Kasım, 2011 | Tarih Kütüphanesi - Part 2

Logo Background RSS

» 2011 » Kasım

  • Mete’nin Yüe-Çiler Üzerine Yaptığı Sefer
    Yazar Tarih Kasım 27th, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Mete’nin Yüe-Çiler Üzerine Yaptığı Sefer

    Tung-hulardan sonra sıra Yüe-çilere gelmiştir. Yüe-çiler, Hunların güneybatı komşuları idi. Yin (Yin-shan) ile Tanrı dağları arasındaki sahalarda oturuyorlardı. Geniş ve verimli toprakları vardı. Üstelik, Doğu-Batı arasındaki transit ticarete ve kültür akışına aracılık eden İpek Yolu’nun önemli bir kısmı Yüe-çilerin ülkesinden geçiyordu. Bu yol üzerinde çeşitli kavimlerin ticaret kolonileri bulunuyordu. Bu bakımdan Yüe-çiler Asya kıtasının zengin ve kültürlü kavimlerinden biriydi. Biraz yukarıda belirtildiği gibi, Mete de, veliahtlık yıllarında Yüe-çilerin yanında bulunmuş; kendilerini ve ülkelerini yakından tanıma fırsatı bulmuştu. Özellikle o, Yüe-çilerin oturdukları bölgelerin ekonomik gücünü medenî üstünlüğünü görmüş ve değerini ve önemini çok iyi anlamıştı. Diğer taraftan, Yüe-çiler arasında çok miktarda Hun boyu yaşıyordu.

    Yüe-çiler de tıpkı Tung-hular gibi Hunları küçümsemişlerdi. Mete gibi, rakip tanımaz bir liderin bu durumu içine sindirmesi mümkün değildi. Öte yandan Yüe-çiler, Hunların Kansu bölgesi üzerinden Çin’e giriş yollarını kapatıyorlardı. Mete, büyük Tung-hu baskınından döndükten sonra gerekli hazırlığını yaptı ve Yüe-çilerin üzerine yürüdü. Vurduğu bir darbe ile Yüe-çileri yerinden oynattı;

    daha doğrusu onları göçe zorladı. Hunların Çin’e giden akın yollarını açtı. Mete’nin gücü karşısında dayanamayacaklarını anlayan Yüe-çiler ise, ülkelerinin doğu bölgelerini terk ederek, batıya kaydılar. (daha&helliip;)

  • Metehan’nın Tung-Huları Cezalandırması
    Yazar Tarih Kasım 27th, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Mete’nin Tung-Huları Cezalandırması

    Biraz yukarıda verdiğimiz tarihî metinden anlaşılacağı üzere, Moğol kökenli Tung-hular Hun tahtında meydana gelen değişiklikten kendi lehlerine yararlanmak istemişlerdir. Tung-huların düşüncesine göre, bir darbe ile içten sarsılmış olan bir devletin kendini savunması da o derece zayıf olacaktır. Tarihin sunduğu bu fırsattan yaralanmak gerekir. Bu düşünceyle hareket eden Tung-hular, bazı ağır isteklerde bulunarak, Mete’yi politik baskı altına almak istemişlerdir. Mete de, her defasında meseleyi devlet meclisine getirmiş ve burada bu meseleyi devlet adamlarıyla enine boyuna tartışmıştır. Görüldüğü gibi, Tung-huların istekleri bütün devlet adamları tarafından itirazla karşılanmıştır. Daha doğrusu devlet adamları, meseleyi millî gururun incinmesi şeklinde değerlendirmişler ve hemen Tung-huların cezalandırmasını istemişlerdir. Onlara göre, bu görülmemiş bir tavizdi. Şimdiye kadar hiçbir Hun hükümdarı atını ve eşini başka bir ülke hükümdarına vermemiştir. Üstelik Tung-huların istekleri, her seferinde daha ağır ve daha aşağılayıcı nitelikte olmuştur. Mete ise, meseleye gerçekçi ve akılcı bir tavırla yaklaşmıştır. Her büyük devlet adamı gibi Mete, meseleye, duygu ve heyecanını karıştırmamıştır. Burada Mete için önemli olan, devletinin ve milletinin geleceğini tehlikeye atılmaması idi. O, “nasıl bir atı ve hatunu komşu devletten üstün tutabilirim”, derken bunu kastetmiştir.

    Burada eski Türk devlet yapısının bir özelliğini de belirtmemiz gerekmektedir. Bu da, devletin bütün meselelerinin, devlet başkanının isteği üzerine toplanan bir mecliste görüşülüp karara bağlanmasıdır. Yukarıdaki belgeden anlaşılacağı üzere, devlet meclisi ilk defa Hunlarda gözükmektedir. Mete de, tahta çıktığı sırada karşılaştığı meseleleri bu devlet meclisinde görüşmüştür. Bu mecliste, Mete, devlet adamlarının birer birer fikrini almakla birlikte son kararın özellikle kendinde olmasına dikkat etmiştir. Zira eski Türk devletlerinde, kesin ve geçerli olan hükümdarın kararı idi. (daha&helliip;)

  • Tung-Huların Metehan’a Yaptıkları Politik Baskı
    Yazar Tarih Kasım 27th, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Tung-Huların Mete’ye Yaptıkları Politik Baskı

    Mükemmel bir darbe ile babasını bertaraf ederek, Hun tahtına çıkan Mete, güçlü komşusu Tung-hu kavminin beklenmedik ağır siyasî baskısına maruz kalmıştır. Tung-hular, Hun tahtına genç yaşta birinin çıkmış olmasından yararlanarak, Hun ülkesini istilâ etmek istiyorlardı. Zira onlar, Mete’yi tecrübesiz ve desteğe muhtaç bir delikanlı olarak düşünüyorlardı. Bu düşünce ile, arka arkaya gönderdikleri elçiler vasıtasıyla Mete’den bir dizi istekte bulundular. Bundan maksat, Hunlara saldırmak için bir sebep ve bahane yaratmaktı. Siyasette de kabiliyet sahibi olan genç Mete, politik dehasıyla bu kavmi bir süre ustalıkla oyalamış, sonunda ona lâyık olduğu cezayı vermiştir. Bu tarihî olay Çin yıllığında şöyle anlatılmıştır:

    “Mete idareyi ele aldığı zaman, Tung-hular güçlerinin zirvesinde bulunuyorlardı. Mete’nin babasını öldürdüğünü ve bizzat tahta oturduğunu öğrenen Tung-hular, (Mete’nin babası) Tuman’a ait’bin li’ (bir günde 500 km) koşan ata sahip olmak istediklerini bir elçi vasıtasıyla bildirdiler. Mete danışmanları ile görüştü. Onlar, Hunlar için böyle bir atın verilemeyecek kadar değerli olduğunu söylediler. Fakat Mete şöyle konuştu:

    -Ben nasıl bir atı komşu bir devletten üstün tutabilirim?

    O, (bir günde)’bin li’ koşan atı (T’ung-hu elçisine) teslim etti. Artık Tung-hular, Mete’nin kendilerinden korktuğuna kani oldular. Onlar, Mete’nin hanımını da istediklerini bildirmek için bir elçi (daha) gönderdiler. Mete tekrar danışmanları ile görüştü. Hepsi sinirlenmiş olarak bağırdılar.

    -Tung-hularda ahlâk diye bir şey yok. Biz, onlara (hemen) saldırmayı teklif ediyoruz. Bunun üzerine Mete şöyle konuştu: (daha&helliip;)


sitemap