arap akhun mücadelesi hakkında bilgi | Tarih Kütüphanesi

Logo Background RSS

» arap akhun mücadelesi hakkında bilgi

  • Arap – Akhun Mücadelesi
    Yazar Tarih Aralık 17th, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Arap – Akhun Mücadelesi

    İslamiyet, Arabistan’da ortaya çıktı. Bu dinin yayıldığı ve yayılmakta olduğu Doğulularca (Çinli müelliflerce) biliniyordu. Dört halife ile başlayan akınlar sonunda, koca Sasani Şahlığı tarihe karıştı. III. Yezdegird (632-651) son şah olarak tarihteki yerini aldı. Onun çağdaşı Tarhan Nizek idi. Türkçe Tirek ismi ile ilgisi olan Nizek, “Tarhan” unvanı ile dikkati üzerinde toplamıştır. Sasanilerden sonra Araplarla büyük mücadele yapmış, Toharistan ve Badgis yöresinde, önce Abdullah bin Amir sonra Kuteybe, VIII. yy. başında sistemli bir ilerleyiş ile Akhunları/Haytalları mağlup ettiler ve direnişin büyük lideri Nizek/Tirek Tarhan’ı öldürdüler. Taberî, Belazurî, Dineverî ve İbnü’l-Esir’den naklen bu acı son hakkında şunları yazmaktadır:

    “Nizek, bunun üzerine yanında Cebgûye, onun halifesi Sûl Tarhan, güvenlik kuvvetleri komutanı H.b.s Tarhan, yeğen Şükran (!) bulunduğu halde Kuteybe’nin bulunduğu yere geldiler. Haccac’ın mektubunun gelmesi beklenildi. Kırk gün sonra cevap geldi. Haccac Kuteybe’ye, Nizek’i öldürmesini emrediyordu. Kuteybe, bunun üzerine Nizek’i yanına çağırdı ve boynunu vurdu. Başını Haccac’a gönderdi. Cebgûye Şam’a gönderildi. Velid’in ölümüne kadar orada kaldı. Kuteybe, Toharistan’dan ayrıldı ve Merv şehrine döndü”.

    Böylece, 709-710 yılında, Toharistan’daki Akhun/Eftalit hakimiyeti de sona ermiştir.

    Nizek Tarhan’dan sonra, bölgede İslamiyet yayılmaya başladı. Eski dini koruyanlar, Budizm’den ayrılmayanlar ise “kafir” olarak nitelendirildiler. Akhunlar, şehir kültürünü benimsemişlerdi. Bunun yanında yerleşik düzende tarım hayatını devam ettirmişler, ticaret yolları üzerinde olmalarından dolayı yine eski zenginliklerini koruyabilmişlerdir. Çinli gezginlerin ifadesine göre dinî hürriyet sağlanmış ve Budistler, Toharistan, Belh, Tirmiz’de vihâralarında eğitim ve ibadetlerini devam ettirmişlerdi. Sangharamas denilen büyük yapı VII. yy. başlarında hâlâ ayakta idi ve Hsüen Tsang VII. yy.’ın ilk yarısında burayı ziyaret etmişti. (daha&helliip;)


sitemap