Şubat, 2013 | Tarih Kütüphanesi - Part 2

Logo Background RSS

» 2013 » Şubat

  • Uygurlardan Bahseden Çin Kaynakları
    Yazar Tarih Şubat 16th, 2013 | Yorum Yok Yorum var

    Uygurlardan Bahseden Çin Kaynakları

    Chiu T’ang-shu (CTS): Yani eski T’ang kitabı tarihçi Liu Hsü tarafından 945 senesinde yazılmıştır. Bütün T’ang sülalesi (618-916) olaylarını içine alan meşhur bir yıllıktır. 200 ciltlik bu eserde 821 senesinden önceki olaylar umumiyetle bir arşiv vesikası gibi mühim noktalar ile kısa olarak anlatılmış, fakat 821 senesinden sonraki olaylar üzerinde mübalağalı bir şekilde durulmuş ve tarih de karışmıştır.
    Hsin T’ang-shu (HTS): Yeni T’ang kitabı, 1060 senesinde bilgin O-yang Hsiu ve Sung Ch’i’nin idaresindeki bir heyet tarafından hazırlanmıştır. 225 ciltdir. CTS de bulunmayan olaylar burada görülmektedir. Olayların bazıları CTS’den daha kısa, bazıları daha geniş olarak anlatılmaktadır.
    Tzu-chi T’ung-chien (TCTC): Çin tarihinin en önemli kronolojik kaynağıdır. İmparatorun emri ile 1085 senesinde 294 cilt olarak meşhur bilgin ve başbakan Ssu-ma Kuang tarafından yazılmıştır. M.Ö. 403-M.S. 959 arasındaki olaylar anlatılmıştır. Yazar 19 yıllık çalışmasında 320’yi aşan tarih kitabından yararlanmış, güzel bir dil ile olayları kısa olarak anlatmıştır. Bu eserde bugün kaybolmuş olan birçok vesika bir araya toplanmış ve olaylar kronoloji esasına göre sıralanmıştır.
    Tse-fu Yüan-kuei (TFYK): 1005-1013 seneleri arasında yazılmış bir tarihi ansiklopedidir. 31 asıl ve 1102 ufak bölümden müteşekkildir. Tarihçi Wang Ch’in-jo başkanlığında bir heyet tarafından İmparatorun emriyle yazılmıştır. Hemen hemen 1000 senelik muhtelif sülalelere ait olaylarla ilgili ana vesikalar ile çeşitli kitaplardan mukayeseli olarak alınmış olan bilgiler kitapta sıralandıktan sonra İmparatorun kontroluna arzedilmiştir. (Devamini Oku)
  • Uygurlarda Edebiyat
    Yazar Tarih Şubat 14th, 2013 | Yorum Yok Yorum var

    Uygurlarda Edebiyat

    Destanlar ve efsaneler; Türk destanları bozkır insanının hayat mücadele örnekleriyle doludur. Bu edebiyat türünde kurt’tan türeme, gökten inme, ışıktan olma motifleri bulunmaktadır.
    Uygurlarda da kurt’un rehberlik vasfı açık olarak görülür. “Kutlug dağ” efsanesine göre kutlu bir kaya Uygur ülkesine bereket ve saadet getirmektedir. Bu kaya Çinlilere verilince memlekete çöken uğursuzluklar, açlık ve kıtlık yüzünden Uygurlar göç etmek zorunda kalmışlardır. Yeni ülke ararken onlara kurt rehberlik etmiştir.
    Hala çeşitli ülkelerdeki Türkler arasında söylenen masal ve halk hikayeleri arasında bozkurt uğur sayılmaktadır.
    Şine-usu’da bulunan Moyen-Çor kitabesi ve Karabalsagun da bulunan Karabalsagun kitabesi de Uygur tarihinin önemli kaynakları arasındadır.
    Uygur kitabeleri Uygur alfabesi ve edebiyatının en güzel örnekleridir.
    Uygurlar yerleşik medeniyete geçtikten sonra bize kadar ulaşabilen belgeler çoğalmıştır. Arkeolojik kalıntılar, el sanatları, resimler, hukuk vesikaları, elçi raporları, özellikle Turfan Uygur Devleti kültürü hakkında değerli bilgiler vermektedirler.
    Bunlardan biri 981-984 tarihleri arasında Çin’in resmi elçisi olarak Uygurlara giden Wang Yen-te’nin raporudur. Bu rapora göre: “Kao-ch’ang şehrine yağmur ve kar yağmaz, aynı zamanda burası çok sıcaktır. Burada evler beyaz badanalıdır. Chin-ling dağlarından çıkan nehir şehrin çevresini dolaşır, tarlaları ve meyve bahçelerini sular ve su değirmenlerini işletir. (Devamini Oku)
  • Uygurlarda Ekonomik Hayat
    Yazar Tarih Şubat 14th, 2013 | Yorum Yok Yorum var

    Uygurlarda Ekonomik Hayat

    Hayvancılık
    Bozkır Türk ekonomisinin esasını çobanlık ve hayvan besiciliği teşkil eder. At ve koyun en önemli unsurlardır. Ağır hareketli kocabaş hayvanlar bozkır ekonomisinde yer almaz. Bu hayvanlar daha ileriki çağlarda tarımla birlikte Türk toplulukları arasına girmiştir. Domuz ise Türkler arasında hiç sevilmemiş ve beslenmemiştir.
    Beslenme
    Eski Türklerin başlıca gıda maddesi et idi. En çok at ve koyun eti yenirdi. Türkler çok erken zamanlarında ihtiyaç dolayısıyla konserve et yapmayı öğrenmişlerdi. İhraç bile ediyorlardı. En ünlü Türk içkisi kısrak sütünden yapılan kımız idi.
    Sebze pek yenilmezdi. Sütlü darı, peynir, yoğurt bozkırın ana gıda maddeleri idi.
    Giyim
    Giyecek maddeleri deri ve yünden yapılırdı. Bozkırda bez dokuma için kendir yetiştirirlerdi. Yünlü kumaş ve çeşitli keçeler ihraç ederlerdi.
    Uygur Türkleri üzerlerine yünlü kumaş ve bezden iç çamaşırı giyerlerdi. Tipik elbise örneği ise ceket-pantolon idi. Bu en iyi süvari kıyafeti idi. Bu kıyafet Türkler aracılığı ile dünyaya yayılmıştır.
    Ayağa çizme, başa börk giyilirdi. Erkekler sakallarını kestirir, saçlarını uzun tıraş eder, bıyık bırakırlardı.
    Saygı alameti attan inmek ve başlık çıkarmaktı.
    Demir
    İslam öncesi Türk toplulukları dünyanın en geniş imparatorluklarını kurmuşlardı. Bunun için devrin en ileri savaş sanayiine ihtiyaç vardı. Türkler demir sayesinde bu üstünlüğü kurmuşlardı.
    Altaylılar çok eskiden beri usta demirciler olarak tanınmışlardı. (Devamini Oku)

sitemap