Ocak, 2012 | Tarih Kütüphanesi - Part 5

Logo Background RSS

» 2012 » Ocak

  • Avrupa Hunları – Efsane ve Gerçek
    Yazar Tarih Ocak 17th, 2012 | Yorum Yok Yorum var

    Avrupa Hunları – Efsane ve Gerçek

    Avrupalı’nın hatırasında Hunlar kadar derin iz bırakan başka bir kavim yoktur. Kilise çevrelerinde Attila’nın Galya ve İtalya seferlerinden dolayı daha İlk Ortaçağdan beri bir çok efsane meydana gelmiş ve bu efsaneler sahne sanatına bol malzeme sağlamıştır. Fakat, Avrupa kavimleri arasında meydana gelen Attila ve kavmi hakkındaki efsaneler ülkelere göre değişir. Bundan başka, daha Attila zamanında meydana gelen ve efsane unsurunu oluşturan menkibeler bunların en değerlileridir. Hırıstiyanlar, günahlarından dolayı Allah’ın kendilerini cezalandırmak maksadıyla, Attila’yı gönderdiğini düşünmüşlerdir ve ona Flagellum Dei (Allah’ın Kamçısı) ünvanını vermişlerdi. Lâkin Attila’ya mal edilen bu adlandırmanın Augustinus (350-430) tarafından Alarik ve Gotlar hakkında 410’da Roma’yı tahrip etmelerinden dolayı kullanıldığı, daha sonraki yüzyıllarda Attila hakkında kullanılmaya başladığı anlaşılmıştır. Attila’nın kendisi de Allah tarafından gönderildiğine ve elindeki kılıcın bunun bir alâmeti olduğuna inanıyordu. Bizanslılar Attila’nın öldüğüne inanmamış ve onun bir komplo kurbanı olduğunu düşünmüşlerdir.

    Got-Longobard efsanelerinde Attila, harpten hoşlanan, ılımlı tabiatta ve keskin zekâlı bir hükümdardır. Kilise menkıbelerinde Attila, dünya hâkimi ise de, silâhsız ve âciz kilise mensupları ondan üstündürler. (Devamini Oku)

  • Avrupa Hun Devleti Üzerine Bir Değerlendirme
    Yazar Tarih Ocak 17th, 2012 | 1 Yorum var1 Yorum Yorum var

    Avrupa Hun Devleti Üzerine Bir Değerlendirme

    Hun tarihi, Ostrogotlara yaptıkları hücum zamanından Attila oğulları arasında çıkan kavga sonunda imparatorluğun dağılması anına kadar geçen devri ve Hunların sebep oldukları olaylarla içinde yaşadıkları ve geliştikleri toplumu anlatmayı arzu eder. Bu işi yaparken karşılaştığımız en büyük zorluk kaynakların yetersizliğidir. Özellikle Attila ile Bleda’nın iktidara gelmelerinden önce imparatorluğun gelişmesi ve teşkilâtı hakkındaki bilgilerimiz azdır. İmparatorluğun kuvvetlenmesinde ve gelişmesinde Attila’nın ve Rua’nın paylarının ne olduğuna dair bilgilerimiz yoktur. Hun toplumunun gelişmesi ve uğradığı değişikliklere dair malzemeye sahip değiliz. Bu hususta yeni kaynakların ortaya çıkmasını beklemek ise fazla iyimserlik olur. Hun devri arkeoloji malzemesinin araştırılmasında son yıllarda ilerleme oldu ise de bu eserler yazılı kaynakların yerini tutamaz sağladıkları bilgiler genel anlamda tefsir yapmaktan ileri gidemez. Hun tarihinin en belirgin siması olan Attila hakkında değişik fikirler ileri sürülmüştür. Attila’nın seçkin bir şahsiyet olduğu, devri üzerinde derin izler bıraktığı tartışma konusu değildir. Bir inanışa göre o bir dehadır ve büyük bir adamdır, imparatorluğun büyüklüğü onun şahsına bağlıdır. Bundan başka Hun tarihinin Avrupa üzerindeki etkileri de çok tartışılır. Bir kanaata göre Hunların yükselmesi Attila sayesinde olmuştur ve Attila olmasaydı imparatorluk onun zamanındaki parlaklığa kavuşamazdı. İmparatorluğun dağılması da onun ölümü ile ilgilidir. Her iki iddia da tartışmaya açıktır. (Devamini Oku)

  • Avrupa Hunları ve Romalılar
    Yazar Tarih Ocak 16th, 2012 | Yorum Yok Yorum var

    Avrupa Hunları ve Romalılar

    Hunların Avrupa’daki ilk yılları ve Romalıların onlara karşı tutumu ile ilgili bilgimiz yoktur. I. Theodosios ve Arkadios zamanlarında Hunlarla olan temaslara dair çok az bilgimiz vardır. 5. yüzyılın 40. yıllarına kadar bu husustaki kayıtlar seyrektir. 5. yüzyılın ortasında ve özellikle harp zamanlarında sivil halkın durumu perişandı. Priskos’un Viminakionlu bir tüccarın ağzından duyarak naklettiği hususlar, devrin imparatorluk toplumunun durumunu açıkça yansıtmaktadır. Priskos II. Theodosios’un politikasını tenkit eder. Zira Attila’ya karşı koyma cesareti göstermemiştir. Attila’ya karşı gelenleri metheder ve kendisinin katıldığı olayları ziyadesiyle uzatır. Hunlara karşı kazanılan zaferleri tenkitsiz olarak yazar. Sirklerde yarışan mavi ve yeşiller belirli sosyal sınıflar tarafından desteklenirlerdi. Maviler toprak sahibi zenginler ve aristokratlar tarafından desteklenirlerdi. Yeşilleri tüccarlar, esnaf ve gemiciler tutarlardı. Theodosios hararetli yeşil taraflısı idi, Markianos ise mavilerdendi. Priskos, Theodosios’u neden Attila’ya karşı gelmemiş olduğundan dolayı onu suçlar. Lâkin bütün Hun tarihi boyunca ister doğu ister batıda olsun Hunlara karşı koyma görülmez. 452’de Markianos’un Hun ülkesine karşı giriştiği taarruz da, Hun ana kuvvetlerinin ülkeden uzakta bulunduğu bir sırada yapılmıştı. Bizanslılar herhalde, Theodosios zamanında Hunlara karşı yapılacak bir seferin çok pahalıya mal olacağını ve neticesinin de cılız olacağını düşünmüş olmalı idiler. Zira Hunlar, açık bir ovada bir Roma ordusunu kolaylıkla imha edebilirlerdi. Ayrıca Romalılar, aldıkları Hun esirleri ile de güç durumda kalıyorlardı. (Devamini Oku)


sitemap