metehanın orta asya birliğini kurma politikası | Tarih Kütüphanesi

Logo Background RSS

» metehanın orta asya birliğini kurma politikası

  • Metehanın Orta Asya Birliğini Kurma Politikası
    Yazar Tarih Aralık 5th, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Mete’nin Hun Hakimiyeti Altında Orta Asya Birliğini Kurma Politikası

    Pe-teng kuşatması ile Çin İmparatoru Kao’ya boyun eğdiren Mete, M.Ö. 197 tarihli antlaşma ile imparatoru vergiye bağlayarak, Çin üzerinde tam bir hâkimiyet kurmuştu. İmparator Kao’nun M.Ö. 188 yılında ölümünden sonra Çin tahtı için otorite mücadelesi başladı. Çünkü İmparator Kao’nun yerini alabilecek uygun bir oğlu bulunmuyordu. İmparatoriçe Lu, imparatorun başka eşinden doğmuş bir oğlunu tahta çıkardıysa da, iktidardaki bunalım giderilemedi. Zira, imparatorun oğlu iktidarın gerektirdiği sorumluğu taşıyabilecek bir yaşta değildi.

     Sonunda imparatoriçe üvey oğlunu bertaraf ederek, iktidarı tamamen kendi eline aldı (M.Ö. 187). Böylece Hun-Çin ilişkilerinde de kısa süre de olsa bir belirsizlik dönem yaşandı. Mete, bu belirsizliğe son vermek, daha doğrusu baskısını hissettirerek Çin üzerindeki hâkimiyetini devam ettirmek için aynı yıl içinde İmparatoriçe Lu’ya bir mektup gönderdi. Mete’nin, sadece maddî güçle değil, aynı zamanda politik güçle de sahip olduklarına hükmetmesini iyi bilen bir lider olduğunu göstermek bakımından bu mektubu buraya aynen alıyoruz:

    “Ben, ırmaklar ve göller arasında doğmuş, geniş yaylalarda atlar ve sığırlar arasında büyümüş, kendimi sık sık sınır boylarında bulmuş, (ve şimdi) kendi ayakları üzerinde duramayan yalnız bir hükümdarım. Bir gün Çin’de gezinti yapma arzusundayım. Zat-ı devletleri (de) orada (Çin sarayında, dul olarak) yalnız bulunuyor. Buna karşılık, ben de, kendi ayakları üzerinde duramayan bir münzevî (yapayalınız bir kişi) olarak tamamen yalnız oturuyorum. Biz, yani her iki hükümdar için artık mutluluk kalmamıştır; bizi eğlendirecek hiçbir şey (de) yoktur. Ben, senin sahip olmadıklarını (vererek), sahip olduklarını (alarak), bunları birbiriyle değiştirmek istiyorum”. Görüldüğü gibi, Mete, kendisini Orta Asya’nın mukadderatında tek hâkim güç olarak görmekte ve kabul etmektedir. Bunun için de, Çin üzerinde egemenlik iddiasında bulunmaktadır. Daha doğrusu Mete, Çin üzerindeki baskısını kalkmadığını politik yollarla hissettirerek, bu ülkeden yıllık vergilerini düzenli olarak almak ve ticarî ilişkilerini devam ettirmek amacındadır. O, bu mektubunda diplomatik bir üslup kullanarak, amacını ve niyetini dolaylı bir ifade tarzı ile anlatmıştır. Onun, imparatoriçe ile evlenmek gibi bir niyeti bulunmuyordu. (daha&helliip;)


sitemap