Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı
Kapat
   

Geri git   Tarih Forum, Tarih, Forum Tarih, Forum, Tarih Portalı > Selçuklular > Anadolu Selçuklu Devleti > Anadolu Selçuklu Devletninin Padişahları

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03 Nisan 2012, 06:56   #1
Yeni Üye
aynştayn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27 Aralık 2011
Bulunduğu yer: Eskişehir
Konular: 83
Mesajlar: 195
Aldığı Beğeni: 0
Beğendikleri: 0
aynştayn isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yeni I. Kiliçarslan (1092-1107)

Melikşah’ın ölümü üzerine, çıkan taht kavgalarından yararlanan Kılıç Arslan İran’dan kaçarak İznik’e geri döner ve babasının komutanlarına kendisini kabul ettirerek tahta oturur.
Bu sırada İzmir beyi Çaka’nın Ege Bölgesindeki aktiviteleri dikkati çekmektedir. Çaka, daha önceki muharebelerde Bizans’a esir düşmüş, soylu ve kapasiteli bir genç olduğu için, İstanbul’da saraya alınarak bir Bizans soylusu gibi yetiştirilmiştir. Gayet iyi Rumca konuşmaktadır. Botaniates zamanında saraydaki pozisyonu gayet iyi olan Çaka, Aleksius’un imparator olması üzerine onunla anlaşamamış ve İzmir’e kaçmıştır. Buradaki Türkmenleri etrafında toplayabilen Çaka, yerli Rum halkının da yardımı ile bir donanma hazırlamış, önce Urla (Klazomenai), Foça ve Sakız’ı ele geçirmiştir. İmparatorun üzerine yolladığı kuvvetli bir donanmayı da mağlup etmiştir. Böylece Çaka, denizciliğe önem veren ve denizde zafer kazanan ilk Türk lideri olmuştur. Amacı İstanbul’u ele geçirmekti ve bunun sadece kara ordusu ile yapılamayacağını biliyordu. Bu maksatla Balkanlar’da Peçenekler ve İznik’teki Ebu’l-Kasım ile ittifak aramıştır. Bu sırada Ebu’l-Kasım, Porsuk tarafından sıkıştırıldığı için, Bizans ile anlaşmak zorunda kalmış, Çaka ise Bizans’a karşı cephesini Peçeneklerle oluşturmuştur. İmparator, Çaka üzerine tekrar donanmasını yollayarak , bu kez Sakız’ı geri alabilmiştir (1090). Bu arada ittifak gereği, Trakya’dan İstanbul üzerine yürüyen Peçenekler, Bizans ile Kuman’ların (Kıpçaklar) müşterek saldırısı sonucu kötü bir bozguna uğrarlar. Bundan yılmayan Çaka, İstanbul fethi hazırlıklarına devam eder. Çaka’nın , Çanakkale boğazında Abydos’u kuşatması, imparatorun da kışkırtması ile, buraları kendi etki alanında gören Kılıç Arslan’ı rahatsız eder. Çaka, aynı zamanda Kılıç Arslan’ın kayınpederidir. Kılıç Arslan-Aleksios yakınlaşmasından sonra Kılıç Arslan, ordusu ile Çanakkale yönüne hareket etmiş, denizden de Bizans donanması Çaka üzerine sevkedilmiştir. İki kuvvet arasında sıkışan Çaka damadının yanına gitmiş ve bazı kaynaklara göre, belki de herşeye rağmen, damadı Kılıç Arslan’ın düşmanlığını beklemediği bir ziyafet sırasında, onun tarafından öldürtülmüştür.
