Bakmanızı Öneriyoruz.

  1. #1 okan soyu
    Ekim 18th, 2011 at 15:00

    viyana kongresi hakkında çok güzel detaylı bilgiler olmuş teşekkürler

    Cevap Yaz.Post Reply
Yorum Yazin

sitemap
site ekle