Mayıs, 2014 | Tarih Kütüphanesi - Part 2

Logo Background RSS

» 2014 » Mayıs

  • Hazarlarda Sosyal Hayat
    Yazar Tarih Mayıs 8th, 2014 | Yorum Yok Yorum var

    Hazarlarda Sosyal Hayat

    Hazar Devleti’nin dayandığı temel unsur Ak ve Kara Hazarlar olmak üzere ikiye ayrılıyordu. Kaynakların verdikleri bilgilere göre Ak Hazarlar yakışıklı ve açık renkli; Kara Hazarlar ise oldukça esmer renkliydiler.

    Yukarıda da belirtildiği üzere Hazar Devleti’nin ana toprakları Kafkasya’nın kuzeyi ile Hazar Denizi sahilleri yani Kafkas Dağlarının kuzey yakası, Don nehri ve Azak Denizi ile İdil nehri arasındaki üçgen bölge idi. Hazarlar X. yüzyılda Kırım’a ve Kerç boğazına da sahip olmuşlardır. Bu suretle Hazar yurdu, VIII. yüzyıldan itibaren Doğu Avrupa’nın ekonomik ve gelişme bakımından elverişli bir yeri olmuştur. İşte bu müsâit coğrafî durum Hazar Devleti’nin gelişmesinde ayrıca büyük bir rol oynamış, Hazarların diğer Türk kavimleri arasında çok daha erkenden yalnız yerleşik hayata geçmeleri ve ziraat ile uğraşmaları ile kalmayıp, ticaret faaliyetlerinde de ilerlemelerine yol açmıştır. Bunun da tabii bir neticesi olarak Hazarların birçok şehir kurduklarını görüyoruz. Bunların başında Dağıstan’daki Belencer ve Semender şehirleri gelmektedir. Semender VIII. yüzyılın sonuna kadar Hazarlar’ın başkentliğini yapmıştır. Daha sonra Hazarlar’ın başkenti İdil’e nakledilmiştir. İlim dünyasında bu şehrin VIII. yüzyılın başına kadar varolmadığı kanaati hâkimdir. Derbend ile İdil arasında, İdil’in güneyinde, sekiz günlük mesafede, Dağıstan’da Hazar denizi kenarında bulunduğu bildirilen Semender’de meyve bahçeleri ve 40 bine yakın bağ vardı. Nufüsunun çoğu Müslüman idi. (daha&helliip;)

  • Hazarlarda Siyasi Hayat
    Yazar Tarih Mayıs 7th, 2014 | Yorum Yok Yorum var

    Hazarlarda Siyasi Hayat

    Yedinci ve onuncu yüzyıllarda güçlü teşkilâtı, ticarî faaliyeti, dinî hoşgörüsü ve iktisadî refahı sayesinde Kafkaslar ile Karadeniz’in kuzey düzlüklerinde İdil’den (Volga) Dnyeper (Özi)-Çolman’a (Kama)’ ve Kiyev’e kadar uzanan sahada siyasî istikrar sağlayan Hazar Hakanlığı, Doğu Avrupa tarihinde büyük rol oynayan ve düzenli bir devlet kuran ilk Türk kavmidir.

    Hazar kelimesi isim olarak Arapçada el-Hazar; İbranicede Hazar, Kuzari; Latincede Chazari, Gazari; Grekçede Khazaroi; Rusça’da Kozar, Kozarin; Gürcüce’de Hazar-i; Çincede T’u-Chüe Ho-sa, Ko-sa ve Ka-sat şekillerinde geçmektedir. Kelime “gez” anlamına gelen “kaz” kökünden türemiştir. “Ka-zar: gezer yâni serbest dolaşan, bir yere bağlı olmayan” anlamına gelmektedir.

    Hazarlar’ın menşei itibarıyla Türk olup, Orta Asya’dan geldikleri muhakkaktır. Hazarların bir müddet Hun devletine tabi zümreler arasında bulunmuş olmaları da ihtimal dahilindedir. Nitekim IV. yüzyılın ikinci yarısında, Hunların hâkim bulundukları Güney-Rus bozkırları ile Kuzey-Kafkasya ve Azak denizi arasındaki topraklar, V. yüzyılda Doğu’dan gelen Türk-Ogur kavimlerinin hâkimiyeti altına girmişti. Ogur kavimlerinin bu sahaya girmeleri ise 500 yıllık Hun hâkimiyetinin sonunu hazırlamıştır. Miladî 460 sıralarında Gobi çölü civarında oturan Juan-Juanların hücumu, Tiyenşan ile İli Irmağı bölgesinde oturan Sabarları (Sabir) yerlerinden uzaklaştırmış, batı yönünde ilerleyen Sabarlar da bu bölgede yaşayan Ogur kavimlerinin bir kısmını ülkelerinden çıkarmışlardır. Bu Ogur kavimleri İdil’i geçerek Karadeniz’in kıyısı boyunca ilerlemişler ve Hunların oradaki arazilerini ellerine geçirip Kuban nehri ile Azak denizi arasındaki araziye yerleşmişlerdir.
    (daha&helliip;)

  • Kimekler
    Yazar Tarih Mayıs 6th, 2014 | Yorum Yok Yorum var

    Kimekler

    Kimeklerin ortaya çıkışı 656 yılına bağlanabilir. Onların idarecisi Şad Tutık unvanı taşıyordu.256 840’ta Uygur Kağanlığı yıkılınca Eynür, Bayandur, Tatar gibi boylar Kimeklere katıldı. Bundan sonra Kimek idarecisine Baygu (Yabgu) denmeye başladı. X. ve XI. asırlara ait bir eserden faydalanan İdrisî bu sefer onların hükümdarını Canaq İbn Hakan el-Kimekî diye bildirmektedir. Ebu Dülef’in kaydına göre ise onlarda kamış yetişiyordu ve onunla yazıyorlardı. İrtiş ve Tarbagatay’da IX-X. asırlara ait ele geçen taş aynaların üzerinde eski Türk yazıları vardır.
    Kimeklerin yurtları Yukarı İrtiş boylarıdır. Kimek adının İki İmek (İki Yimek)’ten geldiği şeklindeki fikir ilim aleminde kabul edilmektedir. Göktürkler ve Uygurlar zamanındaki Çiklerin devamı oldukları da sanılmaktadır. Kimek ülkesinin doğusunda Kırgızların bir kolu yaşıyordu. Güneyinde Artuş ve Etil nehirleri, batısında Kıpçakların bir kısmı, kuzeyinde ise gayr-i meskun sahanın bir kısmı bulunuyordu.
    Kimeklerin bazı alt kabilelere ayrıldıkları anlaşılmaktadır. Mesela Gerdizî, Kimekleri yedi boy halinde göstermektedir. Bu boyların adları İmi, İmâk, Tatar, Balandur, Hıpçak, Ankaz ve Eclâd idi. Ayrıca İmi boyunun Bayavut adlı bir küçük kabilesi vardı ki; bu kabile daha sonra Moğollar arasında görülecektir. Ancak, Hudud’ül Alem’de Kimeklerin 11 boy halinde yaşadıkları belirtilmiştir. Fakat, boyların hepsinin adı yazılmamıştır. Sadece Hıfçak (Ifçak), Karkara, Han, Yagsun ve Yâsû gibi boyların adlarından bahsedilmektedir. Bu eserde Kimeklerin Yemekiye adlı şehirlerinin olduğu kayıtlı ise de diğer kaynaklarca bu bilgi teyid edilmemiş (Taraz’dan bu şehre seksen günde gidilirmiş), aksine köylerinin dahi olmadığından bahsedilmiştir. (daha&helliip;)


sitemap