Kılıç Arslan, Bizans’la anlaşıp batıyı emniyet altına alınca doğuya yöneldi. Ermeni Gabriel’in yönetiminde bulunan Malatya’yı uzun süre kuşattı. Gabriel, bir ölçüde Büyük Selçuklu vassali idi. Fakat, Haçlıların İznik’e geldiklerinin duyulması üzerine geri dönmek zorunda kaldı. İmparator Aleksius 1091 de Selçuklular, Çaka ve peçenekler karşısında müşkül durumda kalınca, 1091 de papa Urbain’e müracaat ederek yardım istemişti. Fakat bu girişim, İmparatorun da beklentilerini aşarak, İslam ve Avrupa tarihinde önemli sonuçlar doğuracak olan geniş bir Haçlı hareketi ile sonuçlandı. Haçlı seferlerinin başlangıcını teşkil eden ilk kitleler, Keşiş Pierre’nin beraberinde başı bozuk ve disiplinsiz bir güruhtan başka bir şey değildi. İmparator Aleksius bu yağmacı barbarları, 1096 da Anadolu yakasına geçirdi. İzmit yönünde ilerliyen bu haçlılar her yeri talan ediyor ve her çeşit zulmü yapıyorlardı. Selçuklu kuvvetleri, bu disiplinsiz kalabalığı, İzmit’e varmadan kılıçtan geçirdiler. Bu ilk muvaffakiyet Selçukluların moralini yükseltti ve bundan sonraki Haçlıların da böyle olacaklarını sandılar. Fakat asıl büyük ve muntazam Haçlı ordusu, kontların ve düklerin komutasında ve şövalyelerden mürekkep olarak arkadan geliyordu. Haçlılar Bizans imparatoru ile anlaştılar. Ondan aldıkları yardıma mukabil, Anadolu’da fethettikleri yerleri Bizans’a bırakacaklardı. Bizans ve Haçlı kuvvetleri İznik’i kuşattılar. Malatya kuşatmasını yarıda bırakıp geri dönen Kılıç Arslan, İznik’i tamamen sarılmış buldu. Sultan hayli kayıplar verdikten sonra geri çekilmek zorunda kaldı. 1097 de İznik düştü. Kılıç Arslan’ın karısı, Çaka’nın kızı ve iki oğlu da esirler arasında bulunuyordu. 325 te toplanan ilk konsül ile meşhur olan, İznik’in geri alınışı Hıristiyan aleminde büyük heyecan yarattı. Kılıç Arslan Anadolu içlerine geri çekildi. Danişmend’i ve Kayseri Emiri Hasan Bey’i yardıma çağırdı. Kılıç Arslan kuvvetlerini Eskişehir önlerinde (Dorylaion) toplayarak Haçlıları bekledi. Burada Haçlılarla müthiş bir meydan muharebesi cereyan etti. İki taraf ta kahramanca savaştılar. Kılıç Arslan, bütün ağırlıklarını savaş alanında bırakarak, geri çekilmek zorunda kaldı (4 Temmuz 1097). Haçlılar ilk defa burada deve ile karşılaştılar. Eskişehir galibiyetinden sonra Bizans ve Haçlı orduları Konya yönünde Anadolu yürüyüşüne devam ettiler. Kılıç Arslan, Danişmend Gazi, Hasan Bey ve diğer beyleriyle birlikte. Ereğli’de ikinci bir direniş hattı oluşturmak istediyse de burada da tutunamadı. Haçlılar burada ikiye ayrıldılar. Bir kolu Gülek boğazı yoluyla Kilikya’ya indi, diğer kolu ise Kayseri üzerine yöneldi. Hasan Bey bu gurupla Hasandağ eteklerinde büyük çatışmalar verdi. Haçlılar, bundan sonra önemli bir direnişle karşılaşmadan, ve Anadolu’da da kalmayarak hedefleri olan Kudüs yönünde ilerlediler. Bu yenilgiden sonra Selçuklular zaaf içersine düştüler. Bizanslılar derhal Anadolu’nun sahil bölgelerini işgal ettiler. Çaka’nın beyliği ortadan kalktı. Ege ve Karadeniz sahilleri Rumların eline geçti. Haçlılar geçip gittikten sonra, Selçuklular yavaş yavaş toparlandılar. Kılıç Arslan bu kez Konya’ya yerleşerek burasını başkent yaptı. Bu arada kargaşadan yararlanan, Trabzon Dükası Gabras, Danişmendliler’e karşı taarruza geçti. Danişmend Gazi’nin, İsmail komutasında yolladığı bir ordu, Bayburt’u (Paipert) işgal eden Trabzon