Logo Background RSS

Isminiz@Tarih.gen.tr Uzantılı MSN
Forum

Viyana Kongresinin Mimarları

  • 1. Viyana Düzeninin Mimarları: Castlereagh ve Metternich

    Napolyon 19. yüzyılın ilk on beş yıl içinde liberalizm ve özellikle milliyetçilik akımlarını silah zoruyla Avrupa kıtasına yayarken, aslında çıkarları çatışan ve birbirine karşıt ideolojilere bağlanmış iki devlet adamı, Avrupa barış v e düzeninin sorumluluğunun omuzlarında olduğunu anlamışlardı. İngiliz Dışişleri Bakanı Castlereagh ila Avusturya Başkanı Metternich. Birisi, parlamenter yapıya sahip bir ada devletinin, öteki çokuluslu ve otokratik bir kara devletinin politikasını yürüten kişilerdi. Onları bir araya getiren şey, Avrupa barış ve düzeninin ancak Napolyon’un savaş alanlarında yenilgiye uğratılmasından geçtiğine ait ortak bir anlayışa varmış olmalarıydı. İkisine göre de barış, istikrarlı bir dünya düzeninin ve yaygın bir “meşrutiyet”in (onlara göre meşru bir biçimde kurulmuş monarşilerin yeniden kurulması anlamına geliyordu) kurulmasından sonra gerçekleşebilirdi.

                Castlereagh’ın İngilteresi, kıtadaki müttefiklerinden değişik bir ülkeydi. Bir kere, geniş ve hala genişlemekte olan Avrupa dışı çıkarları vardı. İkincisi olarak, Napolyon tarafından hiç işgale uğramamıştı. Son olarak da, en tutucu hükümetler zamanında bile parlamenter sistemini ve kişi hak ve özgürlüklerini korumasını bilmişti. Bunlara rağmen, İngiltere Napolyon’a karşı yürütülen savaştaki büyük payı dolaysıyla Avrupa’nın yeniden kurulması çabalarına katılmamazlık edemezdi. Savaş İngiltere’yi adaya kapanık halinden çıkarmış, İngiliz devlet adamlarını Avrupa’nın siyaset önderleriyle sıkı bir temasa sokmuştu. Ayrıca Castlereagh ile Metternich arasında doğan karşılıklı saygı ve anlayış iki ülkeyi birbirine yaklaştırmaktaydı.

                Öte yandan, birtakım nesnel koşullar da İngiltere – Avusturya yakınlaşmasına zorluyordu. Bir ada devleti olan İngiltere’nin dış politikasının özü, kıtada bir devletin egemen olmasını engellemek ve Manş Denizi’nin güvenliğini sağlamaktı. Bunlar olursa, savaş sonrası barışın incelikleriyle uğraşmak ve kıta ülkeleriyle uzun görüşmelere girişmek için bir zorunluluk kalmıyordu. Ama Napolyon yenilgi üzerine yenilgi almaya başladığı zaman, zaten büyük güçlükle kurulmuş bulunan koalisyonda dağılma belirtileri görüldü. Tarafların çatışan çıkarları su üstüne çıktı. Metternich ne kadar güçlü durumda olursa olsun, savaş sonrası düzenini tek başına kuramayacağına göre, bir başka güçlü devlet adamına gerek duymaktaydı. İşte Castlereagh’ın ileri görüşlülüğü burada ortaya çıkmaktadır. Böyle olmasa, Castlereagh İngiltere’nin çıkarlarını çok dar tanımlayarak dikkatini Fransa üzerinde odaklaştırabilir ve böylece Rusya’nın Avrupa’da başat duruma yükselmesine yol açabilirdi. Ayrıca Avrupa’da istikrar, bir bakıma, Avusturya ile Prusya arasında ciddi bir rekabet olmamasına bağlıydı. Böylesine bir rekabet ancak Rusya’nın işine yarayabilirdi. Castlereagh karmaşık bir diplomasi ile bu rekabeti önlemesini bildi.

                Castlereagh, Viyana Kongresi’nde yalnız İngiltere’yi sadece bir dış politika anlayışından kurtarmakla kalmamış aynı zamanda bu devletin Fransa’ya karşı cezalandırıcı ve sert bir politika izlemesini de engelleyebilmiştir. Ona göre, fiziki güvenliği sağlamış olmanın göz kamaştırıcı saygınlığı, törel düşüncelerin önemini gölgelememeliydi. Metternich ile Castlereagh, ülkelerinin geleneksel ve farklı görüş ve uygulamalarını bir kenara iterek, Avrupa politikasının genel hatlarında, yani barış ve düzenin kurulmasında anlaşıp el ele verdiklerinde, Viyana düzeni ortaya çıktı ve istikrar sağlandı.

    Not: Bu ilgili makale Oral Sander’in “Siyasi Tarih ilkçağlardan 1918’e” adlı eserinden yararlanıp yazılmıştır.
    Kitabı, İmge Kitabevi Yayınları’ndan temin edebilirsiniz.


    Siyasi Tarih’in Tüm Konuları İçin Yukarıdaki Siyasi Tarih  Sayfasına Bakmanızı Öneriyoruz.

Yorum Yazin


sitemap
site ekle