emevilerde dini mimari | Tarih Kütüphanesi

Logo Background RSS

» emevilerde dini mimari

  • Emevi Dönemi Sanatı
    Yazar Tarih Ekim 19th, 2010 | 1 Yorum var1 Yorum Yorum var

    2. EMEVİ SANATI

    Dört halife dönümden sonra halifelik Emevilere geçmiştir. İlk Emevi halifesi Muaviye’dir. Onun döneminde devletin başkenti Şam olmuştur. Emeviler döneminde devletin sınırları Azerbaycan’dan İspanya’ya kadar genişlemiştir. Emeviler fethettiği topraklardaki toplumların kültürlerinden etkilenmiştir. Buna bağlı olarak oluşan mimari yapılarda bölgeden bölgeye değişiklik göstermiştir. Bu İslam medeniyetinin zengin bir yapı mimarisinin oluşmasını sağlamıştır. Böylelikle Emeviler döneminde mimari alanda ilk anıtsal örnekler ortaya çıkmıştır. Dini mimaride Camiler ön plandayken Sivil mimaride daha çok saraylar yapılmıştır.

    a) Dinî Mimari

    Dini mimaride bahsedildiği gibi ön planda olan mimari yapılar camilerdir.

    Mescidi Aksa Camisi (702): Emevilerin en parlak dönemini yaşadığı halife Abdülmelik tarafından büyütülen ve genişletilen bu cami, bir Bizans kilisesinin kalıntıları üzerinde yapılmıştır. Bununla birlikte daha sonra çeşitli sebeplerden dolayı birkaç kez yıkılan mescit baştan inşa edilmiştir. Bugünkü yapı, mescit 1033 yılında bir deprem sebebiyle yıkılınca Fatımiler tarafından yaptırılan yapıdır; yine de yapıya yüzyıllar boyu farklı hükümdarların altında birçok eklemeler ve değişiklikler yapılmıştır. Yapısında kesme taş kullanılarak inşa edilmiştir.

    Şam Emeviye Camisi (706–714): Halife I. Velid tarafından Şam’da eski bir yapı üzerine yaptırmıştır. Cami dikdörtgen bir plana sahiptir. Üç minareli olup minareler Kuzey cephesinin ortasında ve güneydoğu ile güneybatı köşelerinde bulunur.

    Güneydoğu köşesinde bulunan minareye Minaretu’l Beyza (Ak Minare) veya Hz. İsa Minaresi denir. Hz. İsa’nın kıyametten evvel bu minarenin üzerine ineceği rivayet edilir. Ama minarenin öyle Hz. İsa ile yaşıt olduğunu düşünmeyin, 11. asır eseridir.

    Güneybatı köşesindeki minare Kayıtbay Minaresi olarak anılır. Minareyi inşa ettiren, Fatih Sultan Mehmed’in çağdaşı, meşhur Memluk sultanının ismini taşır. 15. asırdan kalmıştır.
    Üçüncü minare kuzey duvarının ortasında yer alır, üç minarenin en süslü, en gösterişli olanıdır. Minâretu’l Arus (Düğün veya Gelin Minaresi) diye anılır. Üst kısmı 11. asırdan kalmaysa da, alt kısmı caminin yapıldığı döneme tarihlenir.

    Namaz kılınan iç mekânda, merkezde Hz. Yahya’nın türbesi yer alır. Ayrıca Kerbela olayından sonra Hz. Hüseyin’in kesilen başının bir süre burada sergilendiği, bir rivayete göre ise buraya defnedildiği ifade ediliyor. Genellikle gruplar halinde dolaşan şiî ziyaretçiler Hz. Hüseyin’in başının sergilendiği yere başlarını sokuyor, türbenin etrafında içli, dokunaklı, kederli seslerle Kerbelâ’yı anıyorlar. Bununla birlikte Selahaddin Eyyubi’nin türbesi de burada bulunur.

    (daha&helliip;)


sitemap