Rumlarını mağlup etti ve Gabras öldürüldü. Danişmend Gazi, Bayburt’u aldıktan sonra Malatya üzerine yöneldi. Bu arada Suriye’deki haçlılar etkinlik alanlarını kuzeye doğru genişletmek istiyorlardı. Danişmend Gazi 1098 yılından başlayarak üç yıl boyunca, büyük bir ordu ile, her yaz gelerek Malatya’yı kuşattı. Malatya sağlam surlara sahipti ve alınması zordu. Sonunda, daha fazla dayanamayacağını anlayan Malatya yöneticisi Gabriel, Antakya prensi Bohemond’dan yardım istedi. Şehri, ve güzelliği ile ünlü kızı Morfia’yı kendisine vermeyi teklif etti. Bu fırsatı kaçırmak istemeyen Bohemond, birçok Haçlı reisi ve bazı Ermeni prensleri ile Malatya’ya hareket etti. Danişmend Gazi bir baskınla Haçlılar’ı bozguna uğrattı (1100). Bohemond ve Richard ile birlikte Frank liderleri de esir alındı. Pek az haçlı kurtulup Urfa’ya sığındı. Esirler Niksar’da hapse atıldı. Bu zafer, Danişmendliler ve Danişmend Gazi’nin şöhretini arttırdı. Avrupa’da ise doğaldır ki büyük üzüntülere sebep oldu. Danişmend Gazi Bundan sonra Sivas’a döndü. Gabriel ise kızını Urfa Kontu Baudouin’e vererek onun himayesine girdi.
Frankların Malatya civarındaki mağlubiyetleri, meşhur haçlı şeflerinin Niksar’da hapiste oluşları, buna mukabil Kudüs’ün zaptı Avrupa’da heyecanlara ve yeni seferlerin hazırlanmasına sebep oldu. Saint Gilles komutasındaki 100.000 kişilik bir haçlı ordusu, 1101 yılında, İstanbul’dan Anadolu’ya geçti. Bu gurup İznik civarında Kılıç Arslan tarafından hemen tamamen imha edildi. Ancak pek az haçlı (rivayete göre 300 kişi) Suriye’ye varabildi. Fakat Norman ve Lombardlardan oluşan daha büyük bir gurup arkadan geliyordu. Bu ordu, Bizanslılar hariç, 300.000 kişiye ulaşıyordu. Kılıç Arslan, Danişmend Gazi ve diğer Türk beylerinden yardım istedi. Bu kez hedefleri Niksar’daki esirleri kurtarıp oradan Bağdat üzerine yürümekti. Haçlılar yaz başlarında İzmit’e geldiler ve buradan Eskişehir, Ankara, Çankırı, Kastamonu üzerinden Niksar’a doğru hareket ettiler. Türkler bu kez kalabalık haçlı ordusuna doğrudan taarruz etmeyip yıpratma savaşları verme taktiğini seçtiler. Haçlılar yollarda perişan olup aç kalarak bu kez birinci haçlıların aksine yağma ve zulüm yapmaya başladılar. Kendilerini karşılayan Hıristiyanları bile öldürdüler. Sonunda, bu aç ve disiplinsiz ordu, Amasya civarında Kılıç Arslan ve Danişmend Gazi tarafından tamamen imha edildi (5 Ağustos 1101). Pek çok esir alındı. Etiene de Blois ve Toulouse kontu ile birlikte pek az haçlı kurtularak, Sinop üzerinden İstanbul’a ulaşabildiler. Haçlılar bu yenilgiden Bizans’ı sorumlu tuttular. Danişmend’in Malatya zaferinden sonra bu büyük Haçlı ordusunun yenilmesi ile Anadolu Türkleri tekrar moral ve cesaret bulmuş ve 1. haçlı seferinin de intikamı alınmış olur. Bundan sonra gelen başka haçlı orduları da aynı akıbete uğradı.
Danişmend Gazi, Haçlı galibiyetinden hemen sonra tekrar Malatya’ya yönelmiş, şehri kuşatmış, bu kez Gabriel’in idaresinden şikayetçi olan önemli bir kısım Malatya halkının da yardımı ile şehri almıştır. Danişmenliler tarafından Malatya’nın zaptı, Kılıç Arslan’ı rahatsız etmiş ve iki Türk hükümdarının arası açılmıştır. Bu arada bir de, Niksar’da hapiste bulunan haçlıların fidyesi problemi ortaya çıktı. Bizans imparatoru Aleksius, Bohemond’u kendisi için tehlikeli buluyor ve 260.000 altın karşılığı, Danişmend Gazi’nin, Bohemond’u hapiste tutmasını istiyordu. Bohemond ise bu kadar değilse bile bu meblağın yarısını teklif ederek serbest bırakılmasını talep ediyordu. Kılıç Arslan ise hem Anadolu Sultanı olması ve hem de Amasya’daki haçlı yenilgisinde Danişmend Gazi ile birlikte savaşması nedeniyle, fidyenin yarısını kendisine istiyordu. Danişmend Gazi Bohemond’un teklifini kabul eder. Bohemond’un Gaziye teklifi sadece fidye parası değil, aynı zamanda Haçlıların ittifakı idi. Gazi, Bohemond’u 1103 Mayısında Malatya’da haçlılara teslim etti. Tabi ki Bohemond’un Avrupa’daki akrabaları arasında toplanan fidyeyi de aldı. Bu olaylar sonucu, Gazi’nin, Haçlılar ve Kılıç Arslan’ın ise Bizans İmparatoru ile anlaşması sonucu yeni ittifaklar ve cepheler kurulmuş oldu. Bu yeni oluşum içersinde Aleksius Antalya sahillerinden, Kilikya’ya, haçlılar üzerine bir ordu gönderip Tarsus, Adana ve Mamistra’yı işgal etti. Buna paralel olarak Kılıç Arslan da, 1103 Ağustosunda Danişmenlilere karşı harekete geçerek, Maraş civarında Danişmend Gazi’yi müthiş bir mağlubiyete uğrattı. Ermenilerin daveti üzerine Elbistan’ı da haçlılardan geri aldı. Danişmend Gazi 1105 yılında öldü. Gazinin ölümü üzerine, ortaya çıkan kargaşadan yararlanan Kılıç Arslan Malatya’yı Selçuklu ülkesine kattı
Bu sırada, Büyük Selçuklu Sultanı Muhammed’e (Tapar) bağlı olan Musul ve Harran emirleri, Muhammed ile aralarının açılması sonucu, Kılıç Arslan’dan yardım istediler. Kılıç Arslan bu emirlerin yardımına koştu. Musul ve Meyafarikin’i (Silvan) zaptetti ve Hapur’da Çavlı komutasında, Muhammed’in ordusu ile karşılaştı. Aleksius’a yardım gönderdiği için kendi ordusu zayıflamıştı. Bu meydan savaşı, hem kendisi ve hem de ordusu için felaketle sonuçlandı. Kılıç Arslan, savaş sırasında Hapur suyunu geçmeye çalışırken, kendisinin ve atının zırhının ağırlığı nedeniyle nehirde boğuldu. Bunun üzerine Anadolu Selçuklu ordusu tamamen dağıldı (Haziran 1107). Çavlı, Musul’u geri aldı.

__________________
Akıllı insan düşündüğü herşeyi söylemez, fakat söylediği herşeyi düşünür.
aynştayn isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
anadolu selçuklu, i. kılıçarslan, kiliçarslan, selçuklu

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



WEZ Format +2. Şuan Saat: 22:39.


Powered by vBulletin® Version 3.8.10
Copyright ©2000 - 2020, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan Tarih.gen.tr Tarih Forum sitemizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Tarih.gen.tr sitesindeki konular yada mesajlar hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler için iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde Tarih.gen.tr yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve gerekli işlemler neticesinde size dönüş yapılacaktır.